Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


17:13, 25 Mayıs 2017 Perşembe
Güncelleme: 14:34, 07 Aralık 2010 Salı

  • Paylaş
Mavi Marmara\'dan mesaj var...
Mavi Marmara\'dan mesaj var...

Mavi Marmara\'da katledilen Türk gönüllülerin aileleri İsrail\'i affedebilmek için Gazze\'ye ambargonunun kaldırılmasını ilk şart olarak söyledi.

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Mavi Marmara'da katledilen Türk gönüllülerin aileleri İsrail'i affedebilmek için Gazze'ye ambargonunun kaldırılmasını ilk şart olarak söyledi. Mavi Marmara'da katledilen yardım gönüllülerinin aileleri İHH Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenledi.

İHH İnsani Yardım Vakfı'nın genel merkezinde düzenlenen basın toplantısına Cevdet Kılıçlar'ın eşi Derya Kılıçlar, Furkan Doğan'ın babası Ahmet Doğan, Necdet Yıldırım'ın eşi Refika Yıldırım, Çetin Topçuoğlu'nun eşi Çiğdem Topçuoğlu, Şehit Haydar Bengi'nin eşi Saniye Bengi, kızı ve kaynı Muhammed Ensari, Cengiz Songür'ün oğlu İsmail Songür, İbrahim Bilgen'in oğlu İsmail Bilgen, Fahri Yaldız'ın kardeşi Hasan Yaldız ve İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım katıldı.

Basın toplantısında 31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze'ye insani yardım malzemesi götürürken Mavi Marmara gemisine saldıran ve dokuz gönüllüyü katleden İsrail'in özür ve tazminat ödemekle olayı kapatamayacağı vurgulandı. Aileler, "Yakınlarımız ambargonun kaldırılması yolunda şehit oldular. Ancak ambargo kalkarsa acımız bir nebze olsun hafifler" dediler. Aileler İsrail'e iki yangın uçağı gönderilmesi konusunda incindiklerini de dile getirerek, o uçakların Mavi Marmara gemisi uluslararası sularda saldırıya uğradığında neden gönderilmediğini sordular.

Furkan Doğan'ın babası  Ahmet Doğan, formalite bir özür ve tazminatın kabul edilemeyeceğini belirtti. Doğan, oğlunun Gazze'deki ambargonun kaldırılması yolunda şehit olduğunu belirterek, "Oğlum bu ablukanın kırılması amacı ile bu gemideydi. Tek amacı vardı: İnsani yardım. En azından bu uğurda şehit oldu. Özür dilemek tek başına af nedeni olacak bir mevzu değildir. Özür dilenecekse bu formalite bir özür olmamalıdır." şeklinde konuştu.

Doğan, İsrail'i ödemesi beklenen tazminat konusunda şunları söyledi: "Tazminat esas itibari ile şehitlerin karşılığı olarak algılanırsa yanlış olur. Şehitlerinin hiç birinin tırnağının ucu dahi buradaki para ile ifade edilemez. Bizler hiçbir şehit ailesi onlardan gelecek paraya ihtiyacımız yok ama tazminat da bir şekilde suçun cezasının bir parçasıdır. Öyle bir tazminat olmalı ki İsrail'in canının yanmasını sağlayacak şekilde bir rakam olmalıdır."

"YANGIN UÇAKLARI GÖNDERİLMESİ BİZİ ÜZDÜ"

Doğan, İsrail'e gönderilen iki yangın uçağı ile ilgili ise şunları söyledi: "İsrail'e yangın nedeniyle uçakların gönderilmesi insani ve İslami olarak doğrudur ancak bizleri yaralamıştır. Bir miktar acıtmıştır. Kendi duygularım olarak iletmek isterim. Sonuçta biz de insanız, duygularımız var. Her ne kadar bürokrasi ve siyaset duygulardan uzak olsa da bunların da dikkate alınmasını isterdik."

Cevdet Kılıçlar'ın eşi Derya Kılıçlar ise konuşmasında "Sadece özür beyanıyla ve tazminat ödenmesi ile bu olayın kapanmamasını gerektiğini düşünüyoruz. Olay bu kadar basit değil. Bu kesinlikle vahşettir. Bu kişilerin cezalandırılması gerekiyor. Nasıl insanlar suç işlediğinde yargılanıyorsa İsrail'de yargılanmalı. Bu vahşeti uygulayan askerlerin mutlaka yargılanmasını istiyoruz. Ve ablukanın kaldırılmasını istiyoruz. Özür ve tazminat yeterli olmayacaktır" dedi. Kılıçlar da yangın uçaklarının  İsrail'e gönderilmesine üzüldüklerini söyledi.

Eşiyle birlikte gemide bulunan Çiğdem Topçuoğlu ise "Eşim yanımda şehit oldu. Ellerimle gözlerini kapattım. Benim için gurur verici bir olaydı. Yüreğimiz gerçekten yanıyor. Aynı şu an İsrail'de yanan ormanlar gibi. Orman yangınına giden o uçaklar bize yardıma gelmiş olsaydı yangınımızı belki bir ölçüde hafifletecekti. Ama bizi tek başımıza bıraktılar orada" dedi.

TAZMİNAT CAN YAKMALI

Muhammed Ensari, "Kesinlikle Gazze ambargosu kalkmalı. Ancak bu bizim acımızı hafifletir" derken Hasan Yaldız ise "Benim ağabeyimin tek amacı vardı oradaki yetim çocuklara bir park yapmaktı. Ben o parkı görmek istiyorum" diye konuştu.

İsmail Songür ve İsmail Bilgen de konuşmalarında özür ve tazminatın yanı sıra ambargonun kaldırılmasını beklediklerini ifade ettiler.

İHH Başkanı Bülent Yıldırım ise "Can yakıcı bir tazminat ödenmeli. Bütün dünyadan, Türkiye'den ve şehit ve yaralı ailelerinden özür dilenmeli. Ambargo ve abluka acilen kaldırılmalı. Ve kaldırıldığı 31 Mayıs 2011 tarihinde düzenlenecek yeni filo ile tespit edilmelidir" dedi.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş