Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


07:19, 21 Ağustos 2014 Perşembe
17:48, 25 Nisan 2011 Pazartesi

  • Paylaş
Güney Sudan iç savaşa hazırlanıyor
Güney Sudan iç savaşa hazırlanıyor

Güney Sudan\'ın etnikmerkezli yönetim anlayışı, iç savaş çıkarmaya hevesli İsrailli, Amerikan, Fransız ve Çinli uluslararası savaş baronlarının iştahını şimdiden kabartmış görünüyor.

İbrahim Tığlı/ Dünya Bülteni

9 Ocak'ta başarılı bir referandum geçiren Güney Sudan, 9 Temmuz'da bağımsız bir devlet olarak Afrika'da yerini alacak. Fakat henüz sınırlarına çekilmeden Hartum merkezli Kuzey Sudan yönetiminin kriz uyarıları gerçekleşmeye başladı . Son iki günde 150'ye yakın Güney Sudanlı saldırılar sonucu hayatını kaybetti. Oysa ki Güney Sudan Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit seçimlerden önce Güney Sudan'da istikrar ve barışın hakim olacağı sözünü vermişti. Hartum yönetimini suçlamayı alışkanlık haline getiren Mayardit yaşanan saldırılardan yine el Beşir yönetimini sorumlu tutarak politik, ekonomik ve güvenlik sorunlarının zuhurunda kendisinin ve SPLM'nin sorumlu olmadığını söyledi.

Mayardit'in bu Hartum yönetimine karşı yaptığı eleştiriler, beş ay öncesi için mazur görülebilirdi; fakat son beş aydır politik, ekonomik ve güvenlikle ilgili sorunların ortaya çıkmasına Hartum rejiminden ziyade ABD, İsrail ve Çin'in etkisinin olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Ali Mazrui, geçtiğimiz Şubat ayında İngiliz The Guardian gazetesine yazdığı bir yazıda, Sudan'ın bölünmesinin Müslüman-Hıristiyan çatışmasını yükselteceği uyarısında bulunmuş, Güney Sudan'ın özellikle etnik çatışmalarla yüz yüze  kalacağını söylemişti. Son bir haftada meydana gelen çatışmaları, Sudan Hükümeti Sözcüsü Maalak Ayuan, etnik ve dini bir çatışma olmadığını Gabriel Tang liderliğinde merkezi orduya katılmayan askerler tarafından gerçekleştiğini belirtse de, etnik bir çatışma olasılı daha güçlü gözüküyor. Çünkü Gabriel Tang'ın liderliğini yaptığı askerler etnik açıdan Nuer kabilesine mensup. Nuerliler Dinkaların yönetim ve ordudaki etkinliğinden rahatsız görünüyor ve yönetimde eşit temsil hakkı istiyorlar.

Güney Sudan'daki sorunların sırf Hartum hükümetinin yanlış politikalarından kaynaklanmadığını bu bölgenin sosyal, dini ve ekonomik yapısının sorunların çıkmasında başat rol oynadığını görmek gerektiğini düşünüyorum. İç savaşlar Afrika'nın bir gerçeği fakat bu kaderi değiştirmek yine onların elinde. Kırılgan devlet yapıları özellikle dış güçlerin araya girmesi ile etnik ve dini çatışmaları körüklüyor.

Yukarı Nil, Jonglei gibi eyaletlerde Nuer kabilesi ile Dinka kabilesi arasında yağmur mevsiminde sık sık çatışmalar çıkmakta. Yerleşik hayat yaşayan Dinkalar, Nuerlilerin yağmur mevsiminde topraklarına ve tarım ürünlerine zarar verdiğini düşünerek SPLM (Güney Sudan yönetimi) yönetiminden bu göçlerin ordu kontrolünde yapılmasını istemekteler. Fakat SPLA(Sudan Halk kurtuluş ordusu) lideri George Athor, Dinkaların bu isteklerinin hayvancılıkla uğraşan Nuer topluluğunu yok etmeye yönelik bir düşünce olduğunu, bu topraklarda bütün Güney Sudanlıların hakkı olduğunu söylüyor. Ocak ayından beri iki kabile arasında sadece Jonglei eyaletinde 12 çatışma gerçekleşti. Güney Sudan yönetimi, bu çatışmaların sona erdirmesine yönelik tedbirler almada başarısız kaldı.

Referandum öncesi Kuzeyli Müslümanlara karşı kimlik siyaseti izleyen Güney Sudanlılar, bağımsızlık sonrası ortak bir kimlikte buluşamadılar. Ayrılmanın amacını düşman olarak gördükleri Müslüman karşı özgürlük ve demokrasinin sağlanması olarak belirlemişlerdi. Referandumun amacına ulaşması, Güney Sudan'da yaşayan Müslümanlarında bağımsızlık yönünde oy kullanması, sorunun etnik farklılıklar ve kabilelerin birbirleriyle çakışan çıkarları olduğu gerçeğini ortaya koydu. Birleştirici bir Güney Sudan kimliğinin inşa edilememesi,  kabileler arasındaki çatışmaların tekrar alevlenmesini sağladı. SPLM'nin referandum sonrası izlediği etnik temelli siyaset, sorunları çözmek yerine iç savaş korkularını artırdı.

Güney Sudan'daki yer altı zenginliklerin kuzey eyaletlerinde bulunması Juba merkezli yönetimi zorlayacak. Çünkü Güney Sudan'ın gelişmemiş bölgeleri olan Jonglei ve Yukarı Nil eyaletleri petrolden elde edilen gelirden daha fazla pay istemekte, güneydeki eyaletler ise paylaşımın eşit bir şekilde yapılmasında ısrar etmekteler.  Bölgesel siyaset, federal yönetimleri gündeme getireceğinden güvenlik ve istikrarın Güney Sudan'da sağlanması zorlaşacaktır. Güney Sudan'da merkezi orduya katılmayan 7 milis kuvveti bulunuyor. Bu silahlı milislerin sayısı 20 binin üzerinde. Bölgeselciliğin öne çıkmasıyla bu milis kuvvetler iç savaşın en bariz aktörleri olacaklardır.

Güney Sudan'ı bekleyen ikinci tehlike Müslüman ve Hıristiyan çatışması çıkma olasılığıdır. Sayıları 1,5 milyonu bulan Güney Sudanlı Müslümanlar, referandumda Yusuf Karadavi'nin ayrılma yönünde oy kullanmayın uyarılarına rağmen iç dengeleri gözeterek ayrılmadan yana oy kullandılar. Fakat Güney Sudan anayasasında ikinci sınıf vatandaş olarak görülmeleri, son aylarda Hıristiyan misyonerlerin artan faaliyetleri, Hartum yönetimin Müslümanlarla ilişkilerini devam ettirmek istemesi, bağımsızlık sonrası zor günlerin yaşanmasını beraberinde getirecek. Güney Sudan'da dağınık kabile halinde yaşayan ve çoğunlukla göçebe olan Müslümanlar, hiçbir zaman çatışmayı arzu etmeseler de siyasi, sosyal ve coğrafi nedenlerle meydana gelecek çatışmalar içerisinde kendilerini bulacaklardır.

Dileriz 9 Temmuz'da Güney Sudan'ın bağımsızlığına kavuşması, iç savaşa yol açmaz. Fakat Güney Sudan'ın etnikmerkezli yönetim anlayışı, iç savaş çıkarmaya hevesli İsrailli, Amerikan, Fransız ve Çinli uluslararası savaş baronlarının iştahını şimdiden kabartmış görünüyor.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

Yorum
tebrik
atilla dede
değerli yazarımıza uzağımızda kalan bu coğrafya ile ilgili aktarımı nedeniyle teşekkür ediyorum.
27/04/2011, 11:00

En Çok Okunanlar