Kadının en büyük sorunu ‘güvencesizliktir’ | Haber Analiz | | Dünya Bülteni Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


00:26, 28 Mayıs 2018 Pazartesi
09:11, 08 Mart 2018 Perşembe

  • Paylaş
Kadının en büyük sorunu ‘güvencesizliktir’
Kadının en büyük sorunu ‘güvencesizliktir’

Türkiye’de ve dünyada kadınların sorununun ve sorunlarının çözümünün dışarıda çalışmak değil, yaptığı işle güvence sahibi olmakla sağlanacağını da bilir.

Yaşar Süngü

İş hayatında yer alma bakımından kadının en fazla olduğu ülkeler arasında en başlarda yer alan ve birçok ülkeye örnek gösterilen ve gıpta ettirilen modanın başkenti Fransa’da kadınlar ne kadar ‘özgür’ ne kadar ‘mutlu’. 

Önce son bir yıldır Fransa’da gündemin ne olduğunu ve neler konuşulduğuna dair birkaç habere yer verelim.

**

Fransa'da yeni yayımlanan bir araştırma, ülkedeki kadın nüfusunun yüzde 12'sine denk gelen 8 milyon kadının hayatlarında en az bir kere tecavüze uğradığını ortaya çıkardı.
Fransızca yayımlanan ve 2 bin kadınla yapılan araştırma cinsel taciz ve şiddetin ülkedeki boyutlarını gözler önüne sermek için gerçekleştirildi.
Bu tarz cinsel tacizlere uğradığını söyleyen kadınlar bunun birden fazla kez tekrar ettiğini de aktarıyor.
Rapor, mağdurların yaşadıklarının yarattığı ağır ve uzun süreli travmanın altını çiziyor.
Fransa merkezli düşünce kurumu olan Jean Jaurès'ın yaptığı araştırma, Fransa'da yaşayan kadınların yüzde 43'ünün istemedikleri halde 'cinsel amaçlı temasa' maruz kaldığını gösteriyor.
Araştırma aynı zamanda Fransa'da kadınların yüzde 58'inin rahatsız edici teklifler aldığını da belirtiyor.
Taciz edilen kadınlar bizim ülkemizde küçük gördüğümüz ve çalışmıyor diye aşağıladığımız ev kadınları değil; Yüzde 90’ı ev dışında çalışan kadınlar.

Yani Fransa gibi kadının iş hayatına atıldığı en ‘özgür’ ülkede kadın geldiği noktadan memnun değil.
Neden?
Çünkü kadın kapitalist sistem tarafından etinden, kemiğinden yani kazanç sağlayacak her noktasından faydalanılan bir meta olmuş.
Cenevre Otomobil fuarında bu yıl ilk kez sergilenen araçların yanında kadın mankenler olmayacakmış.
Yıl 2018. Sanayileşme sürecinden bu yana aradan 100 yıl geçmiş.
Ve bu satış tarzının kadına hakaret olduğunu yeni anlamışlar.
Kapitalist sistemin kadına bakış zihniyeti sakat.

**

ABD'de başladıktan sonra bütün dünyayı etkisi altına alan #BenDe (#MeToo) kampanyası son aylarda Fransa'da da yankı buldu.
Fransa'da kadınlar hem sosyal medyada hem sokaklarda 'domuzunu ihbar et' sloganıyla eylemler düzenledi.
Ancak ünlü Fransız oyuncu Catherine Deneuve 100 kadınla beraber, cinsel taciz skandallarıyla fitili ateşlenen hareketin "aşırılığa" varmaya başladığı uyarısını yapan, "erkeklerin kadınlara asılmakta serbest olması gerektiğini" açıklayan bir mektuba imza attı.
Gelen tepkiler üzerine ise Deneuve cinsel taciz mağdurlarından özür dilediğini açıkladı.
ABD ve Fransa gibi gelişmiş zengin ve kadınların en fazla iş hayatında yer aldığı ülkelerde kadınların sorunları iş bulmak değil, işyerinde ve sokakta erkek tacizlerinden korunmak.
Çağdaş iş kadınının en büyük sorunu bu.

**

Fransa'da bir kasabanın belediye başkanı, selamlaşma sırasındaki öpüşmenin sonlanması gerektiğini açıklayarak ülke çapında bir tartışma başlattı.
Aude Picard-Wolff isimli kadın siyasetçi, Fransa'nın Grenoble bölgesindeki belediye başkanlarına ve temsilcilere elektronik posta ile mesaj yollayarak bu tür selam öpücüklerinden kaçınılması gerektiğini söyledi.
Siyasetçi, "öpücüklü selamlaşmanın" kadınlara karşı küçük de olsa bir ayrımcılık anlamına geldiğini ve Fransa'nın artık bu davranış kalıbından uzaklaşması gerektiğini de açıkladı.
Picard-Wolff, öpücük yerine ise el sıkışmaya dönülmesi gerektiğini ifade ederek, bir kadın olarak uzun süredir bu Fransız adetinden şikayetçi olduğunu belirtti.
Dauphiné Libéré isimli gazeteye konu ile ilgili konuşan siyasetçi, "her gün beraber çalıştığı 73 kişiye Fransız öpücüğü" vermekten rahatsız olduğunu da açıklayarak, durumun mikrobik anlamda bir sağlık sorunu yarattığını da ifade etti.
2017'nin son günlerinde gelen bu açıklama sonrası ise ülke çapında bir "öpücüklü selamlaşma" tartışması başladı.
Aude Picard-Wolff, konu ile ilgili binlerce destek mesajı aldığını, kadınların özellikle iş ortamında "arkadaşça el sıkışma" seçeneğini tercih ettiğini söyledi.
Bizde elini uzatmayan ya da öpüşmekten kaçınanlar gerici ve köylü olarak görülürken çağdaş Fransa’da kadınlar öpüşmekten bıkmış durumda!

**

Ekonomik kalkınmada Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere örnek gösterilen Güney Kore’de 40 dakikada bir kişi intihar ediyor. Bu yüzden de intihar için en çok kullanılan köprüden atlayanları kurtarmak için ekip kurulmuş.
Şükür ki biz daha intihar ekibi kurulmasını gerektirecek kadar kalkınmadık!

**

Bu haberleri arka arkaya vermekteki amacım şu: Bugün 8 Mart dünya kadınlar günü.
Ve 15 gündür medyada öne çıkarılan kadına şiddet haberlerinden ve bunların salakça köpürtülerek verilmesinden bunaldık.
Aralıksız olarak iş dünyası ve sivil toplum örgütleri tarafından dile getirilen iş hayatına daha fazla kadın girmeli palavralarından da bıktık.
Azıcık akıl ve vicdan sahibi olan herkes Türkiye’de iş hayatında yer alan kadın sayısından çok daha fazlasının gerek tarlasında bağında bahçesinde, evinde kendi işini yaptığını ancak sigortası olmadığı için bu kadınların çalışmayan kadın olarak sayıldığını bilir.
Azıcık akıl ve vicdan sahibi herkes Türkiye’de ve dünyada kadınların sorununun ve sorunlarının çözümünün dışarıda çalışmak değil, yaptığı işle güvence sahibi olmakla sağlanacağını da bilir.

**

Kadının en büyük sorunu sigortasızlıkla gelen güvencesizliktir.
Ve kadına yapılan en büyük haksızlık onu çalışan kadın, ev kadını şeklinde sınıflandırmaktır.
Bugün kayıtdışı çalışan Anadolu kadınları ile şehirlerde eve destek için her türlü ek işi sigortasız yapanları çalışan kadın olarak saydığımızda dünyanın en fazla çalışan kadınının bizde olduğunu anlarız.
Ama bu kimsenin işine gelmediği için dile getirilmez.
Ve her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar gününde kadınların sorunlarının etrafında tur atılarak bir kısım kadınlar mutlu edilir.
Ancak kalıcı ve gerçek çözümler yine tozlu raflarda açılmayı bekler.

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş