Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


05:07, 24 Ekim 2017 Salı
20:45, 15 Mart 2016 Salı

  • Paylaş
AB'den Rusya'ya enerji kalkanı
AB'den Rusya'ya enerji kalkanı

Avrupa Birliği Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltmak için yeni bir pakete gidiyor.

*Kuzey Haber Ajansı

Rusya'ya olan doğalgaz bağımlılığını azaltmak isteyen Avrupa Birliği, geçen sene belirlenen enerji birliği stratejisine uygun olarak bir güvenlik paketi açıkladı. Paket, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyi'nin görüşüne sunuldu.

Avrupa Birliği Komisyonu, enerji arz güvenliğini arttırmaya yönelik tedbirlerini içeren enerji güvenliği paketini geçtiğimiz ay açıkladı. Açıklamayı, komisyonun Enerji Birliğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Maroş Sefcoviç yaptı.

Brüksel'de bir basın toplantısı düzenleyen Sefcoviç, "Enerji ile ilgili hükümetlerarası anlaşmaların ve ticari sözleşmelerin avrupa kurallarına uygun yapılmasını istiyoruz" dedi. Avrupa Birliği; güvenli, sürdürülebilir ve rekabetçi enerji sağlamak amacıyla enerji birliği stratejisini yaklaşık bir yıl önce açıklamıştı.

Maroş Sefcoviç, belirlenen yeni paketin, bu strateji doğrultusunda, enerji talebinin düşürülmesini ve dış kaynaklardan sağlanan enerji arzının daha iyi idare edilmesini amaçladığını söyledi.

Avrupalı yetkili, "Hedefimiz enerji piyasalarını daha istikrarlı hale getirmek ve kırılganlığı azaltmak" diye konuştu. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyi'nin görüşüne sunulan pakette, doğalgaz arzından kaynaklı olabilecek krizlerin önlenmesi için, "birlik prensibi" açıklandı.

Bu prensibe göre, bir Avrupa Birliği üyesi ülkede doğalgaz krizi olması halinde, komşu ülkeler o ülkedeki evlere, önemli sosyal, sağlık ve güvenlik hizmetlerine gaz sağlamaya devam edecek.

Doğalgaz arzına yönelik önlemlerin planlanmasında milli yaklaşımlar yerine bölgesel bir yaklaşım geliştirilerek risklere ve krizlere yönelik beraber çalışılacak. Üye ülkeler başka ülkelerle yaptıkları hükümetlerarası enerji anlaşmalarını sonuçlandırmadan önce Avrupa Komisyonu'na bildirecek.

Avrupa Birliği Komisyonu bu anlaşmalarının düzenlemelere uygunluğunu denetleyecek. Üye ülkelerin sıvılaştırılmış doğalgaz ve depolama kapasiteleri arttırılacak. Bunun için gerekli altyapı inşa edilecek. Her ülkenin ya doğrudan ya da bir başka Avrupa Birliği üyesi ülke üzerinden sıvılaştırılmış doğalgaz ve depolama kapasitelerine erişimi sağlanacak.

Acil durumlarda gaz tedarikinin devam etmesini sağlamaya yönelik planlar hazırlanacak. Yapıların enerji tüketimleri düşürülecek. bu çerçevede yapıların yenilenmesi kolaylaştırılacak. Modern iklimlendirme teknolojileri ve yalıtım malzemeleri kullanımı desteklenecek.

“AVRUPA GAZI YETERİNCE ŞEFFAF DEĞİL”

Avrupa Birliği Komisyonu'nun iklim ve enerjiden sorumlu üyesi Miguel Aryas Sanete, hazırlanan güvenlik paketiyle ilgili değerlendirmesinde, Avrupa'daki ticari doğalgaz sözleşmelerinin yeterince şeffaf olmadığına dikkat çekti.

Sanete, "Enerji arz güvenliği paketi piyasada daha fazla şeffaflık sağlayacak. Hiçbir Avrupa Birliği Üyesi, komisyondan onay almadan hükümetlerarası enerji anlaşması imzalayamayacak" dedi. Avrupalı yetkili; hazırladıkları paketin sınırlar arasında enerji akışına olanak sağlayan, güvenilir, rekabetçi ve esnek bir sistem ortaya koyacağını söyledi.

Avrupa'da 2006 ve 2009 yıllarında yaşanan doğalgaz krizinde milyonlarca insanın soğukta kaldığını anımasatan Sanete, "Bu durumu yeniden yaşamak istemiyoruz. Yapılan son stres testleri, Avrupa'nın doğalgaz kesintilerine karşı hala fazla hassas olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Avrupa birliği ülkelerinin tükettiği enerjinin yarısını ithal ettiğini belirten Miguel Aryas Sanete, "Kendimizi temiz ve yenilenebilir enerjiye adadık. Ancak bu durumu bir günde değiştiremeyiz" ifadesini kullandı.

Enerjide geçiş sürecinin iyi planlanması gerektiğini söyleyen Sanete, doğalgazın Avrupa enerji sisteminin geçiş sürecinde önemli bir role sahip olacağını belirtti. Sanete, enerjiyi verimli kullanmanın kritik öneme sahip olduğuna dikkati çekerek, enerji verimliliğinde yüzde 1'lik artışın doğalgaz tüketimini yüzde 2,6 oranında azalttığını vurguladı.

RUS GAZI TARTIŞMA KONUSU

Rusya'nın Kuzey Akım-2 doğalgaz boru hattı projesi, Avrupa Birliği içerisindeki tüm itirazlara rağmen Almanya'nın da desteğiyle sürdürülüyor. Baltık Denizi altından toplam 55 milyar metreküp kapasiteli iki ayrı boru hattının inşa edilmesini öngören proje için resmi anlaşma, Rus enerji şirketi gazprom ile alman enerji şirketleri arasında Eylül ayında imzalanmıştı.

Ancak Polonya, Slovakya ve Ukrayna gibi Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya’nın Avrupa’ya gönderdiği doğalgazı mevcut boru hatlarından göndermesi sayesinde aldıkları yıllık yaklaşık 3 milyar dolarlık transit ücretini kaybetmek istemiyor ve projenin yürütülmesine itiraz ediyor.

Son dönemlerde Avrupa Birliği ile ilişkileri gerilen varşova yönetimi, Almanya ile Rusya arasındaki doğalgaz ticaretini gerekçe göstererek, merkel hükümetinin rusya'ya uygulanan yaptırımları etkisiz hale getirdiğini savunuyor.

Kuzey Akım-2 Projesi Rusya'da da tartışma konusu. Rusya Ulusal Ekonomi Akademisi'nden İban Kapitonov'a göre, Asya ülkeleriyle yaptığı büyük anlaşmalara rağmen bu pazarlarda istediğini bulamadı ve Avrupa'daki eski müşterilerini kaybetmeme stratejisine yöneldi. Kuzey Akım-2 projesinin yaklaşık 10 milyar dolara mal olması bekleniyor.

Kapitonov, Rusya'nın Almanya'nın desteği olmadan böyle bir maliyeti karşılayamayacağına dikkat çekerken, Almanya'nın da Avrupa Birliği içindeki tüm itirazlara rağmen, kendi konumunu güçlendirecek bu projeye destek olmayı sürdürdüğüne işaret etti.

Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi'nden Enerji Uzmanı Christian Egenhofer de Kuzey Akım-2 projesiyle Rusya’nın doğalgaz sevkiyatında Ukrayna’yı devre dışı bırakmasının, Avrupa Birliği'nin çıkarlarına ters düştüğü görüşünde. Birliğe üye pek çok ülkenin projeye itiraz ettiğini anımsatan Egenhofer, "Kuzey Akım-2'nin asıl kazananı ise enerji şirketleri" yorumunda bulundu.

Kırım’ın Ötesinde adlı kitabın yazarı Agnia Grigas da 2006 ve 2009 yıllarında Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan doğalgaz krizine işaret ederek, "Rusya, benzer bir krizin yaşanmaması için Ukrayna’daki boru hatlarını artık kullanmak istemiyor" görüşünü savundu. Grigas, Avrupa Birliği'nin, Kuzey Akım-2 projesine üçüncü enerji paketi nedeniyle çok sıcak bakmadığını belirterek, "Ancak Almanya gibi ülkeler, Rus gazına daha kolay erişim için projeyi desteklemeye devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Enerji ve Kaynak Güvenliği Merkezi Araştırma Müdürü Frank Umbah ise, Rusya'nın Kuzey Akımı Genişletme Projesi’nin Ukrayna'yı oyunun dışına itme stratejisinin bir parçası olduğunun altını çizdi. Umbah, "Bu proje, ne Avrupa Birliği'nin doğalgaz bağımlılığını azaltacak, ne de Ukrayna'dan gelen gazdan daha ucuz olacak" yorumunda bulundu.

GAZ, RUSYA İÇİN ÖNEMLİ BİR ENSTRÜMAN

Doğalgazdan, petrole; kömürden nükleere kadar birçok alanda dünya enerji pazarının en önemli aktörlerinden biri olan Rusya; bu avantajını hem ekonomik hem de siyasi amaçları için kullanıyor.

Enerji, uzun yıllardır Kremlin'in ilişkide olduğu ülkeleri istediği çizgiye çekebilmek için kullandığı bir enstrüman. Doğalgaz piyasasında ülkeye göre fiyat uygulamasını tercih eden Ruslar, politik tavizler alabildiği satıcılara özel indirim uyguluyor.

Ancak son dönemlerde batı şile ilişkileri gerilen Moskova yönetimi, şimdilerde bir yandan elindeki bu gücün değersizleşmesini önlemeye çalışıyor, diğer yandan da yeni pazar arayışlarını sürdürüyor.

Avrupa'ya enerji naklinde Ukrayna ile yaşanan krizin ardından alternatif arayışlarına giren Ruslar’ın Güney Akım'la alakalı ilk hamlesi Bulgaristan'ın red cevabıyla rafa kalkmış; sonrasında Ankara yönetimiyle üzerinde uzlaşılan Türk akımı da iki ülke arasındaki gerginliği büyümesiyle başarısız teşebbüslerden biri haline gelmişti.

Bütçesindeki en önemli gelir kalemi enerji olan Rusya'nın en önemli müşterileri Avrupa Birliği üyeleri. Rusya'ya coğrafi yakınlığı bulunan Estonya, Letonya ve Litvanya
gibi ülkeler yüzde yetmişlerin üzerinde bir bağımlılığa sahip.

Çek Cumhuriyeti ve Macaristan da kullandığı doğalgazın büyük bir bölümünü Rusya'dan alıyor. Her geçen yıl biraz daha büyüyen Kuzey Akım, bölge devletlerinin Rusya ile olan doğalgaz alışverişini farklı bir boyuta taşırken, enerji güvenliğine atıfta bulunan Avrupa Birliği yetkilileri geçen zaman zarfında alternatifsizliği aşamadı.

Avrupa Birliği üyeleri içinde Rusya ile ilgili yaklaşımların birbirinden farklı olması da bu alışverişe duyulan bağımlılıkla açıklanıyor. Son dönemlerde enerji fiyatlarında yaşanan düşüşün yanı sıra siyasi nedenlerle konulan yaptırım kararları rus ekonomisini zorluyor.

Bu nedenle Moskova bir taraftan OPEC üyesi ülkelerle görüşmeler gerçekleştirirken; diğer yandan da üretimle ilgili yeni düzenlemelere giderek krizin etkilerini kontrol altına Almaya çalışıyor.

Avrupa'da yaşadığı sıkıntılardan sonra başta çin olmak üzere birçok Güneydoğu Asya ülkesiyle milyar dolarlık enerji anlaşmaları imzalayan Ruslar, Afrika'dan Güney Amerika'ya kadar birçok yerde arama ve rafineri çalışmalarına da hız verdi.

Avrupa Birliği'ne yıllık yaklaşık 200 milyar doların üzerinde enerji ihracatı gerçekleştiren Ruslar için petrol de bir başka oyun sahası. Norveç ve Suudi Arabistan gibi petrol devi ülkelerin dört katı petrolü Avrupa Birliği ülkelerine satan Rusya, yaptırım sürecinde bu satışı gerçekleştiren şirketlerine dönük sınırlamalar getirilmesiyle öenmli bir darbe aldı.

Enerji şirketlerinin uğradığı zararı hazineden karşılayacak Rusya, süreçteki sürtüşmeden doğu Avrupa ülkelerinin zararlı çıkacağı görüşünü savunarak, konuyu siyasi bir zemine çekmeye çalışıyor.

Nükleer enerji de Rusya'nın dış politikada kullandığı önemli araçlardan. Rusya'nın bu alandaki faaliyetleri; yüksek maliyetli nükleer tesislerin inşa aşamasından, personel eğitimine, nükleer atıkların toplanmasından, yeni nükleer yakıt teminine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

RUSYA’NIN YENİ PROJESİ: POSEDİON

Ukrayna'da yaşanan krizin ardından gerilen ilişkiler, doğalgaz tedariği konusunda batı dünyasını Rusya'ya alternatif aramaya iterken, Rusya da, doğalgazın batı pazarlarına ulaştırılması konusunda Ukrayna'yı devre dışı bırakacak projeler üzerinde duruyor.

Yakın bir tarihe kadar Rus doğalgazının yaklaşık yüzde 80'i Ukrayna üzerinden Avrupa'ya ulaştırılıyordu. Kuzey Akım projesinde ilk etabın tamamlanmasıyla, Baltık Denizi de yeni bir güzergah olarak ortaya çıktı. Ancak bu güzergah, başta Almanya olmak üzere daha çok batı Avrupa ülkelerini kapsıyor.

Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri için ise Güney Akım projesinde başlanmıştı. Temeli 2012 yılının Aralık ayında atılan proje, Ukrayna'da patlak veren krizin ardından, siyasi gerilimin de artması nedeniyle rafa kaldırıldı.

Güney Akım'ın iptal olmasıjndan sonra ise Türk Akımı Projesi dilkendirilmeye başlandı. Buna göre, Rus doğalgazı Türkiye üzerinden orta ve Doğu Avrupa'ya kadar taşınacaktı. Ancak tarafların Suriye'deki iç savaş yüzünden karşı karşıya gelmesinin ve Türk hava sahasını ihlal eden bir Rus uçağının düşürülmesinin ardından bu proje somutlaştırılamadı.

Rusya şimdi de, doğalgazı Yunanistan üzerinden Avrupa'ya ulaştırmanın hesaplarını yapıyor. Bu konudaki somut adım geçtiğimiz ay atıldı. Gazprom ile Yunan ve İtalyan şirketleri arasında bir protokol imzalandı. Gazprom tarafından yapılan açıklamaya göre, bu girişim, Rusya’nın Güney Avrupa gaz tedarikini düzenleme amacı taşıyor.

Posedion adı verilen projeye göre, Türkiye-Yunanistan-İtalya enterkonnektörü üzerinden temin edilecek Rus doğalgazı, Güney Avrupa ülkelerine taşınacak. Poseidon projesine temin edilecek doğalgaz üçüncü ülkelere ise Karadeniz'in altından temin edilecek. Gazprom Başkanı Leksey Miller, anlaşmayla ilgili yaptığı açıklamada, arz güvenliğinin temin edilmesi için, doğalgaz altyapısına dair gelişmelerin büyük önem taşıdığını söyledi.

AKDENİZ’DE BİLEK GÜREŞİ

Pek çok uzmana göre Doğu Akdeniz'de Suriye ekseninde yaşanan gerilimin arka planında enerji kaynakları ve enerji güzergahları üzerindeki rekabet var. Doğu Akdeniz son dönemlerde yeni keşfedilen doğalgaz yataklarıyla gündemde.

Mısır, İsrail, Lübnan, Suriye, Güney Kıbrıs Rum yönetimi ve Türkiye gaz yataklarının keşfi ve işletilmesi konusunda ihtilaflar yaşıyor. İsrail geçen yıllarda Leviathan ve Tamar adı verilen sahalarda yeni doğalgaz yatakları keşfetmişti. Ancak bu yataklar, Lübnan ile İsrail arasında gerilime neden oluyor. Lübnan, İsrail'i kendi karasularından gaz çıkarmakla suçluyor.

Bölgedeki bir diğer rekabet de, Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum yönetimi arasında yaşanıyor. Rum tarafının, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin itirazlarına rağmen attığı tek taraflı adımlar tepkilere neden oluyor. Rum yönetimi ve Yunanistan'ın son dönemlerde, İsrail ve Mısır ile başlattığı işbirliği süreci de bölgedeki kamplaşmayı artırıyor.

Doğu Akdeniz'de gaz yataklarının bulunduğu bir diğer bölge de Suriye karasuları. Ancak bu alandaki doğalgaz sahalarında üretim henüz başlamış değil. Suriye'de denizin yanı sıra Humus'a doğru uzanan karasal alanda geniş doğalgaz rezervlerinin bulunduğu biliniyor.

Şam yönetimi daha önce bu sahaların işletilmesi için Rusya, İran ve Çin ile bir dizi anlaşma imzalamıştı. Suriye ayrıca Körfez Bölgesi’ndeki doğalgazın batı pazarlarına ulaştırılması için de kilit bir konumda. Suriye toprakları, özellikle Katar doğalgazının Akdeniz'e ulaştırılmasında önemli bir koridor olarak görülüyor.

Suudi Arabistan'da da keşfedilen yeni doğalgaz sahaları, Suriye üzerinden taşınabilecek doğalgaz miktarının hesaplanandan fazla olabileceğini ortaya koyuyor. Rusya başta olmak üzere küresel ve bölgesel güçlerin Suriye'deki iç savaşa müdahalesi de, bu güzergahı kontrol altında tutmak için yaşanan rekabetten kaynaklanıyor.

RUS GAZINA ALTERNATİFLER

Azerbaycan'ın yıllık 25 milyar metreküp dolayında doğalgaz üretimi bulunuyor. Ülke toprakları içerisinde yüz yıldan fazla süre yetecek kadar doğalgaz rezervi olduğu öngörülüyor. Bakü yönetiminin uluslararası alandaki doğalgaz projeleri ise tüm hızıyla devam ediyor. Azerbaycan'ın bu alanda en önemli ortaklarından biri ise Türkiye.

Bu ortaklıktaki önemli projelerin başında Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı geliyor. Tanap olarak kısaltılan projeyle Türkiye ve Avrupa’ya önemli miktarda doğalgaz sevkiyatı yapacak. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile Şahdeniz 2 sahasından çıkarılacak doğalgaz, hem Türkiye üzerinden avrupa'ya ulaştırılacak hem de Türkiye iç pazarında kullanılacak. Hattın uzunluğu 1850 kilometre olacak.

Türkiye-Gürcistan sınırında Ardahan ili Posof ilçesi Türkgözü köyünden başlayarak Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ ve Edirne olmak üzere 20 ilden geçecek ve Yunanistan sınırında Edirne’nin İpsala ilçesinde son bulacak.

Tanap İpsala'dan, Avrupa ülkelerine doğalgaz aktaracak Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı’na bağlanacak. Proje kapsamında Türkiye sınırları içerisinde biri Eskişehir ve diğeri Trakya’da olmak üzere, ulusal doğalgaz iletim şebekesine bağlantı için iki çıkış noktası yer alacak.

16 milyar metreküp kapasiteye sahip projenin, Azerbaycan ve Türkiye çevresindeki kaynaklarla yıllık 31 milyar metreküpe çıkartılması hedefleniyor. Projenin tamamlanması için 13 milyon ton çelik boru kullanılacak ve 15 bini aşkın kişiye istihdam sağlayacak. Ayrıca proje kapsamında bugüne dek yürütülen ekolojik çalışmalar sonucunda, daha önceden literatürde bulunmayan 9 yeni fauna ve 1 flora türü tespit edildi.

AB’NİN TÜRKMEN GAZI GİRİŞİMLERİ SÜRÜYOR

Hazar Havzası’ndaki en önemli doğalgaz üreticisi Türkmenistan... Türkmenistan doğalgazı, Rusya'ya olan bağımlığına alternatif arayan Avrupa Birliği için de önemli. Ancak Türkmenistan'ın enerji ihracatı konusundaki en önemli müşterisi Çin. Taraflar arasında 65 milyar metreküplük doğalgaz anlaşmaları bulunuyor.

Ayrıca ülkedeki en büyük doğakgaz sahalarının işletmesi de Çinli firmalar tarafından yapılıyor. Ayrıca iki ülke arasında dünyanın en uzun petrol boru hattı bulunuyor. Aşkabat yönetimi geçtiğimiz yıl, Hindistan ile de benzer anlaşmalar yaptı ve Türkmen doğalgazını Hint okyanusuna taşıyacak hatların inşası için çalışmalar başladı.

Türkmenistan, doğalgazını daha çok Asya pazarlarında pazarlasa da, Avrupa Birliği'nin girişimleri sürüyor. Avrupa Komisyonu'nun Enerji Birliği'nden sorumlu üyesi Maroş Sefcoviç, Türkmenistan doğalgazının Avrupa'ya ulaştırılması için yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıkladı.

Avrupalı yetkili, "Azerbaycan, Türkiye, Türkmenistan ve Gürcistan'ın Türkmen gazının Avrupa'ya ulaştırılması için çalıştığını söyledi ve en gerçekçi hat olarak güney gaz koridorunu işaret etti.

2015 yılında imzalanan Aşkabat deklerasyonu kapsamında bir çalışma grubunun oluşturulduğuna dikkat çeken Sefcoviç, olası gaz sevkiyatının ekonomik boyutlarını incelediğini ifade etti. Türkmenistan doğalgazının Avrupa'ya taşınması konusunda en verimli proje olarak Trans-Hazar doğalgaz boru hattı öne çıkıyor. Hazar'ın altından Azerbaycan'a doğru 300 kilometre boru döşenerek, Türkmen gazını Türkiye üzerinden avrupa'ya ulaştırmak mümkün.

İRAN’LA YAPILAN ANLAŞMA DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK

Tahran yönetimi ile 5+1 ülkeleri arasında İran'ın nükleer faaliyetlerinin denetlenmesi konusunda varılan anlaşma, bölgedeki enerji denkleminde değişimlere neden olacak. Gündemde İran petrol ve doğalgazının piyasalara arzı var.

Nükleer anlaşmanın ardından, İran doğalgazının Asya ve Avrupa pazarlarına ihraç edilmesinde, Pakistan ve Türkiye en kritik iki rota olarak öne çıkıyor. Yılda ortalama 8 milyar metreküp doğalgaz taşıması beklenen İran-Pakistan Doğalgaz Boru Hattının, İran'ın güneyindeki Güney Pars Doğalgaz Sahası’ndan Pakistan sınırına kadar olan bölümü tamamlandı.

Ancak Pakistan, boru hattının kendi sınırları içinde kalan kısmını henüz bitiremedi. İran üzerindeki yaptırımlardan çekinen Pakistan, boru hattı ile ilgili imzaların atılmasından sonra Amerikan yönetiminin sert tepkisiyle karşılaşmıştı. Enerji kıtlığı ve elektrik kesintileriyle karşı karşıya olan Pakistan, hattın kendi sınırlarında kalan bölümünü tamamlayabilmek için Çin'in sağlayacağı mali desteğe güveniyor. Projenin ilk fazının 2017 sonunda, geri kalanının ise 2020'ye kadar tamamlanması bekleniyor.

Pakistan'ın Gavadar şehrinden ülkenin kuzeyindeki başkent İslamabad'a iletilmesi ve ülkenin enerji sorununa çözüm olması beklenen doğalgaz boru hattının, daha sonra kuzey sınırından Çin'e kadar uzanabileceği öngörülüyor.

İran doğalgazının dünyaya açılmasında bir diğer güzargah ise ülkenin güneyinden başlayıp, Körfez’in altından geçerek Umman'ın kuzeyine gidebilecek bir hat. İran, Umman kıyısında bir sıvılaştırılmış doğalgaz tesisi kurarak buradan dünya pazarlarına açılmayı hedefliyor. Uzmanlar, İran doğalgazının Avrupa'ya ihracında ise en verimli seçeneğin Türkiye güzergahı olacağı konusunda hemfikir. Şu anda Tebriz-Ankara boru hattı ile İran'dan yılda ortalama 10 milyar metreküp doğalgaz alan Türkiye, ileride İran gazını Avrupa'ya ulaştırabilir.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş