Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


06:35, 19 Ağustos 2017 Cumartesi
Güncelleme: 01:18, 19 Nisan 2017 Çarşamba

  • Paylaş
Foça neyimiz olur?
Foça neyimiz olur?

Bosna Hersek'teki Foça şehri Osmanlı hakimiyeiinde bir ticaret ve ilim merkezi iken bugün şehirde Müslümanlara rastlamak adeta imkansız hale gelmiştir

Dr. Mehmet Ali Debre

Foça bir çoğumuz için İzmir’in bir ilçesidir. Ancak Osmanlı dönemi sınırlarında Foça adında bir yerleşim yeri daha vardır. Bugun Bosna Hersek topraklarında kalan Foça şehri. Romanlara konu olan meşhur Drina nehrinin kıyısındaki bu şehrin hüzünlü tarihinde katledilen binlerce Müslüman vardır.

Foça şehri neredeyse Saraybosna ile aynı tarihte fetholunmuştur. Kayıtlara gore ilk Osmanlı orduları Kosova savaşından kısa süre sonra bölgeye ulaşmıştır. 1430’larda ciddi akınlar başlar. Ancak Foça’nın tamamen fethedilmesi 1460’ları bulur.

Drina nehrini geçen Fatih Sultan Mehmet ve Gazi İsa (Isakovic ) Bey Foça’yı da kontrol altına alırlar. İlk ismini Hodca olduğuna dair rivayetler olsa da Osmanlı döneminde Foça olarak isimlendirilmiştir. Yaklaşık 100 senelik zaman zarfında şehir nufusunun çoğunluğu İslamlaşmıştır. 


Osmanlı kısa zamanda Foça’ya yatırımlarını arttırır ve Hersek Sancağı’nın merkezi haline getirir. Dubrovnik’ten gelen ticari ürünler Foça üzerinden içeri bölgelere aktarılmıştır. Drina nehrinin kıyısında olması şehre avantaj sağlamıştır. Ticaret’in yoğun olduğu şehirde Yahudi nufus yer almıştır. Evliya Çelebi’nin kayıtlarına göre Foça’da Yahudiler de yaşamaktadır. Osmanlı yönetimindeki Foça 300 sene boyunca ticari ve ilmi merkez olarak kalır. Şehirde birçok alim yetişir ve Osmanlı topraklarının farklı bölgelerinde hizmet eder.

Osmanlı’nın Berlin Kongresi sonrası bölgeden çekilmesi ile Foça’nın kaderi değişir. 1918’e gelendiğinde şehirde 18 camii olduğu kaydedilmektedir. 1.Dünya Savaşından sonra kurulan Sırp ve Hırvat Krallığı topraklarında kalan Foça’da nufusun onemli bölümünü Müslümanlar oluşturmuştur. Şehir’deki Boşnak nufus 1939’da başlayan II.Dunya Savaşı esnasında ise Sırp Çetniklerin saldırılarına maruz kalır. 1939-1945 arasında 2000’den fazla Müslüman’ın bu saldırılarda katledildiği kaydedilmiştir. Buradaki Müslüman nufusun çoğu şehirde yaşarken Ortodoks Sırp nufus köylerde yerleşmiştir. Meşhur Sırp General Draza Mihajlovic liderliğindeki Çetniklerin silahlandırdığı Ortodoks milislerin yaptığı bu katliam tarihe geçer.

Tito iktidarı döneminde Foça yeniden canlanır. Şehrin nufusu artar ve Bosna Hersek ulemasından birçok isim Foça’da görev yapar. 1992’deki Sırp saldırılarından önce şehir nufusunun yüzde 50’den fazlasının Müslüman olduğu kayda geçmiştir. 1990 senesinde Alija Izzetbegovic önderliğindeki SDA Partisi Foça’da büyük bir miting yapar. Bu mitingde Foça’da yaşanan katliamların bir daha yaşanmayacağı mesajı verilir.

Ne yazık ki bu mitingden sadece 2 sene sonra Foça Sırp Çetniklerin saldırısına maruz kalır. Boşnaklar bu saldıralara karşı hazırlıksız yakalanmıştır ve tarih akılalmaz bir şekilde tekerrür eder. Foça, Sırp kuvvetlerinin ilk saldırdığı ve direnişle karşılaşmadığı noktalardan biri olmuştur. Kısa bir zamanda 5000’e yakın Müslüman öldürülür veya sürgune maruz kalır. Drina nehrinde kıyısında yine bir katliam yaşanmıştır. Dayton anlaşması imzalandığında Foça’da neredeyse hiç Müslüman kalmamıştır.

Sırp milliyetçilerin kalesi olarak kullanılan Foça, uzun bir süre savaş suçlularının saklandığı şehir olarak anılmıştır. Dağlık bir arazide olması ve çevre ile kısıtlı iletişimi sayesinde kaçaklar için ideal bir yerdir. Sırplar o kadar ileri gider ki şehrin ismi Sırbinje olarak değiştirilir. Sonraki yıllarda bu karar iptal edilir.

Bugün itibariyle resmi kayıtlarda nufusun yüzde 10’u Müslüman olarak gözükse de Foça şehrinde hemen hemen hiç Müslüman yaşamamaktadır. Açık olan 2 camii vardır. Türkiye’nin desteğiyle savaş zamanı yıkılan Alaca Camiinin yeniden inşaası devam etmektedir. Geride kalan Müslüman nufus ise sadece varlığını devam ettirme mücadelesi vermektedir.

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş