Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


21:52, 23 Haziran 2017 Cuma
20:43, 14 Mart 2017 Salı

  • Paylaş
Kur’an Tilavetinde İstanbul Tavrı ve Hafız Hasan Akkuş
Kur’an Tilavetinde İstanbul Tavrı ve Hafız Hasan Akkuş

Hasan Akkuş elinden geldiğince herkesin yardımına koşar. Öğrencilerin maddi manevi bütün dertleriyle ilgilenir. Gariban, fakir birçok Kur’an talebesinin elinden tutar. Müezzinliği ve imamlığı döneminde hem bu görevleri ifa eder hem de Kur’an öğretmeyi bırakmaz; tâ ki 1960 yılına kadar... Muaz Ergü yazdı.

Dünya Bülteni/Kültür Servisi

Cumhuriyetin ilanından sonraki yıllar Kur’an okuma ve öğretme açısından zor yıllardı… Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması, Latin Harflerinin Kabulü gibi olgular bu zor yılların etkenlerinden… Modernleşme, çağdaş dünyayla bütünleşme gibi iddialar dolayısıyla dine ve geçmiş kültüre ait bütün işaretler, kurumlar tasfiye edildi. Yalnız halkı dininden, geleneklerinden koparmak sanıldığı kadar kolay olmadı. Olmayacaktı da…

1895’de Kızılcahamam’ın Beşkonak köyünde doğan Hafız Hasan Akkuş, bahsettiğimiz kopuşun başarılı olmadığının kanıtlarından. Babası Osman Efendi çalışmak, çocuklarına helal lokma yedirebilmek için İstanbul’a gider. Oğlu dört yaşına gelince onu da yanına alır. Bir süre işçilik yaptıktan sonra Sirkeci Emirler Mescidi’nde müezzinlik yapar. O dönemin din adamları, klasik eğitimin son halkaları olmalarına rağmen sağlam dini eğitim alan, medresede ilim tahsil eden, musikiyle hemhal olan, imamlığı ya da müezzinliği salt geçim kapısı görmeyen insanlardı.

Onun okumalarının farklı bir ruhaniyeti olduğuna inanılırdı

Çocukluğu Sirkeci’de geçen Hafız Hasan, ilk dini eğitimini babasından alır. İlk tahsilini ise Hamidiye Mektebi’nde tamamlar. Eyüp Kızıl Mescit imamı Hafız Hüsnü Efendi’nin yanında hafızlığa başlar. Hafızlığı tamamladıktan sonra Ayasofya Merkez Rüştiyesi ve buradan sonra Ayasofya Medresesi’nde tahsiline devam eder. Bu arada Çemberlitaş Dizdariye Camii’ne müezzin olarak atanır. Bu yıllar Osmanlı’nın en zor yılları. İmparatorluk ayakta kalma savaşında. Onlarca cephede harp var. Hafız Hasan kısa bir eğitimden sonra Yemen cephesine gönderilir. Burada savaşırken İngilizlere esir düşer. Türlü badirelerden sonra tekrar hürriyet ve müezzinlik görevine geri dönüş.

Zorlu cephe tecrübesinden sonra Kur’an öğrenmeye yoğunlaşır. Aynı zamanda öğretmeye… Nihayet 1926’da büyük hizmetlerinin gerçekleşeceği Nuruosmaniye Camii hatipliğine, sonra da ikinci imam-hatipliğe tayin edilir. Burada ufacık kayyımhanede çocuklara, gençlere Kur’an öğretir. Kendisi de meşhur hocalardan ders almaya devam eder. On yıl sonra aynı camiye baş imam-hatip olarak tayin edilir. 1940’da tekrar cepheye gider. Bir yıl kadar Diyarbakır’da ihtiyat zabiti olarak görev yapar. Terhisinden sonra camideki görevine tekrar başlar.

Nuruosmaniye Kur’an Kursu’nun internet sitesinde şöyle bir bilgi yer alıyor: “Hasan Akkuş Hoca Efendi, 1936’dan itibaren Nuruosmaniye Camii baş imam-hatibi ve İstanbul ikinci hafız muallimi sıfatıyla halk arasında şöhret bulmuş; Ayasofya, Sultan Ahmet camilerinde imamet hizmeti gördükten sonra Aksaray Valide Camii imam-hatipliğine tayin edilmiş olan Tekfurdağlı Hafız İdris Okur’la birlikte ünlü mevlithanlar arasında yer almışlardır. Hafız Sami, Hafız Burhan, Hafız Kemal, Hafız Osman ve Hafız Cemal gibi ünlü hafız ve gazelhanların yanı sıra Hasan Akkuş ve İdris Okur ikilisi de mevlithanlıkta ön sıralarda yerlerini almıştır. Çünkü İstanbul’un eşrafı tarafından okutulan mevlitlerin, bu ikili ile daha farklı bir ruhaniyet kazandığına inanılmıştır.”

Kur’an tilavetinde İstanbul tavrının en önemli temsilcilerinden biri

Hafız Hasan Akkuş, dönemin bütün zorluklarına ve yöneticilerin baskılarına rağmen Kur’an öğretmekten ve okutmaktan geri durmaz. En kötü ortamlarda bile öğretme aşk ve heyecanını yitirmez. Yılgınlığa düşmez. Nitekim Nuruosmaniye Camii’ndeki kayyımhanede başladığı Kur’an eğitimini camideki mütevelli odasını sınıf yaparak ve daha sonra külliyedeki viraneye dönmüş on iki odalı medreseyi Kur’an kursuna çevirerek devam ettirir. Bugünkü Kur’an kursu sisteminin başlatıcısı diyebiliriz. Bunu yaparken yaşadığı sıkıntıları göz önüne getirmemiz mevzuun önemini gösterir.

Kur’an öğretme alanındaki azmi ve başarısı Kur’an tilavetinde de kendini gösterir. Çok güzel okuyor… Yrd. Doç. Dr. Fatih Çollak, Kur’an tilavetinde iki farklı tavırdan bahseder. Mısır merkezli Arap tavrı ve İstanbul merkezli Türk tavrı. Çollak, Hafız Hasan Akkuş’un Kur’an tilavetinde İstanbul tavrının en önemli temsilcilerinden biri olduğunu belirtiyor.

Hasan Akkuş hareketli, şakacı bir insan olarak tanınıyor. Elinden geldiğince herkesin yardımına koşuyor. Öğrencilerin maddi manevi bütün dertleriyle ilgileniyor. Gariban, fakir birçok Kur’an talebesinin elinden tutuyor. Müezzinliği ve imamlığı döneminde hem bu görevleri ifa ediyor hem de Kur’an öğretmeyi bırakmıyor; tâ ki 1960 yılına kadar.

Doç. Dr. Durak Pusmaz hoca, Hafız İsmail Biçer’le ilgili bir yazısında şu bilgiyi veriyor: “Rahmetli Hafız Hasan Akkuş zaman zaman dünürünün yanına Göynük’e gidermiş. 958’in başlarında yine Göynük’e gittiğinde bir mevlit merasiminde Kur’an okuyan küçük bir hafız dikkatini çekmiş. Merasimden sonra yanına çağırtmış, ilgilenmiş ve yakınlarına, ‘Bu küçük hafız köyde kalmasın, hemen İstanbul’a, Nuruosmaniye Kur’an Kursu’na benim yanıma getirin’ demiş. Onlar da getirip Hafız Hasan Akkuş Hocaefendiye teslim etmişler. İsmail Biçer’deki güzel Kur’an okuma kabiliyetini ilk keşfeden ve onu yetiştirmeye çalışan Hasan Akkuş Hocaefendi olmuştur. Hoca Efendi onunla özel olarak ilgilenir, gittiği dini merasimlere mutlaka onu da götürür, Kur’an okuturmuş.”

Hasan Akkuş Hoca 1960 yılında imam-hatiplik ve Kur’an öğretmenliğinin /öğreticiliğinin bir arada yürütülmesinin sona erdirilmesiyle imam-hatipliği seçiyor. On yıl daha imam-hatiplik yaptıktan sonra emekliye ayrılıyor. 1972 yılında vefat ediyor.

Ruhu şad olsun. Mekânı Cennet…

Hafız Hasan Akkuş - Aşr-ı Şerif

 

 

Muaz Ergü

Kaynak: Dünya Bizim



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş