Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


07:28, 02 Ağustos 2014 Cumartesi
Emre Aköz

Emre Aköz
08:55, 04 Nisan 2008 Cuma


Kurt kafasına koymuş: Kuzuyu yiyecek


  • Paylaş


Biliyorsunuz, buradaki yazılarda ben genellikle " okurlarımıza " hitap ederim. Onlara bir şeyler anlatmaya çalışırım.
Adı sanı belli bir kişiye nadiren yazarım.
Bugünkü yazı o istisnalardan biri olacak. Doğrudan Radikal gazetesi Yayın Yönetmeni İsmet Berkan'a hitap edeceğim. Hem arkadaşım, hem meslektaşım olduğu için de " sen " diyeceğim.

Sevgili İsmet,
Geçenlerde çıkan bir yazında, şöyle dedin: " AKP kendi savunmasını hazırlamak dışında başka hiçbir şeyle uğraşmamalı, aklını ve enerjisini savunmasını hazırlamaya saklamalıdır. " ( 24 Mart )
Böyle düşünebilirsin. Yerden göğe kadar haklı da olabilirsin. Bunu zaman gösterecek.
Ancak malum iddianameyi konu edindiğin bir başka yazıda başsavcının "kanunsuz suç " yarattığını söylüyordun.
Bu değerlendirmeye aynen katıldığım için de sormuştum: " Kanunlarda bir karşılığı olmamasına rağmen, herhangi bir sözü ya da eylemi suç ilan etmek " hukukun abc'sine aykırı değil mi?
Ama işte böyle hukukun abc'sine dahi uymayan bir zihniyetle hazırlanmış olan iddianame, biçimsel açıdan kabul edildi.
Diyebilirsin ki: " İyi bir savunma ile bütün bunlar ortaya çıkar, mahkeme de partiyi kapatmaz. "
Emin misin?
Eğer geçen yılki " 367 " vakası olmasaydı, bunu da kabul edebilirdim.
Hukuka benden daha meraklı bir kişi olarak herhalde takip etmişsindir: Prof. Sami Selçuk ve Prof. Kemal Gözler, 367 kararını lime lime ettiler.
Onlar hukukçu oldukları için bunu ancak karar verildikten ve gerekçe açıklandıktan sonra yaptılar. Ama neye yarar; iş işten geçmişti.
Ben ise oturduğum yerden " 367 gereklidir " kararının çıkacağını (ve yanlış olduğunu) biliyordum.
Nasıl mı? Sadece ve sadece Türkiye tarihinden, devlet-toplum ilişkilerinden, sınıflar ve zümreler arasındaki iktidar mücadelesinden az buçuk haberdar olduğum için...

Sen, kuşkusuz iyi niyetle, " Kızsak da, kararlarından hoşlanmazsak da bu mahkemeler sonunda BİZİM mahkemelerimiz " demektesin.
Elbette " bizim ", ona ne şüphe...
İyi ama aynı mantıkla, mesela, türban taktığı için üniversiteye gidemeyen kızlar da BİZİM.
Bu ciddi çekişmede, benim " bürokratik elit " dediğim kesim (ki ona senin güvendiğin yargıçlar da dahil), " Türbanlıların eğitim hakkını elinden almayalım, onlar BİZİM kızlarımız " diyor mu?
Demediği yetmiyormuş gibi tam tersini yapıyor: Kanunsuz suç yaratıyor, türban yasağına hukuki kılıf uyduruyor.
Yukarıda sözünü ettiğim sınıflar ve zümreler arasındaki çekişme zaten BİZİM aramızda. Bir kısım bizler ile öteki bizler kapışmış durumda.
Bence senin kullandığın " Bizim " söylemi, olayın esasını gizliyor.
Düpedüz yanlış bir kararı, siyasiideolojik kaygılarla veren bir yüksek mahkemeye ben nasıl güveneyim? (Sahi sen nasıl güveniyorsun?)

" Kuzu kuzu savunacaklar kendilerini " diyenler var... Bu "kuzu kuzu" sıfatının ağızlardan tesadüfen çıktığına beni inandırabilir misin?

Derenin yukarı kısmındaki kurt, aşağıdaki kuzuyu yemeye karar vermiş bir kere; " suyumu bulandırıyorsun " diye gerekçe yaratıyor. Sen ise kuzuya " kendisini hukukla savunmasını " öneriyorsun.

Bu dava, hukuk postuna bürünmüş bir siyasi dava; dolayısıyla savunma da öncelikle siyasi olmak zorunda.
Sevgiler...

Kaynak: Sabah

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

Yorum
kurt kafasına koymuş kuzuyu yiyecek
murat nazlı
çok guzel. hem bugunu hemde geçmış turkıye tarıhını iyi özetliyor.nasılkı kurt kuzuyu yemeyi kafaya koymuşsa bunları yazmakta bırşey degiştirmiyor.ama anlamayanlara faydası olur belkı.hala yakın tarih okumayanlar var berkan gibi.
04/04/2008, 15:41
AYNEN ÖYLE!...
YORUMCU
Gündemdeki hadiselerin güzel bir özeti!
Doğru söze ne denir?
04/04/2008, 09:57
En Çok Okunanlar