Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


15:22, 24 Nisan 2018 Salı
Güncelleme: 01:15, 16 Kasım 2017 Perşembe

  • Paylaş
Tersine beyin göçü şart
Tersine beyin göçü şart

Ülkemizde de zaman zaman ‘tersine beyin göçü’ konusu gündeme gelir. Ama bunu uygulamak hem durmadan yaşanılan sıkıntılardan ve hem de o beyinlere cazip imkânlar sunacak altyapı eksikliğinden ötürü her zaman mümkün olmamakta. Dizayn Grup kurucusu olan ve Mir Holding Yönetim Kurulu Başkanlığını sürdüren İbrahim Mirmahmutoğulları da bu konuya kafa yoranlardan.

 Dünya Bülteni/ Haber Merkezi 

Gelişmiş ülkelerin gelişmelerini sağlayan şey, kendilerine katkı sağlayacak her ne varsa bunları yüksünmeden alıp kullanmalarına; bu katkıyı sağlayacak insanı kendi potalarında eritmelerine bağlı bir nebze de. Geçmişte Osmanlının yaptığı bu uygulamayı, uzun bir zamandan beri, şimdilerde “gelişmiş” sıfatını taşıyan ülkeler yapıyor.

Osmanlı bunu sadece teknolojide değil, hayatın her alanında yapıyordu. Musiki alanında bir Polonyalı olan Ali Ufki Efendi’yi çıkarırsanız mesela, musikimizde bir şeyler eksik kalacaktır. Sanat alanından tutun da yönetici kuşağa kadar bunu uygulamıştır Osmanlı.

Muhtemelen Osmanlıdan tevarüs eden bu uygulamayı kullanan günümüzün ‘gelişmiş’ devletleri, nereden ve nasıl gelirse gelsin bilgiye kapılarını açık tutmuştur ve tutmaya devam etmektedir. Diğer ülkeler ise kendi içlerinde yetişen bu parlak beyinleri kaçırmamak için ne yapacaklarını bilememekte; bilseler de çaresiz kalmaktadır çoğu zaman.

TERSİNE BEYİN GÖÇÜ ŞART

Ülkemizde de zaman zaman ‘tersine beyin göçü’ konusu gündeme gelir. Ama bunu uygulamak hem durmadan yaşanılan sıkıntılardan ve hem de o beyinlere cazip imkânlar sunacak altyapı eksikliğinden ötürü her zaman mümkün olmamaktadır.

Yine de bu konu hem gündemdedir ve iyi ki gündemdedir.

AR-GE’YE YERLİ RUH

Dizayn Grup kurucusu olan ve Mir Holding Yönetim Kurulu Başkanlığını sürdüren İbrahim Mirmahmutoğulları da bu konuya kafa yoranlardan. İmkânları ölçüsünde bunu hayata geçirmeye çalışıyor üstelik.

Müslüman kalarak iş dünyasında başarılı olunabileceğinin iyi bir örneği olan İbrahim Mirmahmutoğulları, 10 Kasım Cuma akşamı konuk olduğu Birlik Vakfı Bursa Şubesinin geleneksel Cuma Meclisi programında “Ar-Ge Ruhlu Girişimcilik”  ana başlığı altında iş hayatına dair deneyimlerini anlattı dinleyicilere.

Ar-Ge’nin önemine ve Ar-Ge denen ruha değinerek söze başlayan İbrahim Mirmahmutoğulları, teknolojinin, insanların güç ve imkânlarıyla aşamadıklarını aşabilme istekleri sonucunda doğduğunu, Ar-Ge’nin de bunu daha ileri taşıma isteğinden kaynaklandığını söyledi.

TEKNOLOJİ İNSANA HİZMET İÇİN OLMALI

Burada insanları bekleyen tehlikenin, insanı geri plana atarak teknolojiyi öne çıkarmak olduğuna dikkat çekti İbrahim Mirmahmutoğulları. Aslolanın insan olduğunu ve her şeyin insana hizmet için yaratıldığını söyleyen konuşmacı, Müslümanın duruş sahibi bir insan olduğunu ve kendilerinin de bu duruşu olabildiğince sergilemeye çalışan bir grup olduklarını vurguladı.

BEYİNLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ

Faaliyet alanlarında insan unsurunun her zaman ön planda olduğunu söyleyen İbrahim Mirmahmutoğulları, yurt dışındaki yetişmiş beyinlerimizi geri çağıracak çalışmalar yapmalarının yanında, mevcut beyinlerin yurt dışına kaçmalarını engelleyecek çalışmalar da yaptıklarını söyledi. Bunun için şirketlerinin bünyesinde özellikle buna yönelik çalışmalara ağırlık verildiğine dikkat çekti. Türkiye’de Ar-Ge çalışmalarına önem veren şirketlerin olduğunu ama kendi gruplarının bu alanda diğer şirketlerin önünde olduğunu söyleyen İbrahim Mirmahmutoğulları, bu alana kendilerinin diğer şirketlerden daha çok bütçe ayırdıklarını söyledi.

BAŞKASININ SİLAHIYLA SAVAŞILMAZ

Son iki yüz yıldır teknolojinin Batıdan ithal edildiğini söyleyen İbrahim Mirmahmutoğulları, Çanakkale Savaşı’nda kullandığımız silahların da yine Alman firmalarından alındığına dikkat çekerek bunun bir ülke için kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti.

Yerli düşüncenin mutlaka ayağa kalkması gerektiği de gündemindeydi Mirmahmutoğulları’nın. Konuşmacı, bu alana özellikle kafa yorduklarını söyledikten sonra, İslami değerleri benimseyen bir grup olarak kendilerinin artık teknoloji ihraç eden bir grup haline geldiklerini ve bu anlamda kendilerinin, kendi iş alanlarıyla ilgili üzerlerine düşeni yapmanın vicdani rahatlığını yaşadıklarını kayda geçirdi.

BİRDEN ÇOK AR-GE VAR

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Ar-Ge çeşitlerine de değinen İbrahim Mirmahmutoğulları, bu çeşitlerden bir tanesinin “Yıkıcı Ar-Ge” olduğunu söyledi. Bu Ar-Ge’nin piyasayı sarsıcı etkisiyle mevcut teknolojiyi yıktığı için ‘yıkıcı’ diye isimlendirildiğini söyleyen konuşmacı, Apple firmasının bunu çok iyi kullandığını ve bunun hem itibar olarak hem de maddi olarak getirisinin de muazzam olduğunu söyledi. Bu getiriyi somutlaştırmaya çalışan İbrahim Mirmahmutoğulları, Apple firmasının kasasında bulunan paranın ABD Merkez Bankasının kasasındaki parayla mukayese edilebileceğine dikkat çekti.

Tüm bu çalışmaların ülkelerin kalkınması için vazgeçilmez olduğuna değinen İbrahim Mirmahmutoğulları, grup olarak kendilerinin bu alanda çalışmaya devam ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini söyleyerek konuşmasını bitirdi. 

Ahmet Serin



İlgili Konular beyin göçü ahmet serin
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş