Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


08:35, 23 Kasım 2017 Perşembe
Güncelleme: 21:20, 06 Eylül 2017 Çarşamba

  • Paylaş
Filozoflar nasıl okunmalı, nasıl takip edilmeli?
Filozoflar nasıl okunmalı, nasıl takip edilmeli?
Foto: Şerif Mardin

Hocaların hocası Prof. Dr. Şerif Mardin'in vefatı nedeniyle, kardeş site Dünya Bizim'de 4 yıl önce yayınlanan bu haberi tekrardan sunmanın uygun olacağını düşündük... İstanbul Ticaret Üniversitesi geçtiğimiz günlerde çok değerli bir ilim adamını, Şerif Mardin’i ağırladı. Mardin, konferansında üniversitelerimizde eğitim sisteminden de dert yandı..

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Türk sosyolojisinin büyük isimlerinden Prof. Dr. Şerif Mardin'in vefatı nedeniyle, kardeş site Dünya Bizim'de 10 Mayıs 2013 tarihinde yayınlanan haberi tekrardan sizlere sunuyoruz.

İstanbul Ticaret Üniversitesi geçtiğimiz günlerde çok değerli bir ilim adamını, hocalarımızın hocasını, Şerif Mardin’i ağırladı. Gerek sosyal bilimler literatürüne yaptığı katkılarla, gerekse yetiştirdiği öğrencilerin önemli yerlere gelmesiyle üst düzey bir saygınlığa sahip olan Şerif Mardin’in, ilerleyen yaşına ve kendisine ciddi zorluklar çıkartan fiziksel sıkıntılarına rağmen bu ricayı geri çevirmemiş olması, kendisine şükranlarımızı sunmamız gerektiren hususlardan bir tanesi.

Şerif Mardin Hoca öğlen civarında geldiği Sütlüce kampüsümüzde aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesinden öğrencisi olan Mütevelli Heyet Başkanı Erhan Erken, Sosyoloji Bölüm Başkanı  Prof. Dr. Korkut Tuna, Uluslararası İlişkiler Bölümü hocalarından Prof. Dr. Mim Kemal Öke ve Medeniyet-Toplum Dersleri Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Betül Gür tarafından karşılandı.

gBeraberce yenilen yemeğin ardından konferans salonuna geçildi.Haliyle konferansı dinlemeye sadece öğrenciler gelmemişti. Hem akademide ondan ders almış dünün öğrencisi, bugünün ise akademisyeni olan hocalar, hem de verdiği seminerler, konferanslar ve kitaplarıyla onu takip etme fırsatı bulmuş olanlar da Şerif Mardin’i dinlemek için konferans salonundaydılar.

Şerif Mardin’i ilk kez sosyal bilimlere giriş dersinde okuduğumuz bir makale ile tanımıştım. Mardin, o makalesinde Freud’dan ve onun sosyal ilimlere olan katkısından bahsediyordu. İletişim Yayınları’ndan çıkan Siyasal ve Sosyal Bilimler adlı kitapta, Şerif Mardin’in siyasal ve sosyal ilimlerle ilgili birçok makalesi bulunuyor. Özellikle sosyal bilimler literatürünün gelişimine merakı olanların bu kitabı temin edip okumalarında ciddi fayda olduğunu düşünüyorum. Şerif Mardin’in İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde verdiği konferanstan aldığımız notları sizlerle paylaşmak isteriz.Şerif Mardin

Ünlü filozoflar nasıl okunmalı, nasıl takip edilmeli?

Şerif Mardin Hoca, konuşma yöntemini açıklayarak başladı konuşmasına. Yapmak istediği konuşmanın konusundan yüzeysel olarak bahsedeceğini belirtiyor ve kalan kısmının anlam yoğunluğunun ortaya çıkartılmasını biz dinleyicilere bırakıyordu. Şerif Mardin, mesleğinin siyasi fikirler tarihi olduğu söyledi ve şunları kaydetti: “Türkiye’de ben asistan olduğum yıllarda bu bölüm siyasal bilgiler fakültelerinde yoktu. Onun yerine genel bir devlet anlayışı vardı ve devletin oluşumu hakkında ünlü düşünürlerin ve onların fikirleri okutulmuyordu. Genel bir devlet anlayışı vardı, bir de bunun yanında devletin icra faaliyetlerini yürüten idare hukuku diye bir alan mevcuttu. Bizim devlet hakkındaki bilgilerimiz bu kadardı. Bu yaklaşım da kısır bir anlayışı getiriyordu.

Zamanla Anglosakson ülkelerden bizim siyasal bilimler fakültelerine yeni bir ilim gelmeye başladı. Bu ilmin içi ise siyasi fikirler tarihi ile dolduruluyordu. Kronolojik olarak da aşağı yukarı şu filozofların sırası izleniyordu derslerde: Eflatun, Aristo, Machiavelli, Locke. Bu düşünürlerin sözlerini ezberlersiniz ve zihniniz bunlarla dolmuş olurdu. Peki, kafi mi bu uygulama? Bugünkü problemleri çözmek için sadece bu sözleri ezberlemek yeterli mi? Evet, belki Aristo Eflatun’u okumuş ve onun Eflatun hakkında bir fikri var. Fakat Machiavelli’e geldiğimiz zaman Eflatun zamanındaki genel ortam değişmiş durumda. Basılmış kitapların olmadığı dönemlerde araştırma yapmak, okuma yapmak çok zor. Kaldı ki bu kitapları elinde bulunduranların çoğu monopol oluşturmuş ve siz onlardan hazır bilgi almak mecburiyetinde kalıyorsunuz.

Öğrenci, yaklaşık 500 yıl önce bu düşünürlerin fikirlerini öğrenebilmek için seyahat etmek zorunda kalıyordu ve bilgilere çok zor ulaşıyordu. Bunu yaparken de muhtemelen monopolü elinde bulunduranlar, bu düşünürler hakkında ne demişse onu alıyor ve o şekilde devam ediyordu. Çok uzun yıllardan beridir verilen bu sıralamayı okuyanlar sadece bu düşünürlerin fikirlerinin kronolojik bir sıraya konulduğunu düşünerek okuyordu.”

Hocalar ezberci düşünce üzerinden öğrencilere sadece kronoloji sorusu soruyor

Şerif MardinŞerif Mardin konuşmasının bu kısmından itibaren bizatihi sıkıntısını çektiği bir problemden bahsediyor ve onun sonucunda ortaya çıkan sıkıntıları dile getiriyor. Mardin’e göre birçok öğrenci bu filozofların aralarındaki atışmaların farkında olmadan bu fikirleri ve kitapları okuyordu. Konuşmasına şu örneği vererek devam ediyor büyük usta: “John Locke kendi eserlerini yazdığında, onun, bürosunda oturup kafasından Locke-vari bir söylem çıkmış olduğu zannediliyor. Fakat bu son derece yanlıştır. Aslında Locke’un yazıları kendisinden önce gelip, devletin patriarkal yaklaşımı üzerinde çalışan Robert Filmer’a bir cevaptır. Bu durumda Locke’u anlamak için Locke’un Filmer’a verdiği cevabı anlamak ve hangi sebeplerin bu cevabın verilmesinde etkili olduğunu bilmek lazım.”

Şerif Mardin bu problemin hâlâ birçok üniversitede aşılamadığını ve hocaların bu ezberci düşünce üzerinden öğrencilere sadece kronoloji sorusu sorduğunu söylüyor. Bu durumda ise öğrenci kafasını birçok cümle ve fikirle doldurmuş oluyor fakat düşünsel anlamda kendisini yeteri kadar geliştiremiyor. Bunu kırabilmek için sadece düşünürlerin fikirlerini okumanın ve ezberlemenin dışında, onların birbirleri arasındaki çekişmeleri, fikri anlamda yaşadıkları ayrışmaları anlamak ve yorumlamak gerekiyor.a

Ünlü sosyolog ve siyaset bilimci Şerif Mardin, konuşmasının nihayetinde bunun başarılması için akademisyenlere büyük vazifeler düştüğünü kaydetti.

İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde bu yıl birinci sınıflar için müfredata ilave edilen ilk sömestrdeki "Kültür ve İstanbul", ikinci sömestrdeki "Medeniyet ve Toplum" dersleri, öğrenciler için çok yararlı. Bu dersler çerçevesinde her hafta alanında uzman bir hoca öğrencilere kampüslerimizde konferans türü dersler veriyor. Bu sayede biz öğrenciler için farklı bakış açıları olan değerli hocaları dinleyip onların yaklaşımlarını görme fırsatı sağlanıyor.

Medeniyet ve Toplum başlığı altında okulumuzda konferans veren Prof. Dr.Şerif Mardin de, kısa bir süre içinde de olsa dinleyicilerde güzel bir tad bırakarak ufkumuzun bir nebze de olsa açılmasına katkıda bulundu.. 

Abdullah Said Can dikkatlice dinleyip notlar aldı ve haber verdi

Kaynak: Dünya Bizim



İlgili Konular şerif mardin
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş