Büyüdük ama nasıl büyüdük! | Haber Analiz | | Dünya Bülteni Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


02:18, 22 Haziran 2018 Cuma
16:13, 11 Haziran 2018 Pazartesi

  • Paylaş
Büyüdük ama nasıl büyüdük!
Büyüdük ama nasıl büyüdük!

Dolar ve faizdeki artışla birlikte enflasyonunda çıkmasıyla mal ve hizmetlere yansıtılan zamlarla tüketim tarafında ciddi kemer sıkma başlayabilir.

Yaşar Süngü


Türkiye ekonomisi, 2018 ilk çeyrekte yüzde 7.4 büyüme ile OECD ülkeleri içerisinde ilk sırada yer alırken, G20 ülkeleri arasında yüzde 7,7 oranında büyüyen Hindistan’dan sonra 2’inci sırada yer aldı.
ABD’nin yüzde 2,8, Avro Bölgesi’nin yüzde 2,5, Almanya’nın yüzde 2,3, Endonezya’nın yüzde 5,1 ve Çin’in yüzde 6,8 büyüdüğü bu dönemde; Türkiye ekonomisinin göstermiş olduğunu bu gelişme takdire şayan.

**

Finans piyasalarında dolar karşısında Türk lirasının kan kaybı, faizlerin fırlaması, dışarıdan gelen olumsuz notlardan sonra yüz güldüren tek veri büyüme rakamları oldu.
Geçen yılın üçüncü çeyreğinden itibaren güçlenen büyüme hızı, bu yılın ilk çeyreğinde de korundu.
Türkiye, 2017'deki güçlü büyümesinin ardından bu yıla da hızlı başladı ve ilk çeyrekte yüzde 7,4 ile beklentilerin üzerinde büyüme kaydetti
Türkiye ekonomisi, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 büyüyerek, OECD, Avrupa Birliği ve G20 ülkeleri arasında en güçlü büyüme performansı gösteren ülkelerin başında yer aldı.
Büyüme iç talep kaynaklı gerçekleşirken, yatırımların ve hizmetlerin katkısı dikkati çekiyor.
Büyümede sanayi sektörünün katkısı 1,9 puan olurken, makine teçhizat yatırımlarının bu dönemde yüzde 7 artması ekonominin üretken yapısına olumlu katkı sağlamış.
Orta Vadeli Programda 2018 yılı büyümesi yüzde 5,5 öngörülürken, yıllık büyümenin bu tahminle uyumlu gerçekleşmesi bekleniyor.

**

Rakamlar şöyle çıktı:
Tarım sektörü toplam katma değeri yüzde 4,6,
sanayi sektörü yüzde 8,8,
inşaat sektörü yüzde 6,9,
hizmetler sektörünün katma değeri yüzde 10,
Hanehalkı nihai tüketim harcamaları yüzde 11,
Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 3,4,
Mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,5,
ithalat yüzde 15,6 arttı

**

Peki bu büyüme rakamları bize ne anlatıyor?
Büyüdük ama nasıl büyüdük?
Biraz büyümenin arka planına bakalım:
Mevsimsel olarak düzeltilmiş büyüme verileri, son 6 çeyrektir genişleme yönünde.
Mevcut durumda yılın tamamına ait yüzde 4’lük büyüme tahmini korundu.
Üretim verileri, büyüme oranı tahmininde tekrar öncü gösterge olma rolüne geri döndü.
Sektörel bazda, sanayi ve inşaat, harcamalar bazında ise özel tüketim ve yatırım harcamaları, büyümenin ilk çeyrekte de güçlü kalmasında ana etken oldu.
Tüketim ve yatırım talebi mevsimsellikten arındırılmış verilerle ivme kazanmaya devam etti. Buna karşılık ithalat ve ihracatta bir miktar yavaşlama görülüyor.
Harcama grupları bazında, özel tüketim harcamaları büyümede ana rolü üstlendi.
Yatırım harcamalarındaki güçlenme de dikkat çekici oldu.
Büyüme kalemlerinde özellikle yatırım rakamları, büyüme verisinin güçlü ve kapsayıcı olduğunu gösteriyor.
Sanayi sektörünün birinin çeyrek büyümesi ortalama büyümenin üzerinde, yüzde 8,8 seviyesinde.

**

Ancak bu sevindirici rakamlar devam edecek mi?
İşte bu soru kritik bir soru.
Çünkü gerek yurt içinde parasal sıkılaşma gerekse de küresel koşulların zorlaşmasıyla bu rakamları ikinci çeyrekten itibaren görmek pek mümkün olmayacak gibi görünüyor.
Nisanda başlayan ve mayıstan itibaren belirginleşen parasal sıkılaşma adımlarının reel ekonomi üzerindeki yavaşlatıcı etkisi 2018 ve 2019 büyüme oranları üzerinde belirleyici olacak.
Bu etkiye bağlı olarak, 2018 ve 2019 için sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 4,5 seviyelerindeki büyüme tahminlerinde aşağı yönlü riskler bulunuyor.
İlk çeyrekteki güçlü veriye karşın ikinci çeyreğe dair öncü veriler, ekonomide bir yavaşlamanın gerçekleşmekte olduğunu gösteriyor.
Seçim sonrasında ihracat bazlı sanayiyi destekleyen, dış ticaret açığının temelini oluşturan ara malı ithalini azaltan reformlar devreye girerse büyüme sürebilir.
Dolar ve faizdeki artışla birlikte enflasyonunda çıkmasıyla mal ve hizmetlere yansıtılan zamlarla tüketim tarafında ciddi kemer sıkma başlayabilir.
Sürdürülebilir büyümenin kalıcı ve en sağlam yolu, üretmek ve üretenleri desteklemekten geçiyor.

 

 

 



İlgili Konular Dolar artış Yaşar Süngü
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş