Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


13:42, 22 Temmuz 2017 Cumartesi
Güncelleme: 01:27, 13 Mayıs 2017 Cumartesi

  • Paylaş
Çocuklarda özgüven
Çocuklarda özgüven

Çocuklarımıza değer verdiğimizi göstermek ve onları anladığımızı onlara hissettirmek hayati derecede önemlidir

Psikolog Ayşe Toker

Toplumumuzda en sık karşılaştığımız problemlerden biri, çocukların özerk davranabilme ve kendine güven konusundaki eksiklikleri, sıkıntıları; girişimcilik ruhundaki motivasyon eksikliğidir. Belli bir zihinsel olgunluğa gelmiş çocukların bile çoğu zaman kendilerini ifadede, savunmada, olayları değerlendirme ve çözüm üretmede çok yetersiz olduklarını görebiliyoruz.

Tabii bu durum ailelerin hiç hoşuna gitmiyor. "İstediği her şeyi alıyorum, yapıyorum, gezdiriyorum, yediriyorum ama yine de utangaç, korkak ve yetersiz"şikayetleriyle pedagogların, psikologların, yolunu aşındırıyorlar.

Problemleri ele alırken çok faktörlü düşünmek gerekir. Fiziksel ve mizaç özelliklerini bir tarafa bırakırsak çocuğun davranışlarında, kendine güven duygusunda annenin, babanın tutum ve davranışlarının oldukça yüksek etkisi söz konusudur. Ailenin çocuk eğitimine yüklediği anlam, çocuğun aile içindeki değeri, ailenin beklentileri, ebeveynlerin çocukken aldıkları eğitim biçimi ve ruhsal sağlıkları çocukla olan ilişkiyi direk olarak etkilemektedir.

Özellikle baskıcı, otoriter tutumlar ve çocuğu çok fazla merkeze alan ve ona  karşı aşırı korumacı tutumlar, çocuğun kendine güven duygusunu olumsuz etkiler. Baskıcı tutumda; ailenin aşırı eleştirme ve kontrol duygusu; çocukta yanlış yaparım korkusuna neden olurken; aşırı korumacı tutumda çocukta şişirilmiş sanal bir güven duygusu hâkim olurken; çocuk yanında ebeveynleri olmadan hiçbir eylemde bulunamıyor. Çünkü anne ve babalar onun yerine tüm problemleri çözmüş oluyorlar.

Kadınların iş hayatına girişiyle rollerde bir karmaşa ve ebeveynlerin çocuklarıyla zaman geçirmede ciddi bir sıkıntı doğmuştur. Paylaşımlar azalmış ancak temel ihtiyaçlarda aileler bir araya gelmeye başlamıştır. Yorgunluk, yoğunluk derken çocuklarımızın çocuklukları elden uçup gidiyor.

Böyle ailelere sormak gerekir: " Çocuğunuzla duygularını paylaşabiliyor musunuz, konuşabiliyor musunuz? Siz onu ne kadar dinliyorsunuz? Ve onun düşüncelerine sahip çıkmasına, ne kadar tahammül gösteriyorsunuz?"

Örneğin otoriter, eleştirisel tutumla yetişen çocuklar, içedönük, sinirli ve endişeli oluyorlar. Hem baskıcı, otoriter sistemle çocuk yetiştireceksiniz, hem de kendine güvenen, hedeflerini tayin eden özgür bireyler isteyeceksiniz. Maalesef böyle bir tutum, böyle bir sonucu doğurmaz. Bu hazıra konmak ve bu noktada tüm olumsuzlukları çocuğa yıkmak demektir. Siz neyi verirseniz, elbette onu beklemelisiniz. Anne, babası tarafından duygusal olarak ilgilenilmeyen, girişimciliğine izin verilmeyen ve sürekli eleştirilen çocuk, bilgiyi üretmeyi değil tüketmeyi öğrenir.

Çocuk benliğini ailede kazanır. Temel güven duygusunu, problemlere karşı duruşunu, problem çözme becerisini ve insanlarla sağlıklı iletişim kurabilmeyi de elbetteki ailede kazanır. Güven, yani dünyayı değiştirebilme gücü, ne istediğini kestirebilme kabiliyeti, çocuk kendini değerli hissetmediği müddetçe oluşmayacak bir duygudur. Değer ise onun varlığının aileye kattığı anlamdır. Bu açıdan çocuklarımıza değer verdiğimizi göstermek hayati derecede önem kazanmaktadır. Bebekken onun hareketlerine, bakışına, gülüşüne duyarsız kalmamak, duygusal paslaşma, çocukların dönemsel ihtiyaçlarını bilmek, merak duygusunu tatmin etmek, teşvik etmek çok önemli. Her yaşın kritik öğrenme becerileri ve kognitif (bilişsel) süreçleri vardır. Tüm bunları bilmek, çocuğun performansından fazlasını istememek çocuğun sağlıklı gelişimi açısından önemlidir.

Ailelerin iç görü kazanması önemlidir. Ebeveyn kendine, kendinin dışından bakabilmelidir. Kendini karşıdakinin (çocuğun) yerine koyarak anlamaya çalışmalı ve anladığını ona hissettirmelidir (Empatik yaklaşım ). Sıkıntının nerede olduğunu anlamak için, bu çaba anlamlı bir katkı sağlayacaktır.

Çocuklarını geriden seyreden değil, onlara eşlik eden ebeveynler olabilmek duasıyla.




Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş