Enver Paşa'nın beyanatı | Belge tarih | | Dünya Bülteni Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


23:29, 22 Haziran 2018 Cuma
Güncelleme: 00:00, 04 Ağustos 2017 Cuma

  • Paylaş
Enver Paşa'nın beyanatı
Enver Paşa'nın beyanatı

Feraye Gazetesi muhabiri ile Harbiye Nâzırı Enver Paşa arasında Balkanlar özelinde Osmanlı'nın son dönemine ışık tutacak önemli bir görüşme gerçekleştirildi

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Peyam Gazetesi-24 Ocak 1914

ENVER PAŞA’NIN BEYÂNATI

Türkiye’nin Mukarrerât-ı A’skerîyesi

(Feraye Prese) gazetesi Dersâadet muhâbiri ile Harbiye Nâzırı Enver Paşa arasında âtideki mühim ve şayân-ı dikkat, muhâvere cereyan eylemiştir:

Muhâbir- İlkbaharda, ihtimal ki muhârebe vukuu’na mâni’ olmak kâbil olmayacağına dâir mehâfil-i siyâsîyede ciddi endişeler perverde edildiğinden zât-ı âlîleri acaba haberdâr bulunuyor musunuz?

Enver Paşa- Bu yolda endişeler hükümfermâ olduğuna dâir hiç malu’mâtım yoktur. Harp vukuu’a gelse bile bunun hangi memleketler arasında cereyan edeceğini doğrusu kestiremiyorum.

Muhâbir- Açıktan açığa Türkiye ve Yunanistan murad olunuyor. Çünkü Midilli ve Sakız adalarının Yunanistan’a terki için İngiltere tarafından vâki’ olan teklife sözde ittifâk-ı müselles hükûmetleri dahî muvâfakat ettiler ve çünkü Türkiye hiçbir vecih ve suretle bu adalardan vazgeçmek istemiyor. Yoksa bu adaların ziyâı’nı telâfi ve tazmin edecek ve Türkiye’ce şayân-ı kabul görünecek bir ta’viz bulmak kabil olduğuna kâni’ mi bulunuyorsunuz?

Enver Paşa- Bu siyâsi su’ale maa’t-teessüf cevap veremem. Harbiye Nâzırı olmak sıfatıyla u’hdeme ancak orduy-u Osmânîyi mükemmelen ıslah ve tensik etmek vazifesi düşer. Ta ki o ordu icâbında harbe büsbütün müheyyâ ve kabiliyetli bir halde hükûmetin emrine tabi’ ve amâde bulunsun.

Muhâbir- Demin bahsettiğimiz endişeler kısmen Arnavutluk işlerinden dahî tevellüd eylemiştir. Gazetelerin verdikleri ma’lumâta göre birtakım Osmanlı zâbitânı sâbık Harbiye Nâzırı İzzet Paşa’yı Arnavutluk tahtına iclâs edebilmek için el altından tahrikatta bulunuyorlarmış. Osmanlı ordusunda Arnavutluk hakkında henüz ümitler ve emeller mi besleniliyor?

Enver Paşa- İzzet Paşa El-ân muvazzaf bir Osmanlı zâbiti ve fazla olarak bir ayân azâsıdır. Eğer müşârü’n-ileyhin böyle âmâl ve tasavvurâtı olsa idi inanınız ki kendisi burada kalmaz ve dâi’yyesini bizzat müdâfaa için Arnavutluk’a gider idi. Arnavutluk’daki Osmanlı zâbitânına gelince, bunlar Osmanlı zâbiti sıfatını çoktan kaybetmişlerdir. Bu zâbitânın birçoğu daha zamân-ı harbde Arnavutluk’ta kaldılar ise orası onların vatânî aslîsi olduğu içindir. Şimdi Arnavutluk’a daha başka zâbitler gidiyor ise de bunlar da yola çıkmadan evvel istifâlarını verdiler. Binâe’n-aleyh onların ordudaki ef’aâl ve harekâtından Osmanlı hükûmeti mes’ul tutulamaz. Zaten biz Arnavutluk’tan ne isteyebiliriz? Arnavutluk, Türkiye’den o kadar uzaktır ki!...  Vâki’â biz elden çıkardığımız arâziden mümkün olduğu kadar çoğunu istirdâd etmek a’zm-i kuvvîyesindeyiz. Lakin Arnavutluk’tan bize daha yakın düşen ve binâe’n-aleyh Arnavutluk’tan ziyâde düşündüren yerler eksik mi? Biz her şeyden evvel muktedir ve ehemmiyetli zâbitan tarafından sevk ve idâre olunacak kuvvetli bir orduya muhtaç bulunuyoruz.

Muhabir- Hizmet-i a’skerîyenin yalnız Müslümanlar için mecburî olacağına ve Hıristiyanların bedel-i a’skerî vermek suretiyle mükellefiyet-i a’skerîyeden kurtulabileceklerine dâir olup selefiniz tarafından kaleme alınan kanun layihâsında bir hisse-i iştirâkiniz var mıdır?

Enver Paşa- Hayır, hatta ben o kanun lâyihasını o suretle ta’dil etmek istiyorum ki hizmet-i a’skeriye bilâ-tefrik bil-cümle efrâd-ı millete şâmil olsun ve bu hususta ancak pek az müsâa’dât ve teshilât gösterilmesin. Zirâ gayri Müslimlerin hidemâtından saf-ı nazar etmek için hiçbir sebep göremiyorum.  Vâki’â bu gayri Müslimler dâhil, insan olan u’mum efrâdın ancak yüzde yirmisini teşkil ediyor. Lakin son muhârebenin tecrübî ile sâbit olduğu vecihle gayri Müslimler pekiyi asker olabilirler. Bu husuda bizim Osmanlı Bulgarlarını misal olarak gösterebilirim. Her ne kadar Hıristiyanlar, tek tük ahvalde kaçmışlar ise de Müslüman arkadaşları ile birlikte firâr eylemişlerdir.

Muhâbir- Yunanistan ile harb olunur ise Rum askerlerinin sadâkatine güvenmek kâbil ve câiz olacağına kâni’ misiniz?

Enver Paşa- Neden kâni’ olmayım . Yunanlar için farz-ı ayn değil midir?

Muhâbir- Zât-ı âlînize son bir su’al irâd edeceğim. Şarkî Anadolu’ya pek çok asker sevk olunduğu görülüyor ve işitiliyor. Anadolu’yu müdâfaa için daha başka ne tedâbirde bulunmak niyetindesiniz?

Enver Paşa- Pekiyi anlıyorsunuz ki tafsilâta girişemem. Ben şimdilik bâ-husus ordunun ıslâhı ile meşgul bulunuyorum. Bu tensikât bittikten sonra size maa’l-memnuniye bu hususda bazı ma’lumât vereceğim.



İlgili Konular Enver Paşa
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş