Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


00:20, 30 Nisan 2017 Pazar
09:49, 08 Mart 2017 Çarşamba

  • Paylaş
Devrim Muhafızları terörist ilân edilir mi?
Devrim Muhafızları terörist ilân edilir mi?

ABD’de Trump yönetiminin başa geçmesini takiben Beyaz Saray koridorlarında yayılmakta olan söylentilerin İran’ı korkuttuğu belirtildikten sonra genel olarak, Devrim Muhafızları’nın kara listeye alınması durumunda ortaya çıkacak neticeler analiz ediliyor.

Deniz Baran

Bundan yaklaşık 2 hafta önce Brookings Enstitüsü’nde yayımlanan bir yazıyı temel alarak “Müslüman Kardeşler Terörist İlân Edilebilir mi?” başlıklı bir haber analiz kaleme almıştım. Yazdığım yazıda esas aldığım metin, Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz tarafından verilen ve Müslüman Kardeşlerin ABD tarafından terörist ilân edilmesini öneren yasa tasarısının hukuki boyutunu ele alıyordu.

Bu yazıdan kısa bir süre sonra ise Al Arabiya’nın İngilizce versiyonunda “İran’ın Devrim Muhafızları Kara Listeye Alınmayı Neden Hak Ediyor?” başlıklı bir yazı yayımlandı (Orijinali için: http://english.alarabiya.net/en/perspective/features/2017/02/28/ANALYSIS-Why-Iran-s-Revolutionary-Guards-deserve-to-be-blacklisted.html)

Esasında bu yazı, mahiyet bakımından, bir önceki yazıyla pek benzer sayılmazdı. Hem yazının kaynağı Amerikalı bir merci değildi hem de mesele bu sefer hukuki açıdan ele alınmıyordu. Fakat tematik olarak benzerlik taşıdığı için (ABD yönetiminin farklı Müslüman ülkelerdeki bazı oluşumları terör listesine alma ihtimali) bu yazıya dair bir haber analiz yazmanın faydalı olabileceğini düşündüm.

Yazıya dair ilk söylemem gereken şey, başlığın biraz yanıltıcı olduğudur. Başlıkta “Neden hak ediyorlar?” diye bir soru kökü kullanılmış olmasına rağmen ABD’de Trump yönetiminin başa geçmesini takiben Beyaz Saray koridorlarında yayılmakta olan söylentilerin İran’ı korkuttuğu belirtildikten sonra genel olarak, Devrim Muhafızları’nın kara listeye alınması durumunda ortaya çıkacak neticeler analiz ediliyor. Biz de, o hâlde, aynı şekilde devam edelim.

Yazının en başta belirttiği gibi, ABD’nin ya bir başkanlık kararnamesiyle ya da daha kalıcı bir şekilde bir yasa çıkarmak suretiyle Devrim Muhafızları’nı kara listeye alması mümkün ve bu iki seçenek de ihtimal dâhilinde. Peki, böyle bir karar alınırsa somut olarak ne gerçekleşecek:
- ABD’de Devrim Muhafızlarına ait olan tüm malvarlığına el konabilecek,
- Hiçbir Amerikan şirketi yahut işletmesi Devrim Muhafızlarına mal yahut hizmet temin edemeyecek,
- Amerikan bankalarının Devrim Muhafızları ile herhangi bir işlem yapması mümkün olmayacak,
- ABD, Devrim Muhafızları ile bağlantılı gemilere uluslararası sularda el koyabilecek.

Şimdi yazının sistematiğini izleyerek, bu durumların gerçekleşmesi hâlinde ortaya çıkabilecek sonuçlara göz atalım. Tabi analiz yazarının görüşlerine göre:

Politik Sonuçları

Böyle bir karar, doğrudan İran’daki müesses nizamı ve dini lider Hamaney’i hedef alan bir hamle olacaktır. Zira Devrim Muhafızları, “Molla rejiminin” temel yapıtaşı olarak düşünülmektedir.

Ekonomik Sonuçları

Devrim Muhafızları’nın İran ekonomisindeki tam nüfuzunu tespit eden bir istatistik olmasa dahi İran’daki hemen her sektöre yayıldıkları ve ülke ekonomisinin tahmini olarak yüzde 20-40 arasında bir oranına doğrudan etki yaptıkları tahmin edilmektedir. İran içerisinde ve dışında 812 şirket, Devrim Muhafızları ile bağlantılı olup İran’da yatırım yapmak isteyen herhangi bir odağın bu şirketler aracılığıyla piyasaya girmekten başka şansı yoktur. Reuters’in öne sürdüğü kadarıyla Devrim Muhafızları’nın ekonomik imparatorluğunun senelik satış hacmi 10-12 milyar dolara ulaşmaktadır ki bu meblağ, Devrim Muhafızları’nı Orta Doğu’nun en büyük ekonomik yapılarından biri hâline getirmektedir.

Tüm bu durum göz önünde bulundurulduğunda, ABD’nin olası bir kararıyla ortaya çıkacak neticelerin Devrim Muhafızları’na, hâliyle İran’daki rejime büyük bir ekonomik darbe vuracağı tahmin edilebilir.
ABD’nin böyle bir karar alması, ayrıca, yabancı yatırımcıların İran’dan uzak durmasına yol açmakla kalmayıp geçtiğimiz yıl imzalanan nükleer anlaşma sonrasında Batılı şirketler ile İran arasında yapılan büyük ölçekli anlaşmaların da yeniden gözden geçirilmesine sebep olabilir. İran’ın sahip olduğu doğal kaynakları efektif bir şekilde kullanabilmesi için elzem olan bu anlaşmaların (örneğin, Fransız Total ile yapılan anlaşma, Airbus ve Boeing ile yapılan anlaşmalar) uygulamaya geçmemesi durumunda İran ekonomisinin “yaptırım dönemlerine” dönmesi işten bile olmayacaktır. Ülkenin ihracat umutları ve küresel piyasalara erişim planları bir nevi suya düşecektir.

Askeri Sonuçları

Olası askeri sonuçlar da 5 madde hâlinde sıralanmaktadır:
- İran’ın Suriye, Irak, Yemen vb. ülkelerdeki varlığı, Batı’nın başını çektiği uluslararası toplum tarafından doğrudan illegal ve gayrimeşru ilân edilebilir olacaktır,
- Hâliyle Devrim Muhafızları’na bağlı gruplar da aynı muameleye maruz kalacaktır,
- İkinci maddedeki duruma bağlı olarak Suriye-Lübnan hattında Esad-Hizbullah ekseni, Yemen’de Husiler ve Irak’ta HaşdiŞaabi güç kaybedecektir,
- Devrim Muhafızları’nın uluslararası sulara erişimi ciddi şekilde kısıtlanacaktır,
- Genel bir netice olarak, bölgedeki güç dengeleri ciddi bir biçimde ve İran aleyhine değişecektir.

Sosyal Sonuçları

Yazının bakış açısının, “Molla rejimi” ile İran halkını tamamen ayrıştırma konusunda ayakları pek yere basmayacak derecede ileri gittiğini, belki de durumu kasten böyle sunmak istediğini bu bölümde net şekilde sezebiliyoruz. Örneğin, ülke içindeki protestoları bastıranın Devrim Muhafızları olduğundan, Devrim Muhafızları’na onları kara listeye almak suretiyle darbe vurulması hâlinde bu yapının halkın gözünde zayıf düşeceğinden ve böylece iç karışıklıklara yolun açılacağından (hem Muhafızlar’ın içerisinde hem de ülke içerisinde) bahsedilen mantık kurgusu, bu anlatıyı iyi gösteriyor. Öyle ki böyle bir hamlenin Devrim Muhafızları’nın tabutuna son çiviyi çakacağı ve halkın ilk fırsatta sokaklara döküleceği tezi açıkça savunuluyor. Şahsen, bu denenlerin kısmen gerçekleşebileceğini düşünmekle birlikte Devrim Muhafızları-Mollalar eksenli rejim diye tarif edilen yönetim kademesiyle toplum arasında bu denli bir keskin bir ayrım olduğunu zannetmiyorum.

(DEAŞ) IŞİD ile Savaşa dair Sonuçları

Yazı, İran’ın IŞİD ile savaşta etkili bir aktör olduğu argümanını baştan aşağı yanlış addediyor. İran’ın baştan beri bu mücadeleye katkıda bulunmadığına dair öne sürülen ilk karşı argüman ise İran ekseninde hareket eden Suriyeli Esad ve Iraklı Maliki’nin, IŞİD’in vücut bulmasına rol oynayan yüzlerce mahkûmu en baştan serbest bıraktığı olgusu oluyor. IŞİD’i bugün bu kadar güçlü kılan damarları besleyen şeyin ise Maliki’nin uyguladığı politikalar olduğu vurgulanıyor. Hatta Musul’un IŞİD’e terk edilmesinin Maliki’nin kasıtlı tercihi olduğu iddia edilmekle birlikte Palmira’nın IŞİD’e terk edilmesi konusunda da Esad’ın aynı şeyi yaptığı öne sürülüyor.

İran’ın IŞİD ile mücadeleye katkı yapmadığına dair ortaya atılan bir diğer argüman da IŞİD’in onca eyleminin hiçbirinde İran’ı hedef almamış olması.

Neticede, yazının kurgusuna göre, Suriye-Irak ekseninde oynanan oyunda herkes rolünü biliyor ve İran, esas olarak IŞİD’i hedef almazken böyle bir imajı yayarak, IŞİD’in gözünü korkutmuş olduğu Batı’yı tavlıyor ve kendine meşruiyet alanı açıyor.

Peki, İran Karşılık Verir mi?

Yazı, kısaca bu sorunun tartışılması ile son buluyor: ABD’nin böyle vurucu bir hamle yapması karşısında İran yönetimi sessiz mi kalacak? Cevap olarak da “karşılık verebilirler” dendikten sonra “ancak Trump yönetimi, İran’ın 29 Ocak’ta yaptığı füze denemesine dair sert bir uyarı yolladıktan sonra 3 Şubat’ta yapılacak deneme hemen iptal edildi.” diye not düşülüyor ve sert bir ABD’ye karşı İran’ın çekinik kalacağı ima ediliyor. Esasında, yazının genel niyetini tamamlayıcı bir şekilde, “İran’a karşı tereddüt bitmeli ve kararlılıkla üstlerine gidilmeli” çağrısı yapılıyor, diyebiliriz.

 



İlgili Konular iran devrim muhafızları
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş