Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


11:46, 21 Mayıs 2018 Pazartesi
15:34, 23 Ocak 2018 Salı

  • Paylaş
Abdullah Sak: Savunma da bir sanattır
Abdullah Sak: Savunma da bir sanattır

Abdullah Sak ile savunma sanatları ve gençlerimizin spora ilgisi üzerine hasbihal ettik.

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni

Kültür sanat editörümüz İbrahim Ethem Gören, Boğaziçi Üniversitesi  (BÜ) öğrencisi Abdullah Sak ile savunma sanatları ve Şahsiyet Akademisi üzerine hasbihal etti.

Boğaziçi Üniversitesi tarih bölümü son sınıf öğrencisi Abdullah Sak nevi şahsına münhasır bir öğrenci. Bir yandan BÜ’de tahsil görürken diğer taraftan savunma sanatları alanında Türkiye’nin önemli serbest dövüş ustalarından birisi. Savunma Sanatları Akademisi bünyesinde yayınladıkları videoları yüzbinlerce kişi seyrediyor. Sak, başka bir taraftan da çevresindeki gençlerle ilgilenerek eğitim hayatlarına katkı sağlıyor, onlara rehberlik ediyor.

Abdullah Sak ile savunma sanatları ve gençlerimizin spora ilgisi üzerine hasbihal ettik.

Abdullah Bey kardeşim sizi tanıyabilir miyiz?

94 yılında Antalya’da doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi Antalya’da tamamladıktan sonra eğitim hayatımın devamı ekseriyette İstanbul’da olmak üzere ve muhtelif coğrafyalarda devam etti. Eğitim metodolojisi, erken dönem çocukluk eğitimi, dil eğitimi, beden ve sağlık eğitimi, savunma sanatları eğitimi, karakter eğitimi gibi genel başlıkta eğitimde toparlanabilecek farklı alanlarla ilgileniyor ve çalışıyorum. Boğaziçi Üniversitesi’nde tarih lisans son sınıf olmakla birlikte, savunma sanatları alanında dersler vermekte ve sosyal medya kanallarımda yayınlar düzenlemekteyim. 

İki günün birbirine müsavi olmaması gerekiyor. Sizin de bu minval üzere bir hayat tarzınız var. Bir taraftan öğrencisiniz, diğer taraftan serbest dövüşle ilgileniyorsunuz, bir yandan da öğrencilerle ilgileniyorsunuz. Serbest dövüşten başlayalım dilerseniz. Serbest dövüş nedir?

Savunma sanatlarındaki pek çok kavram yurt dışından ithal ediliyor. Pek çok farklı branşta sanat çalıştığım ve bunları harmanlayarak kullandığım için serbest dövüş ismini kullanmayı uygun görüyorum. Bununla birlikte müsabaka kurallarının kısıtlayıcılığını kaldırdığı ve gerçek hayata sanatları aktarmayı sağladığı için bu isim bana alan açmıştı. Benim için serbest dövüş: Herhangi bir savunma sanatını kısıtlayıcı etkenlere ve kurallara bağlı kalmaksızın gerçek hayatta kullanabilmenin adıdır.

Serbest dövüşte ne arıyorsunuz?

Serbest dövüşte benim aradığım ve buna yüklediğim anlam herhangi bir yumruk savurmaktan veya kavgaya karışarak problem çıkarmaktan çok ötede. İyi insanın kötü ile mücadelesine imkân kılmasından bu sanatların felsefesine, öz güven kazanmaktan sağlıklı ve dinç olmaya kadar hayatı kuşatan bir bakış kazandırması benim aradığım yönüdür.

Aradıklarınızın ne kadarını buldunuz?

Aradığımın çok daha fazlasını bulduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Savunma sanatları çalışmak öğrencilerimin kimlik ve karakterlerinin inşaasından dik duruşlarına, sağlıklı ve enerjik olmaktan merdiven basamaklarına basış şekline kadar sirayet eden bir süreç oldu. Hayatımda karşılaştığım hemen her haksızlığa elimle müdahale etmekten hiç çekinmedim; tabi bu noktada hoş hatıralardan bahsedemem fakat benim önümde bir insanın tartaklanması, bir adamın eşini dövmesi mümkün olmadı, tabi bu vesileyle ister istemez çok kavgaya da karışmış oluyorum. Güzel olarak bahsedebileceğim çok şey var: mesela geçtiğimiz günler defaatle yaşadığım kazalardan birini daha tecrübe ettim.

Normalde bir insanın iki ay hastahanede yatmasına sebep olacak bir darbeyi ufak bir burkulma ile atlatmış oldum. Başıma ortalama bir kaza geldiği zaman çevremle dahi paylaşma ihtiyacı hissetmem, çünkü savunma sanatları insanın kaza çekincesini, bedeninize verdiği esneklik ve güçle epey ortadan kaldırır.

SAVUNMA DA BİR SANATTIR!

Siz buna savunma sanatı diyorsunuz. Savunma gerçekten bir sanat mıdır? Yahut hangi hususiyetlerle böyle bir özellik kazanabilir?

Çalıştığım uzak Doğu kökenli branşlar çok kapsayıcıdır. İlkeleri, ahlâk anlayışı ve dini prensipleri ile kabaca fiziksel tanımın çok ötesindedir ve bu sebeple sanattır diyebilirim. Savunma sanatları tıptan meditasyona, silah kullanımından anatomiye kadar çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Savunma psikolojik ve fiziksel süreçlerin tümünü kapsayarak hareket ve güce kontrol ve ahenk katar. Bizim branşlarda el vuruşlarından taklalara kadar estetiği görebilir ve ritmi rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Diğer taraftan yayınladığınız videolarla geniş bir takipçi kitlesine sahipsiniz. Yayınlarınıza ne türden dönüşler alıyorsunuz?

Yayınlarımızı ekseriyette Youtube platformunda yapıyoruz. Türkiye’de nitelikli izleyici kitlesinin henüz yeterince gelişmemesi nitelikli dönütü de haliyle etkiliyor. Fakat takipçilerimizden epey güzel geri dönüşler de alıyoruz. Genellikle takdir içeren ifadeler, savunma sanatlarına dair sorular ve teknik eleştiriler dönütlerdeki ana paydayı oluşturuyor. Tabi takipçilerimden felsefe kitaplarına varana dek çeşitli hediyeler de alıyorum.

Eyvallah. Gençler sporla ne kadar iç içe… Spor ya da sanat, yahut nitelikli bir meşgale ile uğraşan gençler ne türden ilave katma değerler kazanır?

Gençlerimiz günümüz eğitim sisteminin yapısı dolayısıyla spordan çok uzaklar. Teşvik yerine çoğu zaman veli engeli de bu uzaklığa sebep olan başka bir etken. Gençlere doğru şekilde imkân sunulduğu takdirde sporlara ve sanatlara oldukça ilgililer. Bazı öğrencilerim şiire ilgi duyarken aynı zamanda kemankeş olabiliyor. Ressam olup profesyonel güreşçi de olabiliyor. Bu tip gençler hayata karşı çok daha güçlü duruyorlar, zararlı alışkanlıkların tümünden epey uzaklar. Meslekî katkısı ve iş imkânları da oluyor bir sanat ya da spor bilmenin.

Savunma Sanatı çalışmanın gençlerin hayatında ne kadar yeri var?

Türkiye’de çok sayıda profesyonel savunma sanatı ustası var, fakat öğrenciler çoğu zaman uzun soluklu olarak bu ustalarla çalışamıyorlar. Not ve okul kaygısı velileri çocuklarını spordan koparmaya itiyor. Gençlerden bu noktada ailesine rağmen ve okul saatlerine rağmen profesyonel sporcular çıksa da bu sayı çok nadir denebilir.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDE SAVUNMA SANATLARI EĞİTİMİ ALMAK İSTEYEN ÇOK ÖĞRENCİ VAR

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri savunma sanatlarına ilgi gösteriyor mu?

Okul çevremde savunma sanatları çalıştığımı bilen pek kişi yoktur, daha doğrusu okulda efendi, çalışkan öğrenci rolünde kalmayı tercih ediyorum. Çünkü 16 yıllık dövüşçü olduğumu öğrenenler ilk başta çekimser yaklaşıyorlar. Bazen kanaldan dolayı simaen tanıyıp tanışmaya gelenler oluyor, eğitim almak isteyen Boğaziçili arkadaşım ise epey fazla sayıda. 2014-2015’te bu saikle beden eğitim hocalarımıza giderek okulda ders verebileceğimi ve ders grubu açabileceğimi 3-4 defa belirttim. Cevaben benim branşıma okul dahilinde izin verilemeyeceği söylendiği için vazgeçtim.

Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Savunma sanatlarında 5 branşta ustalık sahibiyim ve bu branşlardan 2 tanesi henüz Türkiye’ye gelmedi. 1 branşın ise Türkiye’deki ilk çalışanı ve ustası olduğum için Kore’den Türkiye temsilciğini almıştım. Aynı zamanda, müsabık sporculuktan ziyade insanlara en pratik şekilde tehlikelere karşı koymayı ve kendilerini savunmayı anlattığım için farklı bir ilgi kesbediyor. Bir diğer ilgi ve alaka nedeni ise; bizim branşımızın savunma yönünün ve pratik oluşunun kadınlara da rahatlıkla hitab edebilmesi ve güçten ziyade estetiği esas alması diyebilirim.

Bu alanda ders vermeyi düşünüyor musunuz?

2013 senesinden bu yana yakınlarıma ders veriyorum fakat bir mekan ve düzenimiz olmadı. Yeni kuracağımız bir salonu yakında Fatih’te açmayı planlıyoruz.

Son olarak okuyucularımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

Her ne zorlukla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar genç arkadaşlarıma ve büyüklerime hayatlarında sporu vazgeçilmez bir unsur olarak görmelerini naçizane tavsiye ediyorum. İnsan için spor kültürü hayatın ta kendisidir ve bu noktada verilen tavizler insana sağlık yönünden, psikolojik yönden, hayat kalitesi yönünden negatif şekilde geri dönütler verir. Bu söyleşimizi de sabırla okudukları için değerli okuyucularımıza teşekkür ediyor, sağlıklı ve enerjik bir hayat diliyorum.

İlginiz için teşekkür ediyorum.

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş