Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


07:12, 28 Temmuz 2014 Pazartesi
Güncelleme: 08:58, 11 Nisan 2008 Cuma

  • Paylaş
İngiliz basınından özetler
İngiliz basınından özetler

İngiltere'de Yüksek Mahkeme'nin, Suudi Arabistan'la yapılan 43 milyar sterlin tutarındaki silah anlaşmasına ilişkin soruşturmanın bitirilmesinin yasalara aykırı olduğuna hükmetmesi, tüm gazetelerin geniş yer verdikleri bir haber.

Times gazetesine göre mahkemenin kararı, hukukun üstünlüğünün çok gerekli bir savunusu.

Gazetedeki yorum yazısından dikkat çeken satırlar şöyle:

"Öyle anlar vardır ki, malumun ilanı, siyaseti kaplayan tüm çıkarcılığı ve kaçamakları yararak yepyeni bir başlangıcı mümkün kılar. Savunma Firması BAE'nin Suudi yetkililere rüşvet verdiğine yönelik iddiaların soruşturulmasının bitirilmesini kınayan göz kamaştırıcı Yüksek Mahkeme kararı da bu anlardan biriydi.

"Bu ülkenin içinde veya dışında hiç kimse," dedi, Yargıç Moses, "Adaletimizin işleyişine karışma hakkına sahip değildir."

"Yüksek Mahkeme yargıçlarına bu sözleri söyleten, Suudi Arabistan Hükümeti'nin, İngiltere Büyük Yolsuzlukları Araştırma Dairesi'nin, El Yamama silah anlaşmasına ilişkin soruşturması sona ermezse, İngiltere'yle istihbarat paylaşımını durduracağı tehdidini fark etmeleriydi."

Ulusal güvenlik ve hukukun üstünlüğü

Aynı haberi manşetine taşıyan Guardian gazetesi ise, Yüksek Mahkeme kararının ardından, hükümet yetkililerinin ne yapacaklarına karar vermeleri gerektiğini vurgulayıp, mahkeme yargıçlarının savlarını aktarıyor:

"Yargıçlar, soruşturmanın ulusal güvenliğin tehlikeye girmesi riski gerekçesiyle durdurulmasını kabul etmediler. Karar metinlerinde, İngiltere adaletinin tecelli etmesini engelleyen Suudi prensinin adını da anan yargıçlar, eğer tehditle yolundan saptırılabilinecekse, bu adalet mekanizmasının itibarından endişe ettiklerini söylediler."

"Mahkemeye göre, Suddi Arabistan, ceza yasasını ilgilendiren bir konuda etkide bulunarak İngiltere'nin egemenliğine müdahale etmenin yanlış bir hamle olduğunu anlamalı.

Hükümet soruşturmayı engellemeye kararlı

Financial Times gazetesi ise, İngiltere hükümetinin, soruşturmayı Yüksek Mahkeme kararına rağmen durdurmak için harekete geçmeye hazırlandığını yazıyor:

"Yüksek Mahkeme kararının açıklanmasının üzerinden birkaç saat sonra, bakanlar, hukuk işlerinden sorumlu devlet bakanına, geçmişte emsali olmayan yasal haklar verecek bir yasayı geçirerek, soruşturmayı, ulusal güvenliğin tehlikeye gireceği argümanı üzerinden durduracaklarını söylediler."

İran'ın füze üretim sahası iddiası

Times gazetesinin savunma editörü tarafından kaleme alınan bir yazının gündeminde ise İran var.

"Casus uydu fotoğrafları, İran'ın uzun menzilli füzelerinin 'gizli fırlatma sahasını' ortaya çıkardı" başlığını taşıyan yazıda, İran'ın füze programına ilişkin yeni bulgular elde edildiği öne sürülüyor:

"İran'ın Avrupa'daki hedefleri vurabilme kapasitesine sahip uzun menzilli füze geliştirdiğinden şüphelenilen gizli bir saha, uydu fotoğraflarıyla tespit edildi."

'Uzay araştırmalarının nedeni füzeler'

"Uydudan elde edilen bu fotoğrafları bir dergi için değerlendiren eski bir Birleşmiş Milletler kitle imha silahları denetçisi, İran'ın, Kuzey Kore'nin izlediği yolu izlediğini söylüyor. Irak'taki silahların denetlenmesinde görev almış olan uzman, İran'ın Kuzey Kore gibi, uzay araştırmalarını derinleştirerek uzun menzilli füze teknolojisini geliştirmeye çalıştığını söylüyor."

İran'ın ürettiği iddia edilen füzelerin, menzili içine giren dünya kentlerinin, ve söz konusu sahaların uydu fotoğraflarının da eşlik ettiği haber şöyle devam ediyor:

"İran'daki saha üzerine incelemelerde bulunan bir başka uzman, ülkenin 6 bin kilometre menzilli füze üretme kapasitesine beş yıl içerisinde ulaşabileceğini belirtiyor.

"Bu, Amerikan istihbaratının tahminleriyle de uyuşuyor ve Başkan Bush'un neden Polonya ve Çek Cumhuriyeti'ne füze savunma sistemi kurmak istediğinin de altını çiziyor."

Es Sadr'ın yükselişi

Independent'ın deneyimli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, Mukteda Es Sadr'ın Irak siyasetindeki yükselişini değerlendiren ayrıntılı bir yazı kaleme almış.

Yazar, Es Sadr'ı işgalin başlamasının hemen sonraki durumunu şöyle anlatıyor:

"Daha 2003 yılı Haziran'ında, ABD'nin Irak'taki en yüksek yetkilisi Paul Bremer, Mukteda Es Sadr'ı ülkeyi bölebilme potansiyeli taşıyan önemli bir tehlike olarak görüyordu.

"Hitler'le kıyasladığı Es Sadr'ı, daha, Saddam Hüseyin'in iktidardan indirilişinin üzerinden 24 saat geçmeden Necef'teki İmam Ali camisinden çıkarılarak öldürülen önemli Şii din adamı Seyyid Mecid el-Huey'in ölümünden sorumlu tutuyordu. O yıllarda, Es Sadr hâla bir azınlık hareketinin lideriydi."

'Ez Zerkavi bombaları es Sadr yükselişinde etken'

Cockburn, Es Sadr'ın, Irak siyasetinin merkezinde bir güç haline gelme sürecindeki bir noktayı ise şöyle aktarıyor.

"Şiiler Amerikan işgalinden pek hoşnut olmasalar da, birçok Şii grup işgale karşı savaşmak için başlarda o kadar da istekli değillerdi. Ancak bir süre sonra yükselen Sünni isyan ve Ez Zerkavi'nin Şiilere de yönelen bombaları, Amerikan ordusunun sıradan Şiiler için güvenliği sağlamaktan uzak olduğunu gösterdi.

"Bu noktada Sadr'a bağlı Mehdi Ordusu, ya da Amerikan ordusunun duymak istediği şekliyle Mukteda'nın milisleri, Irak Şiilerinin kendilerini savunma gücü olarak meşruiyetini her geçen gün daha da artırmaya başladı."

Kaynak: BBC



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş


En Çok Okunanlar