Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


18:43, 18 Ocak 2018 Perşembe
Güncelleme: 12:40, 11 Ocak 2018 Perşembe

  • Paylaş
Türkiye'nin veremle mücadelesine mobil destek
Türkiye'nin veremle mücadelesine mobil destek

Türkiye'nin, tüberkülozla mücadelesinde etkin şekilde kullanılan, hastalığın erken tanı, tedavi ve bulaşma riskini önlemede önemli rol oynayan "mobil verem tarama araçları" ile İstanbul'da 2016'da yaklaşık 24 bin kişi tarandı.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Türkiye'nin, tüberkülozla mücadelesinde etkin şekilde kullanılan ve hastalığın erken tanı, tedavi ve bulaşma riskini önlemede önemli rol oynayan "mobil verem tarama araçları" ile İstanbul'da 2016'da yaklaşık 24 bin kişi tarandı.

İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Tüberküloz Birimi Mobil Taramalardan Sorumlu Dr. Aysun Bozdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte 3'ü derneklere, 2'si Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı'na ait olmak üzere 5 mobil verem aracının faaliyet gösterdiğini söyledi.

Bozdağ, "Biz mobil tarama hizmetleriyle, özellikle riskli olan gruplarda eğer bir enfeksiyon varsa ortaya çıkararak o kişiyi erken tedavi edip, hastalığın bulaşmasını önlemeyi hedefliyoruz. Amacımız, böylece hastalığın toplumda görülme olasılığını düşürmek." dedi.

"TARAMALAR DAHA ÇOK TOPLU YAŞANILAN ALANLARDA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR"

Çalışmalarını, toplu yaşanılan yerlerde verem hastalığının kontrolü açısından her yıl bir program hazırlayarak yürüttüklerini dile getiren Bozdağ, şu bilgileri verdi:

"Bu program çerçevesinde, hastalığı erken teşhis edip, tedavi etmek ve yayılmasını engellemek anlamında çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle bu taramalar cezaevi, huzurevi gibi toplu yaşanılan alanlarda gerçekleştiriliyor. Bir de planlama dışında kalan, ani gelişen durumlar var. Onlar da tüberküloz hastasının temaslıları dediğimiz grup oluyor. Özellikle riskli kişi öğrenciyse okulda, çalışansa da iş yerinde mutlaka tarama yapıyoruz. 2016'da İstanbul genelinde toplam 23 bin 845 kişi taramadan geçirildi. Taramalarda filmler değerlendiriliyor, tetkikler tamamlanıyor ve şüpheli bulunanlar kuruma bildiriliyor. Ardından gerekli takip ve tedavi işlemleri süratle başlıyor."

Dr. Bozdağ, hastanın tedavisi bitse dahi takipten çıkarılmadığını dile getirerek, "Çünkü ilaç tedavisi uzun süren bir tedavi. Hastanın en az 6 ay tedavi edilmesi gerekiyor, bazı özel durumlarda, özellikle dirençli olgularda 2 yıla kadar uzanan bir tedavi süreci olabiliyor. Bu nedenle hastayı tedavisi bittikten sonra da kesinlikle takip ediyoruz." diye konuştu.

Sağlıklı beslenmenin tüberkülozdan korunmak için çok önemli olduğunu dile getiren Bozdağ, bireylerin immün sistemlerini koruma anlamında da çeşitli önlemler alabileceğini söyledi.

Bozdağ, kişilerin tüberküloz semptomlarını iyi değerlendirmeleri gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Uzun süre devam eden, geçmeyen bir öksürük varsa Verem Savaş Dispanseri'ne ya da aile hekimine başvurarak onlardan yardım ve destek alınabilir. Bu konuda dikkatli olmak gerekiyor. Dünya nüfusunun neredeyse 4'te biri veremle enfekte durumda ama enfekte olmak hasta olmak anlamına gelmiyor. Şöyle bir veri var onla ilgili enfekte olan kişilerin de yüzde 10 kadarı hayatlarının bir döneminde tüberküloz hastası olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu durumda aslında şikayetleri iyi gözlemlemek önemli. Bir şikayet söz konusu olduğunda hekime başvurmak önemli. Hijyen kurallarına da dikkat etmek gerekiyor. Veremden korkmayalım çünkü tedavisi olan bir hastalık ama bir şikayet varsa da hekime başvurmaktan çekinmeyelim. Ayrıca Verem Savaş Dispanserleri'nde her türlü hizmet ücretsiz olarak verilmektedir."



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş