Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


11:34, 23 Kasım 2014 Pazar
03:43, 27 Ocak 2013 Pazar

  • Paylaş
Sultan Abdülaziz'in hal'i ve ölümü
Sultan Abdülaziz'in hal'i ve ölümü

Birkaç gün önce yanan Galatasaray Üniversitesi binası Osmanlı döneminde Feriye (İkinci derece,yan) sarayları adlandırılmaktaydı. Feriye Sarayları Osmanlı tarihine bir padişahının intihar ettiği/ katledildiği bir saray olarak tarihe geçmişti.

Ömer Aymalı / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Birkaç gün önce yanan Galatasaray Üniversitesi binası  Osmanlı döneminde  Feriye (İkinci derece,yan) sarayları adlandırılmaktaydı. Çırağan Sarayı ile Ortaköy camii arasında bulunan 3 saraydan oluşan Feriye Sarayları  Dolmabahçe ve Çırağan sarayının Osmanlı hanedanına  yeterli gelmemesi üzerine inşa edilmişti. Dolmabahçe Sarayı Sultan Abdülmecid,Çırağan sarayı ve yanına inşa edilen Feriye Sarayları ise Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştı.

Feriye Sarayları Osmanlı tarihine bir padişahının intihar ettiği/ katledildiği bir saray olarak  tarihe geçti. Sultan Abdülaziz, Sultan Abdülmecid’in vefatının ardından hanedanın en yaşlı üyesi sıfatıyla 25 Haziran 1861 yılında Osmanlı tahtına geçmişti. Osmanlı halkı kendisine Sultan Aziz derdi.Mevlevi,hattat,pehlivan,bestekar,Arapça ve Farsçaya vakıf biri olan Sultan Abdülaziz’in ülke yönetimindeki ekibi Tanzimat’ın önde gelenlerinden Ali ve Fuad Paşa ile Mithat paşalardı. Sultan Abdülaziz özellikle Sultan Abdülmecid döneminde yaşanan israf ile gitgide açık vermekte olan saray masraflarını kısmak ve devlet düzenini tekrar sağlamak  çalıştı. 1862’de Divan-ı Muhasebat ( Sayıştay ), 1868’de Şurayı Devlet ( Danıştay ) ve Divan-ı Ahkamı Adliyeyi  ( Yargıtay ) onun döneminde kuruldu.  Sultan Abdülaziz’in saltanatının ilk  on yılı Ali ve Fuad Paşaların başarılı icraatları ile geçmişti. Fakat önce Fuad Paşanın ardından da Ali Paşanın vefatı ile beraber yeni bir döneme girildi.

Sultan Abdülaziz Ali Paşanın ölümünün ardından Sadrazamlığa Mahmut Nedim Paşayı  getirdi. Serasker Hüseyin Avni Paşayı ise seraskerlikten azlederek Isparta’ya sürgüne gönderdi. Sultan Abdülaziz’in saltanatının son yılları ise devleti içte ve dışta zor durumda bırakan olaylarla geçti. İçeride eknmik durum kötüye gitmekteydi. 1875 yılında Sırbistan, Ege Adaları, Mısır, Karadağ, Romanya ve Hersek'te Osmanlı Devleti'ne karşı isyanlar çıktı. 1876 yılının Nisan ayında başlayan Bulgar İsyanları ise bütün bölgeye yayıldı. Bölgede yaşayan 1.000 civarında Müslüman halk, isyancı Bulgarlar tarafından öldürüldü. Bunun üzerine daha önce Ruslar tarafından Kafkasya'dan atılarak bölgeye göçe zorlanmış  Çerkez ve Abaza gibi Kafkasyalı Müslümanlarla Bulgarlar arasında karşılıklı katliamlar yaşandı. Bu katliamlar Avrupa'da tek taraflı olarak Bulgarlara karşı yapılmış gibi değerlendirilerek Osmanlı Devleti hakkında olumsuz bir hava oluşturuldu. Yaşanan bu hadiseler karşısında Osmanlı devletinin yetersiz kalması ülke içinde de rahatsızlık meydana getirdi. Bu tarihlerde Mithat Paşa, Saray karşıtı ve reform yanlısı siyasetin başlıca lideri olarak ön plana çıkıyordu. Meşrutiyet rejimine geçilmesini savunan Mithat Paşa bunun ancak Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilerek yerine Şehzade Murat Efendinin getirilmesi ile mümkün olacağını düşünmekteydi. Sultan Abdülaziz karşıtları veliaht Şehzade Murat Efendinin etrafında toplanmaya başladılar. Şehzade Murat da zaten tahta geçmeyi sabırsızlıkla beklemekteydi.  Bu şartlar altında Mithat Paşa, Serasker Hüseyin Avni Paşa ve Mütercim Rüştü Paşa ile Sultan Abdülaziz’i tahttan indirmek için faaliyette geçtiler.

 
Tahttan indirilen Sultan Abdülaziz hakaretlere de maruz kalmıştı  

Sultan Abdülaziz karşıtlarının ilk faaliyeti 10 Nisan 1876 günü Fatih,Süleymaniye ve Beyazıt medreselerinde bulunan talebeleri ayaklandırmak oldu. 3 gün süren isyanın ardından Sultan Abdülaziz sadrazam Mahmut Nedim Paşayı görevden alarak yerine Mütercim Rüşdü Paşayı ,Şeyhülislamlığa Hasan Hayrullah Efendiyi ve seraskerliğe de Hüseyin Avni Paşayı getirmek zorunda kaldı. Mithat Paşayı da Meclisi Vükela üyeliğine tayin etti. Sultan Abdülaziz böylece kendini tahttan indirecek ekibi de işbaşına getirmiş oluyordu. 

Sultan Abdülaziz’in bu yaptığı bu değişiklikler isyanı tertipleyenler için yeterli olmadı. Başta Mithat Paşa olmak üzere Hüseyin Avni Paşa nihai bir netice elde etmek için padişahın tahttan indirilmesi gerektiği fikrindeydiler. Bunun için  29 Mayıs 1876 günü Mithat Paşa,Serasker Hüseyin Avni Paşa,Harbiye Mektebi Nazırı Süleyman Paşa ,Şurayı Devlet Reisi Redif Paşa yeni şeyhülislam Hasan Hayrullah Efendiden padişahın tahttan indirilmesi için hal fetvası aldılar. Her şey hazırdı. Bir gün sonra Harbiye Mektebi Kumandanı Süleyman Paşa iki tabur askerle Dolmabahçe Sarayını bastı ve Sultan Abdülaziz’i tahttan indirdi. Sultan Abdülaziz’in hal gerekçesi olarak da ‘muhtelüs şuur’ olması gösterildi. Sultan Abdülaziz tahttan indirildikten sonra haremi ile birlikte Topkapı Sarayına nakledildi.

Topkapı Sarayına nakledilen Sultan Abdülaziz bir gün sonra kardeşinin oğlu Şehzade Murad’ın cülusunu tebrik edecek ve kendisine ikamet için başka bir yer tayin edilmesini isteyecekti. Bunun ardından Sultan Abdülaziz’e kendi yaptırdığı Feriye Sarayı uygun görüldü. 4 gün sonra haremi ile birlikte buraya yerleşen Sultan Abdülaziz 5 Haziran günü odasında bilekleri kesilmiş bir vaziyette bulundu. Eski padişahın intihar ettiği ilan edildi. Otopsisi  yapılmadan hemen orada birkaç doktordan alınan rapor ile konu kapatıldı ve aynı gün toprağa verildi. Sultan Abdülaziz’in ölümü ile ilgili herhangi bir adli soruşturma yapılmadı. Bu sebeplerden dolayı o günlerden günümüze kadar Sultan Abdülaziz’in intihar mı ettiği yoksa Hüseyin Avni Paşa tarafından katlettirildiği mi sorusuna kesin bir cevabı bulunamadı.

Sultan Abdülaziz’in ölümünden kısa bir süre sonra ise eşlerinden Neşerek Hanım da vefat etti.Yaşananlardan Sultan Abdülaziz’i tahttan indirenleri sorumlu tutan Neşerek Hanımın kardeşi kolağası Çerkes Hasan 15 Haziran 1876 günü Mithat Paşa'nın konağına giderek hükümet toplantısını bastı.  Hüseyin Avni Paşa'yı ve Hariciye Nazırı Raşid Paşa’yı öldürdü. Bu olayların ardından ruhsal durumu zaten bozuk olan V. Murat'ın durumu daha da kötüleşti. 31 Ağustos'ta şeyhülislamdan tekrar bir fetva alınarak V.Murat tahttan indirildi ve yerine II. Abdülhamit tahta geçirildi.

Sultan II.Abdülhamid döneminde 1881 yılında Sultan Abdülaziz’in ölümü ile ilgili Yıldız Sarayında bir mahkeme kuruldu. Mahkemede olayla irtibatlı olduğu düşünülen çok sayıda kişiyi yargıladı. Yargılamaların sonucunda Feriye Sarayı'nın görevlilerinden Pehlivan Mustafa, Cezayirli Pehlivan Mustafa ve Boyabatlı Pehlivan Hacı Mehmed ile Mâbeynci Fahri Bey, Ali Bey, Necib Bey, Mithat Paşa, Damat Mahmud Celaleddin Paşa ve Damat Nuri Paşa idama, Seyyid Bey ve Albay İzzet Bey de 10 yıl hapse mahkûm edildi. Bu karar 9 Temmuz günü yapılan temyiz kurulunda kabul edildi. Ancak II.Abdülhamit idam cezalarını sürgün cezasına çevirdi. İdama mahkum edilenler Taif’e sürgüne gönderildiler. Taif'e sürgüne gönderilenlerden Mithat Paşa ile Damat Mahmut Celaleddin Paşa ise 8 Mayıs 1884 gecesi muhafızları tarafından boğularak öldürüldü.

 

İsmail Hakkı Uzunçarşılı,Mithat Paşa ve Yıldız Mahkemesi,

İlber Ortaylı,İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı,

Yılmaz Öztuna,Bir Darbenin Anatomisi,



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş


En Çok Okunanlar