Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


14:54, 21 Ağustos 2017 Pazartesi
Güncelleme: 09:37, 19 Nisan 2017 Çarşamba

  • Paylaş
Çocuklarda yeme alışkanlıkları
Çocuklarda yeme alışkanlıkları

Çocuk yemeyi öğrenir yeter ki baskıcı, ısrarcı, kontrolcü bir çatışma içine girilmesin.

Psikolog Hayriye Güler

Anne-babaların çoğu çocuklarının söz dinlemediğinden, kendi başına ders çalışmadığından, eşyalarını toplamayıp dağınık bıraktığından yakınır. Kimi çocuk yaşı kaç olursa olsun kendi sorumluluğunu almamıştır. Çantasının annesi tarafından hazırlanmasını bekler. Yahut üzerlerinden çıkardıkları kıyafetler bir türlü katlanıp yerini bulamaz. Ta ki anne söylene söylene toplayana kadar. Bazen anne çok uyardığında isteksizce eşyalar yerleştirilir, TV. kapatılıp dersin başına geçilir, kitap okunur. Bazı zamanlarda ise annenin tüm uyarıları etkisiz olabilmektedir.

Çocuk işitme ve algılama problemi yaşamamasına rağmen neden yapması gerekeni yapmaz ya da uyarıları duymuyor, anlamıyor gibi davranır?

Çocuk kendi eşyaları, kıyafetleri, temizliği gibi konularda sorumluluk almıyorsa anne-baba ile ilişkisine dikkatle bakmak gerekir. Bu ilişkiye dair ipuçlarını ise çocukların yemek yeme alışkanlıklarında bulmak mümkündür. Çünkü yeme alışkanlığı çocuğun bağımsızlığına, motor gelişimine, anne-babasıyla ilişkisine ve kişiliğinin oluşumuna etki etmektedir.

Yeni nesil çocuklar için yapıla gelen bir tarif vardır: Sürekli fast-food denen hazır gıdalarla beslenen ve sınav maratonunda koşan çocuklar. Bu şekilde çoğu çocuk açlığını geçiştirmek için ayaküstü bir şeyler yer, öğünleri ve sofra saatini gözetmez. Bazı çocuklar ise iştahsız olarak adlandırılır. Annesi lokmaları tek tek ağzına koymadıkça yemek aklına bile gelmez. Yeme güdüsü iyice güdükleşmiştir. Bekler ki annesi açlığını bilsin, yemeği getirsin, bir de bin bir nazla yedirsin. Kendi karnını doyurma alışkanlığı kazanamamış bir çocuktan kendisi ile ilgili başka sorumlulukları almasını beklemek ise çok zor.

Çocukların belli alışkanlıkları kazanmaları için kritik dönemleri vardır. Örneğin 2,5 – 3 yaşında bir çocuk dişlerini fırçalamaya başlamalıdır. Tam ya da yarım, önemli olan denemesidir. Bu yaşta başlamazsa sonra yerleşmesi güçtür. Birçok alışkanlık ve sorumluluk için geçerli olan bu durum yemek yeme alışkanlığı için de aynıdır.

Çocuk 1 yaşında kaşığı tutabilip yemeğe başladığında ‘ aman döker, aman saatlerce yiyemez’ denilerek kendi başına yemesine engel olunmamalı yemekler adeta boğazından aşağıya aktarılmamalıdır. Çocuk dökse de, yemek yemenin keyfine varabilmeli, lezzet, anlayabilmelidir. Oysa en çok rastlanan yemek yedirme tutumu TV. karşısında çocuk hipnotik bir haldeyken bir şey anlamadan olmaktadır. Bu tutumun neticesinde yemek yemeği öğrenemeyen çocuklar meydana gelir. Sadece yemeği değil daha birçok konuda annesine bağımlı olmayı sürdüren kişilikler oluşur. Önce eşyaların, ödevlerin sorumluluğu anneye yüklenir. Sonra tüm hayatın. Ve çocuk kendi kendine yemek yemeyi öğrenemediği gibi ayakları üstünde durmayı da öğrenemez.

Çocukların sağlıklı bir şekilde yemek yemeyi öğrenmeleri için şu noktalara dikkat edilmelidir:

2 yaşlarında bağımsızlığını ilan etmeye çalışan, her şeyi inatla kendisi yapmak isteyen çocuk yemek seçerek veya yemeyi istemeyerek tepki gösterebilir. Böyle bir durumda anne telaşlanmamalı, yemesi için çatışmaya girmekten kaçınmalıdır.

Ne kadar yemek istediği sorulmalı ve tabağına o kadar yemek konulmalıdır. Bu onun karar verme yetisini de geliştirecektir. Yemek istediği kadar yemelidir. ‘Şu kadar ye, hayır sen doymadın’ şeklinde ifadelerle midesinin kontrolüne müdahale edilmemelidir.

Çocuk ailesinin yemek kültürünü örnek alır; bu sebeple belirli vakitlerde öğün yemeklerinin ailecek yenmesine özen gösterilmeli, sofra düzeni oluşturulmalıdır. Yemek saatine yakın abur cubur besinlerden uzak tutulmalıdır.

Tv. karşısında yemek yenmemelidir.

Küçük çocuklar için yemek eğlenceli hale getirilmeli, yemek ile ilgili oyunlar oynanmalıdır.

6 ila 8 aylarda bebekler tabaklarının kaşıklarını tutmak, kaşığı ya da ellerini tabağa daldırmak isteyebilirler. Dökülmesi karşı önlem alınmalı yemeği tanımasına izin verilmelidir.

Okul öncesi dönemde yemek yeme alışkanlığı kazandırılmış olmalıdır.

Son olarak, çocuk büyürken gelişir, gelişirken mutlaka bir şeyler öğrenir. Önemli olan o öğrenirken onun doğal haline aşırı kontrolcü müdahalelerde bulunmamaktır. Çocuk gözlenmeli ve nerelerde ihtiyaç duyuyorsa orada destek olunarak güven verilmelidir. Yemek yemeyi öğrenmesi için de aynı anlayış geçerlidir.

Çocuk yemeyi öğrenir yeter ki baskıcı, ısrarcı, kontrolcü bir çatışma içine girilmesin.

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

Yorum
..devam
burcu akyurt
...düşüncesi hakim oluyor düşüncesi hakim oluyor biraz da vicdan azabıyla karışık. sonuçta karşımıza anne ağzına lokmaları doldurmadan yemek yiyemeyen minik asiler çıkıyor. o dünya güzeli asilerden iki tanesinin annesi olarak kendi adıma ne yazık ki bu işin kısır döngüye dönüşmüş olduğunu gözlemliyorum. bu konuda yapılabieceklere ilişkin somut öneriler paylaşırsan çok sevinirim. muhabbetle...
24/12/2010, 19:58
tam bir ifade-i meram olmuş benim için...
burcu akyurt
sevgili arkadaşım.. öncelikle yazıdaki isabetli esbitlerin için iki çocuk annesi bir psikolog olarak tebrik ediyorum seni. zaman sıkışıklığı ne yazık ki çalışan annelerin en büyük problemi... sabahleyin kreşe yetişmesi gereken minikler göz kapakları açılmadan ağızlarna tıkıştırılan lokmalarla başlamak durumunda kalıyor güne. akşam ise yine vakit kısıtlı, uyku vaktine kadar ne yedirirsem kardır
24/12/2010, 19:55