Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


16:11, 13 Aralık 2017 Çarşamba
10:24, 30 Temmuz 2017 Pazar

  • Paylaş
Navaz Şerif’e El Çektirilmesinin Altında Yatanlar
Navaz Şerif’e El Çektirilmesinin Altında Yatanlar

Son genel seçimlerden sonra farklı bir siyasi atmosfere giren Pakistan yolsuzluk iddialarıyla Başbakanı görevden uzaklaştırırken, Navaz Şerif’in mecliste hala çoğunluğu elinde tutan iktidardaki partisi Pakistan Müslüman Ligi (PMLN) ise bir yandan Şerif’in halefini seçmeye hazırlanıyor.

Mohammed Talukder- Bangladesh

Pakistan Anayasa Mahkemesi, Cuma günü beş yargıcının oy birliğiyle aldığı bir kararla başbakan Muhammed Navaz Şerif’i makamından azletti. Karar, Şerif’in aile servetinin kaynağını mercek altına alan ve bir yıl süren soruşturmanın neticesinde geldi.

Mahkemenin son kararı, Pakistan anayasanın 62. ve 63. maddelerine binaen alındı. Bu maddeler, meclisin bir üyesi olmak için kimlerin “sadık” ve “emin” olduğunu düzenliyor. Benzer bir vaka 2013 yılında da yaşanmış, o zamanki başbakan Yusuf Rıza Geylani’yi mahkeme kararlarına karşı geldiği gerekçesiyle azletmişti. Geylani’nin o zaman yerine getirmediği mahkeme kararı ise dönemin Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari hakkındaki yolsuzlukluk iddialarının tekrar soruşturulması için İsviçre makamlarına yazması gereken yazıydı.

Hukukçular, Anayasa Mahkemesi’nin Navaz Şerif ve ailesi hakkında “Panama Belgeleri”ne dayanan son hükmünün davalılar lehinde bozulmayacağı fikrinde. Mahkeme kararında Şerif’in kamu makamlarından ne kadar müddetle yasaklandığını belirtmese de ülke basınında bu yasağın Şerif ölene kadar süreceği konuşuluyor.

Mahkemenin aldığı son karar, Navaz Şerif’in kendisinin siyasi varisi görülen kızı Meryem Navaz’ın siyasi geleceğini de baltaladı. Sabık başbakanın İngiliz vatandaşlığı da bulunan oğulları Hasan ve Hüseyin Şerif de gelecekleri için hukuk savaşı verecek.

Navaz Şerif’in mecliste hala çoğunluğu elinde tutan iktidardaki partisi Pakistan Müslüman Ligi (PMLN) ise bir yandan Şerif’in halefini seçmeye hazırlanıyor.

Pakistan, son genel seçimlerden sonra farklı bir siyasi atmosfere girdi. Şerif’in partisi (PMLN) ile eski cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari’nin Pakistan Halk Partisi (PPP) tarafından idare edilen statüko, son seçimlerde yeni bir aktörün siyaset sahnesine dahil olmasıyla bozuldu: başında eski kriket oyuncusu İmran Han’ın olduğu Pakistan Adalet Hareketi (PTI), son seçimlerde en yüksek oya ulaşan ikinci parti oldu.

PTI, hem PML hem de PPP’nin göstermelik bir rekabet içinde olduğunu, aslında iktidarın dışında kaldıklarında birbirlerinin kirli çamaşırlarını örtbas edip iktidara geldiklerinde ise yine birbirlerinin menfaatlerini gözettiklerini iddia ediyor. PTI, son yıllarda ülkedeki muhalefet boşluğunu doldurma rolünü üstlendi. Bu saikle de Panama Belgelerini, Anayasa Mahkemesi’ne götürüp Cuma günkü kararın çıkmasında öncü bir rol oynadı. Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde imzası bulunan üç isimden biri olan İmran Han, bir yıl süren tahkikatın başarıyla neticelenmesinin ardından şunları söyledi: “Mahkemenin bu hükmü tarihe geçmiştir. Karar, demokrasimizi daha da güçlendirip ileri bir seviyeye taşımıştır.”

Han ayrıca mahkemenin kararının yeni bir Pakistan’a atılan ilk adım olduğunu beyan ederek, “Bugünden sonra artık herkes yaptıklarından mesul olacak. Karar sadece bir başlangıç,” dedi.

Pakistan’ın yozlaşan siyaset kurumu, uzun zamandır bünyesindeki strüktürel problemlerini görmezden gelerek ülkede yolsuzluğun artmasına sebep oldu. Uluslararası şeffaflık raporuna göre Pakistan yolsuzlukta 176 ülkenin arasında 116. sırada bulunuyor. Pakistan siyasetindeki istikrarsız seyir, ülkeyi sistematik bir yolsuzluk cenderesine hapsederken, organize kara para aklama Pakistan siyasetinin başlıca vasıflarından biri haline geldi.

Bir yıllık yargılamanın sonunda Anayasa Mahkemesi, yolsuzluğu denetlemekle mesul olan devlet kurumlarının artık iyice kokuşmuş bir hale gelip politikacıların kirli işlerini örtbas etmesine yardım ve yataklık yaptığı hükmüne vardı. Diğer yandan bu karar, ülkedeki diğer siyasi partileri de ateşe atabilir. Bilhassa PPP ve başkanı Asıf Ali Zerdari için tehlike çanları çalıyor. Zira Zerdari, daha önce yolsuzluktan mahkum olup sekiz yıldan fazla hapis yatmış; 2004 senesinde Pervez Müşerref tarafından affedilmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin son kararı, halihazırda Pakistan’ın içerde ve dışarda birçok zorluklarla muhatap olduğu bir zamanda geldi. Ülkedeki terörist örgütlere karşı son birkaç yıldır başarıyla yürütülen operasyonlardan sonra terörizm son zamanlarda yeniden hortladı. Hindistan’la sınır hattı boyunca yıllardır yaşanan karşılıklı ateş açmalar zaten günlük bir kaide oldu. Bu da yetmezmiş gibi Afganistan ve İran sınırlarında da güvenlik problemleri arız oldu. Pakistan ayrıca, Basra Körfezi’ndeki son Katar krizinde kimden taraf olacağı hususunda da bir ikilemle karşı karşıya kaldı.

Hasılı, Anayasa Mahkemesi’nin aldığı tarihi karar Güney Asya’nın bu zengin ama kötü yönetilen ülkesinin gelecek istikametini belirlemede bir fırsattır. Pakistan, zenginle fakiri ayırmayan bir adalet sistemini benimserse gerçek bir demokrasi olabilir. Bu da ancak ülkenin zengin ve kudretli politikacılarının, bürokratlarının, generallerinin ve kapitalistlerinin hesap vermesinin sağlanmasıyla olabilir.

Dünya Bülteni için çeviren: Mustafa Doğan

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş