Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


14:14, 24 Ekim 2017 Salı
Güncelleme: 14:20, 12 Eylül 2011 Pazartesi

  • Paylaş
12 Eylül'e giden süreçte neler yaşandı ?
12 Eylül'e giden süreçte neler yaşandı ?

11 Eylül günü akan kan,12 Eylül günü nasıl durmuştu ? Sıkıyönetim çerçevesinde ordunun denetiminde 19 şehir bulunmaktaydı. Bu şehirlerde olaylar dinmek bir yana 12 Eylül’e giden süreçte gitgide artmıştı.

Hakan Can / Tarih Dosyası /Dünya Bülteni

Her on yılda bir askeri müdahale geleneğine sahip olmuş Türkiye’de, 12 Eylül askeri darbesi devlette ve toplumda ağır bir  tahribatı yaptı. 1970’li yılların sonlarına doğru ağır ekonomik ve sosyal bir bunalım içine giren Türkiye siyasi parti liderlerinin de birbirleriyle uzlaşmaz tutumları neticesinde kendi içinde gitgide bölünmeye başlamıştı. 

Bu tarihlerde siyasi ve toplumsal gelişmeler ülkeyi bir kaos ortamına sürüklemişti. Arkasındaki kişi veya örgütlerin hala çözülemediği yüzlerce suikast, katlim ve sabotajlar ile ülke adı konulmamış bir iç savaşa girmişti. Sabahları evlerinden çıkan aile bireylerinin helalleşerek çıktıkları bir ülke haline gelmişti Türkiye. Ama bir taraftan da sağ-sol çatışmaları şeklinde yaşanan gelişmelerde herkesin taraf olduğu bir Türkiye vardı. Bizden ve onlardan ayrımı sıradan vatandaştan, polise, hakime,askere,hükümete kadar herkese etki etmişti. 

Siyasi partiler arasındaki bunalımın, güvensizliğin, azınlık hükümetlerinin üzerine bir de  Cumhurbaşkanının görev süresi dolmaktaydı. Ve meclisin görevlerinden biri de yeni Cumhurbaşkanını seçmekti. Ancak siyasi partiler bu konuda da anlaşamadılar. Yüzlerce turun ardından hala cumhurbaşkanı seçilemiyordu. Cumhurbaşkanlığı da siyasi bunalımın önemli bir parçası olmuştu. 

Peki siyasi,ekonomik ve sosyal bunalımın yaşandığı bu tarihlerde Türkiye’yi yaşanmaz bir yer haline getiren, kaos ortamına sokan ‘darbenin şartlarını olgunlaştıran’ diğer gelişmeler nelerdi ? Ülkenin her tarafını sarmış olan anarşi ve terör hergün birçok insanın canına mal olmakla beraber ayrıca ülke gündemine yön veren askeri darbenin zeminini olgunlaştıran suikastlar,toplumsal gelişmeler yaşanmaktaydı: 

 

1977- KANLI 1 MAYIS  

12 Eylül askeri darbesine giden yolda ilk gelişme 1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'nda düzenlenen etkinliklere katılanlar üzerine açılan ateşti. 36 kişinin hayatını kaybettiği bu gelişme hiçbir zaman aydınlatılamadı. 

1978- BAHÇELİEVLER KATLİAMI 


Ankara'nın Bahçelievler semtindeki bir eve düzenlenen baskın ile  Türkiye İşçi Partisi üyesi yedi genç katledildi. 

1978- KAHRAMANMARAŞ KATLİMANI 


Kahramanmaraş'ta meydana gelen olaylarda Cumhuriyet tarihinin en önemli katliamlarından biri yaşandı.  Mezhep farklılıklarını kışkırtıp kitle katliamlarına yöneltmek hedefiyle Orta Anadolu kentlerine yoğunlaşan tertipçiler Kahramanmaraş'ta başarılı oldular. Yüzlerce ev yakıldı. Resmi rakamlara göre 105 kişi linç edildi. 

 

1979- ABDİ İPEKÇİ CİNAYETİ  

Milliyet Gazetesi Başyazarı ve Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi, İstanbul, Nişantaşı’nda evinin önünde otomobilinin içindeyken tabanca ile öldürüldü.


1980- SENDİKACIYA SUİKAST 


DİSK Genel Başkanlığı yapmış olan Kemal Türkler, 22 Temmuz 1980'de Merter'de, evinden sendikaya gitmek üzere çıktığı sırada silahlı saldırı sonucu öldürüldü.


1980- SİYASETÇİYE SUİKAST 


MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak ile 12 Mart döneminin Başbakanı Nihat Erim'de silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

 

Suikastlar ve bunlarla beraber ülkede artan anarşi 12 Eylül’e giden yolun kilometre taşları oldu. Anarşi ve terör ortamı sebebiyle hükümet sıkıyönetim yetkisi ile iç güvenliği orduya teslim etti. Ancak ordunun bu ortamı engelle(ye) memiş olması her zaman tartışılan bir konu oldu. Başbakan olarak doğrudan darbeye muhatap olmuş olan Süleyman Demirel sıklıkla bunu vurguladı ve gündeme getirdi. 11 Eylül günü akan kan,12 Eylül günü nasıl durmuştu ?  Sıkıyönetim çerçevesinde ordunun denetiminde 19 şehir bulunmaktaydı. Bu şehirlerde olaylar dinmek bir yana 12 Eylül’e giden süreçte gitgide artmıştı. Demirel’e göre 12 Eylül aslında sonuç değil,sebepti. 12 Eylül’e giden yolun taşları dizilmişti 3 sene süresince. Darbeyi gerçekleştirenler de  “şartların olgunlaşmasını bekledik. Harekatı birkaç kez erteledik” dememiş miydi?

 

DARBENİN SONUÇLARI 

TBMM kapatıldı, Hükümet devrildi, Başbakan başta olmak üzere siyasi parti liderleri tutuklandı, siyasi partiler kapatıldı. 650 bin kişi gözaltına alındı, 1, 5 milyon insan fişlendi, 230 bin kişi yargılandı,517 kişiye idam cezası verildi, 50si idam edildi,14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, binlerce insan yurtdışına mülteci olarak kaçtı, binlerce insan cezaevlerinde işkenceye uğradı, yüzlerce insan işkence yüzünden hayatını kaybetti.

Türkiye hala tam olarak çözemediği, bir takım hesapların yapıldığı toplum üzerinde uygulandığı bu süreci çok acı bir şekilde böylece yaşadı.12 Eylül herhangi bir askeri darbe olarak kalmadı. Kendi hukukunu oluşturarak devleti ve toplumu yeniden dizayn etti. Sonradan iktidarı sivillere devretmiş olsa da 1982 yılında hazırlattığı anayasa ile aslında hep iktidarda kaldı 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş