Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


21:08, 21 Eylül 2014 Pazar
Güncelleme: 14:22, 28 Eylül 2007 Cuma

  • Paylaş
Burma'nın dünü ve bugünü
Burma'nın dünü ve bugünü

Eski Hintli ve Moğolların deyimiyle Altınlar Ülkesi. 'Burma altınları' kavramı da buradan gelmektedir.

 

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

 

Dünya gündemine son günlerde rahiplerin demokratik eylemleriyle oturan Burma'nın ilginç bir tarihi var.

 

BURMA, BRİMANYA YA DA YENİ ADIYLA MYANMAR

 

Eski Hintli ve Moğolların deyimiyle Altınlar Ülkesi. "Burma altınları" kavramı da buradan gelmektedir. Birmanya ya da yeni adıyla Myanmar olarak da adlandırılan Burma, Güneydoğu Asya'da bulunan; kuzey ve kuzeydoğusunda Çin, batısında Hindistan ve Bangladeş, doğusunda Laos, güneydoğusunda Tayland ile komşu olup, Bengal Körfezi ve Andaman Denizinde geniş kıyılara sahip bir ülke. Uzak Doğu Asya'nın bütün tipik özelliklerine sahiptir.

 

Burma, yaklaşık 18 yıldır "Myanmar" ismi taşıyor. Eski İngiliz sömürgesinin adı önceleri Burma idi. 1989'da askeri rejimin ülkeye verdiği Myanmar adı ise ülkedeki en büyük etnik grup olan Myanma'dan geliyor. BM'nin Myanmar ismini tanımasına rağmen hala çok sayıda devletin Burma'da ısrar etmesinin nedeni ülkenin askeri rejimini onaylamadığını göstermek.

 

 

Burma tarihi hakkında bilinen bilgiler eskidir. Orta Asya'dan Çin, Moğol ve Türk asıllı kavimler buraya göç yapmışlardır. On birinci asırda kurdukları bir devletle tarih sahnesinde yer işgal eden Burma, 13. asırda Kubilay Han tarafından işgal edilmiştir. Daha sonra çeşitli hanedanların idaresi altında 19. asrın ortalarında refah seviyesi yüksek bir ülke hâline gelen Burma, 1882'de İngilizlerin istilasına uğradı. İngilizler önce diğer sömürgesi olan Hindistan'a bağladıkları Burma'yı daha sonra direkt bir şekilde kendilerine bağladılar (1886). İkinci Dünya Savaşında Japonların işgaline uğrayan ülke, Japonların yenilmesiyle sona eren harbin nihayetinde (1945'te), İngilizlere karşı bir bağımsızlık savaşı başlatarak, 4 Ocak 1948'de İngilizlerin çekilmesiyle bağımsızlığını ilân etti. 1974'te kabul edilen bir anayasa ile sosyalist bir idare kuruldu. 1988'de demokrasi yanlısı hareketi bastırarak iktidara el koyan askeri yönetim, bütün partileri dağıttı. Askeri yönetimin başında bulunan General Saw Maung, 1992'de geçirdiği sinirsel bir rahatsızlık yüzünden görevi bırakmak mecburiyetinde kaldı. Yerine General Tan Shwe geçti (1993).

 

SORUNLARI

 

1980'lerde Burma Birliği olan adını Myanmar Birliği olarak değiştiren ülke, tek bir ulustan oluşmaz ve bir ülke olarak birçok insan için ancak kağıt üzerinde anlam taşır. Bağımsızlıktan sonra İravadi vadisinin ötesinde yaşayan halklar tarafından merkezi hükümet tanınmamış ve hükümete ya da birbirlerine karşı verdikleri silahlı mücadele günümüze kadar devam etmiştir. Ülkenin birçok bölgesi bazen silahlı direniş hareketlerin, bazen ayaklanan siyasal muhalif toplulukların, bazen de kaçakçı çetelerin denetimine girmektedir. Tayland ve Laos sınırından kaynaklanan yasadışı afyon ticareti önemli bir sorun olarak gündemdedir.

 

ÜLKEDE YAŞAYAN HALKLAR

 

Nüfusun büyük çoğunluğu Birmanların oluşturmasına karşın Myanmar'da yaşayan pek çok etnik grup vardır. Genellikle dağlık bölgelerde ve ırmak kenarlarında kurulmuş küçük köylerde yaşayan bu etnik grupların en önemlileri Monlar, Çinler (dost, arkadaş), Kaçinler (dans eden arkadaş), Rohingyalılar, Şanlar, Karenler, Akhalar'dır.

 

 

Burma nüfusunun çoğunluğu Budacı'dır. 9. ve 13. yüzyılda yapılmış binlerce Buda tapınağından bazıları günümüze kadar kalmıştır. Özellikle Burma'daki eski başkentininin bulunduğu geniş Pagan Ovası'nın hemen hemen her yerinde Buda tapınakları ve türbeleri görülür.

 

ALTIN ÜÇGEN

 

Dünya uyuşturucu trafığinin en önemli noktalarından biri olan ve "altın üçgen" olarak adlandırılan bu bölge Burma, Laos ve Tayland arasındaki alanı kapsar. Dağlı hakların yoğun bir haşhaş ve afyon ekimi yaptığı belirtiliyor. Dünyadaki eroinin yaklaşık üçte ikisi bu bölgeden yayılmaktadır.

 

 

Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Burma'da halk günde ancak 2 galon benzin alabiliyor. Bir galon yaklaşık 4 litre olduğuna göre, günde toplam 8 litre benzin hakları var. 3 gün içerisinde 2 galon hakkınızı kullanmazsanız iptal ediyorlar. Tüketilen petrolün ancak üçte biri Burma topraklarından çıkıyor. Kendi benzin hakkını tüketenler karaborsacıların ağına düşüyor. Bu arada, Burma dünyadaki işlenebilir tik ormanlarının yüzde 75'ine sahiptir.

 

HERKES ETEK GİYER

Bu ülkede kadın erkek herkes etek giyiyor. Eteğe longy diyorlar. Ülke kültüründe belki de İngiliz sömürüsünün değiştiremediği en belirgin geleneklerden birisi de bu. Günümüz Burma'sında pantolon giyen erkekler olsa da nüfusun çoğunluğu "longy" giyiyor. Devlet adamları bile resmi törenlerde longy ile çıkıyor halkın karşısına.

50 milyonluk nüfusa sahip ülkede toplam araç sayısı 500 bin. Üstelik garip bir alışkanlık var. Arabanın fiyatını aracın yeni olup olmaması değil, plakanın yeni olup olmaması belirliyor. Yeni plaka, aracın Burma'ya yeni geldiğinin işareti oluyor ve Burma yollarında daha az aşındığını gösteriyor. Dolayısıyla aracın satımında plaka, kaç model olduğundan daha fazla rol oynuyor. Ayrıca, taksilerde taksimetre yok, pazarlık usulü geçerli.

Dolmuşlarda arkada asılı olarak gitme çok sıradan bir olay bu ülkede. 36-37 derece sıcaklıkta klimasız arabalarda yol almak herhalde işkence olsa gerek. Muavinler ise insanların düşmemesi için elinden geleni yapıyor. Çünkü bir kaza olursa sorumlusu onlar.

ALTIN TAPINAKLARI İLE ÜNLÜ

 

Burma'nın en önemli özelliklerinden biri de ülkedeki Budist tapınakları. Başkent Yangon'da Sule ve Shwedagon tapınakları ile ün salan, tarihi şehir Bagan'da geçmişe yolculuk yapılan, turistik sahil Napali'de okyanusla buluşulan, gelenekleri ve görenekleri ile hayli ilginç bir ülke Burma.

 

Eski Hintli ve Moğolların deyimiyle Altınlar Ülkesi. 135 farklı etnik unsurun yaşadığı ve farklı dillerin konuşulduğu Uzakdoğu Asya yarımadasının en büyük ülkesi burası. İngiltere ve Fransa topraklarının birleşimi ancak Burma topraklarının büyüklüğüne eşit geliyor.

 

 

Burma'da bütün Budist tapınaklarına ve 'pagoda'lara girişte ayakkabı ve çorapları çıkarmak zorunlu. Biz de yalınayak ziyaret ettik tapınağı. 2500 yıllık tarihi tapınak Swedegon Pagoda, Başkent Yangon'un simgesi. 100 metre yükseklikteki pagodanın yapımında 11 ton altın kullanılmış. Bu tapınak çok meşhur. Geniş bir alana kurulu. Tapınakta Burmalılara göre Buda'nın 8 saç teli bulunuyor. Pagoda'nın zirvesindeki yumurta şeklinde 76 kratlık elmas ise Güney Afrika'dan getirilmiş.

 



Nüfusun yüzde 80'i Theravada Budizmine inanıyor. Shwedagon, Budist Burma'nın kalbi. Her 4 yılda bir tapınağın tüm altınları değişiyor ve bu 3 milyon dolara mal oluyor. Altınların değişmesi dini inançlarına göre zorunlu. Yüksek bir tepe üzerine inşa edilmiş Shwedagon Pagodası, Başkent Yangon'un neredeyse her tarafından görülebiliyor. Din, Burmalıların hayatına öylesine girmiş ki, 500 bin Budist rahip ve rahibe var 50 milyonluk ülkede.

 



Burma Budizminin 5 temel esası var: Buda, Buda'nın öğretilerini içeren metinler, rahiplerin giydiği elbisenin rengi, öğretmen, anne ve baba. Buda, anne, baba ve öğretmen diğer iki esasa göre daha çok önemseniyor.

 

Yine dikkat çeken bir başka dev eser, Başkent içerisinde Swedegon'a yakın Cavtacı tapınağı… Bu tapınakta tam 58 metre uzunluğunda, dinlenen bir Buda heykeli var. Yapımına 1953'te başlanmış ve maddi imkansızlıklardan dolayı 21 yılda tamamlanmış. Bağışlar için yardım kasaları var tapınağın farklı köşelerinde. Tıpkı Swedegon'da olduğu gibi bu tapınakta da her dört yılda bir Buda'nın altın kaplamaları değiştiriliyor. Bunun için 50 bin dolar gerekiyor. Kaplamalar en son geçen yıl törenlerle değiştirilmiş.

 



Bagan, her tarafı tapınaklar ve pagodalarla dolu bir şehir. Burma'nın ilk başkenti, ülkenin en turistik şehri. Asya'nın en zengin arkeolojik bölgelerinden biri. Budizmin bir dönem buraya ne denli hakim olduğunu şehri çepeçevre saran tapınaklardan ve pagodalardan anlıyoruz. Kral Anoyata kurmuş bu şehri. Animizm, Hinduizm ve Mahayana Budizmi varmış o dönemlerde. Kral Budizmle tanışınca tüm bölgede bu din hüküm sürmeye başlamış. Burma'nın tek bir kralın egemenliği altında olduğu 11. ve 13. yüzyıllar arasında 10 bin tapınak varmış bu şehirde. O yıllar tarihi başkentin altın yılları imiş. Ancak 13. yüzyılda Moğol saldırıları ile tapınakların çoğu yerle bir edilmiş. Geri kalanları ise şiddetli depremlerden nasibini almış. Bugün 42 kilometrekarelik alanda 3 bin tapınak ayakta kalabilmiş.

ÇİN, RUSYA VE HİNDİSTAN DESTEKLİYOR

 

ABD ve AB'nin büyük yaptırımlar uyguladığı Burma'daki cuntadan para kazanan ve iktidarda kalmasına imkân veren Çin, Rusya ve Hindistan. Burma'nın en büyük ticari ortağı Çin, rejime silah satışlarını artırarak, Pekin'in nüfuzunu azaltmanın bir yolu mahiyetinde Rusya ve Hindistan'ı da aynı şekilde davranmaya itti. Moskova cuntayla bir nükleer araştırma reaktörü kurması konusunda görüşüyor; ABD'nin kilit ortak gördüğü demokratik Hindistan'ın bir bakanı da enerji görüşmeleri için, demokrasi yanlısı gösteriler sürerken bile Burma'da bulunuyor. Çin'in itidal çağrısı yaptığına dair işaretler var, fakat daha fazlası yapılmalı; buna Pekin ve Moskova'nın bugüne dek engellediği BM yaptırımlarını desteklemesi de dâhil.

 

RAHİPLER 45 GÜNDÜR CUNTAYA KARŞI YÜRÜYOR

 

Burma'da rahiplerin 45 yıldır ülkeyi demir yumrukla yöneten cuntaya karşı başlattığı protesto yürüyüşü hızla büyüyor. 1962 yılındaki askeri darbe sonrasında Burma, askeri rejimle yönetiliyor ve o olaydan sonra uluslararası platformda istenmeyen ülke durumuma düştü. Şu anki iktidardaki rejim, 1988 yılında başa gelip, askeri gücünü 400,000'den fazla bir sayıya yükseltti ve ülkenin tamamının kontrolünü eline geçirip muhalif sesleri kesmek için saldırı ve kaos ortamı oluşturdu. Bu tarz bir uygulamanın bir kurbanı da 2003 yılında Suu Kyi oldu.

 


Aung San Suu Kyi

 

Ev hapsi cezasından dolayı dört yıldan fazladır halk arasında görünemeyen ülkenin demokrasi yanlısı lideri Aung San Suu Kyi'nin evinin bulunduğu yerde, güvenlik sınırını geçerek, yüzlerce kişi tarafından desteklenen bir grup rahip Cumartesi günü eylem yapmıştı. Ömrünün son 19 yılının 11'ini ev hapsinde geçiren Nobel Barış ödüllü Suu Kyi ile yapılan görüşme ülkedeki rahiplerle muhalif grupların ortak bir oluşumu olarak değerlendirildi. 

Eylül ayının başından itibaren petrol fiyatlarındaki artışı protesto etmek için başlatılan eylemlerde yer aldıklarından dolayı Burma hükümeti rahiplere de saldırıda bulunuyor. Rahiplerden biri hükümetin resmi gazetesinin "tüm rahiplerin sadece %2 sinin gösterilere katıldığını belirtmesini yalanladı ve "belediye meclisinin önündeki topluluk bunun açık bir şekilde yalanlamasıdır" dedi.

 

Başlangıçta rahipler sivil halkın zarar görebileceğinden endişe ederek, gösterilere katılmama çağrısı yapmıştı. Ama artık bir grup rahip, halkı açıkça gösterilere katılmaya ve ülkeyi 'şer diktatörlüğü' diye adlandırdıkları yönetimden kurtarmaya çağırıyor.

 

BUDİST RAHİPLERİN GÜCÜ

 

Burma'daki gösterilerin başını çeken Budist rahiplerin toplumda büyük saygınlığı var. Bunun başlıca sebebi, toplumla organik bağları olması. Ülke nüfusunun yüzde 80'ni inançlı Budistlerden oluşuyor. Rahipliği yaşam tarzı olarak seçmeyenler bile yetişkin hayatlarında birkaç kere, birkaç haftalığına manastıra kapanıyor. Her köy ve kasabada muhakkak bir manastır bulunuyor ve rahipler de içinde yaşadıkları toplumun ruhani liderliğini yapıyorlar. Ama aynı zamanda Burma'da milliyetçiliğinin de sembolüler.

 

 

 

Budist rahiplerin sevilmeyen yöneticilere başkaldırısı 1930'larda, İngiltere'nin sömürge yönetimine karşı protestolarla başladı. 1988'de kanlı bir şekilde bastırılan son demokrasi yanlısı gösterilerin başını öğrenciler çekmiş olsa da, onlar da önemli rol oynadı.

 

ASKER BAĞIŞLARINI KABUL ETMİYORLAR

 

Halkla yöneticiler arasındaki arabuluculuk günleriyse 19. yüzyılda başlamıştı. Burmalı tarihçi Aung Kin bu dönemde örneğin ağır vergilerden şikayetçi olan halkın, krala rahipleri gönderdiğini anlatıyor. Sömürge dönemindeyse işgalcilerin manastırlara girerken ayakkabılarını çıkarmayı reddetmesinin, rahipleri radikalleştirdiğini söylüyor.

 

 

Ancak tarihçi Aung Kin'e göre bugün 50 milyon nüfuslu Burma'daki 400 - 500 bin profesyonel rahipten çok küçük bir bölümü, yaklaşık yüzde 10'u siyasetten haberdar. Hatta Burma'daki manastırların çoğu, gösterilerin ulaştığı boyutun farkında bile olmayabilir. Eğer rahiplerin tümü harekete geçirilirse, orduya karşı ciddi bir güç oluşturabilirler. Toplumdaki saygınlıkları da onlara pekçok insanın katılmasını sağlayabilir.

 

 

Burmalı Mau Maung Than'a göre rahiplerin halkın çektiği sıkıntılara tepki göstermesi doğal, çünkü tamamen onlara bağımlı yaşıyorlar. Maaşları yok; bütün ihtiyaçlarını halkın sunduğu aynî ve nakdi bağışlarla karşılıyorlar. Dolayısıyla yakıt fiyatları ve diğer fiyatlar ikiye katlandığı zaman onlar da hemen etkileniyor.

 

Ayrıca çoğu çocuklarının iyi bir eğitim almasını isteyen yoksul ailelerden geldikleri için, fiyat artışlarına karşı daha da duyarlılar. Geçen ay artan yakıt fiyatları karşısında önce küçük gösteriler düzenlemişlerdi. Ancak bu gösterilerden birinde üzerlerine ateş açılıp birkaçı yaralanınca, askeri yönetimden özür dilemesini istediler. Askeri yönetim özür dilemeyince de binlercesi sokaklara dökülüp rejim karşıtı gösterilere başladı.

 

 

Budist rahiplerin bir diğer eylem şekli de askerler ve ailelerinin bağışlarını reddetmek, ayrıca ölüm, evlilik gibi olaylarda dini hizmet vermemek. Bağışları kabul edilmeyen Budistler 'sevap' da kazanamadıkları için bu önemli bir yaptırım olarak görülüyor.

 

1988'DE 3 BİN KİŞİ ÖLDÜ

Cuntaya karşı rahiplerin eylemlerine onbinlerce kişi katılıyor. Protesto, yıllardır ev hapsinde tutulan Aung San Suu Kyi'nin serbest bırakılmasını isteyen bir isyana dönüşüyor. Askeri cunta 1988'deki gösterileri şiddet kullanarak bastırmış, olaylarda 3 bin kişi yaşamını yitirmişti. Bu seferki gösterilerin benzer bir şekilde bastırılmaması için BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon dâhil pek çok uluslararası çevreden Burma yönetimine çağrılar yağıyor.

 



Resmi medya organlarında da Budist rahiplerden eylemlerine son vermeleri isteniyor; aksi takdirde 'güçlü bir yanıt alacakları' uyarısında bulunuluyor. Budist rahiplerin siyasete karışmaması gerektiği söylenen bu haberlerde, din adamlarının yabancı medya tarafından yönlendirildiği savunuluyor. Gösterileri düzenleyen örgütse, cunta yönetiminin devrilmesini amaçlayan kitlesel yürüyüşlerin süreceğini söylüyor. Ülkede yürüyüşler bugün de binlerce kişinin katılımıyla sürüyor. Yürüyüşlerin başlangıç yeri olan Rangun'daki Şvedagon Tapınağı önünde askeri kamyonların beklediği bildiriliyor.

1962'DEN BU YANA DİKTATÖRLÜK VAR

1948'de İngiliz sömürgeciliğinden bağımsızlığını elde eden Burma 1962'den beri askeri diktatörlükle yönetiliyor.

 



1988'de kitlesel demokrasi gösterilerinin şiddetle bastırılması ardından, 1990 yılında yapılan genel seçiminde muhalefet lideri Aung San Suu Kyi ve onun başında olduğu Ulusal Demokrasi partisinin yüzde 60'lık ezici zaferi, askeri liderler tarafından tanınmamıştı. Askerlerin desteklediği Ulusal Birlik Partisi bu seçimde yüzde 2 oy alabilmişti.

PROTESTO NASIL BAŞLADI?


15 Ağustos: Cunta önceden haber vermeden dizel fiyatını iki kata, tüpgaz fiyatını ise beş kata çıkardı.

23 Ağustos: 13 muhalif eylem yaptıkları için tutuklandılar. 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşılar.

28 Ağustos: İlk kez protesto eylemlerine rahipler de destek verdi.

5 Eylül: Askerler, eylemci rahiplere ateş açtı.

11 Eylül: Rahipler, cuntadan özür dilemesini istedi.

16 Eylül: İki rahip tutuklandı.

17 Eylül: Rahipler bundan böyle generaller ve yakınlarından sadaka kabul etmeyeceğini açıklayarak cuntayı küçük düşürücü bir karar aldı.

21 Eylül: Rahipler Yangon'da yürüyüşe geçti.

22 Eylül: Protestocular, Aung San Suu Kyi'nin evinin önünden geçti. Nobel barış ödüllü Aung San, rahiplerle birlikte dua etti.

24 Eylül: 1988 yılında 3 bin kişinin öldüğü ayaklanmanın ardından askeri yönetim, en büyük protestonun hedefi oldu.

 

 

 İlgili haber için tıklayın:

 

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş


En Çok Okunanlar