Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


22:21, 20 Kasım 2017 Pazartesi
12:25, 20 Ekim 2017 Cuma

  • Paylaş
10. Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı
10. Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı

Başbakan Yıldırım, "Gelecek 5 yıl içinde dünyada 1 buçuk milyon siber güvenlik uzmanı ihtiyacı olacak. Bu hesabı Türkiye'ye uyarladığımızda en az 30 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var" dedi

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Binali Yıldırım, "Gelecek 5 yıl içinde dünyada 1 buçuk milyon siber güvenlik uzmanı ihtiyacı olacak. Bu hesabı Türkiye'ye uyarladığımızda en az 30 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. Gençlerimiz 'iş' diyor. İşte iş önünüzde." diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, Bilgi Güvenliği Derneğince, "Siber Güvenlik ve Yapay Zeka" temasıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda düzenlenen 10. Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı'nın (ISCTURKEY 2017) açılışına katıldı.

Yıldırım, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, "Günümüzde siber alanda yaşanan her saldırı, her tehdit artık ülkelerin milli güvenliği haline gelmiştir. Örneğin bu yıl içinde İngiltere'de hastanelere yapılan bir siber saldırı sonucu hastanelerin bütün verileri şifrelendi ve hastaneler çalışamaz oldu. Bilgiye erişemedikleri için hastalara hizmet veremez hale geldi." ifadesini kullandı.

Ukrayna'da başlayan geniş kapsamlı siber saldırıların dünya çapında bir çok yerde tahribat yaptığına dikkati çeken Yıldırım, siber saldırı yapanların WannaCry isimli fidye yazılımını kullanarak 100'e yakın ülkede iş yaptıklarını bildirdi.

Şu anda siber dünyayla bağlantılı 5 milyar insan ve 5 milyar makina olduğuna değinen Yıldırım, bunun 10 milyar bağlantı anlamına geldiğini, 2020 yılında bu sayının 20 milyarı aşacağını dile getirdi.

Başbakan Yıldırım, bunun çok ciddi bir durum olduğunu, ciddiyetiyle orantılı olarak ülkelerde farkındalık oluştuğunu ve alınacak tedbirlerin aynı şekilde arttığını belirterek, şöyle devam etti:

"Amerika, 2009'da Siber Savaş Komutanlığı kurdu. İngiltere Savunma Bakanlığı destekli enstitüde, binlerce katılımla siber eğitimler vermeye başladı. Çin, Rusya, Kuzey Kore, İsrail ve İran gibi ülkeler de siber savunma güçlerini oluşturdular. Kuzey Kore Üniversitesi her yıl siber operasyon için özel öğrenci yetiştiriyor. Siber saldırıların ülke ekonomilerinde ciddi yıkıcı etkileri var. 2012'de İngiltere'nin yaşadığı siber saldırının ülke ekonomisine verdiği zarar 27 milyar pound olarak hesaplanmış. Aynı şekilde yılda yüz binden fazla, Amerika siber saldırıya maruz kalıyor ve yıllık maliyet 100 milyar doları buluyor. Geçtiğimiz sene dünyada bilişim güvenliğine harcanan para 81 milyar dolar. Bu rakam önümüzdeki sene 170 milyar dolara çıkacak. Yani lineer bir artış yok, üstel bir artış var. Her geçen yıl katlanan bir hızla bu maliyetler artıyor."

Haberleşme ve iletişim teknolojilerine yaptıkları altyapı yatırımlarıyla Türkiye'de çok hızlı bir dönüşüm sağladıklarının altını çizen Yıldırım, "Son 15 yılda bunlar gerçekleşti. Türkiye'de 2002 yılında geniş bant internet yoktu. İnternet telefonla çevrilerek bağlanıyordu. Çeviriyorsun, çeviriyorsun, daha bitmeden numaralar, karın gurultusu gibi bir ses geliyor, 'düştü' diyor, bir daha çevir. Şimdi o devirler hayal gibi oldu. Bunlar gitti. Şimdi geniş bant da var, mobil internet de var. İletişim altyapısında büyük bir mesafe katetik." ifadesini kullandı.

Yıldırım, 21 milyar bilgi iletişim teknolojilerinin oluşturduğu ciro varken, bugün 100 milyarı aşmış durumda olduğuna işaret ederek, 77 milyon mobil, 11 milyon sabit geniş bant abonesi olduğunu bildirdi.

İLETİŞİM YERİNDE KULLANILMAZSA ZEHİRDİR

"Bilgi toplumu demek, internet erişimi demek" değerlendirmesinde bulunan Yıldırım, Türkiye'nin bilgi toplumu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin neredeyse gelişmiş ülkelerin düzeyine geldiğine değinen Yıldırım, Türkiye'nin altyapı, iletişim, internet konusunda ciddi mesafe aldığını belirtti.

Yıldırım, 4,5 G hizmetini başlattıklarını, bu sayede 60 milyon aboneye erişildiğini vurgulayarak, şu görüşlere yer verdi:

"Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki kullanım ağının genişlemesiyle birlikte sorun başladı. İletişim öyle bir şey ki yerinde kullanırsan ilaç, yerinde kullanmazsan zehir. Onun için burada tedbirleri almak durumundayız. İleride karşılaşacağınız sorunları şimdiden görmemiz, sorunları torunlara havale etmememiz için tedbir almamız lazım. Geleceğimiz, gençlerimiz, genç kızlarımız, delikanlılarımız... Geleceğimizin daha iyi bir Türkiye'ye sahip olması, daha güzel işlerin sorumlusu olması için bize görev düşüyor. Bu tedbirlerin alınması için üç tane temel unsur var. Birincisi insan. İnsanın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Bütün iyilikler de, bütün kötülükler de insanın olduğu yerde. Makina kendi kendine bir iş yapamaz. O aklı, beyni, yapay zekayı üreten de insan. Siber güvenliğin ilk halkasında insan var. Teknolojiyi hayatın merkezine alan insanı, yani kullanıcıyı bilinçlendirmek işin başlangıcı. Burada da atılacak ilk adım farkındalık. Farkındalığı 10 yıldır, Bilgi Güvenliği Derneği ve buna benzer diğer sivil toplum kuruluşları yapmaya çalışıyor, yapıyor. Bir yandan Ulaştırma Bakanlığımız, başka kurumlarımız, HAVELSAN, bu konuda önemli bir gayret içerisinde."

30 BİN SİBER GÜVENLİK UZMANINA İHTİYAÇ VAR

Daha ilk okulda, siber güvenlik, bilgi güvenliği, iletişim ile ilgili dersler başlatılmasından duyduğu memnuniyeti aktaran Yıldırım, bu yaşlarda bu bilincin oluşturulmasının geleceğe yönelik en güzel başlangıç olduğunu söyledi.

Kurumlardaki karar alıcılardan en küçük yaş grubundaki çocuklara kadar çok yönlü bilinçlendirme faaliyetinin sürdürülmesini isteyen Yıldırım, bunu yaparken de uzmanların yetişmesi gerektiğini belirtti.

Siber güvenlik uzman eksikliğinin kurumsal savunma ve güvenliği de yakından ilgilendirdiğine dikkati çeken Yıldırım, "Gelecek 5 yıl içinde dünyada 1 buçuk milyon siber güvenlik uzmanı ihtiyacı olacak. Bu hesabı Türkiye'ye uyarladığımızda en az 30 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. Gençlerimiz 'iş' diyor. İşte iş önünüzde. Demek ki 30 bin gencimize bu alanda ihtiyaç var. O bakımdan, bu alana gençlerimizin daha fazla yönelmesini özellikle istiyoruz." dedi.

İkinci unsurun düzenleme olduğunu vurgulayan Yıldırım, bunun yasal bir altyapısı olacağını, gereken adımları da geçtiğimiz yıllarda attıklarını anımsattı.

Bu işin sorumlusunu Ulaştırma Bakanlığı olarak belirlediklerini belirten Yıldırım, bunun stratejik ve eylem planlarının yapıldığını ifade etti.

Başbakan Yıldırım, üçüncü unsurun buraya yönelik teknolojiye yoğunlaşılması olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Milli yazılım, milli donanım, yerli... Eğer işin aklı sizde değilse, künhüne sahip değilseniz, o iş sizin değil. Uzaya uyu gönderiyorsunuz. Uydu dışındaki özel malzemeden yapılmış kaportanın tabii ki önemi var ama asıl önemli olan içindeki akıldır, yazılımdır. O sizin elinizde olduğu zaman nereye giderse gitsin onun sevk ve idaresi sizin elinizde. Beyninin başkasına ait olduğu bir araç, cihaz, makine size sadakatle hizmet etmeyebilir. Sahipleri onun kafasını karıştırarak size zarar vermesini sağlayabilir. O bakımından milli ve yerli yazılım."

(Sürecek)



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş