Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


17:14, 01 Ekim 2014 Çarşamba
Güncelleme: 23:48, 19 Temmuz 2009 Pazar

  • Paylaş
Taraftarlık/Holiganizm tartışılıyor - Dosya
Taraftarlık/Holiganizm tartışılıyor - Dosya

Kitleleri peşinden sürükleyen futbol, günümüzde daha çok tribünde ve sokakta yaşanan şiddetle konuşuluyor.


Fahri Sarrafoğlu/Dünya Bülteni

Tribün teröründen en çok çeken ülke Arjantin. Arjantin'in futbol tarihinde tribün olaylarında hayatını kaybeden insan sayısı 223 kişi oldu.

Ülkemizde de tirübün terörü maalesef azalarak değil artarak devam ediyor. Sadece geçtiğimiz yıl futbol yüzünden çıkan kavga ve stad kavgaları yüzünden resmi kayıtlara göre 12 kişi hayatını kaybetmiş durumda.

Kitleleri peşinden sürükleyen bir endüstri haline gelen futbol, günümüzde daha çok tribünde ve sokakta yaşanan şiddetle konuşuluyor. Adeta şiddet olaylarının arenası haline gelen sahalardaki terörü önlemek için oluşturulan 'tampon bölgeler', tel örgüler ve kolluk güçleri fanatiklerin şiddetini engelleyemiyor.

Türkiye'de 20 bin ve üzeri nüfuslu kentlerde yaklaşık 9 milyon 80 bin hane olduğunu ortaya koyuyor araştırmalar... Bu hanelerin 7 milyon 900 bininde herhangi bir takımı tutan futbol taraftarı en az bir kişi var. Ve bu 7 milyon 900 bin hanenin 7 milyon 600 bininde mutlaka ya bir Galatasaraylı ya bir Fenerbahçeli ya da bir Beşiktaşlı yaşıyor. İstanbul'da her 20 haneden ancak 1'inde futbol taraftarı bulunmuyor. 

Spor mu-Terör mü?

PKK derken, Trafik terörü  derken ülkemizde giderek yeni bir kavram daha gündemimize geliyor o da "TRÜBÜN TERÖRÜ " Pek dile getirilmiyor ama ülkemizin sorunlarından biri de tribün terörü. Tribünlerde istenmeyen görüntülere neden olan holiganistik davranışlar birçok maçın seyircisiz oynanmasına neden oldu ve olmaya devam ediyor. Peki, nedir bu Holiganizm? Holiganizm kavramını daha net anlayabilmek için bu kelimeyi ve taraftarlık kelimesini biraz irdelemek gerekir.

Eski İngiliz şarkılarında sözü edilen ve düğünlerde çok gürültü ve olay çıkaran huysuz bir İrlandalı aile, "hooligan" adıyla anılıyor. Gittiği ortamı dağıtan, içkici, şamatacı, haşarı bir karakteri anlatan bir kavram. Holiganizm'in modern zamanlardaki anlamı "spor terörizmi". Başka bir tanımla: Taraftarı olunan takıma hissedilen gönülden bağlılıkla pek ilgisi olmadan, sporu şiddet yaratmaya alet etme amaçlı tutum. 

Türkler holigan mı?

Geçmişte, Galatasaray-Leeds United maçı öncesinde yaşanan olaylar hafızalardaki yerini tüm tazeliğiyle koruyor. Bilindiği gibi maçtan bir gece evvel bazı  İngiliz taraftarlar (holiganlar) Taksim'de içkinin de verdiği tesirle sağa sola sataşmaya başlamışlardı. Terbiye sınırlarını zorlayan davranış biçimleri sergileyip Türk bayrağına karşı olmayacak saygısızlıklar yapmışlardı.

Bir grup Türk de kendilerini daha fazla tutamayarak zil zurna sarhoş olan İngilizlerle kavga etmeye başlamışlardı. Yumruklar, sopalar derken ortaya bıçaklar çıkmış ve ne yazık ki o gece iki İngiliz vatandaşı hayatlarını kaybetmişlerdi. Daha çok İngiliz holiganların suçu olan bir olayda, Türkler terörist ve holigan olarak görülmeye başlanmıştı.

Takımlar türübüne hakim olamıyorlar

Dünyada, özellikle de Avrupada son derece sevilen bir spor dalı olan futbol, tribünleri dolduran seyircilerden bir bölümüne hakim olmakta oldukça zorlanıyorlar. Taraftarlıkla fanatiklik hep birbirine karıştırılır. Sahalarda centilmenlik yapana aptal gözüyle bakılır ülkemizde. Bir elin parmağını geçmeyen bu kişilere de her türlü hakaretler yağdırılır.

Ve fanatikliğin portresi

Fanatik taraftar tribündeki şiddeti bitiş düdüğünden sonra sokaklara da taşıyor. Sevinci ya da öfkesini belli ettiği serseri kurşunlar bazen onlarca kişinin yaşamına mal oluyor. Şiddeti önlemek için çıkarılan 5149 sayılı 'Spor Müsakabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin önlenmesine dair kanun' sert cezalar getirse de uzmanlar tek başına bunun yeterli olmayacağını, spordaki anlayışın değişmesi gerektiğine değiniyor. İşte bu noktada bir araştırma Türkiye'deki fanatiklerin profilini ortaya çıkarıyor.

Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu tarafından yapılan "Türkiye'de Futbol Fanatikleri; Sosyal Kimlik ve Şiddet" konulu araştırma sonucuna göre Araştırmada Emniyet Genel Müdürlüğü'nce futbol sahalarına girişleri yasaklanmış en küçüğü 11 en büyüğü ise 67 yaşında olan bin 253 erkek futbol taraftarından 896'sı ile görüşüldü. 

11 yaşında fanatik var  

En büyük oran yüzde 50.68 ile 30-39 yaş grubunda olurken bunu yüzde 28 ile 10-19 yaş grubu izledi. : Eğitim düzeyi ilkokul (yüzde 13.17), ortaokul (yüzde 48.10), lise (yüzde 27.24) ve üniversite (yüzde 11.17). İşçi, esnaf ya da işsiz: Yüzde 10.03'ü işsiz, yüzde 26.87'si işçi, yüzde 21.61'i esnaf çırağı, yüzde 19.47'si öğrenci, yüzde 6.33'ü şoför, yüzde 5.84'ü esnaf, yüzde 3.99'u otoparkçı, yüzde 3.21'i memur, yüzde 2.63'ü pazarcı olduğunu söyledi.  

Maçtan önce alkol kullanımı: Yüzde 11.94'ü her gün alkol kullandığını, yüzde 60.17'si birkaç günde bir, yüzde 22.76'sı ise haftada bir ve yüzde 4.8'i ara sıra alkol kullandığını belirtti. Hiç alkol kullanmayanların oranı ise on binde 35'te kaldı. Alkol kullananların yüzde 69.42 oranıyla 622'si maç öncesi alkol almadığını söylerken yüzde 12.39'luk oranla 111 kişi ise alkol aldığını söyledi.

Karşı takım mı  o da kim?

Araştırmaya yanıt verenlerin yüzde 80'i karşı takım taraftarını 'önemsiz', yüzde 20'si ise 'önemli' bulduğunu söyledi. Takımları aleyhine konuşma yapıldığında neler yaptıklarına ilişkin soruya yüzde 92.5'i 'Dayanamam', yüzde 7.5'i ise 'Sessiz kalırım' yanıtını verdi.  

Tuttukları takımın bir tribün lideri olup olmadığına ilişkin soruya 1253 denekten 'Yok' diyenler sadece altı kişi olarak belirlenirken, bir tribün liderinin olmasına 'Gerek yok' diyenler ise sadece yedi kişi olarak belirlendi. Katılanların yüzde 98.77'si takımın sembol ya da renklerini kullandığını söylerken, 'Kullanmam' diyenler ise yüzde 1.23. Takımdaşlarıyla beraber olmaktan ve birlikte zaman geçirmekten hoşlandıklarını söyleyenlerin oranı yüzde 99.11. Binde 89'luk oranla 8 kişi 'Hoşlanmam' yanıtını verdi.

Ve fanatiklerin sırtından kazanılan para

Kanının sarı-kırmızı ya da sarı-lacivert aktığını söyleyenler, takımları için para harcamaktan kaçınmıyorlar. Böylece futbol sadece 'oyun' olmaktan çıkıp büyük bir endüstriye dönüşüyor. Atkıdan plazma TV'ye, formadan bin bir çeşit aksesuara kadar pek çok kalemin bulunduğu futbol ekonomisinin içinde bilet gelirinin payı sadece yüzde 3. Türkiye'de futbol kulüplerin gelirleri toplam 500 – 600 milyon dolar, toplam futbol ekonomisi ise 5 milyar dolar. Dünyada kulüp gelirleri, 13 milyar doları Avrupa'dan olmak üzere, 22 milyar dolar. Dünyada toplam 200 milyar dolarlık futbol ekonomisi var. Bu rakam Türkiye'nin milli hasılasının yaklaşık yarısına denk geliyor. Yediden yetmişe her kesimin tutkusu olan futbol, tıpkı turizm gibi günümüzün "Bacasız sanayisi" halini aldı. Avrupa'da yaklaşık 20 kulübün geliri 2006'dan 2007'ye yüzde 11 arttı.  7 büyük kulübün geliri 3,7 milyar Euro'ya ulaşmış. Bizde Fenerbahçe bu parasal ligde yer alıyor, 87 milyon Euro'luk geliriyle dünyada sıralama içerisinde yer alıyor.  BM'nin yaptığı tespitlere göre, spor sektörünün küresel ekonomi içerisindeki payı yüzde 3'ü geçiyor,  sektör AB ülkelerinin milli gelirinin de yüzde 1'ini oluşturuyor.

Ve Medya'da Suçlu..

Mimar Sinan Ünviversitesi Sosyoloji Bölümü'nde Spor Sosyolojisi üzerine çalışmaları  bulunan Mahmut Sert, "Gol Atan Galip Kitabı"nda, futbolun kitle iletişim araçlarının etkisi üzerine şunları söylüyor: ""Futbol iktidarının oluşumunda kitle iletişim araçlarının çok önemli işlevleri bulunmaktadır. Bu iktidarı paylaşanlar, futbolun kitleler tarafından-uygulanmasından çok, konuşularak kendi iktidarlarının yeniden üretilmesini, birbirleriyle girdikleri sıkı ilişkilerle sağlamaya çalışırlar. Kitle iletişim araçlarının gelişmişliği, herhangi bir izlencenin izleyicilerini toplu olarak avucunda tutabilir." Bayraklarını yanına alıp maça giden, esprili tezahüratlarda bulunan taraftarlık olgusu artık günümüzde maçlarda karşı takımın taraftarlarını hedefleyen; silahlarını yanına alan holiganlara dönüşmüştür. Bu dönüşümde yine medyanın şiddet içerikli söylemlerinin etkisi vardır. Özellikle haber başlıklarına bakmamız yeterli sanırım " yılın derbisi", "ezeli rekabet" "iki lider şampiyonluk için çarpışacak" "güçler sahada belli olacak" "sahadan çıkabilecek mi?" Daha bunun gibi birçok başlıklar da adeta tribün terörünü destekliyor. 


 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş