Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


17:20, 20 Ekim 2017 Cuma
Güncelleme: 19:28, 17 Temmuz 2017 Pazartesi

  • Paylaş
Zambiya’da neler oluyor
Zambiya’da neler oluyor

Zambiya Güney Afrika ülkeleri içinde farklı bir yere sahip. Bağımszlık sonrası yönetim geçişler problemli bir şekilde gerçekleşmedi. Liberaller de sosyalistler de seçimleri kaybedince yönetimi yeni seçilen devlet başkanlarına barışçı bir şekilde teslim ettiler.

İbrahim Tığlı

Son bir kaç aydır Zambiya’da hükümete yönelik protestolar devam ediyor. Hükümet olağanüstü hal ilan etmesine rağmen protestoları durduramadı. Afrika’nın son yıllardaki gözde ülkesi Zambiya'nın, istikrarlı bir ülke iken protestolarla ve çatışmalarla anılmaya başlanması endişe verici bir görünüm içinde.

Zambiya’daki son bir kaç ay içinde gerçekleşen gerginliğin arkasında iktidar ve muhalefet partisi arasındaki siyasi bir gerginlik mi, yoksa küresel güçlerin bir çekişmesi mi var?

Yoksa içinde İMF’nin de olduğu uluslararası bir operasyon mu çekiliyor Zambiya ya?

Zambiya

Aslında ülkedeki siyasi gerginliğin menşei geçen Ağustos’ta yapılan seçimlere kadar uzanıyor. Seçimler iktidar partisinin kılpayı üstünlüğü ile kazanılanca muhalefet partisi seçimlere hile karıştırıldığını ileri sürerek protestolara başladı. Devlet Başkanı Edgar Lungu taraftarları ile Kalkıma İçin Birlik Partisi lideri Hakainde Hichelema taraftarları araşında çıkan çatışmalarda onlarca kişi ölürken yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Geçen Nisan’da muhalefet partisi lideri Hichelema tutuklanarak oldukça sıkı önlemleri ile bilinen bir hapishaneye kondu. Fakat taraflar arasındaki çatışmalar daha da arttı ve Devlet Başkanı Langu geçtiğimiz hafta ülkede üç aylık sıkı yönetim ilan etti.

edgar lunga

Zambiya Güney Afrika ülkeleri içinde farklı bir yere sahip. Bağımszlık sonrası yönetim geçişler problemli bir şekilde gerçekleşmedi. Liberaller de sosyalistler de seçimleri kaybedince yönetimi  yeni seçilen devlet başkanlarına barışçı bir şekilde teslim ettiler.

Hakainde Hichelema

Geçen yıl Ağustos ayında iktidar da muhalefet te gergin bir seçim kampanyası yürüttü. Başta başkent Lusaka olmak üzere ülkenin bir çok şehrinde taraflar karşı karşıya geldiler. 1 Eylül’de seçim sonuçları açıklanınca özellikle muhalefet partisinin taraftarları şeffaf bir oy sayımı yapılmadığı, bir çok oyun sayılmadığı gerekçesi ile protestolarını sürdürdüler. Hatta bir keresinde Devlet Başkanı'nın konvoyuna da saldırı düzenlediler ve Edgar Lungu güçlükle kendini kurtarabildi.

Bu şiddetin taraftarları sadece muhalefet değildi. İktidar yanlıları da aynı hatta daha sert bir şekilde karşılık verdiler. Muhalefet lideri tutuklandı, şiddet ve baskı gördüler ülkenin en büyük bağımsız gazetesi kapatıldı. Lungu taraftarları” vatansever olmayan hainler” olarak suçlandı. Şu anda Ulusal Meclis çalışamıyor. Meclisin 48 muhalefet partisi üyesi, başkanları vatan hainliği ile yargılandığı için meclise gelmiyor çalışmaları boykot ediyorlar.

İki taraf arasında ipler oldukça gergin. Edgar Lungu geri adım atmıyor ve uzlaşmaya yanaşmıyor. Bu bir bakıma Langu’nun diktatörlüğe, tek partili bir devlet yönetimine kaydığı eleştirilerinin ortaya çıkmasına da neden oluyor.

Evet iktidarın süreci iyi yönetemediği gözüküyor, yalnız muhalefet te sert bir politik yöntemi benimseyerek kendi taraftarlarını kontrol edemiyor. Çünkü muhalefet partisinin bazı üyelerinin silahlanmaya başladığı söylentileri de var. Hatta Şehirdeki büyük bir markete düzenlenen saldırının bu kişiler tarafından yapıldığı da idda edilmekte.

Sorun göründüğü gibi siyasi bir krizden çok Zambiya’nın devlet geleneği ile küresel ekonomi arasındaki gerginlik. Zambiya öteden beri kontrollü bir ekonomik açılım politikası uygulamakta. Çünkü bu ülkelerde devlet öteden beri ekonomide belirleyici bir rol üstleniyor ve serbest pazara geçiş kolay olmuyor. Fakat şunu da unutmamak gerekir ki Zambiya Afrika’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biriydi.

Bu büyümeyi devam ettirmek için küresel güçlerle işbirliği içinde hareket etmesi veya kendi orta ve yüksek ekonomi sınıfını oluşturması gerekiyordu. Ekonominin büyük ölçüde çok küçük bir azınlık olan beyazların elinde olması siyahların ekonomide söz sahibi olmasını da zorlaştırmakta. Çünkü beyazları dışlayarak devletin ekonomiyi tamamen kendi tekelinde tutması, başta bakır madenleri olmak üzere elmas ve uranium yataklarını devletleştirmesi yeni bir Zimbabve’yi ortaya çıkaracaktır.

Zambiya’da Çin yatırımları giderek artıyor. Özellikle Çin, bakır ihtiyacını Zambiya’dan karşılamakta ve diğer BRİCS ülkleri, Hindistan, Güney Afrika, Rusya ve Brezilya da yönünü bu ülkeye çevirmiş durumda.

Afrika’da Nijer’den sonra ikinci büyük uranium rezervine sahip Zambiya, küresel güçlerin baskısı altında. Henüz işletilmeyi bekleyen uranium yataklarına Fransa, İngiltere ve ABD yeni kuracakları nükleer enerji santralleri için gözlerini dikmiş durumda.

.Bunlardan biri 1 yıldır devam ettiği gibi siyasi gerginliği artırmak. Bu siyasal gerginliğin taşıyıcılarından biri de Güney Afrika’da daha çok beyazların yönetimde söz sahibi olduğu Demokratik İttifak Partisi. Geçtiğimiz günlerde bu partinin siyahi lideri Zambiya’yı ziyaret etmek istedi fakat izin verilmedi. Liberal, Anglo Sakson anlayışına sahip bu parti, elindeki medyanın desteği ile Zambiya’nın diktatörlüğüe kaydığını sürekli işleyecektir. Çünkü bu parti benzer bir çalışmayı Mozambik’teki iktidar ve muhalet partisi arasında da yaparak muhalefetin iktidara karşı kışkırtılmasında rol oynadı.

Demokratik Kongo sınırındaki Katangasi eyaleti zengin mineral yataklarına sahip bir bölge ve ilk kışkırtmalar da bu bölgedeki etnik yapı üzerinden gerçekleştirilmekte. Bu bölgede yaşayan halk ile Kongo’daki halk iç içe geçmiş durumda. Zaten öteden beri Kongo’nun Katanga bölgesinde çatışmalar yaşanıyor ki, bu şiddet sarmalını Zambiya Katanga’sına taşımak ta zor olmayacak.

Zambiya giderek İMF’ye bağımlı hale gelmeye de başladı. Geçen yıl 1.5 milyar dolara yakın İMF’den borç alındı. İMF şart olarak maden ve mineral yataklarının özelleştirilmesini istiyor fakat hükümet özelleştirmeye pek sıcak bakmıyor.

Görüntü, siyasal bir gerginlik gibi gözükse de görünmeyen neolibaralizm ile geleneksel devletçi Zambiya ekonomi arasında bir çatışma yaşandığı. Yalnız bir de şöyle bir gerçek var. Afrika’da tartışmalı seçimlerin ihalesi hep İsrailli şirketlere veriliyor. Acaba bu şirketin bu çatışmaların çıkmasındaki payı ne kadar onu da düşünmek gerekli.

Edgar Lungu’nun önünde fazla seçenek te yok. Etrafı liberal ekonomi tarafından kuşatılmış durumda. Çin’i arkasına almak ta bir çözüm değil. Yapması gereken istikararı sağlayıp bir şekilde muhalefetle de bir uzlaşma zemini geliştirmek. Ama şunu da yapabilir; ülkesinin uzun yıllar ekonomik krizle boğuşmasını göze alarak küresel güçlere rest çekebilir. Fakat o zaman da Zambiya’nın artık demokratik bir ülke olmadığı, insanların baskı altında yaşadığı, basın özgürlüğünün bulunmadığı iddiaları küresel basında daha fazla yer bulacaktır.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş



Haberler