Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


19:15, 01 Ekim 2014 Çarşamba
00:47, 15 Mart 2012 Perşembe

  • Paylaş
Kapatılmayan bir tekke: Özbekler Tekkesi
Kapatılmayan bir tekke: Özbekler Tekkesi

İstanbul'un işgalinin ardından Milli Mücadele yanlısı sivil ve asker bir çok memur İstanbul’u terk etmeye Anadolu’ya geçmeye başladı. İstanbul'dan Anadolu'ya geçişteki ilk durak Üsküdar’da bulunan Özbekler Tekkesi’ydi.

Ömer Aymalı / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

1752-1753 yılında Maraş valisi Abdullah Paşa tarafından kurulmuş olan Özbekler Tekkesi Nakşibendi tarikatına vakfedilmiş Üsküdar sırtlarında bulunan bir tekkedir. Bu tekkeyi diğer birçok tekkeden ayıran özelliği ise  Kurtuluş Savaşı sürecindeki faaliyetleridir. 

Osmanlı Devletinin I.Dünya savaşından yenik ayrılmasının ardından başkent İstanbul ve Anadolu’nun  birçok yeri işgal altına girmişti. Bunun üzerine Anadolu’da büyük bir direniş hareketi başlamıştı. Bu direniş hareketinin tesiriyle üllkede seçimler yapılmış ve seçimlerin sonucunda İstanbul’da  Mebusan Meclisi toplanmıştı. Ancak toplanan meclisin Misak-ı Milli kararlarını alması üzerine İngilizler kuvvetleri Meclisi Mebusan’ı bastılar, yakaladıkları milletvekillerini tutukladılar ve Malta adasına sürgüne gönderdiler. Böylece İstanbul resmen (hukuken)  işgal edildi. Bu durum İstanbul’un artık düştüğünü gösteriyordu. Aynı zamanda mücadelenin Anadolu’da devam ettirilmesi gerektiğini de göstermekteydi. 

Anadolu'ya geçişte ilk durak

İşgalin ardından Milli Mücadele yanlısı sivil ve asker bir çok memur İstanbul’u terk etmeye Anadolu’ya geçmeye başladı. Ancak işgal kuvvetlerinin kontrolündeki İstanbul’dan kaçmak, Anadolu’ya ulaşmak zordu ve sadece gizli yollarla yapılabilmekteydi. İstanbul’dan Anadolu’ya geçiş Karakol Cemiyeti adındaki gizli bir cemiyetin yürüttüğü faaliyetler ile sınırlı bir şekilde yapılabilmekteydi. Karakol Cemiyetinin oluşturduğu güzergah İstanbul-İzmit-Geyve-Adapazarı yoluydu ve bu yolun ilk durağı Üsküdar’da bulunan Özbekler Tekkesi’ydi. 

Özbekler Tekkesi vasıtası ile Anadolu'ya geçenler

Üsküdar’a geçen vatanperverler öncelikle Özbekler Tekkesine gelir ve burada misafir olarak kalırlardı.Yine burada yapılan planlama ve sevk ile Ankara’ya olan yolculuklarına devam ederlerdi.  Harbiye Nazırı Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan ve Halide Edib Adıvar, Mehmed Akif Ersoy, Hamdullah Suphi (Tanrıöver), eski meclis-i mebûsan başkanı Celâleddin Arif Bey, Yunus Nadi, Miralay Kâzım(Orbay), Erzurum mebusları Hüseyin Avni, Necâti, Zihni ve Necip Beyler, Sakallı Nureddin Paşa, erkân-ı harbiye kaymakamı Seyfi, Binbaşı Saffet (Arıkan),  Çerkes Edhem’in kardeşi Saruhan Mebusu Binbaşı Reşit, Hüsrev(Gerede),  polis merkezi memurlarından Manastırlı Nuri (Conker) gibi önemli kişiler  Özbekler Tekkesi üzerinden Ankara’ya gitmişti. Tekke bu tür faaliyetlerinden dolayı zaman zaman İngiliz ve İtalyan askerlerinin baskınlarına maruz kalmıştı. Tekke bu faaliyetinin dışında aynı zamanda haberleşme merkezi olarak da çalışmaktaydı. İstanbul ile Ankara arasındaki haberleşmenin bir bölümü bu tekke üzerinden sağlanmaktaydı. 

Şeyh Ata Efendi

Özbekler Tekkesinin başında bu dönemde Şeyh Ata Efendi bulunmaktaydı. Şeyh Ata Efendi kendisini vatanın ve milletin kurtuluşuna adamış bir insandı. Gündüzleri insanlara nasihat ederek onları milli mücadelenin etrafında toplanmaya, direnişe çağırırken çevre camilerin imamlarını da örgütledi. Üsküdar’dan milli mücadeleye katılmak isteyenleri toplar onbeşer-yimişer kişilik kafilelerle belirlenmiş olan Menzil Hattı’ndan işgal bölgesinin dışına çıkarırdı.  Karakol Cemiyetinin faaliyetlerinden biri olan  İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane kaçırma faaliyetlerinde de Özbekler Tekkesi ve Şeyh Ata Efendi önemli rol oynadı. İstanbul’daki cephaneliklerden temin edilen silah ve mühimmat gizlice tekkeye getirilirdi. Oradan da cemiyet üyelerince Çamlıca yolu ile önce Kısıklı imamı Nuri hocanın Libadiye’deki evinin yanındaki mezarlığa sonra da Dr.Esat Paşa’nın çiftliğine aktarılırdı. Uygun zamanda ise Tomruk memba suyu taşıyan arabaların altlarında Alemdağı’ndaki milli güçlerin gizli karargahına ulaştırılırdı. 

Kurtuluş Savaşı sürecinde böyle önemli bir yeri olan Özbekler Tekkesi Cumhuriyet döneminde de faaliyetlerine devam etti. 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan kanun ile Tekke ve Zaviyeler kapatıldı ve değerli eşyaları Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi. Ancak Özbekler Tekkesi bu uygulamanın dışında kaldı.

 

Kaynaklar: Süleyman Beyoğlu,Milli Mücadele ve Özbekler Tekkesi

                   Mustafa Kara,Din-Hayat-Sanat açısından Tekkeler ve Zaviyeler



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş