Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


21:29, 18 Aralık 2014 Perşembe
23:04, 12 Ekim 2012 Cuma

  • Paylaş
Esrarengiz Olaylar
Esrarengiz Olaylar

Bu enteresan hadiseler üzerindeki sır perdesi olayların üzerinden yıllar geçse de bir türlü kalkmadı.

"Tamam Shud" Vak'ası

1 Aralık 1948’de Avustralya’nın Somerton Sahili’nde bir ceset bulundu. Cesedin diş ve tırnağından elde edilen bulgular ölen kişinin o bölgede yaşayan birisi olduğunu göstermiyordu.

Otopsi raporlarında maktulün organlarında zehirlenmiş olduğuna dair kanıtlar vardı ama vücudunda hiç zehir yoktu. Maktulün pantolonundaki gizli cepte, üzerinde Ömer Hayyam’ın rubailerinden alınmış “Bitti” anlamında “Tamam Shud” yazan bir kâğıt bulundu. Kâğıdın koparıldığı kitabı, bir adam olay yeri ve zamanına yakın bir tarihte arabasının içinde buldu. Kitabın içinde de bugüne kadar hâlâ çözülemeyen harflerden oluşan bir şifre bulundu.

Britanya Kolombiyası’nda Bulunan Ayaklar

Batı Kanada’daki Britanya Kolombiyası bölgesinde son birkaç yıldır sürekli koşu ayakkabıları içinde kopuk ayaklar bulunuyor. Şu âna kadar bir çift ayak tanınabildi. Sol ayağı sağ ayağından dört ay sonra bulunan ayakların sahibi, polise göre intihar etmişti. Ayaklar farklı yerlerde ve zamanlarda bulunuyordu. Ancak bunu yapanın bir seri katil olduğunu düşünmek yanlış... Yüksek ihtimalle çeşitli sebeplerden ölen insanların cesetleri çürüyor ve ayaklar zayıf olan bileklerinden kopuyor.



Toynbee Mozaikleri

30 yıldır kimin, neden yaptığı anlaşılamayan bu mozaikler Güney Afrika’da ve Birleşik Devletler’in birçok şehrinde var. Bütün mozaiklerde aynı mesajın farklı ifadeleri yer alıyor.

Hepsinin başında ünlü tarihçi Toynbee’nin adı ve "2001: Bir Uzay Destanı ve Jüpiter" yazıyor. Şu âna kadar James Morasco adında Toynbee’ye ve Kubrick’e ilgisiyle bilinen bir şüpheli vardı. O da 2003 yılında öldü ancak o tarihten sonra da mozaikler yapılmaya devam edildi.

Glico Morinaga Vak'ası veya 21 Suratlı Canavar

1980’lerde Japon gıda devi Ezaki Glico’ya, kendine "21 Suratlı Canavar" diyen bir grup şantaj yapıyordu. Şirketin başkanını kaçırdılar ve fidye istediler ancak başkan ellerinden kurtulup kaçmayı başardı.

Daha sonra içinde hidroklorik asit olan bir plastik konteynerle ilk mesajlarını gönderdiler ve Glico’nun şekerlemelerine zehir kattıklarını iddia ettiler. Glico bu iddiadan ötürü 21 milyon dolarlık ürününü çöpe attı.

Grup bu kez de Morinaga adlı başka bir gıda şirketine üzerine ‘Zehirli’ yazdıkları 21 kutu gönderdi. Polis, grubun liderini yakaladığını zannetti ancak adam kaçmayı başardı. Bir süre daha gıda şirketleriyle uğraşmaya devam eden grup kendiliğinden saldırıları bıraktı. Aradan geçen bu kadar zamana rağmen, grup üyelerinden bir tanesi bile yakalanamadı.

Esrarlı Kurşun Maskeler

1996’da Brezilya’da bir çocuk, bir tepenin üzerinde iki mühendisin cesedini buldu. Cesetler simsiyah giyinmişlerdi, yüzlerinde radyasyondan korunmak için takılan kurşun maskeler vardı ve yanlarında bir tane de boş su şişesi vardı.

Cesetlerde bulunan bir notta konuşulan yerde buluşulması, kapsüllerin yutulması ve maskeleri taktıktan sonra olacakların beklenmesi isteniyordu. Cesetlerden birinde su şişesinin geri götürmek üzere olduğuna dair bir kupon vardı. Buradan da mühendislerin oraya gittiklerinde öleceklerini bilmedikleri sonucu çıkıyor. Öyleyse bu iki mühendisin bir tepeye çıkıp, birtakım kapsüller yutup kurşun maskeler takmalarına sebep olan şey neydi?



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş