Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


20:57, 20 Mayıs 2018 Pazar
13:37, 23 Nisan 2018 Pazartesi

  • Paylaş
Çocukla işçilik kelimesi yan yana bile kullanılmaz
Çocukla işçilik kelimesi yan yana bile kullanılmaz

Her ne kadar ekonomik hayatın içinde bu tanım meşrulaşsa da çocukla işçiliğin yan yana kullanıldığı “Çocuk işçiliği” tanımı doğru değildir. Doğru olmadığı gibi bu tabirle çocukların işçiliği de meşrulaştırılmaktadır.

Yaşar Süngü

Yoksulluk sadece gelir eksikliği değil; kaynaklara, kapasiteye, güvenliğe ve onurlu bir hayat sürdürebilmek için gereken insanların ihtiyacı olan imkanlara erişememektir.
İnsanlık, insanca yaşamak, çocuklar ve yaşlılar da dahil olmak üzere her dinden her dilden her ırktan bütün insanların her türlü sosyal ve ekonomik haklarına-yeterli barınma ve fiziksel ihtiyaçlarına erişmesiyle sağlanacaktır.
Herkesin doğuştan itibaren en temel hakları eğitim, barınma, yeterli bir yaşam standardı, sağlık, bilim ve kültür hakkı vardır.
Ve devletler bu hakları adil biçimde dağıtmak zorundadır.
Devletlerin en temel görevleri bunlardır.

**

Gıda, en yüksek sağlık standartlarına erişim, temiz suya erişim gibi haklar, ifade özgürlüğü veya adil yargılama hakları gibi insan haklarıdır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin (IHEB) kalbinde insan haklarının evrensellik ve bölünmezlik ilkesi – herkes bütün insan haklarından yararlanmalıdır - yatmaktadır.
Hiç kimse eğer ekonomik, sosyal ve kültürel hakları tanınmazsa medeni ve siyasi haklarından yararlanamaz.
Benzer bir şekilde, eğer insanların medeni ve siyasi hakları korunmaz ise ekonomik, sosyal ve kültürel haklarından da yararlanamazlar.

**

Ancak gerçeklerle hedefler birbirine uygun mudur?
Değildir
Bugün dünya çapında 840 milyon insan kronik bir şekilde kötü beslenmektedir.
Her yıl yaklaşık 11 milyon çocuk beş yaşını doldurmadan ölmektedir.
100 milyonun üzerinde (yarısından fazlası kız olmakla birlikte) çocuğun ilkokul eğitimine bile erişimi yoktur.
Bu sadece hayatın talihsiz gerçeği midir?
Değildir.
Bu, büyük boyutlarda insan hakları skandalıdır.

**

Her ne kadar ekonomik hayatın içinde bu tanım meşrulaşsa da çocukla işçiliğin yan yana kullanıldığı “Çocuk işçiliği” tanımı doğru değildir.
Doğru olmadığı gibi bu tabirle çocukların işçiliği de meşrulaştırılmaktadır.
Bu tanım çoğu kez çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından zararlı işler olarak tanımlanır.
Oysa hafif ya da ağır (aile içi işler hariç) çocuğun emeğini sattığı her türlü çocuk işçiliği çocukları köleleştirir, ailelerinden ayırır, onları ciddi tehlikelerle, hastalıklarla karşı karşıya bırakır, çok küçük yaşlarda büyük kentlerin sokaklarında kendi başlarının çaresine bakacak duruma düşürür.

**

Gerçekler ve sayılara bakalım;
Dünyada çalışan çocukların sayısı 2000 yılından bu yana üçte bir azalarak 246 milyondan 168 milyona inmiştir.
Bu çocukların yarıdan fazlası, yaklaşık 85 milyonu tehlikeli işlerdedir (bu sayı 2000 yılında 171 milyon idi).
Çocuk işçi sayısının en fazla olduğu bölgeler bugün de Asya ve Pasifik’tir (hemen hemen 78 milyon ya da toplam çocuk nüfusun %9,3’ü).
Bununla birlikte, Sahra Güneyi Afrika çocuk işçiliğinin en yaygın görüldüğü bölgedir (59 milyon, %21).
Latin Amerika ve Karayipler’deki çocuk işçi sayısı 13 milyon X(%8,8), Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki ise 9,2 milyondur (%8,4).
Tarım, çocuk işçiliği açısından açık ara en başta gelen sektördür (98 milyon ya da toplam çocuk işçilerin %59’u), ancak hizmet (54 milyon) ve sanayi (12 milyon) sektörlerindeki çocuk işçiler de önemli bir nicelik oluşturmaktadır ve bu çocukların çoğu kayıt dışı ekonomide çalışmaktadır.
Erkek çocuklar arasında çocuk işçiliği 2000 yılından bu yana %25 azalırken kız çocuklarda bu azalma %40’tır.

**

Türkiye yani ülkemiz çocukların çalıştırılması konusunda ne durumda bir de ona bakalım.
“Çocuk işçiliği” sorunu gelişmekte olan her ülke için olduğu gibi, Türkiye için de önem taşıyan bir konudur.
Çocuk işçi sayısı 2018 itibarıyla 2 milyona yaklaştı.
2012’de 601 bin olan 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 709 bine ulaştı.
Çalışan her 10 çocuktan 8’inin kayıt dışı olduğu bildirildi.
TÜİK’in 2016 yılı verilerine göre çocuk işçilerin yüzde 78’i kayıt dışı çalıştı.
2018 yılında yaşları 15,16 ve 17 olan üç çocuk çalışırken hayatını kaybetti.
Mesleki eğitim alan ve özellikle turizm sektöründe çalıştırılan stajyerler, resmi kayıtlara “çocuk işçi” olarak geçmedi.

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş