Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


05:22, 24 Ekim 2017 Salı
Güncelleme: 00:01, 23 Nisan 2017 Pazar

  • Paylaş
TBMM Osmanlı Meclisi'nin devamı mıydı ?
TBMM Osmanlı Meclisi'nin devamı mıydı ?

Meclisin etrafının çevrildiği bu saatlerde Meclisi Mebusan’da önemli bir karar alınıyordu. Sinop Milletvekili Rıza Nur Bey mecliste söz alarak: “Efendiler. Mühim bir ân-ı tarihi yaşıyoruz. Bu devlet ve millet bu zamana kadar böyle büyük bir musibete duçâr olmamıştır.” diyecek ve

Ömer Aymalı / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Osmanlı Devleti'nin Payitahtı olan İstanbul'un 16 Mart 1920 tarihinde işgali üzerine, 23 Nisan 1920'de Ankara'da kurulan ve  Millet adına ülke yönetimini ele alan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bir taraftan ülkeyi işgalden kurtarırken aynı zamanda da yeni bir devletin temellerini atmıştı. Fakat yeni devletin temellerini atan TBMM, aslında İstanbul’da toplanan ve İngilizler tarafından dağıtılan  Osmanlı Mebusan Meclisinin devamı olarak kurulan bir meclisti.

Kongrelerden Osmanlı Mebusan Meclisine 

Mondros Ateşkes antlaşmasının ardından ülkenin muhtelif yerleri işgal edilip de İstanbul hükümeti bu işgallere karşı koyamayınca Anadolu’da direniş cemiyetleri oluşturulmuştu. Bu cemiyetler kısa bir süre sonra Sivas’ta Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleşti. Tek bir çatı altında toplanan cemiyetlerin en önemli amacı Meclisi Mebusan’ın tekrar açılmasıydı. Çünkü Mondros mütarekesi imzalandıktan kısa bir süre sonra Meclisi Mebusan kapatılmıştı. 

Meclisi Mebusanın kapalı olduğu bu süre zarfında kurulan hükümetler padişahın atadığı kişilerin kurdukları hükümetlerdi ve halkta herhangi bir karşılığı bulunmamaktaydı. Anadolu’da birleşen hareketin esas hedefi de bu nokta oldu: Meclisi Mebusan açılmalı. Yapılacak olan barışa ve barışın şartlarına millet karar vermeli. İşte bu çerçevede İstanbul hükümeti ile Sivas’ta oluşturulmuş olan Temsil Heyeti’nin görüşmesinde bu konuda karar alındı. Bu kararların ardından Kasım 1919’da ülkede çapında yapılan seçimlerin ardından 12 Ocak 1920 tarihinde Son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul’da toplandı. 

İstanbul’da toplanan meclisin aldığı en önemli karar Misakı Milli oldu. Meclisi Mebusan 28 Ocak 1920’de aldığı bu karar ile Osmanlı Devletinin asgari barış şartlarını belirlemişti. İtilaf devletleri ile yapılacak olan barış görüşmelerinde yol haritası niteliğinde olan belge 17 Şubat günü tüm dünyaya ilan edildi. Ancak bu kararlara itilaf devletlerinin tepkisi 16 Martta İstanbul’u resmen işgal etmek oldu. 18 Mart günü ise günümüzde Mimar Sinan Üniversitesinin bulunduğu Meclisi Mebusan binasının etrafını çeviren İngilizler milli mücadele taraftarı olan milletvekillerini tutuklayarak Malta adasına sürgüne gönderdiler. 

Meclisi Mebusan’dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 

Ancak meclisin etrafının çevrildiği bu saatlerde Meclisi Mebusan’da önemli bir karar alınıyordu. Sinop Milletvekili Rıza Nur Bey mecliste söz alarak: “Efendiler. Mühim bir ân-ı tarihi yaşıyoruz. Bu devlet ve millet bu zamana kadar böyle büyük bir musibete duçâr olmamıştır.” diyecek ve ardından 17 arkadaşı ile beraber bir önerge vererek meclisin güvenli bir yerde özgür bir ortamda tekrar toplanmasına kadar meclis görüşmelerin ertelenmesini (tâlik edilmesini) teklif edecektir. 

Rıza Nur’un bu önergesi mecliste oy birliği ile kabul edildi. Böylece Osmanlı Mebusan meclisi toplantılarını erteledi. Yani meclis kapanmadı ya da kapatılmadı. İstanbul’da bu gelişmeler yaşanırken Mustafa Kemal Paşa da valiliklerle, kolordu kumandanlıklarıyla temasa geçerek Ankara’da bir  Fevkalade-i haiz bir meclisin toplanacağı bilgisini veriyordu. Ankara’da kurulacak olan meclis için ülke çapında yeni seçimler yapılacaktı. Aynı zamanda Osmanlı Mebusan meclisinden gelecek mebuslar da burada görevlerine devam edeceklerdi. Hem yeni seçilen hem de İstanbul’dan gelen vekillerin katılımıyla 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM Ankara’da dualarla açıldı. 

Cuma namazı Hacı Bayram Camiinde kılındı

23 Nisan 1920 günü geldiğinde Hacı Bayram Camii’nde büyük bir kalabalık toplandı. Cuma namazının kılınmasının ardından cemaat tekbir getire getire Meclis’in toplanacağı binanın önüne geldi.
Dualar okunduktan ve kurbanlar kesildikten sonra milletvekilleri binaya girdiler. Meclis saat 14.45’te milletvekillerinin en yaşlısı (Reisi Sin) olan Sinop milletvekili Şerif Beyin bir konuşmasıyla açıldı. Bu kısa konuşmanın son cümleleri, “Milletimizin dahili ve harici istiklâl-i tam dahilinde mukadderatını bizzat deruhte ve idare etmeye başladığını bütün cihana ilân ederek Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum” oldu.
Meclis’in açılışının ertesi günü, yani 24 Nisan 1920’de beş oturum yapıldı. Bunlardan dördüncü oturum gizli yapıldı. Meclis’in beşinci oturumunda Mustafa Kemal Paşa 110 oyla birinci başkan seçilirken, Celâlettin Arif Bey 109 oyla ikinci başkan seçildi. Celâlettin Arif Bey, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın başkanıydı. İstanbul’un işgali üzerine Anadolu’ya geçmişti.
Ankara’da açılan TBMM İstanbul’da tatil edilen meclisin devamı niteliğinde görevine başladı.

TBMM’nin ilk kabul ettiği yasa Ağnam Resmi vergisi adındaki hayvan vergisi oldu. Olağanüstü koşullarda Ankara’da toplanmış olan TBMM’nin ilk çıkardığı yasanın bu olmasının sebebi ise açıktı. 18 Mart günü tatil edilen İstanbul’daki Mebusan Meclisinin o gün görüşeceği yasa bu vergi yasasıydı. İstanbul’daki mecliste görüşülemeyen bu yasa tasarısı Ankara’da toplanan TBMM’nin çıkardığı ilk yasa oldu. 

TBMM'nin duvarındaki levha

23 Nisan 1920 tarihinde çalışmaya başlayan TBMM'nin duvarında ilginç bir levha göze çarpıyordu: o levhada Kur'an-ı Kerim'in Şura suresindeki 38'nci ayetten bir bölüm yazılı idi: "Ve emrühüm şura beynehüm" Mealen şöyle diyordu: "Onlar işlerini istişare ile yürütürler"
Bu levha o dönem Meclise yüklenen misyonu göstermesi bakımından ilginç bir fikir vermekteydi.

İstanbul’da tatil edilmiş olan Meclisi Mebusan milletvekillerini ve yeni seçilen milletvekillerini içinde barındıran TBMM toplumun her kesiminden insanın temsilcisinin bulunduğu bir meclis olarak tarihe geçti. Milletvekilleri ülkenin bağımsızlığını sağlamak için siyasi düşüncelerini bir kenara bırakıp yek vücut halinde çalıştılar ve bağımsızlık mücadelesini başarıyla sonuçlandırdılar.

 

Kaynaklar :  Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Cilt I, Durmuş Yalçın ve diğerleri

                    Birinci Mecliste Muhalefet İkinci Grup; Ali Demirel

 

 

                    

                     



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş