Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


15:52, 21 Mayıs 2018 Pazartesi
Güncelleme: 21:05, 30 Ocak 2015 Cuma

  • Paylaş
Ağaçta yetişen ayakkabı cilası
Ağaçta yetişen ayakkabı cilası

Bayram, seyran, iş görüşmesi, düğün-dernek gibi faaliyetlere katılacağımız zaman önce ayakkabılar parlatılır. Fakat "cila" deyip geçmemek lazım.

Piyasada satılan ayakkabı cilası ürünlerinde hangi maddeler var?

a) Lanolin
b) Doğal veya petrol esaslı mum (vaks)
c) Terebentin
d) Akasya zamkı
e) Etil alkol
ve Nafta (ve ihtiva ettiği 10 ayrı kimyevî madde)

Bu maddelerin ne işe yaradığını, vücudumuz ve ekosistemler üzerindeki zararlı tesirlerini görmek için yazımızın en altındaki bölümü okuyun lütfen.

Şimdi sizlere tabii malzemeyle ayakkabıların nasıl cilalanacağını anlatalım:

Doğal cilamız, muz kabuğu... Yanlış okumadınız. Muz kabuğunun içindeki yağlar ve potasyum, iyi bir parlatıcı ve koruyucu görevi görüyor.

Hazırlanışı:

1) Yediğiniz muzun kabuğunu çöpe atmayın. Bu kadar.

Kullanışı:

1) Ayakkabıların üzerindeki kaba kiri nemli bir bezle silin.
2) Muz kabuğunun iç tarafını bütün deri yüzeye sürün.
3) Kuru bir bez ile ayakkabıların üzerinde kalan muz parçalarını silin ve ayakkabıları son bir kere daha parlatın.

Muzu yiyerek önce vücudunuza iyilik yaptınız; kabuğunu cila olarak kullanarak hem ambalaj satın almamış oldunuz, hem zehirli kimyasal maddelerden uzak durdunuz; hem de kabuğu gübreye dönüştürürseniz, organik atık üretmemiş olacaksınız.

İkaz:

Bu yöntemi yalnızca deri ayakkabılarda kullanın. Süet, nubuk gibi malzemelerde iz kalabileceğini unutmayın.

“Ağaçta yetişen ayakkabı cilası bana göre değil” diyorsanız:

a) Ayakkabılarınızı açık havada veya en azından iyi havalanan bir mekânda cilalayın. Cilayı çocukların bulunduğu ortamlarda uygulamamaya ve ulaşabilecekleri yerlerde saklamamaya dikkat edin.
b) Yeni cilalanan ayakkabıları bir süre dışarıda tutarak, üzerlerindeki kimyasalların uçmasına vakit tanıyın.
c) Ayakkabı cilasını cildinize temas ettirmemeye gayret edin. Gerekiyorsa eldiven kullanın.


Hazır ayakkabı cilası nasıl imal edilir, içinde ne vardır?

Ayakkabı cilalarının muhtevasını etikette belirtmek mecburi değil, işte bu sebeple bazı üreticiler, mamullerinin içinde ne olduğuna dair en ufak ipucu vermezken, bazıları “doğal wax katkılı üstün formül” gibi yuvarlak sözler kullanmış. Bu nedenle ayakkabı cilalarının içinde bulunması muhtemel kimyasallar üzerinden bir tahlil yapalım.

Ayakkabı cilaları, normalde birbirinin içinde erimeyecek maddelerin, şiddetli karıştırma veya bir emülgatör yardımıyla çözelti haline getirilmiş halidir. Tıpkı yumurtanın zeytinyağının içinde “eriyerek” mayonez olması gibi... Bu çözeltilerde en çok kullanılan kimyasallar ise nafta, lanolin, terebentin, doğal veya petrol esaslı mum (vaks), akasya zamkı ve etil alkoldür.

Bu kimyasalların bir kısmı “etken madde,” diğerleriyse bu maddeleri macun kıvamına getirmek ve bir arada tutmak için kullanılıyor. Etken maddeler de ikiye ayrılabilir: Deriyi besleyen ve parlaklık veren yağlar (genellikle lanolin) ve deriyi su geçirmez kılan mum (vaks).

Lanolin: Emziren anneler bunu yakinen tanır. Aslında koyunlar tarafından, yünlerini kuru tutmak için salgılanan bir yağdır. Çatlak deriyi yumuşatır/nemlendirir. Bazı bünyelerde alerjik tepkilere yol açabilir. Biyobirikimli veya doğada kalıcı değildir.

Doğal veya petrol esaslı mum (vaks): Doğal olursa genellikle Carnauba mumu, petrol esaslı olursa parafindir. İkisi de görece olarak zararsızdır.

Terebentin: Akışkanlık artırıcı, parfüm. Cilt, gözler ve solunum sistemini tahriş edebilir.

Akasya zamkı: Yapıştırıcı, kıvam artırıcı. İnsanlarda solunum sistemi üzerinde olumsuz etkisi vardır.

Etil alkol: Çözücü (solvent), koruyucu. İçki alkolü olarak da bilinir. İnsanlarda merkezî sinir sistemini baskılar. Son derece yanıcıdır.

Yukarıdaki bu maddelerden bazılarını çözmek ve çözelti halinde kalmalarını sağlamak kolay değil. Bunun için genellikle petrol esaslı bir çözücü olan nafta kullanılıyor. Nafta, petrol rafinerilerinden çıkan bir “ara ürün.” Yani muhtevasında birden fazla madde var. Kaynağına bağlı olarak bu maddelerin oranları değişkenlik gösterse de, genellikle aşağıdakilerden oluşuyor:

N-heksan: Çözücü (solvent) ve akışkanlık artırıcı. Avrupa Birliği’nde kozmetik sektöründe kullanılması yasaktır. Sinir sistemi üzerinde olumsuz etkisi var. Düşük dozlarda bile etkili bir zehirdir ve zehir etkisi çevreye yayıldıktan sonra da devam eder.

Dimetil benzen: Ksilen. Çözücü (solvent) ve koku maskeleyici. Başta periferik, sonra merkezi sinir sistemini tahrip eder. Kanserojen olduğu ve üreme sistemini olumsuz etkilediğine dair bulgular vardır. Buharı, nefes borusunu ve duyu organlarını tahriş eder.

Tolyen: Antioksidan, çözücü (solvent). Sinir ve üreme sistemleri üzerinde olumsuz etkisi vardır. Solunduğunda geçici rahatlama sağladığından “tinercilerin” tercih ettiği bir çözücü türüdür. Yüksek dozlarda koma ve ölüme yol açabilir. Suyla karıştığında ortaya ısı çıktığı için, doğası gereği nemli olan mükoza dokusu üzerinde özellikle tahripkârdır. Nefes ve yemek borusunu yakar; gözleri ciddi şekilde tahriş eder. Skin Deep Veritabanı’ndaki puanı 10’dur (0 en zararsız, 10 en zararlı).

Siklo heksan: Çözücü (solvent). Sinir sistemi üzerinde olumsuz etkisi vardır. Buharı, solunum yollarını ve duyu organlarını tahriş eder. Çevre için zararlıdır.

Pentan: Çözücü (solvent) ve akışkanlık artırıcı. Zararlarına ilişkin araştırma miktarı kısıtlıdır. Görece zararsız olduğu düşünülmektedir.

Heptan: Çözücü (solvent) ve kıvam artırıcı. Zararlarına ilişkin araştırma miktarı kısıtlıdır, ancak duyu organlarını tahriş edebilir.

Etil benzen: Kanserojen olduğuna dair bulgular vardır. Gözleri ve solunum yollarını tahriş eder. Hormon dengesini bozduğundan şüphelenilmektedir.

Benzen: İçten yanmalı motor benzininin temel maddesi. Güçlü bir kanserojendir. İnsan vücuduyla temas edecek ürünlerde kullanımı pek çok ülkede yasaktır. Özellikle kemik iliğinin genetik yapısını tahrip ettiği için, kan kanseriyle ilişkilendirilmiştir.   

1,2,4-Trimetil Benzen: Renksiz ve yanıcı bir petrol türevi. Boya, parfüm ve yapıştırıcı üretiminde sterilizatör olarak kullanılır. Solunum sistemini ve duyu organlarını tahriş eder. Çevre için zararlıdır, ancak biyobirikimli değildir.

Sülfür: Kükürt. Zehirli değildir, ancak uzun süreli temas halinde cildi tahriş eder. Sülfür zerreciklerinin solunum yolları ve duyu organları üzerinde şiddetli tahriş edici etkisi vardır.

Evet, yukarıdaki 10 madde, sadece “nafta”nın içindekilerdi.

Sonuç:
Ayakkabı cilası işte; yemiyoruz, içmiyoruz; kunduraya sürüyoruz. Ama gördüğümüz gibi, içindeki kimyasallardan pek çoğu solumak (veya cildimize sürmek) isteyeceğimiz şeyler değil... Ayakkabı boyalarında da durum aynıdır. Onlar da bu cilaların pigment eklenmiş hali... Bu yüzden bazılarının üstünde açık havada kullanılmasının tavsiye edilmesine şaşmamak gerek...



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş