Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


15:17, 25 Haziran 2017 Pazar
12:19, 14 Mart 2017 Salı

  • Paylaş
Diplomatik gerilim
Diplomatik gerilim

On gün önce Almanya ile başlayan gerilimin ardından karşıtlar cephesi genişlerken, (beş ülke) Rotterdam'da haftasonu yaşananlar Hollanda'da yaşayan Türkler ve Müslümanlar için yeni bir dönemin habercisi

Sinan Özdemir | Brüksel

On gün önce Almanya ile başlayan gerilim haftasonu yeni bir eşiğe ulaştı. Bu defa Hollanda diplomatik teamülleri hiçe sayarak önce  dışişleri bakanımızı taşıyan uçağın inişine izin vermeyerek ve ardından Aile'den sorumlu bakanımızı  “istenmeyen kişi” (persona non grata) ilan ederek görülmemiş bir skandala imza attı. Hollanda'dan sonra Danımarka da karşıt ülkeler kervanına katılarak Hollanda'ya destek verdiğini duyurdu. Bir yanda karşıtlar cephesi genişlerken (beş ülke) tansiyonu düşürmeye yönelik telefon diplomasisi de bütün hızıyla sürüyor. Ne var ki, Avrupa Birliği ve NATO'dan yapılan açıklamalar beklentilerin altında kaldı.  Meselenin bir cihetinde iki ülke arasında başgösteren kriz varsa diğer cihetinde giderek önem kazanan aşırı sağ partilerin yabancı addettikleri gruplara ve Müslümanlara karşı dışa vurdukları sözlü şiddet yer alıyor. Rotterdam'da haftasonu yaşananlar Hollanda'da yaşayan Türkler ve Müslümanlar için yeni bir dönemin habercisi.

Hollanda'nın  tutumu politik hesaplara dayandırılsa da aslında çok farklı gerçekleri bir arada barındırıyor. Yaşananlardan yola çıkarak  bir diplomatik krizden bahsetmek mümkün ; ancak biçimi itibariyle 21. yüzyılın uygulamalarından uzak 19. yüzyıldan  kalma "kapalı  kulüp diplomasisinin" bir tezahürü olarak birden fazla devletin yer aldıkları çokyönlü bir diplomatik krizden  bahsetmek gerekiyor. Domino etkisi yapması  bu yüzden. Uluslararası sistemde devletler eşit (egemen) kabul edilse de , Avrupa'da sergilenen "diplomatik dayanışma" ,  "eşitler arasında birinci" (primus inter pares) fikrinin egemen görüş olmasıyla izah edilebilir. Bu tutum özellikle Soğuk Savaş sonrası anlam kazandığını düşündüğümüz küresel organizasyonların (Güvenlik Konseyi, G7, G20...) bütün ağırlıklarına rağmen sürdürülmüştür. Tarif ettiğimiz bu yaklaşım , Alman diplomasisinin önemli  dayanak noktalarının başında geliyor.

Yine bu anlayış,  Almanya'nın pasif görüntüsünü  muhafaza etmesini kolaylaştırıyor. Almanya'nın Avrupa'daki merkezi konumu gözönünde bulundurulduğunda Hollanda'nın  kendi başına hareket ettiğini düşünmek  yanıltıcı olacaktır. Hadiseler üzerinden 48 saat geçtikten sonra Almanya şansölyesinin , "Avrupa dayanışması" çerçevesinde, Hollanda'ya sahip çıkması kapalı kulüp diplomasisinin işlediğini gösteriyor.

Rotterdam'da yaşanan hadiseler aslında kaybolduğunu düşündüğümüz bir turumun kaybolmadığını da gösterdi. Yapılan açıklamalar içinde Geert Wilders'in açıklamaları ayrı bir öneme sahip.  Ötekiye bakışı, Güney Afrika'da denendikten sonra Batı'ya ihraç edilen ve  Flemenkçe'den dünya dillerine geçen  "apartheid" (ayrıştırma) sözcüğünde aranmalıdır. Toplumsal hareketlikleri güç dengesi ile izah etmek veya düşünmek yalnızca sosyal bağları zayıflatmıyor, çözülmeyi de hızlandırıyor. Uluslararası hukukun güç dengelerine göre geçerlilik kazandığı yadsınamaz. Son yıllarda Ortadoğu'da veya  Afrika'da , çatışma   bölgelerinde, yaşananlar bunun en somut göstergesi. İlişkinin düzeyini güvenden çok güç dengesi belirliyor. Örneğin, merkezi güçlerin eski kolonileriyle yürüttükleri ilişki ,  kolonyal dönemde kaldığını düşündüğümüz "küçük düşürme diplomasisi" özellikle Afrika'da bir gerçeklik olarak sürdürülüyor. Emperyal geçmiş canlılığını koruyor.  Uluslararası hukukun ayaklar altına alınması , tek taraflı işlemesi, yeni mağduriyetler yaratıyor.

Avro krizinden bu yana Avrupa'da yükselişini sürdüren  aşırı sağ partilerin çevreden merkeze ilerleyişi merkez partilerinde tedirginliği artırıyor.  Avrupa Birliği ve İslam karşıtlığı üzerinden oy devşiren partiler için bütün yollar Roma'ya çıkıyor. İngiltere'nin Brexit kararı ve Donald Trump'ın seçilmesinden sonra AB karşıtları 2017'de Hollanda, Fransa ve Almanya'da gerçekleşecek seçimlerden zaferle çıkacaklarına inanıyorlar. İskandinav ülkelerinde bile aşırı sağın yükselmesi yalnızca siyasi haritayı değiştirmiyor Birlik dışındaki devletleri yeni iletişim kanalları oluşturmaya zorluyor. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve İsrail bunu sağlamayı başaran sayılı devletlerden bir kaçı. On yıl önce radikal sağa yönelik lobi faaliyetlerini hızlandıran bu devletler ilişkilerinin olası iktidar değişiklikleriyle zedelenmeyeceğini de biliyorlar. Özellikle İsrail, Yahudi karşıtlığını siyasi söylem olmaktan çıkarmayı başardı. Tabanda hala geçerliliğini korusa da  parti kadrolarında  artık dillendirilmiyor.

Avrupa'da yaşayan Müslümanlar için zaman aleyhlerine işlemeye devam ediyor. İslam karşıtlığının diğer dini otoritelerin devreye girmesiyle azalacağına inanmak mümkün ama yeterli değil. Kamuoyu diplomasisi , lobi faaliyetleriyle ve çok yönlü projelerle desteklenmesi gerekiyor. Müslümanların kamusal alanda varlıklarını artırmaları ,  aktif katılım sağlamaları çözümü kolaylaştıracaktır. Bu noktada içinde yaşadıkları toplumların siyasi, sosyal ve kültürel tartışmalarına katılmaları büyük önem taşıyor. Üniversitler tartışma zemini sunsa da, tartıştıkları konular  ön hazırlık gerektirdiğinden, iletişim kazalarına sebep olabiliyor. Siyasette temsil edilseler de meclise gönderdikleri vekil veya temsilcileri yokluklarıyla göz dolduruyorlar.  Toplumsal Sözleşme de olduğu gibi sosyal bağların artırılması  moral bağların güçlendirilmesinden geçiyor.

Hollanda'da yaşanan skandalın cezasız kalmaması bu minvalde büyük önem taşıyor. Haftasonu yaşanan skandalın bir daha tekerrür etmemesi için  kararlılığımız diplomatik ve ekonomik yaptırımlarla desteklenmelidir. Son kertede,  Hollanda krizi  sadece giderek artan Türkiye karşıtlığını gündeme getirmedi aynı zamanda İslam karşıtlığından beslenen partilerin giderek artan ağırlıklarını da gözler önüne serdi.        



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş