Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


09:39, 20 Nisan 2018 Cuma
17:07, 15 Nisan 2018 Pazar

  • Paylaş
28 Şubat darbe davası kararı mağdurları memnun etmedi
28 Şubat darbe davası kararı mağdurları memnun etmedi

Cuma günü açıklanan 28 Şubat darbe davası kararlarında 68 beraat ve 21 müebbet cezası çıkması dönemin mağdurlarını memnun etmedi.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Türkiye tarihinde toplum ve siyaset üzerinde derin izler bırakan 28 Şubat 1997 bitmeyen, bitirilmeyen davaları ile gündemini korumaya devam ediyor.

28 Şubat darbesine ilişkin 103 sanık hakkında açılan davada mahkeme heyeti, kararını açıkladı. 68 sanık hakkında beraat kararı verildi. 21 sanığa ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.

13 Nisan tarihinde açıklanan 28 Şubat kararları bu konuda uzun zamandır hakimin kararını bekleyen bir çok insan tarafından memnuniyetsizlikle karşılandı. Zira hem dönemin sorumluğu sadece 21 kişi üzerinden yargılanmıştı hem e müebbet kararı ile birlikte tutuklanma gerçekleşmemişti.

Darbenin uluslararası boyutuna hiç değinilmemiş olmasına Star Gazetesi köşe yazarlarından yoğun tepki geldi. Gazetenin yazarlarından Yiğit Bulut köşesinde yer verdiği 28 Şubat kararlarına ilişkin yazısında;

"Sevgili dostlarım, ben bu soruyu yıllardır soruyorum; SİVİL GENERALLER NEREDE? O DÖNEMİN MEDYA PATRONLARI VE O MANŞETLERİ ATAN ADAMLARI NEREDE? 28 ŞUBAT’IN SİVİL GENERALLERİ KİM? VE NEDEN HALA CAMDAN KULELERİNDE OTURUYORLAR? BU KULELERE NE ZAMAN SIRA GELECEK? BU DAVANIN NE ZAMAN SİVİL GENERALLERİ DE İÇİNE ALACAĞINI VE NE ZAMAN GERÇEK ADALETİN SAĞLANACAĞINI BU MİLLET SABIRLA BEKLİYOR! " diyerek tepkisini gösterdi.

Yine aynı gazetenin yazarlarından Resul Tosun'un " Ürkek kararlar" olarak nitelendirdiği yazısında da dönemin mağdurlarının verilen karardan memnun olmadıklarını dile getirerek '24 milyonun mağdur edildiği davada 103 sanıkla başlanmış 21 sanıkla karar verilmiştir.' diyor.

Tek olumlu yanının 28 Şubat'ın bir 'Süreç' değil 'Darbe' olduğunun kabullenilmiş olduğunu belirten Sibel Eraslan hem dönemin mağdurlarından hem de davanın takipçilerinden olduğu için, karar ile adaletin sağlanmadığını ifade ediyor.

Eraslan yazısını, "Türkiye Cumhuriyeti, hitama eren 28 Şubat davası ile birlikte, darbeleri yargılayacak milli iradeye sahip bir ülke olduğunu tüm dünyaya ispat etmiştir. 1960 ve 1980 darbelerini yargılayamadık, nesillerimiz heba edildi... 28 Şubat darbesini yargılayıp muhakemeyi neticelendirmiş olmaksa, 15 Temmuz darbe ve işgal kalkışmasını yargılama konusunda çok önemli bir merhaledir..." diyerek sonlandırıyor. 

28 ŞUBAT DARBESİ

Türkiye üzerinde 15 Temmuz darbe girişimi öncesi son askeri müdahale olan 28 Şubat darbesi dönemin hükümet ortakları Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller'in silahlı kuvvetler tarafından istifaya zorlanması ile başlamıştı. Fiziki olmaktan çok medya üzerinden hükümete karşı yapılan baskıya askerler "Demokrasiye balans ayarı" derken yapılanlar sivil toplumda "Post-modern darbe" olarak anıldı.

1995 seçimlerinde Necmettin Erbakan'ın genel başkanı olduğu Refah Partisinin birinci parti olarak çıkması sonrası TÜSİAD, medya ve askerlerin üçlü koalisyonu tarafından manipulasyonlar sonrası Refah Parti'si kapatıldı.

O dönem üniversitelere alınmayan başörtülüler, okullardaki ikna odaları, medyada hergün halka sunulan senaryo icabı sahte tarikat haberleri süreci normalleştirme çabalarını destekliyordu.

Gazeteci İsmet Berkan, meydanın 28 Şubat'taki rolünü çok açık bir şekilde şöyle ifade etmişti: “28 Şubat'ın ana aktörlerinden biri de medyaydı ve medya olmasaydı 28 Şubat başarılı olamazdı. Medya neredeyse gönüllü olarak psikolojik harekâtın parçası oldu. Hepimiz kullanıldık ve kendimizi kullandırdık. 28 Şubat sürecinde hepimizin günahı var."

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş