Sırp Politikacının Kosova’da Gözaltına Alınmasının Arkasında Ne Var ? | Haber Analiz | | Dünya Bülteni Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


22:29, 23 Haziran 2018 Cumartesi
11:13, 28 Mart 2018 Çarşamba

  • Paylaş
Sırp Politikacının Kosova’da Gözaltına Alınmasının Arkasında Ne Var ?
Sırp Politikacının Kosova’da Gözaltına Alınmasının Arkasında Ne Var ?

Uluslararası çekişmelerin Balkan coğrafyasında farklı bir şekilde tezahür etmesi ve özellikle de Balkanların ‘Keşmir sorunu’ olarak tabir edebileceğimiz Mitroviça kentinde sıcak bir çatışmanın yaşanması muhtemel

Omer Jashari

Uluslararası arenada Suriye krizi ile başlayan ve Brexit ile giderek tırmanan anarşik durumdan en fazla etkilenen coğrafyalardan biri de şüphesiz Balkanlardır. Balkanlar, Birinci Dünya savaşından önce olduğu gibi oldukça hareketli ve sıcak bir dönemi geçirmektedir. Bir yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Balkanları entegre etme projelerinin giderek zayıflarken, Rusya’nın etkisi artarak sahada yoğun bir Rus gerginliğine şahit olmak mümkündür. Uluslararası ihtilaflar ve çatışmalar geleneksel olarak Balkanları etkilemiştir. Bu kapsamda son zamanlarda yansıyan bu duruma karşı, Balkan coğrafyasında dini radikalleşmeden milliyetçi gruplara kadar karşılıklı olarak toplumların ve farklı çıkar grupların gerginleşmeye ve hatta radikalleşmeye giden bir süreç söz konusudur.

Bu kapsamda en fazla dikkate değer gelişmeler arasında bağımsızlığı henüz çiçeği burnunda olan Kosova’dır. Oldukça uzun ve çetin geçen bir mücadele sonucunda NATO müdahalesi ve uluslararası kamuoyunun askeri müdahale sayesinde 2008 yılında bağımsızlığını ilan etti. Buna rağmen ülkenin ekonomik, toplumsal, güvenlik ve kimliksel problemleri devam etmektedir. Bununla birlikte güvenlik ve sınır belirleme sorunları ve Sırplar gibi azınlıkların statüsü ise ülkenin esas problemlerini oluşturmaktadır.

Halihazırda Kosova’nın en önemli sorunu şüphesiz Mitroviça kentinden kaynaklanan sorunlar. Yaklaşık 18 yıldır Kosova’nın egemenlik hakimiyetini sağlayamadığı kentin kuzeyinde Sırbistan, devletin ve istihbaratın yoğun olarak çalıştığı bir yer.

2 ay önce henüz açığa kavuşamayan karanlık bir suikastla öldürülen Sırp siyasetçi Oliver İvanoviç'in ardından 26 Mart’ta Kosova polisi özel kuvvetleri ROSU tarafından Sırbistan Hükümeti Kosova Ofis Direktörü Marko Djuriçi olaylı bir şekilde gözaltına aldı. Djuriç ve yanındaki Sırp yetkililer, Mitroviça’nın kuzeyinde Kosovalı Sırp siyasetçilerle toplantı esnasında ülkeye yasadışı giriş yaptığı gerekçesiyle gözaltına alındı.

Gözaltı olayından sonra hem Kosova kanadından hem de Sırp yetkililer tarafından karşılıklı sert açıklamalar yapılmıştır. Kosova Cumhurbaşkanı Taçi’nin yaptığı açıklamada ‘Kosova’nın egemenliğinin herkes tarafından saygıyla karşılanması gerek.’ Aynı şekilde Kosova Başbakan Yardımcısı Enver Hoxhaj, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Djuriç'in Kosova'ya yasa dışı yollarla girişinin hukuka, anayasaya ve Kosova ile Sırbistan arasında Brüksel'de varılan anlaşmaya karşı olduğunu’ ifade etti.

Diğer yandan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, ‘Bugün meydana gelen adam kaçırma, ağır provokasyon ve suç operasyonuna katılan iki Sırp da dahil herkes bunun hesabını kanunlar önünde verecek’ diyerek ‘Sırp devletinin ve halkının aşağılanmasına izin vermeyeceğim’ açıklamasını yaptı.

Olaylı ve gösterişli bir şekilde gözaltına alınan yüksek bir Sırp yetkili, modern Kosova tarihinde ilk defa gerçekleştiriliyor. Zira Djuriç dahil şimdiye kadar yasal ve yasa dışı olarak yüzlerce Sırp siyasetçi ve yetkili onlarca defa Kosova egemenliğini çiğneyerek ülkeye giriş yapmıştı. Ellerini kollarını sallayarak giren Sırp siyasetçiler aynı zamanda Kosovalıları da tehdit etmekte hiç geri durmamışlardı. Kosova polisinin bu olaya karşı tutumu, Kosova halkı esnasında büyük bir kahramanlık olarak görülürken, vatandaşlar arasında operasyonun yapılış şekli ve zamanlamasını kuşkulu bulanlar da vardı.

Sırbistan’ın Kosova egemenliğini çiğnemekte olduğu, daha önce de benzer operasyonlara giriştiği bir gerçek. Mesela Ocak 2017 yılında Sırp devleti, yasadışı bir şekilde bir trenin Kosova’ya girmek suretiyle yeni bir ulaşım kanalını açarak Mitroviça’nın fiili olarak Sırbistan’a bağlamayı amaçlamıştı. Buna rağmen Kosova polisi tarafından bu girişim engellenmişti. Aynı şekilde 2011 yılında Kosova polisi Mitroviça’nın Kuzeyinde egemenliğini sağlamak adına yaptığı operasyonda Sırp çeteler silahlı saldırılarda bulunmak suretiyle Enver Zümberi adlı Kosova özel kuvvetler polisini şehit etmişti. Bu olaydan sonra Kosova, Brüksel görüşmelerine katılarak birçok taviz vermek zorunda kalmıştı. Mesela bunlar arasında en meşhurları Kosova devleti içinde paralel bir devlet haline gelecek ve Kosova meclisinin onaylaması gereken ‘Sırp Belediyeler Birliği'nin’ kurulmasını kabul etmiştir. Aynı zamanda bu görüşmelerde AB’nin kolaylaştırıcı ve arabulucu rolüyle birçok egemenlik hakkından vazgeçmek zorunda kalmıştı.

Kosova Meclisi'nin Karadağ ile onayladığı tartışmalı sınır anlaşmasından sonra ‘Sırp Belediyeler Birliği'nin’ tekrar gündeme gelmesi ve onaylanması halinde Kosova'nın egemenliği açık bir şekilde çiğnenmesi manasına gelmektedir.

Tüm bu karşılıklı çekişmelere rağmen Djuriç'i gözaltına alan süreci sorgulayan ve zamanlamasına dikkat çeken analistlerin ortak görüşü, aslında Kosovalı siyasetçilerin pazarlıklarını örtmek adına asıl sıkıntılardan halkı uzaklaştırmak olduğudur.

Zamanlama bakımından en dikkat çekici yanı ise olaydan iki gün önce Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taçi ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vuçiç arasında ABD’de yapılan görüşme söylentileridir. Yapılan söylentilere göre ABD’nin direkt arabuluculuğu sayesinde Mitroviça gibi bazı Kosova topraklarının Preşova gibi Arnavutların yaşadığı ancak Sırbistan altında bulunan bölgeler ile değiştirilmesidir. Bu fikir aslında Balkanlarda son 3 yılda konuşulan ve en son 2 ay önce Kosova Cumhurbaşkanı Taçi’nin benzer bir söylemi üzerinde yeniden alevlenmiştir.

Kosova polisinin başarılı operasyona rağmen siyasi aklının bu tür girişimlerin Sırp çetelerin bölgede daha da güçlendirdiğini ve özellikle Sırp ve Rus müdahaleleri ile daha da fazla sonuçlandığını belirtmek gerek.

Diğer yandan uluslararası arenada Batı ve Rus çekişmenin en somut yansımaları Balkanlarda hissedilmektedir. Zira son günlerde birçok Rus diplomat Batılı ülkelerden kovulmuş ve Balkanlarda Arnavutluk devleti de 2 Rus çalışanı da ülkeden ihraç etmiştir. Bu çekişme çerçevesinde özellikle Mitroviça gibi çok hassas bir bölgede alevlenmesi mümkündür.

Sonuç olarak Balkan coğrafyasında büyük bir hareketlilik yaşanmaktadır. Uluslararası çekişmelerin bu coğrafyada farklı bir şekilde tezahür etmesi ve özellikle de Balkanların ‘Keşmir sorunu’ olarak tabir edebileceğimiz Mitroviça kentinde sıcak bir çatışmanın yaşanması muhtemel. Son 7 yılda bölgede tedrici bir şekilde yaşanan olayların bir arada getirildiğinde ve en son Djuriç’in gösterişli bir şekilde gözaltına alınması tüm bu resmi tamamlamaktadır.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş