Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


16:56, 28 Nisan 2017 Cuma
Güncelleme: 09:43, 23 Temmuz 2011 Cumartesi

  • Paylaş
Gazze’de kadın haklarını kim savunuyor?
Gazze’de kadın haklarını kim savunuyor?

Beyaz Adam (ve Kadın) Filistin’e geliyor, bize haklarımızı öğretiyor. Ve bunu tam da bizi bu haklarımızdan mahrum eden varlığı desteklerken yapıyor.

Yasmeen El Khoudary

Yakın bir zamanda Gazze’de gençlerin yaşadığı sorunları duymak, ve bu sorunlarla başetmede uluslararası toplumun bize nasıl yardım edebileceğine dair önerilerimizi dinlemek isteyen yabancı bir diplomatla toplantıdaydım. 

Farklı meslek ve arkaplanlardan gelen yedi gençtik. Bir buçuk saatlik görüşmede Hamas-Fetih bölünmesinden Gazze’de spor tesislerinin eksikliğine kadar birçok sorun görüşüldü. Tartışmanın sonuna doğru bilhassa sessiz duran genç bir kadın konuşmaya karar verdi.

‘‘Gazze’deki bir genç kadın olarak gerçekten bir sorunum var’’ Katkısını hevesle bekliyordum, bekliyordum ki yüksek orandaki üniversiteye giriş oranı ve ortalamalarına rağmen Gazze’de genç kadınlara çok az iş olanağı var desin, mesela. ‘Tesettüre çok aklım yatmıyor, ama çıkaramıyorumda’.

Bu yorumla birlikte mahcubiyet içerisindeki grup, bu karmaşadan kısa yoldan çıkmanın yollarını ararken, diplomatın yüzü tanrının tecellisini gördüğünü işaret ediyordu. Diplomat temsilcisi olduğu uluslararası toplumun Gazze’ye gelip Hamas’ın bastırdığı insanlara, özellikle de kadınlara, haklarını öğretmesi teklifinde bulundu.

Hayatımızın hikayesi: Beyaz Adam (ve Kadın) Filistin’e geliyor, bize haklarımızı öğretiyor. Ve bunu tam da bizi bu haklarımızdan mahrum eden varlığı desteklerken yapıyor. Gazze’de bu suçlamaya yerel hükümet bazındaki mahrumiyeti de dahil et ve böylece bu mahrumiyetin gerçek sebebini sorumluluğundan kurtar: İsrail’in kuşatması ve işgali.

Tartışma bittikten sonra açıklamayı yapan kızla konuşup Hamas hükümetinin kızların açık olmaya dair bir yasağının olmadığını hatırlattım. Eğer muhafazakar bir aileden geliyorsa ya da Gazze Şeridi’nin muhafazakar bir kısmında yaşıyorsa bu hükümetin suçu değil ve bunu yabancı diplomatın duymasına gerek yok.

Bizim orta şekerli muhafazakar geleneklerimizle, Hamas’ın toplumumuza vaz ettiği kurallar arasında ince bir çizgi var ve bu ikisinin imajımız için karıştırılmasına gerek yok. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, ne kadar yerel olursak olalım, uluslararası medya her zaman için, genel nüfusun karşı karşıya geldiği bir ‘sorun’u tasvir etmek için, kamuyu temsil etmeyen kişisel sorunlara odaklanacaktır. Neden? Çünkü kadın hakları gibi bir konu bilhassa hassas ve bunun kullanımı, argümanın arkasındaki mantık ne olursa olsun, dinleyenin kalbide kızgınlık veya sempati uyandıracaktır.

Örneğin birkaç ay önce Gazze’deki Hamas rejiminin sertliğini tasvir için birkaç büyük haber ajansı ‘eşsiz’ bir hikayeyi haber yaptı: Gazze’de kadınların motorsiklet sürmesi yasak.

Bu olay Hamas hükümetinde yaşayan kadınların durumuyla son derece ilgili iyi kalpli uluslararası medya toplumunca yazıldı çizildi, alaka gördü.

Peki, bu medya ajansları Gazze’de en azından on kadına motorsiklet sürme ‘hakkı’ hakkında ne düşündüklerini sormaya tenezzül etti mi? Hayır, çünkü bilirler ki böyle gereksiz konularda harcayacak vakti olmayan Gazze kadınları kendileriyle dalga geçecek. Kadınlar kendilerini ilgilendiren gerçek meseleleri tartışmak isteyecek, mesela İsrail hapishanelerindeki kadınlar, fakirlik, yeterli sağlık hizmetlerinin verilemeyişi, eğitim ve iş imkanlarının yokluğu –esasen İsrail igaline atfolunabilir hususlar.

Bunun yerine uluslararası medya, Gazze’de çok az kadını etkileyen alelade ve fakat ‘çekici’ meselelere, Gazze’nin ve Hamas’ın imajını zedelemekte iyi iş çıkaran vakalara odaklanmayı seçiyor. Gerçek meselelerin bir önemi yok. İşgalin yolaçtığı meseleleri geç –bize, biz bunları zaten biliyoruz diyorlar. Bize Hamas hükümetinin yolaçtığı sorunları anlatın.

Hamas hükümeti kadınların kamusal alanda nargile içmesini yasakladıktan bir sene sonra dahi ulusulararası medya ajansları kadınların durumunu haber yaptıklarında, yasa iptal edilmiş olsa da, meseleyi dile getiriyor. Yakın zamanda erkek kuaförlerin kadınların saçlarını yapmaları yasaklanınca, haber tüm dünya basınında manşet oldu. Halbuki mesele kuaförler ve müşterilerileriyle sınırlıydı, Gazze Şeridi’ndeki tüm kadın nüfusuyla değil.

Ben siyasi üyeliklere karşıyım, bu sebepten –ne Fetih, ne Hamas ne de başka bir grup- Filistin ve Filistin davası ilk ve tek bağlantımdır.

Ama ikiyüzlü uluslararası medyanın kadın hakları gibi hassas bir mevzuyu İsrail’in sırtındaki yükü almak için sömürmesine de katlanamıyorum.

Dünya Gazze’de kadınların durumunun geçtiğimiz dört senede kötüleşmesinin tek nedeninin Hamas yönetimine atfolunamayacağını, bunun esasen –genelde tartışmanın dışında tutulan- İsrail kuşatmasından kaynaklandığını ne zaman anlayacak? İftiharla belirtiyorum ki Filistin ve özellikle de Gazze kadınların ve erkeklerin eşit haklara –ya da haklardan mahrumiyette eşitliğe- sahip oldğu çok az yerden biridir.

Doğrusu İsrail hem erkeklerin hem de kadınların en temel insan haklarından eşit biçimde mahrum kalmasını sağlamak için muhteşem pozitif ayrımcılık ölçütleri tatbik ediyor. Diyeceğim, artık lütfen bu mahrumiyetin neticelerini, hayatlarımızın büyük şemasındaki rolü marjinal olan ötekilere atfetmeyi kesin.

Gazze’de oturan Yasmeen El Khoudary Kahire Amerikan Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi lisansı yaptı, bağımsız yazarlık yapıyor. Blogu: yelkhoudary.blogspot.com / Facebook / Twitter.

Kaynak: Electronic İntifada

Dünya Bülteni için çeviren: Selim Karlıtekin



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş