Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


13:09, 15 Aralık 2017 Cuma
11:24, 04 Ekim 2017 Çarşamba

  • Paylaş
Bağımsız bir Kürt devleti Türkiye olmadan yaşayabilir mi?
Bağımsız bir Kürt devleti Türkiye olmadan yaşayabilir mi?

Bağımsız bir Kürt devleti için referandumu açıkça destekleyen tek ülke İsrail devletinden başkası değil

Mohammad Pervez Bilgrami

Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (KBY) başkanı Mesut Barzani, Ankara, Tahran ve Bağdat’ın yoğun baskılarına kulağını tıkayıp 25 eylüldeki bağımsızlık referandumunu gerçekleştirdi. Referandumda bağımsızlıktan yana oy kullananların oranı yüzde 93 oldu.

Irak’ın sabık başkanı Saddam Hüseyin’in Amerikan işgali marifetiyle devrilmesinden sonra, yönetiminde Kürtlerin söz sahibi olduğu Kuzey Irak, işgal ve iç savaş yorgunu ülkenin en sakin yeri olarak öne çıktı. İki taraf arasındaki zıtlaşmanın başlaması Bağdat’ın KBY’nin bütçeden aldığı yüzde 17’lik payın transferini durdurmasına dayanıyor. KBY’nin misillemesi ise petrolünü Türkiye üzerinden satmaya başlamak ve yine petrolünün ihracatı için ayrı bir boru hattı inşa edip Bağdat’ı baypas etmek oldu.

Barzani görünen o ki Washington, Moskova ve bazı Avrupa başkentlerinin referanduma yeşil ışık yaktığını görünce bölgedeki başkentlerin tepkilerine aldırış etmedi.

Bağımsız bir Kürt devleti açıktan destek veren tek ülke ise İsrail oldu. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Rex Tillerson yahut Savunma Bakanı James Mattis daha farklı konuşsa da, ABD genel olarak bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına taraftar görünüyor. ABD’nin Ortadoğu ajandasının bir maddesi de bu.

Rusya Suriye’de ve kısmen Irak’ta İran ile ittifak halinde olsa da, malum referanduma karşı çıkmadı. Hakeza Ruslar da müstakil bir Kürt devletine müspet yaklaşıyor. Amerikalılar Kuzey Irak petrolü için hep büyük bir rekabet içinde oldu. Barzani ise Amerikalılar ile Ruslar arasında dengeyi sağlamak için Rusya’nın enerji devleri Roseneft ve Gazprom’a ciddi ihaleler verdi.

İran tarafı ise Irak’ın toprak bütünlüğünden yana. Irak’ın çözülmesi demek bölgenin başlıca askeri aktörlerinden olan İran’ın, en yakın ideolojik müttefiki ve kapı komşusu Irak’ın bölünmesini bile durdurmaktan aciz bir konuma yükselmesi demek olur ki bu da Tahran’ın itibarını zedeleyecek bir gelişme olur. Üstelik İran’daki Kürt azınlığın da daha fazla hak talep etmesi için cesaretlenmesine sebep olabilir.

Komşuları canhıraş karşı çıkarken Barzani’nin bağımsızlık referandumuna girişebilmesi elbette onun kapasitesini aşacak bir iştir. Barzani ancak ABD, Rusya ve Avrupa Birliği’nin sessiz desteğiyle bu koroya kulağını tıkayabilirdi.

Arap Baharı sonrası Ortadoğu’da Türkiye’nin KBY ile olan münasebeti, Türk diplomasisin artı hanesine yazılabilecek nadir maddelerden biri. Her ne kadar Türk tarafı referandum bahsinde tansiyonu yükseltip sesini daha da yükseltmiş olsa da hem Türkiye hem KBY lideri Mesut Barzani son on beş yılın kazanımlarını bir çırpıda silmek istemeyecektir. Tecrübeli bir politikacı olarak Mesut Barzani kendini iyi dizginledi ve Türk tarafını sinirlendirecek şeyler söylemedi. Zaten böyle bir lüksünün olmadığının o da farkında; zira bağımsız yahut federe bir Kürt devletinin, Türkiye olmadan yaşaması mümkün değil. Şayet Irak Kürt devleti müstakil bir teşekkül olarak yaşayacaksa bunun yolu Türkiye’yle kurulacak dostane münasebetlerden geçiyor.

Halihazırda Türkiye, KBY’nin en büyük ticaret partneri. Diğer taraftan Türkiye de Kuzey Irak’taki Kürt varlığını kaybetmek istemez. Eğer Kürtler Irak’ı terk ederse, Ikra’ın geri kalanı tamamiyle bir İran kolonisi haline gelecek ve Irak’ın marjinalize edilmiş, mahrum Sünni Arap nüfusu İran destekli Şii milisler ve Bağdat’taki mezhepçi hükümet karşısında daha zayıf düşecektir.

Yeni silahlı çatışmaların başlayacağına dair korkular Irak’ta hala taze. Bu görmezden gelinmemesi gereken bir husus. Mesela peşmergeler 2008 ve 2012, iç savaşın eşiğine gelmişti. Mezhep ayrılıkları ile etnik rekabet daha fazla Iraklının kanının akması demek. Kuzey Irak’ta kurulup Türkiye, Suriye ve İran’dan parçaları içine alacak bir Kürt devletiyle açılacak pandoranın kutusu, yeni bir iç savaşın tetikleyicisi olabilir.

Suriye’deki Kürtler ise ABD’nin yardımıyla halihazırda daha fazla toprağı ele geçirdi bile. PKK terör örgütünün Suriye kolu YPG’nin yönettiği Suriye’deki Kürt kantonları ABD’nin bölgeye dair planlarına işaret ediyor.

Türkiye’nin, Kuzey Irak’taki bağımsız bir Kürt devletinin teşekkülüyle kaybedecek çok bir şeyi yok. Türkiye’nin esas kaybı bölgedeki liderliği olacaktır; zira Ankara’nın uzun zamandır takip ettiği politika hem Suriye hem de Irak’ın toprak bütünlüğüydü.

İran, Irak ve Suriye’ye kıyasla Türkiye’deki Kürtler dört ülke arasındaki en örgütlü olanları. Dolayısıyla malum referandumdum karşısında en kırılgan olan taraf, Kürt nüfusun, bir yandan Sünni olmaları da itibariyle ayrımcılığa maruz kaldıkları İran’dır.

Referandum, başta Türkiye ve İran olmak üzere bölge ülkelerini aynı masa etrafında toplayıp Ortadoğu’da Sykes-Picot Anlaşması’ndan tevarüs eden bölünmeleri durdurabilme iradesini gösterme fırsatını da sağlayabilir.

Şunu eklemek de yerinde olacaktır: Kuzey Irak’taki krizin tırmanmasında, Bağdat’taki İran destekli hükümetlerin mezhepçi ve ayrımcı politikaları da bunda pay sahibidir. Kürtler, Bağdat’ın ve meşru bir hüviyet kazandırılan Şii milislerin IŞİD’le işlerini bitirdikten sonra kendilerini hedef almasından korkuyor.

Bölgedeki unsurlar, yabancı güçlerden (Amerikalı olsun, Rus olsun, Avrupalı olsun fark etmez) artık Araplara, Türklere, Farslara ve Kürtlere dost olmayacağını öğrenmiş olmalılar. Dolayısıyla, bu unsurlar Washington, Moskova veya Brüksel’den yardım istememe hususunda çok dikkatli olmalıdır.

Son olarak belirtmeli ki KBY’nin referandum zaferi, Irak merkezi hükümetini KBY’nin bazı taleplerine taviz vermeye itebilir. Mesela yapılacak pazarlıklarla KBY, Bağdat’tan daha bonkör bir bütçe alabilir, Erbil’de yabancı diplomatik elçilikler açabilir yahut kendi petrolünü dışarıya doğrudan kendisi pazarlayabilir.

Kaynak : World bulletin
Tercüme : Mustafa Doğan



İlgili Konular IKBY referandumu barzani
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş