Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


14:47, 19 Şubat 2017 Pazar
17:17, 30 Aralık 2016 Cuma

  • Paylaş
İslami İlim tahsili neden tercih edilmiyor?
İslami İlim tahsili neden tercih edilmiyor?

İslam alimlerinin hayatı büyük bir zevkle ve bir ibret vesikası gibi okunmasına rağmen İslami ilimler tahsili görmek isteyen öğrencilerin sayısı çok az...

Abdullah Osmanoğlu

Türkiye’de ve hatta Müslüman dünyada, İslam âlimlerinin eksikliği ve Diyanet kurumlarının yetersizliği hep gündemimizde olan bir konudur.

80 Milyonu geçen nüfusu ile Türkiye ve hatta 1 milyara yakın nüfusu olan İslam dünyası için ihtiyacımız olan akl-ı selim sahibi İslam âlimlerinin yetişmesinde gerekli kaygıyı maalesef taşımıyoruz.

Sorunu doğru teşhis edebilmek için meselenin temeline doğru inmemiz gerekiyor. Öncelikle şu soruyu sormalıyız:

Alim ve din adamları nasıl ve hangi kurumlarda yetişir? Bu soruya özetle şu cevap verilebilir: Günümüzde İlahiyat Fakülteleri ve yerel medreseler İslami İlim tahsili veren kurumlardır. Dolayısıyla alimler ve din adamları öncelikle bu kurumlardan yetişmektedir.

Bu yazıda İslami İlimler eğitiminin formel olarak verildiği İlahiyat Fakültelerine eğilmeye çalışacağız. Elimizdeki veriler ışığında toplumdaki genel eğilimi yorumlamaya çalışacağız.

ÇARPICI İSTATİSTİKLER

Her yıl ÖSS-ÖYS-LGS sonunda birinci olan öğrencilerle röportaj yapılıp hangi bölümü seçeceği sorulur. Benim hatırladığım yaklaşık 20 senedir bu öğrencilerden 1 tanesi bile İslami İlimleri tahsil edeceğini söylememiştir.

YÖK ve OSYM veri tabanına göre en yüksek puan ile tercih edilen Devlet üniversitesi olan Marmara İlahiyat İngilizce bölümü 6.000 (30 öğrenci kontenjan) Türkçe bölümü 10.000 başarı sıralaması ile tercih edilmiş. Bu rakam diğer İlahiyatlarda 20.000’ler ve 30.000’lere doğru düşmektedir.

Diğer üniversitelerinin bir kaçındaki duruma bakarsak:

YÖK ve ÖSYM verilerine göre Boğaziçi Üniversitesi’nin bölümleri ve ODTÜ Elektronik Mühendislikleri (75-100 öğrenci kontenjanı) ile Hacettepe ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleri (75-100 öğrenci kontenjanı) ilk 1000 öğrenci arasındaki sıradan tercih edilmiş.

Bunun da ötesinde başarılı Üniversitelerin önemli bölümlerinden İktisat ve Hukuk ilk 1000, Siyaset Bilimi ilk 2000, Sosyoloji de ilk 5000 öğrenci arasında tercih edilmiş. 

Yani özetle derslerinde başarılı öğrencilerin İslami İlimler tahsiline yönelmediğini veya teşvik edilmediğini söyleyebiliriz. Bu durum bizler lise dönemindeyken de aşağı yukarı aynıydı. Alt yapı yatırımları ve İmam Hatiplerin yeniden canlanması ile bu okullarımıza ilgi artmış, ama kalite maalesef aynı şekilde artmamış.

Peki bu şartlarda idealist bir yönelişle İslami İlimler tahsiline başlayan başarılı öğrenci neler hisseder?

Yine istatistiklere göre İlahiyat Fakültesi’ni tercih edenlerin yaklaşık yüzde 85’i İmam Hatip mezunu. Kayıt olanların yaklaşık yüzde yüzde 60’ı bayan yüzde 40’ı erkek öğrenci. Yani İslami İlimler tercihini yapan öğrencilerin büyük çoğunluğu İmam Hatip Mezunu bayan öğrenciler. Öncelikle imamlık ve din adamı eğitmenliği gibi görevleri erkeklerin yapması gerektiği için bu rakamların kendi içinde bir tenakuzu barındırdığı görülüyor. (Ancak problemin kaynağı bizce İlahiyat tercihi yapmayan ve yapmaları için yönlendirilmeyen öğrenciler)

Buna ek olarak İHL’deki başarılı erkek öğrencilerin çok nadir olarak İslami İlimler tahsilini tercih ettiğini müşahede etmekteyiz.

Yukarıdaki verilere göre ikinci ciddi mesele İlahiyat Fakültelerinin sadece İmam Hatip mezunları tarafından tercih edilmesi. Peki Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve başarılı Anadolu Liseleri mezunları neden İslami İlmiler tahsili düşünmüyorlar?

Öğrencilerin başarı durumu mezunlar için de çok fazla değişiklik göstermiyor. Burada KPSS Genel Kültür ve Yetenek bölümündeki rakamlara bakabiliriz. Bilindiği gibi bu sınav herhangi bir teknik bilgi gerektirmeyen, sadece genel kültür ve bilgi seviyesini ölçen bir içerikte:

Bu sınavlardan, Marmara İlahiyat mezunları ortalama 66 puan, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunları ortalama 83 puan, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunları ortalama 76 puan, Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunları ortalama 78 puan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunları ortalama 72 Puan, ODTÜ İktisat Mezunları ortalama 79 puan, Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunları ortalama 86 puan almışlar.

KİTAPLARDA YAŞAYAN İSLAM ALİMLERİ

Aslında her fırsatta İslam alimlerine övgü dizilip hayatları imrenerek okunur. İmam-ı Azam, İmam Gazzali, İbn Haldun, Emir Buhari, Ali Kuşçu, Aziz Mahmud Hudai gibi âlimler sürekli hafızamızalarımızda ve dillerimizde dolaşmaktadır. Adeta  kitaplarda yaşayan birer efsane  gibi. Ancak demek ki bizler çocuklarımız veya arkadaşlarımızı bu yönde tahsil almaları için teşvik etmiyoruz. İslami İlim tahsili yapsın diye kaygı taşımıyoruz. Sonra bir araya gelip İmamlar ve Diyanet’ten şikâyet ediyor, FETÖ’ye kızıyoruz.

Meşhur âlimlerin hayatlarını okuduğumuzda; babalarının  çocuklarını okul çağında geldiğinde ilim tahsili için köyden şehre gönderdiklerini görüyoruz. Yani öncelikle aile, evladına ilim tahsili için destek oluyor. Ancak bu çocuk, okusun, büyük adam olsun veya çok para kazansın diye değil ilmiyle âleme faydalı olsun diye destekleniyor. Demek ki öğrenciyi İslami İlimler tahsiline teşvik etmek için en büyük görev aileye düşüyor

İkinci olarak, yine eski alimlerin hayatlarında kendilerini ilme özendiren büyük hocalardan bahsedilir. Demek ki İmam Hatip’te ve normal liselerde Meslek Dersine giren öğretmenler başarılı öğrencilerini ilim tahsiline yönlendirmekle yükümlüler. 500 bin İHL, 3 Milyona yakın normal lise talebesinden İslami ilim tahsili isteyecek başarılı öğrenci bulunamıyorsa hem İmam Hatipler misyonunu sorgulamalı hem de Meslek Dersi hocaları vazifelerini yeterli oranda yapıp yapmadıklarını sorgulamalı.

Netice olarak, İslami İlimler Müslüman toplumun can damarıdır. İçeriği ne kadar eleştirilirse eleştirilsin İslami İlimlerin tahsili şarttır ve nasıl yapılması gerektiğinin yeniden yorumlanması gerekir. Diğer ilim dalları bu kaynaklara tabidir. Ancak bir toplumun en başarılı, en kabiliyetli gençlerinden hiçbirisi İslami İlimler ile uğraşmaz da vasat ve başarısız kimseler İslami İlim yolcusu olurlarsa, toplumun da yeniden inşasının bu şekilde mümkün olamayacağı açık bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

Yorum
vehabilik
seraf
YAKLAŞIK 1200 SENE ONCE VAR OLAN İHVANİ SAFA BU GÜNKÜ MÜSLÜMAN KARDEŞLİK FARKI HER ŞEYI ANLATIR... VEHABİLİK İSLAM OLAMAZ..İLİM BİLİM OLAMAZ... ÖLMÜŞ BİR FELSEFE BİTMİŞTİR... HER ŞEY BİR KEZ ÖLÜR
01/01/2017, 02:07