Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


13:36, 27 Kasım 2014 Perşembe
Güncelleme: 11:00, 21 Şubat 2010 Pazar

  • Paylaş
İtalya‘da vergi affı, Almanya’da CD’ler
İtalya‘da vergi affı, Almanya’da CD’ler

Avrupa'da ekonomik krize karşı ülkelerin geliştirdiği önlemler farklılık arzediyor

Mücahid Yıldız-Almanya
 
Dünyada yaşanan ekonomik krizin Batı Avrupa’da yaşayan sıradan vatandaşları çok etkilediğini söylemek oldukça zor. Zaten Euro’nun tedavüle girdiği AB ülkelerinde ciddi bir ekonomik sarsıntı yaşanmıştı. O zamanki kriz marketten, kasaptan, manavdan alışveriş yapan sıradan insanları çok etkilemişti. Halk arasında konuşulduğu şekliyle, Almanya’da eski fiatların yanına DM (Deutsche Mark) yerine € (Euro) işareti konulmak suretiyle hayat pahalılığı neredeyse yüzde seksenlere varacak şekilde artmıştı. Halbuki Euro pariteri yaklaşık 2 DM = 1 € olarak hesaplanıyordu. Yani bir kilosunu 1 Marka aldığınız domatesin fiatı 0,50 Euro/cent olmalıyken, artık vatandaş kilosu 0,90 Euro/cent’den ucuza domates alamaz oldu. İşte o günden itibaren AB ülkelerinde hayat standartları ve ekonomi menfi bir değişim sürecine girmiş oldu.
 
Almanya’da 2009 yılı sonundaki seçimlerden sonra iktidara gelen siyah-sarı koalisyon hükümeti, 2010 yılı için bütçe açığını 100 Milyar olarak hesapladı. Bu rakam Almanya gayri safi milli hasılasının yüzde 6’sına tekabül ediyor. AB ise üye ülkelerin bütçe açıklarının yüzde 3’ten fazla olmasını istemiyor.
 
Federal hükümet gibi Eyalet hükümetleri ve belediyeler de büyük bir mali sıkıntı içindeler. Belediyeler sert kışın ardından delik deşik olan şehir caddelerini bile nasıl onaracaklarını şimdiden kara kara düşünmeye başladılar.
 
Yeni koalisyonun yeni Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble tecrübeli bir politikacı. Hristiyan Demokratlara silah tüccarları tarafından yapılan bağış skandalı ile ortalık karıştığı sıralarda çekmecesinde 100.000 DM bulunup da hesabını verememekle hatırlansa da, kimin hangi taraklarda ne kalitede bezi olduğunu iyi bilen bir politikacı.
 
Devletler bütçe açıklarını çoğunlukla değişik kaynaklardan kredi alarak ya da kendi vatandaşlarına tahvil satarak, yani borçlanarak gideriyorlar. Liberal Parti FDP (sarı) ile Hristiyan Demokratlar Birliği CDU/CSU (siyah) koalisyonu 100 Milyarlık bütçe açığını ilk etapta 86 Milyar Euro kredi alarak gidermeye karar verdi. Kalan kısmını ise yatırım fonlarıyla yani devlet tahvilleriyle kapatmayı planlıyor.
 
Ancak bir devletin en önemli gelir kaynağı tabii ki vergiler. Sanırım ‘100 Milyar açık var bunu nasıl kapatırız’ diye uykuları kaçan Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Almanya’dan kaçırdıkları vergileri iki sene önce Liechtenstein bankalarında saklayanları hatırladı. O zamanlar 4 Milyon Euro ödenerek alınan bilgi CD’si devlet kasasına ilk etapta tam 28 Milyon Euro kazandırmıştı. Bu bilgilerle daha birçok vergi kaçakçısının peşine düşüldü. Elbetteki tahvil satmaktan çok çok daha karlı bir iş bu.
 
Şimdi ne ilginçtir ki, sayın Maliye Bakanı’nın işi epey yaver gitti ve Ocak ayı sonundan itibaren Almanya’da birbiri ardına üç CD çıkıverdi ortaya. Haddizatında CD’lerden çok CD’lerin varlığı ve binlerce vergi kaçıran Alman vatandaşının İsviçre bankalarındaki paralar hakkında bilgiler olduğu medyanın başköşesine oturuverdi. Hala da gündemin önemli konusu olmaktan çıkmış değil.
 
‘Süddeutsche Zeitung’ gazetesi yorumcularından Heribert Prantl, değişik Eyaletlerde finanz yetkililerine teklif edilen CD’leri ‘şu anda dünyanın en değerli ve en başarlı CD’leri’ olarak niteliyor. Prantl CD’leri vergi kaçakçılarının hafiften pişirildiği ocaklara benzetiyor. Nitekim CD pazarlıklarının ve alınıp alınmaması kararının tartışıldığı şu günlerde 3000’den fazla Alman vatandaşı kendiliklerinden mali şubelere giderek kaçak paralarını vergilendirmek için beyanname verdiler. Böylece daha büyük ceza almaktan kurtuldular. Bu kişilerin devlete ödeyecekleri toplam vergi miktarı 480 Milyon Euro civarında. Almanya’da vergi kaçırarak paralarını Almanya dışındaki bankalara yatıranların toplam sayısının ise 100.000 den fazla olduğu tahmin ediliyor.
 
 
BU İŞTEN EN ZARARLI İSVİÇRE  ÇIKACAK
 
Alman maliyesinde pazarlıkları yapılan CD’lerden en çok zarar görecek olan İsviçre. Dünya çapında bankacılıkla ün yapmış olan bu küçük ülkenin en büyük iki bankası, devlet ekonomisi için çok önemli bir yere sahip. Almanlara teklif edilen CD’lerdeki bilgilerin çalındığı banka bu ikisinden biri olan Credit Suisse. 1856 yılında kurulan bu  banka dünya çapında 50’den fazla ülkede finans sektöründe  ve toplam 47.000 çalışanı var.
 
Kısa vadede İsviçre’nin bankacılık işlerinin sona ereceğini ve alternatif geçim kaynakları bulacağını söylemek çok gerçekçi olmaz. Yaklaşık ikiyüzyıllık bir geleneğe ve yapıya sahip İsviçre bankacılığı da birdenbire ortadan kaybolmaz. Ancak son günlerde Batı Avrupa ülkelerinden Fransa, İtalya ve Almanya’da vergi kaçıranlarla ilgili yaşananlar İsviçre siyasetini endişelendirdi.
 
Almanya’da çıkan CD’lerden dolayı İsviçre’den sert tepkiler duyulmaya başlandı. Özellikle ırkçı tutumlarıyla tanınan İsviçre Halk Partisi Zürih başkanı Christoph Blocher, Berlin hükümet yetkililerini ‘hilekarlık’ ve ‘hırsızları teşvik edenler’ diye niteledi. Blocher, İsviçre hükümetinin de Almanlarla görüşmekte olduğu ‘çifte vergilendirme’ antlaşmasını engellemek için elinden geleni yapıyor.
 
İsviçre’liler Alman politikacıların ve yüksek bürokratların İsviçre bankalarındaki hesaplarını kamuoyuna duyurmakla da tehdit ettiler. Görünen o ki, İsviçre bu şekilde Almanya’nın yumuşak karnını keşfetti ve yapılan tehdit bir blöften ibaret değil. 1994 yılında ortaya çıkan, daha önce de zikrettiğim Hristiyan Demokratların silah tüccarları Karlheinz Schreiber’den aldıkları bağış skandalına bugünkü Maliye Bakanı Schaeuble’nin de adı karışmış, Milyonlarca Markı İsviçre bankalarında sakladığı ortaya çıkmıştı.
 
Almanya zaten CD’leri almak konusunda çok acele etmiyor. Bir kısım politikacılar, özellikle zengin kitlenin partisi, aynı zamanda hükümet ortağı Liberal Demokrat Parti FDP, CD’lerin satın alınmasının illegal olduğunu belirterek, böyle bir işin insan haklarını ihlal bakımından George W. Bush’un Guantanamo kampında esirlere yaptığı işkenceden farklı olmadığını iddia etti. Diğer bir kısmı da vergi kaçıranları yakalamak için CD’lerin satın alınmasının şart olduğunu söylüyor. Sonuç olarak hükümet ‘ha alacağız ha aldık’ gürültüleriyle 3000’den fazla vatandaşın maliyeye gönüllü gelmelerini sağladı. Hedefinde kaç kişinin daha olduğu bilinmez ama, Heribert Prantl’ın dediği gibi bir iki ay daha bu ocak ısıtılacak ve vergi kaçıranlardan, yeterince pişince patlayan mısırlar gibi fırlayıp maliyenin yolunu tutanların sayısı giderek artacak.
 
İtalya vergi affıyla 95 Milyar Euro’nun tekrar ülke bankalarına dönmesini sağladı. Almanya da CD muhabbetiyle devlet kasasını epeyce dolduracak gibi.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş