Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


23:52, 23 Haziran 2017 Cuma
Güncelleme: 01:22, 15 Mart 2017 Çarşamba

  • Paylaş
Trump, Afrika ve yardım siyasetinin açmazları | ANALİZ
Trump, Afrika ve yardım siyasetinin açmazları | ANALİZ

Trump yönetiminin Afrika'ya yapılan ABD yardımını kesmesi, dünyanın sonu olmayacak. Etiyopya ve Kenya örneklerinin gösterdiği gibi, Afrika bu denli yardıma muhtaç değil.

Dr. Brendon J. Cannon

Belirsizlik, devletlerin ve liderlerin, Donald Trump yönetiminden bekleyebileceği neredeyse tek şey. Bununla birlikte Trump'ın ve yönetim ekibinin NATO ve Çin'e yönelik tavırları ve niyetleri muğlak olsa da, Sahra Altı Afrika'sına yaklaşımları çok daha az bir belirsizlik arz ediyor.

Trump, kıtadan nadiren bahsetse de, kendisinin ve kadrosunun hesapları giderek netlik kazanıyor. Trump Afrika'yı sevmemenin ötesinde onu bir yük olarak görüyor. Dolayısıyla ABD'nin kıta genelinde yaptığı yardımları kesecek [1]. Bu yardımların kesilmesi Afrika için ne anlama gelecek? Temel olarak yardımlar şeklinde devam eden ABD çıkarlarının kıtadan çekilmesi, Afrika ve Afrikalılar için muhakkak bir olumsuzluk anlamına mı gelecek?

ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR

Afrika'nın Başkan Trump'la ilişkilerinin genel hatlarına dair öngörüde bulunmaya çalışan gazeteciler ve analistler, Trump'ın, en iyi ihtimalle, Afrika'yı görmezden gelmesi, en kötü ihtimalle de uygulanmakta olan ABD politikalarını değiştirmesi ihtimali karşısında alarm verdiler [2]. Bu kesimler, önceki iki yönetim zamanında Afrika'da güçlü bir ABD varlığı olduğuna işaret ederken [3], Başkan Obama'nın Power Africa (Afrika'yı Güçlendir), Feed the Future (Geleceği Besle) ve Global Health Initiative (Küresel Sağlık Hamlesi) ve Başkan George W. Bush'un Emergency Plan for AIDS Relief (AIDS için Acil Eylem Planı - PEPFAR) Millennium Challenge Corporation (Milenyum Meydan Okuma Kurumu - MCC) gibi, kıtada övgüyle söz edilen girişimleri vurguluyorlar. 

Gazeteciler ve diğerleri, birçok Sahra Altı Afrika hükümetinin bu yardımlara bel bağladığına işaret ediyor. Etiyopya bu konuda bir örnek. 2013 tarihli Oakland Institute raporuna göre [4], Etiyopya son senelerde senelik aldığı ortalama 3,5 milyar dolar ile ABD, İngiltere ve Dünya Bankası'ndan yardım alan ülkeler listesinin başını çekiyor. Paranın bir kısmı zirai üretime veya yüksek öğrenime aktarılırken, çoğu, Etiyopya elitlerinin cebini dolduruyor. Yahut, but tür yardımlar söz konusu olduğunda sıklıkla görüldüğü gibi, hata, USAID veya İngiltere'nin Uuslararası Kalkınma Birimi (DfID) gibi, devletlere ait büyük yardım kuruluşlarının yardıma konu olan meblağları herhangi bir gözetim veya [kontrollü] yönlendirme mefhumu olmaksızın dağıtmasından kaynaklanıyor.

2016'daki vakalardan birinde, genç kızlardan oluşan Etiyopyalı bir pop müzik grubuna kalkınma yardımından tam 5.2 milyon sterlin fonlandı. [5] Aynı 'hata' 2014 senesinde 'Etiyopyalı Spice Girls'e 4 milyon sterlin verilmesiyle yapılmamış olsaydı bu durum çok komik kaçacaktı.

'STEROİDLERLE AYAKTA DURAN' EKONOMİLER

ABD ve diğer ülkelerin, New York, Londra, Oslo ve Roma'daki sayısız STK üzerinden yürüttüğü yardım operasyonlarına devam edilmesinin gerekçesi, Etiyopya gibi bir ülkenin ekonomisinin de 'steroidle ayakta durduğu' düşünüldüğünde hazmı daha da zor bir durumu ortaya koyuyor. Etiyopya gelişmekte olan ekonomiler listesinin başını sadece Afrika'da değil, dünya genelinde de düzenli bir şekilde çekmekte.

Etiyopya'nın lider kadrosu belli ki nasıl para kazanılacağını ve kendi kaynaklarını kullanarak devasa bir ekonomi oluşturmayı bildikleri kadar, tıpkı diğer herhangi bir 'normal' ülke gibi, rekor miktarda [6] doğrudan yabancı yatırım çekmeyi de iyi beceriyor. Nitekim, Etiyopya, geçtiğimiz günlerde Afrika'nın ilk hafif raylı sistem ağını [7] başkent Addis Ababa'da tamamladı. Yeni biten diğer bir demiryolu hattı da [8] başkenti, Cibuti limanına bağlıyor.

Etiyopya'da gördüğümüz durum, mesela, Kenya, Tanzanya, Gana ve Ruanda gibi ülkelerde - daha küçük ölçeklerde olsa da - doğrudan yabancı yatırımların ülkeye çekilmesi, kalkınma ve sağlam yönetişim örnekleriyle de uyum içinde. Etiyopya, sadece bir devlet olarak tam bir işlevsellik göstermek, büyük projeler geliştirmek ve istediği zaman rekor miktarda doğrudan yabancı yatırım çekmekle kalmıyor, aynı zamanda vatandaşlarının hayatlarına da etkin bir şekilde müdahil oluyor. Mesela Kenya'da ve diğer Doğu Afrika ülkelerinde görülen etkin vergi toplama rejimleri, konulan hedeflerin hâlâ uzağında olsa da, 2016 yılında rekor miktarlarda vergi [9] toplanmasına imkan verdi.

DIŞ YARDIMLARIN OLUMSUZ SONUÇLARI

Peki, bütün bunlar ne anlama geliyor? Evvela, Trump yönetiminin Afrika'ya yapılan ABD yardımını kesmesi, dünyanın sonu olmayacak. Etiyopya ve Kenya örneklerinin gösterdiği gibi, Afrika bu denli yardıma muhtaç değil. İkincisi, ABD zaten zannedilen miktarlarda yardımda bulunmadığı gibi, yaptığı yardımın kıtanın dertlerine derman olacak miktarlarda olmadığı da katiyet arz eden bir durum. Yine de ABD'nin, mesela, 2012 senesinde yaptığı 12 milyar dolarlık resmi kalkınma yardımı çok büyük bir miktar. Fakat bu miktar ABD'nin federal bütçesinin yüzde birden küçük [10] bir kısmına tekabül ediyor. Ayrıca ve daha da önemlisi, paranın nereye gittiğini ve nasıl harcandığını bilmek, Afrika'ya yapılan yardımın kesilmesinin neden kıtanın sonunu getirmeyeceğini anlamada büyük önem taşıyor.

Ekonomist Dambisa Moyo, yıllardır, Afrika'ya yapılan yardımların beklenenin aksine sonuçlar verdiğini savunuyor [11]. Nobel ödüllü ekonomist Angus Deaton [12] Moyo'yla hemfikir. Konuya farklı veriler ve görüşler üzerinden yaklaşsalar da, Afrika'nın ekonomik ve siyasi gelişimini kadük bırakan şeyin, diğer herhangi bir unsurdan daha çok bu yabancı yardımlar olduğunu savunuyorlar. Moyo'nun belirttiği gibi, "Afrika'nın sürekli büyüme kaydetmesi için, yabancı yardımların zaman içinde ciddi ölçüde azaltılması gerekecektir. Bu da [ilgili] ülkeleri kalkınmayı fonlamak için daha şeffaf stratejiler benimsemeye zorlayacaktır."

AFRİKA HALKLARI MAĞDUR EDİLİYOR

ABD ve diğer ülkelerden gelen yardımlar, büyümeyi desteklemek yerine yolsuzluğu körüklüyor, bağımlılığı artırıyor ve hükümetlerin ve bürokrasilerin beyan edilmiş resmi görevlerinin altını oyuyor. Yardımlar, bu ülkelerin kendi ayaklarının üstünde durmasına ve müteşebbislik ruhunun gelişimine bir set çekerken, kendilerine sunulan küresel standartların altındaki mal ve hizmetler yüzünden de bir aşağılık kompleksine sebep oluyor.

Sağlık ve eğitim gibi bir dizi hizmet almak yerine, Sahra Altı Afrika ülkelerinin vatandaşlarının çoğu, işgüzar bürokratların asla bitmeyen resmi formalitelerin eşliğinde idare ettiği düşük kaliteli hizmetler sunan rejimler tarafından mağdur ediliyor. Yardım gruplarının ve danışmanlık firmalarının sürekli "kapasite geliştirmeye" yönelik tedbirlerin alınması ve her derde deva olarak gördükleri bir hal olarak eğitim çağrısında bulunması şaşılacak bir durum değil. Ancak, kapasite geliştirilmesi ve kalkınma için yapılan çağrılar netice olarak bağışçılar ve bağışların muhatabı olan zümrelerin arasında işleyen çift yönlü çürümüş trafiğe yarıyor.

PARA NERELERE GİDİYOR?

Afrika'nın yolsuzluğa batmış dizi dizi ihale ve anlaşmaları, ayrıca ardı arkası kesilmeyen kapasite geliştirme konferansları ve eğitim seansları, bütün yardım parasının akıtıldığı 'obruğu' temsil ediyor, ki bu para, mesela, Nijer'de devlet teşvikiyle ayakta durabilen çiftçiye veya Angola'daki o yavrucağın eğitimine gitmesi gereken paradır. Bu programların Afrika'nın içinde ve dışında ne muazzam bir sektör haline geldiğini görmek için tek yapmanız gereken, Google'a "Afrika'da kapasite geliştirme" yazıp aratmak.

Yoksulluğu azaltmak veya sürekli kalkınmayı desteklemek yerine USAID her sene, milyonlarca dolar değerindeki [13] hibeleri, "kapasite geliştirmeye" ve kalkınmaya yönelik çalışan ABD'li STK'lara ve danışmanlık firmalarına aktarıyor. Bu kuruluşların ihtisas alanı, Afrika'yla ilgili anlaşmaları kapışmak ve Afrikalı hükümetlerden veya hükümet dışı mahfillerden kendileriyle iş yapmaya istekli ortaklar bulmak.

STK'ların veya yardım kuruluşlarının fon akışını canlı tutabilmeleri (ve dolayısıyla kendi işlerini de kaybetmemeleri) için, mesela, Mozambik'te özel bir proje geliştirip sonra da o projeye kaynak aktarmaları gerekiyor. Bunun için de yerel ortaklara ve Mozambik hükümetinin onayına ihtiyaç duyuluyor. Bütün bunlar olurken neredeyse hiçbir gözetim söz konusu değil; raporlar yazılıveriyor ve projeye ayrılan fonlar uçup gidiyor. Proje ise bir şekilde başlayabilmişse bile, genellikle 'kuruyup' gidiyor. Fakat Maputo'daki çeşitli bakanlıklarda muvazzaf bürokratlara, yaptıkları 'gözden kaçırma'ya rağmen verdikleri onay için fonlar aktarıldı ve yardım kuruluşu da parasını aldı; kuruluş şu anda - en azından kağıt üstünde - Mozambik'teki uygulanabilir bir projeyi gösterebiliyor. Yardım paralarının, (ülke içi elitler ve Afrika ülkelerinde yerleşik bulunan yabancı yardım 'uzmanları' ve 'danışmanlarından' oluşan bir ordu gibi) hiç ihtiyacı olmayanlara gittiği bu tepetaklak dünyada bütün mesele, yağmalama kapasitesini canlı ve 'köşe dönme trenini' raylarda çalışır halde tutabilmek; bütün bunlar olurken en temel ve vahim problemler, çözülmeden olduğu gibi duruyor.

AFRİKA'YI GÜÇLENDİRMEK Mİ DEDİNİZ?

Peki, önceki ABD yönetimleri zamanında Afrika'ya yardım etmeye yönelik bütün o koca koca girişimlere ne oldu? Bir ihtimal, Başkan Bush'un PEPFAR'ı hariç tutulursa, diğer girişimler, ellerindeki meblağların büyük çoğunluğunu ya hiç gereği olmayan ya da bitirilememiş halde duran işlerin yapılması için milyarlarca dolar değerindeki anlaşmalar dahilinde [14] (Haiti, Afganistan ve Irak'ı düşünün mesela) ABD'li şirketlere ve STK'lara vermek suretiyle 'geri dönüştürmüş' oldu.

Başkan Obama'nın Power Africa (Afrika'yı Güçlendir) girişimini ele alalım. Artan talepleri karşılamak ve ekonomileri ateşlemek için Afrika'nın daha fazla güce ihtiyaç duyduğu [15] yaygın bir şekilde iddia edilmekte. Ancak bu "Afrikaya daha çok güç lazım" anlatısı büyük ölçüde yanlış varsayımlara dayanıyor. Bu anlatı, genelde bölgeye veya ülkeye has girift problemlere "ne versen gider" [16] kafasıyla yaklaşan yeni, milyonlarca dolarlık bir projeden kâr devşirmeye azmetmiş Afrikalı hükümetler kadar Batı'daki yardım kuruluşlarının ve danışmanlık firmalarının da daimi talepleri yüzünden iyice dallanıp budaklanmış durumda.

Donald Trump'ın Afrika konusundaki bilgisizliğinin ve Afrika'yı ihmal etmesinin nihai sonuçları ne olacak? Trump, yardımları kestiğinde Afrikalı elitlerin, ABD'li STK'ların ve USAID çalışanlarının sıkıntıya düşmesi mukadder. Sıradan bir Kenyalı veya Zambiyalı vatandaş pek bir sıkıntı hissetmeyecek, zira zaten onlara ayrılmış olan yardımlar, şimdiye kadar yukarıdan aşağıya inene kadar külliyen kurumuş durumda ve onlara bir damla dahi ulaşmadı.

Trump'ın taahhüt ettiği gibi yardımı kesmesinin olumlu sonucu, ABD'nin Afrikalı devletlerle en sonunda siyasi ve ekonomik anlamda tek tek, diğer devletlerle muhatap olduğu gibi, karşılıklı çıkarlar ve stratejik hedefler temelinde muhatap olmaya başlaması olabilir. Böyle bir adım, dünyanın büyük bir kısmıyla Afrika arasında cereyan eden ilişkilerde, sadece cep doldurmaya yarayan ve Afrika'nın içinde ve dışında azınlık çıkarlarını arkalayan 'bal tutan parmağını yalar' tarzındaki yardım girişimleri ve yolsuzluğu körükleyen kapasite geliştirme programları tarafından belirlenmenin ötesine geçen, dolayısıyla hoş karşılanan bir değişiklik anlamına gelecektir.

Mütercim: Ömer Çolakoğlu

[Brendon J. Cannon, Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) Khalifa Üniversitesi’nin Uluslararası ve Sivil Güvenlik Enstitüsü’nde (IICS) Siyaset Bilimi alanında görev yapmaktadır. Karşılaştırmalı Siyaset ve Uluslararası İlişkiler ağırlıklı Siyaset Bilimi doktorasını University of Utah, ABD’de yapmıştır. Aynı kurumdan aldığı yüksek lisans derecesi ise Ortadoğu Çalışmaları ve Tarih alanındadır.]

* “Görüş” başlığıyla yayımlanan makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansı’nın editöryel politikasını yansıtmayabilir.

[1] http://www.reuters.com/ar...mp-congress-idUSKBN1672GI

[2]http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fedition.cnn.com%2F2017%2F02%2F28%2Fpolitics%2Ftrump-budget-foreign-aid%2F&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNEYr7y7Z2CuwloIxQxThYAKy7AYEg

[3]http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fafricanarguments.org%2F2017%2F02%2F01%2Ftrumps-africa-policy-unclear-and-uncertain%2F&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNHnvHXrqPxcrxXCzj55datBh1LjzA

[4] https://www.google.com/url?q=https%3A%2F%2Fwww.oaklandinstitute.org%2Fdevelopment-aid-ethiopia&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNGBWz8btCqitlQgm46fYv8Hz8HnuQ

[5]http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.telegraph.co.uk%2Fnews%2F2016%2F12%2F19%2Fethiopian-spice-girls-given-5m-british-foreign-aid-despite-previous%2F&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNEhdqAA22i8o_KDsBxi-sfsNMszVw

[6] http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fapanews.net%2Fen%2Fnews%2Fethiopia-attracts-12bn-fdi-in-six-months-official&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNGodHva2Bu7xITHBm4CwVo8jT_zHw

[7]https://www.google.com/url?q=https%3A%2F%2Fwww.theguardian.com%2Fcities%2F2015%2Fsep%2F25%2Faddis-ababa-first-sub-saharan-light-rail-network&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNH04wFw3L_OCGjNyfX_mxMRXq-I2w

[8] http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.bbc.com%2Fnews%2Fworld-africa-37562177&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNHw-y0qfVBU4PrdJI1QxRXcXj46KA

[9] http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.theeastafrican.co.ke%2Fbusiness%2FTax-bodies-East-Africa-record-shortfalls-in-revenue-collections%2F2560-3485490-8uonpx%2Findex.html&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNFci3X22GigwziKOM4-hRZNklfIqg

[10]http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fedition.cnn.com%2F2017%2F02%2F28%2Fpolitics%2Ftrump-budget-foreign-aid%2F&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNEYr7y7Z2CuwloIxQxThYAKy7AYEg

[11]http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.independent.co.uk%2Fvoices%2Fcommentators%2Fdambisa-moyo-aid-dependency-blights-africa-the-cure-is-in-the-credit-crisis-1522996.html&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNHcoroLuHCkUdw010yDeiteD5B-Ng

[12]https://www.google.com/url?q=https%3A%2F%2Fwww.washingtonpost.com%2Fnews%2Fwonk%2Fwp%2F2015%2F10%2F13%2Fwhy-trying-to-help-poor-countries-might-actually-hurt-them%2F&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNGnBl4GS3TVLLPnFxFK2Pe5waY5ig

[13] https://www.google.com/url?q=https%3A%2F%2Fwww.devex.com%2Fnews%2Ftop-usaid-contractors-for-2015-88181&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNG5HlWOXrRB-mF7U7jbwo2CwcTmDw

[14]http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.tandfonline.com%2Fdoi%2Ffull%2F10.1080%2F00045608.2014.924749%3Fscroll%3Dtop%26needAccess%3Dtrue&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNEpM3OcvzRY_Fj1sE3i0maun1DSrg

[15] http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fwww.economist.com%2Fnews%2Fmiddle-east-and-africa%2F21620245-power-shortages-have-been-holding-africa-back-are-last-easing-lighting&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNFDxwm0-WsN91e_oBHBdgoGuOsPdg

[16] http://www.google.com/url?q=http%3A%2F%2Fthehill.com%2Fblogs%2Fcongress-blog%2Fenergy-environment%2F269921-africa-needs-more-than-a-one-size-fits-all-energy&sa=D&sntz=1&usg=AFQjCNG4dPcFwkUTsYWnkF4LrwTGudWCRw

 



İlgili Konular trump ABD afrika
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş