Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


13:18, 21 Haziran 2018 Perşembe
07:13, 14 Haziran 2018 Perşembe

  • Paylaş
İran'a Kuzey Kore benzetmesi
İran'a Kuzey Kore benzetmesi

ABD'de, Atlantik Konseyi İran Araştırmaları Direktörü Barbara Slavin, "İran ile Kuzey Kore yönetimleri arasında birçok fark var. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte İran'la Singapur'daki zirveye benzer bir zirve görmemiz pek mümkün değil." dedi.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Washington Ofisi (SETA DC) tarafından "Trump Yönetiminin İran'la Nükleer Anlaşmadan Sonraki İran Stratejisi" konulu panel düzenlendi.

Atlantik Konseyi İran Araştırmaları Direktörü Barbara Slavin, Ortadoğu Enstitüsü Çatışma Çözümü Bölümü Direktörü Randa Slim, Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Hussein Ibish, Ulusal İran-Amerikan Konseyi Araştırma Direktörü Reza Marashi ve Ortadoğu uzmanı Sigurd Neubauer'in katıldığı panelin moderatörlüğünü SETA DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat yaptı.

Panelde konuşan uzmanlar, Donald Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan ayrıldıktan sonraki İran stratejisinde birçok belirsiz noktanın olduğu konusuna dikkati çekti.

ABD yönetiminin birçok dış politika konusunda olduğu gibi İran konusunda da net stratejilere sahip olmadığını anlatan Barbara Slavin, "Trump yönetiminin bir İran stratejisi yok, sadece İran'a yönelik bir tutumu var." değerlendirmesini yaptı.

Trump'ın derdi Obama

Slavin, İran'la nükleer anlaşmanın esasen önceki ABD Başkanı Barack Obama'nın başarısı olduğunu kaydederek, "Trump, bu başarıyı silmek istiyor." şeklinde konuştu.

İran'ın hemen anlaşmadan ayrılacağını düşünmediğini kaydeden Slavin, Tahran'ın en azından ABD'de kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerini ve Kongreden İran'a yönelik çıkacak yaptırımların geleceğini görmek isteyeceğini belirtti.

Slavin, "İran ile Kuzey Kore yönetimleri arasında birçok fark var. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte İran'la Singapur'daki zirveye benzer bir zirve görmemiz pek mümkün değil." şeklinde konuştu.

Reza Marashi, Donald Trump yönetiminin İran'la nükleer anlaşmadan çıkmasındaki faktörlerden birinin, ABD'nin bu ülkeye karşı net bir politikasının bulunmaması ve yeni bir adım atma ihtiyacı hissetmesi olduğunu savundu.

Marashi, bu noktadan sonra Trump yönetiminin İran'la nükleer süreci ne şekilde yürüteceği konusunda net bir stratejisi olmadığını ifade etti.

Rejim değişikliği

Hussein Ibish de ABD'nin İran kararından Arap ülkelerinin genel olarak memnun olduğunu, Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın İran'da rejim değişikliğini savunduğunu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun ise kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlenmiş bir anlaşmadan yana tutum aldığını anlattı.

Ibish, dışarıdan bir rejim değişikliği girişiminin İran söz konusu olduğunda işe yaramayacağını ifade etti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır arasındaki ilişkilere dikkati çeken Sigurd Neubauer ise birçok Arap ülkesinin ABD ile Rusya arasında bir denge bulmaya çalıştığını ve İran tartışmasının burada çok önemli bir konu başlığı olduğunu dile getirdi.

Randa Slim de İran'ın Irak üzerindeki etkisinin devam edeceğini, ancak yeni dönemde bu etkinin belli ölçüde sınırlanabileceğini belirtti.



İlgili Konular ABD İran SETA
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş