Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


23:17, 22 Ocak 2017 Pazar
Güncelleme: 08:35, 29 Ocak 2016 Cuma

  • Paylaş
Londra-Moskova hattında Litvinenko gerilimi
Londra-Moskova hattında Litvinenko gerilimi

Bundan 10 yıl önce Litvinenko suikastına dair açıklanan soruşturma sonucunda, Rusya ile İngiltere arasında yeni bir gerilim yaşanıyor. Zira eski Rus İstihbarat Servisi Ajanı Alexander Litvinenko'ya düzenlenen suikastın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in emriyle gerçekleştiği iddia ediliyor.

İngiltere'nin başkenti Londra'da 2006 yılında radyoaktif maddeyle zehirlenerek öldürülen eski Rus İstihbarat Servisi Ajanı Alexander Litvinenko'ya düzenlenen suikastın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in emriyle gerçekleştiği iddia edildi. 

Olayla ilgili olarak İngiltere'de yürütülen bağımsız soruşturmanın sonuçlarını  açıklayan hakim Robert Owen, "Putin büyük ihtimalle suikast operasyonuna onay verdi" dedi.  Soruşturmayı yürüten müfettişler de, Rusya hükümetinin Litvinenko'ya suikast düzenlemek için yeterli sebebe sahip olduğu sonucuna vardı. 

Litvinenko'nun öldürülmeden önce Rusya'nın istihbarat servisi FSB hakkında hassas bilgileri ifşa ettiği ve İngiltere istihbaratıyla yakın temasa geçtiği ifade edilen sonuç raporunda, suikastı gerçekleştiren FSB Ajanları Andrei Lugovoi ve Dimitri Kovtun'a operasyon emrini FSB Direktörü Nikolai Patrushev ile Vladimir Putin'in verdiği savunuluyor. 

Organize suçlar alanında uzmanlaşan FSB Ajanı Litvinenko, 1998'de Rus Oligark Boris Berezovsky'nin suikast sonucu öldürüldüğünü iddia etmiş ve Rus hükümetini suçlamıştı. 1999 ve 2000 yıllarında "görevi kötüye kullanmak" suçlamasıyla iki kez tutuklanıp serbest bırakılan Litvinenko, 2000 yılında İngiltere'ye iltica etmişti. 

Londra'da yaşamaya başlayan Litvinenko, Putin hükümetine muhalefete devam etmiş ve FSB yıllarına dair iki kitap yayımlamıştı. 1 Kasım 2006'da rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Litvinenko'ya radyoaktif zehirlenme teşhisi kondu. Litvinenko polonyum 210 radyoaktif maddesi zehirlenmesi sonucu 23 Kasım'da hayatını kaybetti. 

İngiltere Başbakanı David Cameron, raporun yayımlanmasının ardından, Litvinenko’nun ölümünün “devlet destekli bir eylem” olduğuna dair inançlarının doğrulandığını söyledi. Rusya’ya karşı yeni yaptırımların da gündeme gelebileceğini belirten Cameron, bu ülkeyle ilişkilerini “açık bir gözle ve soğuk bir yürekle” sürdüreceklerini dile getirdi.

Öldürüldüğü 2006 yılında İngiltere vatandaşlığı aldığı bilinen Litvinenko, ülkede bir tür “onur meselesi” olarak görülüyor. İngiliz Dış İstihbarat Servisi MI 8’e  danışmanlık da yaptığı bilinen Litvinenko’nun, Londra’da Rus ajanları tarafından öldürülmesi 10 yıldır ülke gündeminde önemli yer tutan bir tartışma konusuydu.

RUSYA AÇIKLAMALARDAN RAHATSIZ OLDU

İngiltere'de açıklanan Litvinenko soruşturmasının sonuçları Rusya'da tepkiyle karşılandı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, İngiltere'nin soruşturmasını 'ön yargılı' ve 'şeffaflıktan yoksun' olarak niteledi. 

İngiltere'yi Litvinenko davasını siyasileştirmekle suçlayan Zaharova, "Böyle bir ceza davasının siyasileştirilmesi ve İngiltere ile olan ikili ilişkilerimizin genel havasına gölge düşürmesinden dolayı üzgünüz" ifadelerini kullandı. 

Kamu soruşturmasını 'kulis arkasındaki oyunların sonuçları' olarak tanımlayan Zaharova, 'siyasi' olarak tanımladığı soruşturmanın amacının Rusya ve ülkenin liderlerini 'şeytanlaştırmak' olduğunu söyledi. 

Zaharova ayrıca İngiliz polisiye roman yazarı Agatha Christie'ye de gönderme yaptı ve "Litvinenko davasının iki tanığı gizemli bir şekilde öldü. Böyle bir şeyi Agatha Christie bile yazamazdı" dedi. 

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da, Londra'da 2006'da öldürülen eski Rus İstihbarat Servisi Ajanı Aleksandr Litvinenko'yla ilgili İngiltere'de yapılan kamu soruşturmasını 'yüzeysel nitelikte' ve 'profesyonel olmaktan uzak' sözleriyle değerlendirdi.

Sonuçları geçen hafta açıklanan kamu soruşturmasında, Litvinenko'nun ölüm emrini Rus yetkililerin vermiş olabileceği belirtilmiş ancak eski ajanın ölümüne neden olan radyoaktif polonyum maddesinin Rusya'dan gelip gelmediğine dair herhangi bir bilgiye yer verilmemişti. 

Rus devlet televizyonuna konuşan Peskov, İngiltere'de yapılan kamu soruşturmasına dair bir soruya, "gerçeği ortaya çıkarmaya niyetli değiller" yanıtını verdi. Litvinenko ile birlikte Putin yönetimini eleştiren bir kitap yazan Rus tarihçi Yuri Felshtinsky ise eski KGB ajanının öldürülmesi ile ilişkilendirilen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tarihe "kusursuz cinayeti planlayan ama başaramayan adam" olarak geçeceğini söyledi. 

Putin’in raporla ilgili kişisel bir tepki vermesini beklemediğini belirten Felshtinsky, “Rus yönetimi 9 yıldır Litvinenko cinayeti ile bir ilgisinin olmadığını söyledi ve cinayeti kimin, nasıl işlediğine dair farklı teoriler ortaya attı. İngiltere’nin raporu ise Litvinenko’nun Rus ajanları Kovtun ve Lugovoy tarafından öldürüldüğünü ve Putin’in de işin içinde olduğunu ortaya koydu” diye konuştu. 

Londra merkezli düşünce kuruluşu Legatum Enstitüsü’nün analisti Anton Shekhovtsov da komisyon raporunun vardığı sonuçların sürpriz olmadığını söyledi. Shekhovtsov Rusya’nın Litvinenko cinayetinin arkasında olabileceğinin, olayın hemen ardından da ima edildiğini hatırlatarak “yenilik, ‘muhtemelen’ kaydıyla da olsa Putin’in adının doğrudan anılması" ifadelerini kullandı.

LAVROV, “ŞOV” DEDİ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, yıllık değerlendirme toplantısında İngiltere'de açıklanan Litvinenko soruşturmasının sonuçlarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 1,5 saat boyunca gazetecilerin sorularını cevaplayan Lavrov’u 420’den fazla gazeteci takip etti. 

Lavrov, İngiliz makamlarının Aleksandr Litvinenko'nun ölümüyle ilgili kanaatinin, İngiltere ve Rusya ilişkilerini zorlaştıracağını söyledi. Rus bakan Litvinenko davası etrafında yaşananları “şov” olarak nitelendirdi. 

Sergey Lavrov şu şekilde konuştu: “İngiliz Dışişleri’nin söyledikleri arasından bir tek şeyi kabul ediyorum: Litvinenko davası ikili ilişkileri daha da zorlaştıracak. Tamamen katıldığım kısmı bu. İlişkileri zorlaştıracak sadece Litvinenko davası değil, davanın etrafındaki şov olacak." 

Lavrov, sözlerini “İngiltere'nin Aleksandr Litvinenko'yla ilgili kamu soruşturması belkilere ve ihtimallere dayanıyor. İngiliz mahkemesi, Rus yetkililere yönelik suçlamalarını destekleyecek hiçbir kanıt sunmadı. İngiliz hükümeti, yorumları nedeniyle iftira ettikleri gerekçesiyle mahkemeye verilmedi” diye sürdürdü. Rus bakan, soruşturma sonuçlarının siyasi olduğunu da öne sürdü.

BASIN, RUSYA’YA YAPTIRIM İSTİYOR

Litvinenko suikastına dair soruşturmanın sonuçları, Rusya ve İngiltere basınında geniş yankı buldu. The Guardian gazetesi; soruşturma sonuçlarının ardından İngiltere Başbakanı David Cameron’a, Rusya’ya karşı harekete geçmesi için çağrı yapıldığını yazdı. Londra’daki suikastin Moskova’da bir bedeli olması gerektiğini belirten The Guardian, Cameron’dan, İngiltere’nin Rusya’ya yaptırım uygulamasını istedi.

Daily Telegraph gazetesi ise Litvinenko’nun öldürülmesinin olası nedenleri arasında, eski ajanın İngiliz Dış İstihbarat servisi için çalışmasının yer aldığına dikkati çekti. Haberde, Rusya’ya ciddi bir yanıt verilmesi ve İngiltere'de, FSB için çalıştığından şüphelenilen tüm Rus diplomatların sınır dışı edilmesi gerektiği vurgulandı. 

The İndependent gazetesi ise başyazısında "zehirlenen ilişkiler" ifadesini kullandı. Yazıda soruşturma sonuçlarının iki ülke ilişkilerinde yeni bir gerilim kaynağı olacağı belirtildi. The Times'ın başyazısında ise, ünlü Rus yazar Dostoyevski'den alıntı vardı. Gazete, "Suç ve Ceza" başlığını kullandı ve yazıda "Rusya bir dizi cinayet zincirinin merkezinde" ifadelerine yer verildi.

The Times ayrıca; Londra’nın, müttefiklerini, Rusya’nın yeni suikastler düzenleyebileceği yolunda uyardığını yazdı. Gazete; "İngiltere, Moskova'nın bedel ödemesini sağlamalı" yorumunda bulundu. Rus basınında ise İngiltere'deki soruşturmanın sonuçlarına tepki var. Ria Novosti haber sitesi konuyla ilgili haberinde 'saçmalık' ifadesini kullandı. Rus basınında, soruşturma sonuçları siyasi bir karalama kampanyası ve Rusya'ya karşı uygulayacak yaptırımlara kılıf bulma çabası olarak değerlendirildi.

LİTVİNENKO KİMDİ

İngiltere'de zehirlenerek öldürülen Aleksander Litvinenko eski bir KGB ajanı. Litvinenko, 1980’de girdiği istihbarat servisinde organize suçlarla mücadele biriminde görev yaptı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından FSB adıyla yeniden yapılandırılan kurumdaki görevini 1998’e kadar sürdüren Litvinenko, o yıl düzenlediği bir basın toplantısıyla yöneticilerinden, Rus Oligark Boris Berezovksi’yi öldürmesi emrini aldığını ancak bu emri yerine getirmediğini açıkladı. 

Devlet sırlarını ifşa suçlamasıyla 1999’da tutuklanan Litvinenko, 9 ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra Gürcistan ve Türkiye üzerinden İngiltere’ye kaçan Litvinenko, bu ülkede 2006’ya kadar mülteci olarak yaşadı. 

Litvinenko, Rus tarihçi Yuri Felshtinsky ile kaleme aldığı "Rusya’yı Patlatmak: İçerideki Terör" başlıklı kitapta, 1999 Eylül ayında Buynaksk, Moskova ve Volgodonsk’ta yaklaşık 300 kişinin hayatını kaybettiği apartman bombalamalarının Rus istihbarat örgütü FSB tarafından düzenlendiğini iddia etti. 

Litvinenko, patlamalarla ilgili olarak çeçen militanları suçlayan dönemin başbakanı Vladimir Putin’in, bu eylemleri ikinci Çeçenistan Savaşı’nı başlatmak için bahane olarak kullandığını savundu. 

Litvinenko 2006’da Moskova’da evinde öldürülen muhalif gazeteci Anna Politkovskaya’nın ölüm emrini de Putin’in verdiğini öne sürmüştü. Litvinenko’nun Putin’i en çok kızdırdığı düşünülen iddiası ise 2006 Temmuz’unda Çeçenler’e ait bir internet sitesinde yayımladığı makalesinde yer aldı. 

Litvinenko’nun ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Bağımsız Komisyonun Başkanı Sir Robert Owen’ın raporunda da yer verilen makalede Litvinenko, Putin’i pedofiliyle suçladı. Litvinenko’nun Putin ile ilgili Owen raporunda yer verilen bir diğer iddia da, Rus liderin Kolombiya uyuşturucu karteli ile kara para aklama konusunda işbirliği yaptığı yönündeydi. 

Litvinenko, çayına zehir karıştırıldığı 1 kasım 2006'da yatırıldığı hastanede 22 gün geçirdikten sonra 23 kasım 2006’da hayatını kaybetti. Hastanede yattığı süre içinde Londra Polis Teşkilatı Scotland Yard görevlilerine uzun bir ifade veren Litvinenko, ölüm emrini Putin’in verdiğini dile getiren yazılı bir beyana da imza attı. 

Ölüm nedeni son ana kadar anlaşılamayan Litvinenko’nun Polonium-210’la zehirlendiğinin tespit edilmesinin ardından polis, eski KGB ajanının katilleri ile buluştuğu otelde ve katillerin Londra’da bulunduğunu tespit ettiği mekanlarda radyoaktif maddenin izlerini bulduğunu açıkladı. 

Babası Walter Litvinenko’nun hastanede Müslüman olduğunu ve son dileğinin İslami usullere göre, Çeçenistan’da toprağa verilmek olduğunu söylediği eski KGB ajanı, Londra’da Çeçen Lider Ahmet Zakayev’in de katıldığı bir törenle defnedildi. 

Litvinenko’nun ölümüyle ilgili İngiltere'deki soruşturmayı yürüten bağımsız komisyonun raporunda Polonyum-210'un sadece devlet imkanlarıyla üretildiğine işaret edilerek, Litvinenko’nun, iki eski Rus ajanı tarafından zehirlendiği kanaatine varıldığı ifade edilmişti.

LİTVİNENKO’NUN SES GETİREN İDDİALARI

Litvinenko'nun en çok ses getiren iddiaları Çeçenistan ile ilgiliydi. Eski FSB ajanı, Çeçenler’e mâl edilen bazı eylemlerin, savaşı yeniden başlatmak için Rus istihbaratınca yapıldığını öne sürmüştü. Bu iddiaları gündeme getiren gazeteci, ve avukatlar da tıpkı Litivenko gibi şüpheli suikastlere kurban gitmişti...

Litvinenko, tarihçi Yuri Felshtinsky ile birlikte kaleme aldığı “Rusya’yı Patlatmak: İçerideki Terör” başlıklı kitapta, 1999 Eylül ayında Buynaksk, Moskova ve Volgodonsk’ta yaklaşık 300 kişinin hayatını kaybettiği apartman bombalamalarının Çeçen gruplar tarafından değil, Rus istihbarat birimi FSB tarafından düzenlendiğini iddia etti. 

Litvinenko'ya göre bu saldırılar, Putin'e savaşı yeniden başlatmak için gerekçe oluşturmayı amaçlıyordu. Bu iddiaların sahibi Litvinenko, 2006 yılında İngiltere'de zehirlenerek öldürüldü. 

Çeçenistan konusunda benzer iddiaları gündeme getiren muhalif gazeteci Anna Politkovskaya da Moskova'da düzenlenen bir saldırıda, Litvinenko'dan sadece bir ay önce hayatını kaybetmişti. Politkovskaya, Beslan'daki okul baskınından sonra bölgeye gitmek istemiş ama buna izin verilmemişti. 

Yedi yıl Çeçenistan üzerine çalıştıktan sonra, tüm eleştirilerini "Putin'in Rusyası" adlı kitapta bir araya getirdi. Kuzey Kafkasya'da yaşananları "kirli savaş" olarak nitelendirdi. Rus gazeteci, 6 Ekim 2006 tarihinde Eko Moskova radyosunda yayınlayacağı yeni belgeleri anlattı. 

Çeçenistan'daki Kremlin yanlısı yönetimin işlediği insan hakları ihlallerini açığa çıkaracağını söyledi. Elinde fotoğraflar olduğunu belirtti. Ancak o belgeler hiç ortaya çıkmadı. Çünkü Politovskaya ertesi gün evinin asansöründe ölü olarak bulundu. 

7 Ekim aynı zamanda Politovskaya'nın eleştiri oklarını yönelttiği Vladimir Putin'in de doğum günüydü. Politovskaya davasına bakan, tanınmış insan hakları savunucusu avukat Stanislav Mareklov da, 19 Ocak 2009 tarihinde Moskova'da düzenlediği bir basın toplantısından çıkarken silahlı bir saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

Aynı gün, olay yerine çok yakın bir yerde Anastasia Baburova adlı bir muhalif gazeteci de başından vurularak öldürüldü. Bu iki cinayetin zanlısı, 29 yaşındaki Nikita Tikhonov'du. Aşırı sağcı bir örgüte mensup olduğu belirtilen zanlı, ömür boyu hapse mahkum edildi. Ancak İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü, Rus güvenlik birimlerinin bu cinayetlere göz yumduğunu öne sürdü. 

Çeçenistan'daki insan hakları ihlallerini araştıran bir diğer isim de, "Memorial" adlı sivil toplum örgütünün Kafkasya sorumlusu Natalya Estemirova'ydı. Estemirova, 2009'un Temmuz ayında kaçırıldıktan sonra, bir ormanda ölü bulundu. 50 yaşındaki Estimirova, Çeçenistan'da bazı evlerin hükümet destekli milis güçler tarafından kundaklandığına dair kanıt topluyordu. Estemirova'nın üzerinde en çok durduğu konu ise Ramazan Kadirov'un muhaliflerine yönelik uyguladığı sistematik işkence iddialarıydı. 

Rusya’da geçtiğimiz yılın Mart ayında suikasta kurban giden muhalif lider Boris Nemtsov'un katil zanlısının da, Ramazan Kadirov’un elinden kahramanlık nişanı alan bir komando olduğu ortaya çıkmıştı. 

Öldürülen muhalif lider Boris Nemtsov’in kızı, çeçen zanlıların gözaltına alınmasını, hedef saptırma kampanyası olarak nitelendirmiş ve asıl sorumluların Kremlin Sarayı'nda oturduğunu iddia etmişti.

KADİROV, MUHALİFLERE “HALK DÜŞMANI” DEDİ

Çeçenistan ile ilgili tartışmalar bugün de Rus kamuoyunun gündeminde. Çeçenistan Cumhurbaşkanı Kadirov'un Putin muhalifleri için "halk düşmanları" ifadesi kullanması tepkilere neden oldu. Muhalifler, sosyal medyada "Kadirov: Rusya'nın utancı" sloganıyla kampanya başlattı.

Çeçenistan Cumhurbaşkanı Ramazan Kadirov vaktiyle Putin hakkında şunları söylemişti: "Putin milletini, devletini düşünen cesur bir liderdir. Önce Allah'ın yardımıyla sonra da Putin sayesinde barışa ulaştık. Çeçenistan küllerinden doğdu. Çeçen milleti vatandaş olarak haklarına kavuştu. İslam'ın Rusya'da güçlenmesi onun sayesinde oldu. Tüm dünya karşıma gelse Putin ile dostluğumu asla bozmam." 

Çeçenistan Cumhurbaşkanı 2011 yılında verdiği röportajda, Rusya devlet başkanı ile olan ilişkisini böyle tanımlıyordu. Çeçen lider, son olarak ülke içinde Putin'e muhalefet eden kesimler için "hain" ifadesini kullandı. 

Gazeteci Aleksey Şaburov, kampanyayla ilgili mesajında "Kendine saygı duyan herkes ‘Kadirov - Rusya'nın utancı’ diye yazmalı. O zaman o bu kadar insanı korkutamaz." diye yazdı. Şaburov'un fikrine ilk olarak muhalif siyasetçi Leonid Volkov destek verdi. 

Leonid Volkov, mesajında "Ramazan Kadirov Ortaçağ'da yaşayan feodal bir diktatördür. İki milyona yakın vatandaşı korku içinde yaşatıyor. Dünyanın her tarafına katiller göndererek 140 milyonluk halkımızı utandırıyor" ifadelerini kullandı. 

Volkov mesajında, bu sözleri için Kadirov’dan özür dilemeyeceğini de ekledi. Kadirov'un muhalefeti "halk düşmanları" ve "hain" olarak nitelendirmesinin ardından ülkedeki insan hakları örgütleri de çeçen lideri istifaya davet etti. İnsan hakları savunucuları, Kadirov'un sözlerinin Rusya federasyonu anayasasına aykırı olduğunun altını çizdi. 

Çeçenistan'ın başkenti Grozni de ise Kadirov'a destek gösterisi vardı. Kadirov’un lehine slogan atan kalabalık muhalefet liderlerini hedefe koydu. Tartışmanın büyümesi üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalan Ramazan Kadirov, sözlerinin yanlış anlaşıldığını iddia etti. Kadirov, söylemlerinin meşru muhalefetle ilgisinin olmadığını öne sürdü.

SOĞUK SAVAŞ’TAN BU YANA TANSİYON DÜŞMÜYOR

Soğuk Savaş'ın ardından Rusya ile Kıta Avrupa’sı arasında yaşanan yakınlaşma, Londra ile Moskova hattındaki gerilime pek yansımadı. 90'lı yıllar boyunca taraflar casuslukla suçladıkları pek çok diplomatı karşılıklı olarak sınır dışı etti. 

Rusya'da Putin'in iktidara gelmesiyle birlikte, muhalefete destek veren Rus oligarkların İngiltere'ye kaçması ise tansiyonu daha da yükseltti. Boris Berozvski, Andrey Borodin, Muhta Abikazov ve Vladimir Gusinski, sığınmak için İngiltere'yi seçen oligarklardan bazıları.

İki ülke arasında sorun teşkil eden konulardan biri de, Kuzey Kafkasya'daki savaşın ardından Ada'ya yerleşen Çeçen Diasporası. Çeçen muhaliflerden Ahmed Zakayev, halen Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla Londra'da yaşıyor. Zakayev, 2006 yılında zehirlenerek öldürülen Aleksander Litvinenko'nun cenazesine de katılmıştı. 

Litvinenko'nun ölümü ise iki ülke arasında ciddi bir krize yol açtı. Rus istihbaratı tarafından gerçekleştirildiği sanılan suikastın İngiltere topraklarında yapılması, kamuoyunda geniş bir tepkiye yol açtı. Olayın ardından İngiltere'de Rusya karşıtı söylemler artarken, Rusya'nın da tavrı sertleşti. Moskova yönetimi ülkedeki "British Councıl” şubelerini kapatma kararı aldı. 

2008 yazında Güney Osetya'da patlak veren savaşın ardından ise Londra yönetimi, Rusya'nın G8'den dışlanması gerektiği fikrini yüksek sesle dile getirmeye başladı. Bu dönemde Rusya'nın Kaliningrad'a yerleştirdiği İskender Füzeleri ve İngiltere'nin bu füzelerin menzilinde olması gerilimi farklı bir boyuta taşıdı. 

2011 yılında Sergey Lavrov'un Londra ziyareti ve ardından Başbakan David Cameron'ın Moskova'ya gerçekleştirdiği ziyaret ile tansiyon bir nebze de olsa azalmıştı. Ancak Rusya'nın Ukrayna'daki iç savaşa müdahil olması, Kırım'ın ilhak edilmesi ve Moskova'nın Suriye'de izlediği Esad yanlısı politika yüzünden yumuşama dönemi fazla uzun sürmedi. İngiltere, Ukrayna'da yaşananların ardından Batı'nın Rusya'ya karşı başlattığı yaptırımların en hararetli savunucusu olmayı sürdürüyor.

İNGİLTERE’DEKİ RUS AJANLAR

Times gazetesinde yer alan bir haberde, İngiltere'deki Rus casuslarının sayısının soğuk savaş dönemindekinden daha fazla olabileceği belirtildi. Rus gazeteci ve yazar Andrei Soldatov, İngiltere'de en az 30 ajanın faaliyet gösteriyor olması gerektiğini söyledi. 

Soldatov'a göre, bu ajanların bir bölümü diplomat. Diğerleri yani 'yasa dışı' ajanlar, sahte kimlikle İngiliz vatandaşı gibi yaşıyor. Üçüncü grup ajanlar ise İngiltere'de açık olarak yaşayan, genellikle iş adamı Rus vatandaşları. Bu kişilerin istihbarat toplamak için Rus gizli servislerince seçildiği ve eğitildiği belirtiliyor. 

Andrei Soldatov'a göre Rus ajanların hedefinde sadece Londra değil, nükleer denizaltı ve Trident füzelerinin konuşlandırıldığı Clyde ile Batı Avrupa'nın en büyük donanma üssü Devonport da var. İngiltere'de üç farklı Rus istihbarat servisinin görev yaptığı ifade ediliyor. 

Bunlar, askeri istihbarat GRU, dış istihbarat servisi SVR ve KGB'nin yerini alan FSB. Soldatov, Rus ajanların İngiltere'nin Suriye'deki askeri faaliyetleri, silahlar, bilim, teknoloji ve hükümetin politikaları konularında istihbarat topladığını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in muhaliflerinin de hedefler arasında yer aldığını söyledi. 

Soldatov, "FSB özellikle İngiltere'de yaşayan Rus muhalifler gibi Rusya'daki yetkililere herhangi bir şekilde tehdit oluşturabilecek kişilere odaklı" dedi. Soldatov, 2014'te Amerikan İstihbarat Örgütü NSA'nın izleme faaliyetlerini ifşa eden Edward Snowden tarafından "belki de Rus izleme yapılanmasının en önde gelen muhalifi" olarak nitelenmişti. Andrei Soldatov daha önce bir kaç kez FSB ajanları tarafından sorgulanmıştı.

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş