Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


22:31, 19 Nisan 2018 Perşembe
02:03, 08 Ekim 2013 Salı

  • Paylaş
Camileriyle Osmanlı Atina'sı
Camileriyle Osmanlı Atina'sı

Fethiye Camii Osmanlı döneminin en önemli sanat eserlerinden biri kabul edilmekte. Yapım tarihi tam olarak bilinmeyen Fethiye Camii mimarisiyle İstanbul'daki Fatih Camii, Yeni Cami, Sultanahmet camilerinin ilk örneği kabul edilmektedir.

Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

Osmanlı kaynaklarında ‘Medinetü'l-hükema’ olarak geçen Atina 1458 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde feth edildi. Kısa süre içerisinde Atina Türklerle Rumların birlikte yaşadığı camileri, hamamları, çarşıları ile tam bir Osmanlı şehri haline geldi ve Yunan bağımsızlığına kadar 371 yıl boyunca Osmanlı hakimiyetinde kaldı.

1669 yılında Atina’ya gelen Evliya Çelebi seyahatnamesinde şehirde dört cami, yedi mescit, bir medrese, üç mektep, iki han ve üç hamam olduğunu yazmıştır. Evliya çelebinin ifade ettiği dört camiden ilki Parthenon camiidir. Atina’nın fethinin ardından şehrin en büyük mabedi ve  antik Yunanın simgesi olan Parthenon kilisesinin bir ucuna  minare eklenerek camiye çevrildi.

 
 İç Kale Camii  

Eni 31 metre, boyu ise 70 m. ye yakın olan, 8 X 17 sütunla çevrili bu cami, İç kaleyi teşkil eden Akropolis'in ortasında bulunduğundan İç kale cami'i olarak adlandırıldı. Bu cami Atina’nın ilk camisiydi. Osmanlılar tarafından bir kısmı cephanelik olarak da kullanılan Parthenon 1687 yılındaki Venedik kuşatması sırasında isabet aldı ve patlama ile birlikte bu yapı büyük zarar gördü. Zararın büyüklüğünden dolayı tamirine girişilmedi ve yerine küçük bir cami inşa edildi. Bu cami de günümüze kadar ulaşmadı. Yunan bağımsızlığından sonra  Akropolis’in antik çağdaki haine getirilmesi amacıyla yıktırıldı.

 
 İç Kale Caminin tahrip oluşunu gösteren bir gravür  

Evliya Çelebinin seyahatnamesinde yazdığı Parthenon dışındaki üç cami ise Hacı Ali Camii,adı bilinmeyen Bey Camii ve Eski Camiidir. Bunlar da diğerleri gibi Yunan bağımsızlığının ardından yıkıldılar.

Osmanlıdan günümüze ulaşabilen iki eserden biri ise 1700’lü yıllarda yapılan Mustafa Ağa Camiidir. Altı fıskiye camii olarak da adlandırılan bu ibadethane Yunan bağımsızlığından sonra uzun süre metruk ve harap bir halde kaldı. Yakın zamanlarda restorasyonu yapılan cami el sanatları müzesi olarak kullanılmaya başlandı.

 
 El sanatları müzesi olarak kullanlına Mustafa Ağa Camii  

Evliya Çelebinin "…bu şehri gelüb görmeyen seyyâh-ı ‘âlem cihânbînim demesin" dediği Atina’dan günümüze ulaşan bir diğer Osmanlı eseri ise  Fethiye Camiidir. Mustafa Ağa Camiinin biraz ilerisinde olan bu camiinin Ömer Paşa tarafından Fatih Sultan Mehmed’in şehre yaptığı ziyaret esnasında  Padişahın onuruna yaptırdığı ifade edilmektedir. Cami eski Bizans kilisenin kalıntıları üzerine inşa edilmişti. Kitabesi bulunmayan ve Evliya Çelebinin seyahatnamesinde de ismi geçmeyen caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir.

 
Fethiye Camii    

1687'ye kadar bölgedeki Müslümanların en önemli ibadet yeri olan cami, Atina'yı işgal eden Venedikli Morozi tarafından Katolik kilisesine dönüştürüldü. Ancak Atina tekrar Osmanlıların eline geçince 1824 yılına kadar camii olarak kullanıldı. 1824'te ilk önce askeri amaçlı depo, bir dönem de şehrin hapishanesi, 1890'dan önce un ambarı, 1935'e kadar ise uzun yıllar ordunun ekmek fırını olarak kullanıldı. Fethiye Camii  Osmanlı döneminin en önemli sanat eserlerinden biri olarak kabul edilmekte. Yapım tarihi tam bilinmeyen Fethiye Camii mimarisiyle İstanbul'daki  Fatih Camii, Yeni Cami, Sultanahmet camilerinin ilk örneği kabul edilmektedir.

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş