İslamcı Partiler Demokrasiyi Güçlendiriyor | Haber Analiz | | Dünya Bülteni Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


22:30, 23 Haziran 2018 Cumartesi
14:20, 21 Mart 2018 Çarşamba

  • Paylaş
İslamcı Partiler Demokrasiyi Güçlendiriyor
İslamcı Partiler Demokrasiyi Güçlendiriyor

İslamcı siyasetçilere gittikçe artan destek, seçmenin tercihlerindeki bazı değişikliklere işaret ediyor.

Mohamad Radytio - Endonezya

Son yıllarda, müslüman ülkelerdeki İslamcı partilerin seçim zaferlerine şahit oluyoruz. Fas’tan Malezya’ya kadar peşin hükümlerle haksız yere popülizmle suçlanan İslamcı siyasetçiler seçimlere damgalarını vuruyorlar. Bu ön yargılı yaklaşımların son örneklerinden birini, Council on Foreing Relations isimli New York, ABD merkezli düşünce kuruluşundan Joshua Kurlantzick’in yayınladığı raporda gördük.

Kurlantzick’in raporunda Endonezya ve Malezya’da İslamcıların yükselişe geçmesinin, demokrasinin gerilemesine bir örnek teşkil ettiğini ve bu durumun, İslamcıların bulundukları her yerde sistemi dinamitlemeye meyyal olmaları hasebiyle mezkur ülkeler için vahim neticeleri olacağını iddia ediyor. Kurlantzick, İslamcıların ne yaparsa yapsın ABD için güvenilir bir partner olamayacağını da ekliyor. Kurlantzick’in bu yazdıklarıyla kerameti kendinden menkul bir kehanette bulunuyor.

Gerçekte ise Endonezya ve Malezya’daki İslamcı siyasetçilerin asılsız ekonomik vaatlerde bulunduğu; yani popülizm falan yaptığı yok. İslamcıların sosyal eşitsizlikten nemalandığını ve Suudi Arabistan’ın da bu İslamcı partilere malî destek verdiğini (bilakis, aslında siyasal İslamcılara düşmandır); dolayısıyla Endonezya ve Malezya’daki seçmeni bu partilere oy verdikleri için eğitimsiz olmakla itham ederek Kurlantzick küstah ve dayatmacı bir tavra bürünüp iktidara gelmelerini engellemeye çalıştığını söylediği aşırılık yanlılarıyla aynı dili konuşmuş oluyor. İslamcı siyasetçilere gittikçe artan destek, seçmenin tercihlerindeki bazı değişikliklere işaret ediyor. Hem Malezya’da hem de Endonezya’da Kurlantzick’in “cahil seçmen” iddiasını çürütecek gelişmeler yaşanıyor.

Mesela Malezya’da, Ulusal Güven Partisi (PAN) hem sol ve liberal hem de İslamcı çevrelerden teveccüh görebiliyor. Tam tersi de yaşanabiliyor. Malezya İslam Partisi (PAS), ülkenin batısındaki Selangor eyaletindeki zengin ve eğitimli seçmenin desteğini alabilyor. Yani uzun lafın kısası, olup bitenler Kurlantzick’i haklı çıkarmıyor. Hatta mesela İslamcıların yardımıyla Selangor ve Penang’ta başında Çin kökenli Lim Kit Siang’ın olduğu muhalif yönetimler teşekkül ettiğini not etmek gerek. İki taraf arasındaki düşmanlığın asıl sebebi ise Çinli ve liberal gruplar; zira hem sözlerinde durmuyorlar hem de İslamcılara dayatmalarda bulunuyorlar.

Hakeza Endonezya’daki son valilik seçimlerinde de, Kurlantzick’in makalesinde iddia ettiklerini çürüten örnekler yaşandı. Başkent Jakarta’da, İslamcı partilere oy veren seçmenlerin büyük kısmı lise mezunu. Buna mukabil, İslamiyet’e hakaretten hüküm giymiş İslam düşmanı siyasetçi Basuki Tjahaja Purnama veya Çince lakabıyla Ahok’ın seçmen profilinde ise okumuş insan daha az. Yani araştırma ve anket şirketlerinin elde ettiği bu bulgulara göre Endonezya’daki seçmenin verdiği kararlarda din öncelikli rol oynamıyor. Hatta yine bu araştırma şirketlerine göre Endonezya’da takip edilen eğitim politikaları yüzünden eğitimden mahrum kalması nedeniyle daha az geliri olan ve kırsal kesimde yaşayanların büyük kısmı Ahok’un de patronu diyebileceğimiz devlet başkanı Joko Jokowi Widodo’ya ve onu destekleyen siyasi partilere oy veriyor. Üstelik, son zamanlarda yaşanan yüksek ve bunu müteakip azalan devlet sübvansiyonu ve artan ithalat alt ve orta sınıf Endonezyalıların belini iyice büktüğü halde Widodo’ya oy vermeye devam ediyorlar. Yani Kurlantzick yine çuvalladı.

Kaldı ki İslamcılar yalnızca eşitsizlikle değil, aşırılık ve teokrasi yanlısı olan demokrasi düşmanı akımlarla da mücadele ediyorlar. Her ne kadar geçmişte bu radikal gruplar şiddet bulaşan gösterileri istismar etse de günümüzde bu gibi hadiseler nadiren cereyan ediyor. Mesela İslam Müdafaa Cephesi (FPI) demokrasi sınırları içinde siyaset yapmaya başlayınca, radikallikleri de zamanla törpülendi.

 Massachusetts, ABD merkezli Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu (NBER) tarafından yayınlanan bir çalışma gösterdi ki DEAŞ gibi örgütler, Endonezya, Malezya ve Pakistan gibi İslamcıların demokratik zaferler elde ettiği ülkelerden daha az militan devşirebiliyor. Hatta Endonezya ve Malezya’ya kıyasla DEAŞ’a Almanya ve Fransa’ya katılanlar daha fazla. Yani Kurlantzick’in “güvenilir Amerikan partneri” tarifine daha çok uyan iki ülke…

 Son olarak, ABD’nin Taliban ve El-Kaide gibi radikal grupları uzun zamandır desteklediğini hatırlayıp Joshua Kurlantzick’e şunu hatırlatmak isterim: ABD’nin kendi standartlarını ve nüfuzunu başkalarına dayattığı günler geride kaldı. “Bizim müttefikimiz olabilir misin” mottosuyla dünyayı hizaya getirme devri kapandı. müslümanlar, İslami ilkelerinden taviz vermeden de demokrat olabileceklerinin farkındalar. Öyle görünüyor ki Kurlantzick DEAŞ zihniyetindeki müslümanların ve onların batıdaki görünmez hâmîlerinin ekmeğine yağ sürme derdinde.

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş