Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


08:38, 23 Kasım 2017 Perşembe
09:46, 20 Haziran 2017 Salı

  • Paylaş
Cibuti kimlerin toprağı?
Cibuti kimlerin toprağı?

"Fransız Somalisi" olarakta bilinen Cibuti'nin Ortadoğu ve Doğu Afrika’ya nüfuz edebilen bir devlet olmasının nedeni, bizzat topraklarından kaynaklanıyor

İbrahim Tığlı

Cibuti, Doğu Afrika’nın en jeostratejik ülkelerinden biri. Oldukça küçük bir ülke olmasına rağmen Ortadoğu ve Doğu Afrika’ya nüfuz edebilen bir devlet. Cibuti’nin bu etkisi yer altı zenginliklerinden ya da  Güney Afrika gibi Afrika için bir model olmasından kaynaklanmıyor; önemi bizzat topraklarından kaynaklanıyor. 

Doğu Afrika’nın bu küçük devleti "Fransız Somalisi" olarak da biliniyor.  Kızıldeniz'e adeta bir doğal liman gibi açılan Cibuti, 1577’den 1867’e kadar Osmanlı Devleti’nin toprakları içinde kalmış, daha sonra Fransızlar, bölgeyi işgal ederek 1977’ye kadar sömürge devleti kurmuşlar ve ismini Fransız Somalisi olarak değiştirmişler. Cibuti, Etiyopya’daki Somali eyaleti, Somali devleti, Kenya Somalisi, Somaliland,  Putland gibi  Büyük Somali diye isimlendirilen bölge içerisinde yer almakta. Bir milyona yaklaşan nüfusunun çoğunluğunu Somalililer ve Afarlılar oluşturuyor. 

İngilizler 19 yüzyılın son çeyreğinde Uzakdoğu’da ticari koloni olarak Hong Kong’u kurdularsa; Fransızlarda bir ticari  koloni olarak Cibuti’yi seçtiler. Sömürgecilik ve bağımsızlık dönemlerinde Cibuti hep bir Fransız kalesi rolünü oynadı. 

Cibuti'yi 2000’li yıllarda önemli hale getiren yalnız Ortadoğu ile Afrika arasında bir köprü olması değil, aynı zamanda Cibuti’de bazı Batılı ülkelerin (ABD,Fransa, İtalya) askeri üssünün bulunması. Cibuti’nin en önemli gelir kaynağı da bu üsler, Sadece Cibuti’nin, ABD’den yıllık kira geliri 65 milyon dolara yakın. Çin ve Suudi Arabistan ise açacakları üsler için daha fazla kira bedeli ödeyecekler. Ülkede Atalanta yapı kapsamı içinde sözde korsanlarla mücadele eden İngiliz, İspanya, Almanya, Belçika, İtalyan, Kanada askerleri de var. Halkın da en önemli gelirlerinden biri de bu askerlerin harcamaları. 

Cibuti’de askeri üsler kurmanın küresel güçler açısından oldukça büyük faydası bulunmakta. Dünyada deniz trafiğinin en yoğun olduğu Aden körfezi, ancak Cibuti’den kontrol edilebilir. Her yıl yüz binlerce ticari ve askeri gemi Hint okyanusundan Kızıldeniz'e buradan geçiyor. 

ABD, 1990’ların ortasında Somali’den askerlerini çekince 2001’de Cibuti’de askeri üssünü kurarak bölgeye askeri olarak tekrar yerleşti. Başlangıçta Somali ve Yemen’de el Kaide’ye karşı operasyonlar Cibuti’den yapılıyordu. Daha sonra Somali’de Eş Şebab’a karşı operasyonlar da Cibuti’den yapılmaya başlandı. ABD’nin 5 bine yakın askeri bulunuyor bu üstte ve 10 yıl daha bu üssün kullanımı için yeni bir anlaşma yapıldı Cibutili yetkililerle. 

ABD’nin Afrika’daki Askeri varlığı olarak bilinen AFRİCOM’a bağlı olarak çalışan bu üs, hava operasyonların yanısıra Afrika ükelerinden gelen askerlere eğitim de veriyor. Uganda, Fildişi ve Mali askerlerinin burada eğitildiği bilinmekte. 

Fransa’nın zaten öteden beri  bölgede ciddi bir askeri varlığı var.  Yaklaşık Fransa’nın askeri üssünde 2000 asker bulunuyor. Aynı zamanda Cibuti askerleri Fransız  subaylar tarafından eğitilmekte. Hatta Cibuti ordusunda görev yapan Fransız askerler de bulunuyor. Fransa Kenya ordusu Eş Şebab’a karşı düzenlediği hava operasyonlarını bu askeri üssü kullanarak gerçekleştirdi. 

Cibuti askeri üslerinin şu anda en yaygın olarak kullanılmasındaki etmenlerden biri de Yemen iç savaşı. Yemen’deki Husilere karşı yapılan operasyonlarda bu askeri üsler kullanılmakta. Cibuti’deki askeri üsler çok amaçlı bir vazife görünüyor. Sonuç olarak bu üsler yalnız teröristleri hedef almıyor, ülkelerin işgaline karşı direnen insanları, sivilleri de hedef alıyor. Örneğin geçen aylarda bu üslerden kalkan insansız hava taşıtları Kenya sınırında bir mülteci kampını bombalamış  çoğunluğu kadın ve çocuk olmaz üzere en az 40 sivil hayatını kaybetmişti. 

Suudi Arabistan yönetimi de Yemen’deki savaşını ABD’nin desteği ile daha organizeli ve donanımlı yürütmek için Cibuti’de bir askeri üs kuruyor. Askeri üssün Suudi Arabistan’ın bölgedeki ilk askeri üssü olması açısından ayrı bir öneme sahip. Suud, artık bölgeye yalnız petro-dolarlarla değil askeri varlığı ile de etkinlik kurma arayışında. ABD’den alınması düşünülen silahların burada konuşlandırılacağı şimdilerde söylenmeye başlandı. Suudi Arabistan’a üs kurmada en büyük desteği şimdiden ABD teknik olarak vermeye başladı bile. 

Suudi Arabistan yönetiminin Cibuti’de askeri üs kurma kararı yalnız bölgesel dinamiklere bağlı değil. Aynı zamanda küresel rekabetle de ilgili. 

Çin 2016’da Cibuti’de askeri üs kurma hazırlığına başlayınca; ABD iki ülkeyi daha öne sürdü. Bunlardan biri Suudi Arabistan diğeri Japonya’ydı. Japonya 2016 yılını Afrika yılı ilan etmiş ve Afrika’da 40 milyar dolara yakın  yatırım yapacağını açıklamıştı. Fakat kimsenin aklına bu yatırımların askeri konularla ilgili olacağı gelmiyordu. Zaten Japon yönetimi de tarıma yönelik yatırımlar yapılacağının altını çiziyor hatta bazı Doğu Afrika ülkeleri ile toprak kiralama anlaşması yapıyordu. 

Japonya’nın bölgede askeri üs bulundurmasını gerektirecek hiç bir sebep yokken ilk askeri üssünü Cibuti’de açması tesadüfi bir olay olarak görülmemeli. Japonya’nın askeri üssü Afrika’da en fazla satılan Toyota marka otomobillerini korumakta değil, asıl hedef Çin’i bu bölgede kontrol altında tutmak. Gerek Clinton gerek şimdiki Başkan Trump seçim konuşmalarında yurt dışındaki askeri üs harcamaların azaltılacağı sözlerini vermişti. ABD’nin bölgeden çekilmesi düşünüleyemeyeceğine göre harcamalarını Suudi Arabistan yönetimi ve Japonya’yı öne sürerek azaltmak istendiğini gösteriyor. 

Suudi Arabistan her zamanki rolünü bu  üssü kurarak tekrarlamak niyetinde. Her daim ABD’nin bölgedeki en önemli patneri oldu. ABD’nin ekonomik olarak sıkıştığı zamanlardaki kaybını Suudi Arabistan yönetimi telefi etti. Şimdi de askeri katkıda bulunarak ekonomik partnerliğinin ötesine geçerek askeri partnerlik kurma peşinde. 

Çin de, Cibuti’de askeri bir üs kurma hazırlığında. Üstelik Çin’in kuracağı üs en büyük bölgedeki askeri üs olacak. Çin, kurulacak askeri üsse 10 bin asker konuşlandırmayı planlıyor ve bölgede büyük bir askeri güç oluşturarak dikkat çekmek istiyor. 

Çin artık Afrika’ya yalnız cep telefonları, arabaları, diğer tüketim eşyaları ile gelmiyor; Aynı zamanda askeri olarak ta geliyor. İlk Çin’in dışında asker konuşlandırmasını Güney Sudan’a gerçekleştirdi. Güney Sudan’da 3000 civarında barış gücü adı altında Çin askerleri bulunuyor. Çin, ABD’nin Afrika’daki yayılmasından rahatsız olduğu gibi ABD’de de Çin’in ekonomik şekilde yayılmasından rahatsız. Birbirlerini askeri üsler kurarak durdurabileceklerini düşünüyorlar. 

Bu Cibuti’deki askeri üslerin diğer bir yönü de küresel güçlerin ilk defa üsler kanalı ile birbirlerine komşu olması. Yalnız unutulmamalı ki bu üsler Müslüman coğrafyaya karşı Müslüman beldelerinde kuruluyor. Acı olan maalesef bu…



İlgili Konular Cibuti afrika
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş