Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


19:03, 15 Aralık 2017 Cuma
15:06, 15 Kasım 2017 Çarşamba

  • Paylaş
Ali Toy, Hat Sanatına Yeni Bir Boyut Kazandırdı
Ali Toy, Hat Sanatına Yeni Bir Boyut Kazandırdı

Hattat Ali Toy, Geleneksel Sanatlar alanında Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni Kültür Servisi

Minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç hanımefendi kıymetli bir büyüğümüz dediği Ali Toy hoca ile yaptığı ortak fotoğraf çalışması hakkında bize bilgilerini sundu.

"Vaktini boşa geçirmeyip en kıymetli işlerle geçirme hali ve tüm dikkatin verildiği, sana ulaşanı senden yansıyacak şekle getirmenin sancısının gündelik hayatı sürdürürken devam etme hali, Ali Toy hocamızın derviş halini bizlere açıklar.

Tüm dünya karmaşasından ve şaşırtmalarından uzak duruşu ile onu kalabalıklardan ayıran bu hal lisanı bizleri söz ile değil, üretim zenginliği ve özgünlüğü olarak bize karşılar. Bu noktada hocamızdan bizlere ulaşan, daha önce karşılaşmadığımız farklı bakış açıları, yeni yorumlamalar, hiç akla gelmemişe ulaşmış özgünlükler, öncü olacak tasarım fikirlerinin zenginliğidir.

Ali Toy hocam ile ilk tanışmamızda, kıymetli hocalarımın olduğu bir sohbette idik ve hocamın söylenen her sözü dikkatle dinleyen uzun bir sukut halini gözlemiştim. Her konuşmanın bitişinde söze girdiğinde ise kendisinden bizlere ulaşan kısa cümle, tüm konuşmaları kapsıyor, toparlıyordu ve zenginleştiriyordu.

Kendileri ile ortak bir çalışmam, Etem Çalışkan hocam için hazırladığımız bir özel hediyemiz ile olmuştu. Etem Çalışkan hocamız için yazılmış Memduh Cumhur Bey’e ait bir şiiri Savaş Çevik hocam kaligrafi ile yazmış, Ali Toy hocam Hüsn-i Hat ile hocamızın ismini özgün istif olarak hazırlamış ve ben Emin Barın ile Etem hocamın portresini çalışmıştım. Güzel bir yeni yaş sürprizi olarak hediye ettiğimiz bu çalışma sonrasında ve birçok kez, Ali hocamın kendisinden büyük olan hocalarına vefasını, yalnız bırakmamasını, ilgilenmesini gözlemledim. Vakfedilmiş bir ömrün bize yansımaları olarak ulaşan Ali Toy hocamızın Hüsn-i Hatları’nın bereketi daim olsun."

Gülçin Anmaç - Minyatür sanatçısı 

"Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri" sahiplerini buldu. Ödül alan sanatkârlar 29 Ekim tarihinde açıklanmıştı. Ödüller, önümüzdeki tarihlerde sahiplerine takdim edilecek.

Değerlendirme Kurulu'nun teklifiyle belirlenen isimler, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla 6 farklı alanda ödüle layık görüldü.

Hattat Ali Toy, Geleneksel Sanatlar alanında Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Talik yazı nevinin usta ismi Ali Toy’u Dünya Bülteni ailesi olarak tebrik ediyoruz.

Cumhurbaşkanlığı’nın sanatı; mücerret sanatı yücelten, Ahilik geleneği ve fütüvvet ahlâkını haiz, geleneksel yöntemlerin künhüne vâkıf olarak klasiğe yaslanıp modern eserler ortaya koyan, önemli talebeler yetiştiren, eserler ortaya koyan, millî kültür varlıklarımıza; ‘kalıcı harfler’e sahip çıkan, âsâr-ı atîkamızı koruyup gözetleyen, bunların yurtdışına çıkartılmasına göz yummayan sanatkârları tesbit edip ödüllendirmesi her türlü takdirin fevkindedir.

Ali Alparslan Hoca’dan hat sanatının hususiyetlerini öğrenen Ali Toy yaptığı çalışmalar ve hocası gibi beyefendi kişiliğiyle sanat camiamızın gönlünü kazanmış önemli bir usta. Talik yazı ile birlikte kufi ve makılî hat nev’ilerinde de eserler üreten Toy, hat sanatını modern bakış açısıyla ele alarak hat-grafik-çizgi ve nokta düzlemlerinde “yeni” ve “farklı” çalışmalara imza attı. Bir dönem Nişantaşı’nda çerçeve dükkânı da işleten Toy’un, yurt içi ve yurtdışındaki koleksiyonlarda birbirinden âlâ keyfiyeti haiz pek çok eseri bulunuyor.

Sanatkâr arkadaşları Ali Toy’a ve sanatına dair görüşlerini Dünya Bülteni için kaleme aldı.

Ali Toy
Hattat-Mimar

Hattatlığı yanında aynı zamanda yüksek mimar olan Ali Toy, 1960 Tavşanlı (Kütahya) doğumludur. 1977 Tavşanlı Tunçbilek Lisesi'nden, 1988 İTÜ Mimarlık Fakültesi'nden, 1992 Röleve Restorasyon Bölümü'nden mezun olmuştur. Prof. Dr. Ali Alparslan'dan hat icazeti almıştır. Talik, divanî, rika yazı çeşitlerinde yazar. Yurtiçinde ve yurtdışında birçok sergiye katılan sanatçı, 28 kişisel sergi açmıştır. Milletlerarası 4 yarışmada 6 ödül kazanmıştır. Genel mimarlık hizmetleri, restorasyon ve hat çalışmalarını İstanbul'da sürdürmektedir. Modern hatlarda mimarî tasarım bilgisi ve temel geometrik çizgileri kullanmaktadır.

GELENEKSELİ MODERNE BAĞLAYAN TASARIMIN MİMARI ALİ TOY

Murat Kılıç
Sanat Danışmanı-Koleksiyon Yöneticisi


Geleneksel sanatlara gönül vermiş birçok sanatsever ve koleksiyoner gibi ben de kıymetli Ali Toy hocamızı, geleneksel sanatlara ilgi duymaya başladığım ilk dönemlerden bugüne değin dikkatle ve hayranlıkla takip ederim. Kendisi ile muhtelif sergi ve organizasyonlarda yalnızca birkaç kez yüz yüze gelmiş olmamıza rağmen, mahâretli kaleminden çıkan klâsik ya da modern formdaki birbirinden kıymetli onlarca eserini kurumsal/bireysel koleksiyonlar ve galeriler ile buluşturma; en az bir o kadar da eserini görme ve inceleme bahtiyarlığına eriştim.

Tevâzu sahibi ve alçakgönüllü tavrı bir yana, yazılarındaki yalınlığın ahengi, özgün tasarımları, mimari tasarım disiplini ile hat sanatının geleneksel çizgilerinin ve kurallarının birleşimi; kıymetli hocamızın kâğıt üzerindeki mürekkep izlerini, iki boyutlu bir düzlemde kalmaktan çıkarıp üçüncü bir boyuta geçirmiştir. Örneğin divâni hat ile yazdığı; yaprağının bir ucu göğe uzanan bir “elif”, gövdesinin bir ucu yere dokunan bir “ha” olan lâle formunda bir Lâfza-i Celâl istifinin karşısında bir anda zamandan ve mekândan sıyrılabilirsiniz.

Bu ruhâni yönüyle de insanların zihninde kendine has, ayrı bir yere sahip tarzı nedeniyle, çoğunlukla resimler ve heykeller gibi sanat eserlerinden müteşekkil koleksiyonlarda dahi, eserleri özenle muhafaza edilmekte ve sergilenmektedir. Her bir sanatçıdan birer adet eser bulundurmayı prensip olarak benimsemiş koleksiyonlarda dahi, Ali Toy hocamızın birden fazla eserinin bulundurulduğuna defalarca şahit olmuşumdur.

Sanat galerileri tarafında da hocamızın eserlerine gösterilen teveccüh, koleksiyonlardakinden pek de farklı değil. Öyle ki; yalnızca bir kaç hafta önce ziyaret ettiğim bir sanat galerisinde, hocamıza ait ellerinden çıkarmaya kıyamadıkları, klâsik ya da modern formda 30’dan fazla hat levha saydım. Ticari maksatla alınmış eserlerin bile, elinde bulundurana kendini sevdirmesi, hocamıza ve eserlerine gösterilen teveccühün açık bir ifadesidir bence.
Kıymetli hocamızın kaleminden damlayan mürekkebin, kâğıt üzerinde almakta olduğu muhteşem formları daha uzun yıllar boyunca temâşâ eyleyebilmek niyâzıyla, hocamıza Allah’tan (c.c.) uzun ömürler dileriz.

ALİ TOY BEY ÇOK YÖNLÜ BİR ŞAHSİYETTİR

Sami Tokgöz
Koleksiyoner

Ali Toy Bey denince zarafet, incelik, cömertlik, vefa ve buna paralel daha pek çok şey aklıma geliyor. Ali Hoca çok yönlü bir kişi ve çok ince çok yönlü bir sanatkâr. Pratik zekâlı duyduğunu unutmayan, ilk görünüşte kişiye daha durağan görünse de fevkalade ince anlayışlı, ince esprileri olan, şiirden, edebiyattan, sanatın inceliğinden, özellikle Osmanlı mimarisinden ve Cumhuriyet döneminin ilk dönemindeki yapılan mimariden ve bunları Modern Mimari ile mecz edebilen ender kişilerden biridir.

Benim kendisiyle ahbaplığım 25 yıl gibi bir süreyi bulmuştur. Bu süre zarfında daima vefasını, arkadaşlığını hep aramışımdır. Fevkalade derecede hat sanatının detaylarına hâkim bir yapısı vardır. Benim tanıdığım hattatlarda olan espri kabiliyeti Ali hoca da zirvedir. Çok kaliteli, düşündürücü, insanı rahatlatan anekdotlar; zaman zaman da fıkralar işitmişimdir kendilerinden. Kendisinin aile yaşantısı fevkalade uyumlu, eşleri hanımefendiye ve kerimelerine fevkalade düşkün, onları apayrı tutan, mutlu, feyizli, bereketli bir aile yapısına sahip ender kişilerden biridir.

ALİ ALPARSLAN ÜSTADA BİR BABA GİBİ BAĞLIYDI

Merhum hocaları Ali Alparslan hocaya daha çok bir baba gibi bağlıydı. Hocasının hal ve hareketleri Ali Toy Bey  tarafından takdir edilir, kendilerini sık sık ziyaret eder, kendilerini ağırlar o vesileyle de Ali Alparslan hocamızın  Muhterem eşi hanımefendi Ferihan hanım tarafından da çok sevilirlerdi.

Ali Toy Bey mutlaka her gittiği yere bir hediye götürür, kendilerini ziyarete gelenlere mutlaka bir şeyler ikram eder, bu vaktine göre çay, çayın yanında mutlaka bir şeyler vardır, öğlen veya akşam vakti ise yemek ikram etmekten büyük haz duyar. Zaman zaman benim gibi hüsn-i hat meraklılarına hiç umulmayan şeyleri hediye ederler ve bu hediye edişlerinde karşısındaki kimseden hiçbir şey beklemezler. Yani Ali Toy Bey’de cömertlik; sehavet duygusu zirvedir. Dostlarına karşı çok vefalıdır. Benim hayatımda tanıdığım en vefalı birkaç kişiden birisidir.

Sözü özüne uygun, özü sözüne uygundur. Yani Hz. Mevlana'nın buyurduğu gibi “Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” düsturuna tamamen uygun, Çelebi meşrep bir şahsiyettir.

Çok zekidir, Yunus Emre'den ve birçok Divan edebiyatı şairden pek çok şiiri hafızasında bulunduran, değişik, bir o kadar da ilginç bir kişiliğe sahiptir.

Yazıları özellikle talik yazıdan anlayan kardeşlerimizin ifadeleriyle söylemek istiyorum fevkalâdedir. Şu anda belki Türk talikinin celisi olan yazıyı Ali Bey'den daha iyi yazanın olmadığını pek çok hattattan işitmiştim.
Kendisi modern hat sanatında da çok iyi bir ekoldür, onun yapmış olduğu istifler ilk zamanlarda aşırı eleştiriye maruz kalmışsa da zaman içinde pek çok hattat tarafından taklîd edilmiştir.

Ayrıca yazılarını kendileri tezhip yaptırarak; hatta çerçevesini bile yaptırarak en güzel şekilde meraklısına ulaştırmıştır. Divan-i hattı o kadar güzel kullanmıştır ki mesela bir “Sevelim sevilelim” istifi vardır ki fevkalâde güzeldir. Ayrıca benim vurgun olduğum lale formunu andıran bir “Lafzatullah”  var. Hakikaten görülmeye değer bir eserdir. Bunun yanında klasik tarzda yazmış olduğu celi yazılar da vardır ve Ali Ali Toy Bey’in bu konuda da ne kadar yetenekli olduğunun bir tezahürüdür.

Sülüs olarak yazdığı bir besmele ve Lafzatullah, ayrıca “Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem” yazmıştır ki zannediyorum gelecekte de pek çok hat üstadı tarafından  örgüyle  bahsedilecek eserlerdir.
Bir gün bir yazıyı tashih için yanlarında idim. Yazıyı öyle bir tashih etti ki anlatamam! Yani böyle hattatların bileğine kuvvet denir ya hakikaten Allah, Ali Toy Bey'in bileğine öyle bir kuvvet vermiş ki hani kalem elinde şahlandı sanki.

Kendileri vasıtası ile, hatta kendileri için ayırmış oldukları çok çok güzel yazılarını hiç bir menfaat düşünmeden bendenizle paylaşma civanmertliğini de daima göstermişlerdir.

Allah kendisine, aile bireylerine sağlıklı, sıhhatli, uzun ve bereketli bir ömür nasip eylesin. Amin. Bizim dostluğumuzu da Rabbimiz kıyamete kadar daim eylesin. Âmin.

 

ALİ TOY HEM SANATI HEM DE AHLÂKIYLA BU ÖDÜLÜ HAK ETMİŞTİR

Doç. Dr. Süleyman Berk
Hattat, Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi


Kıymetli dostum ve ağabeyim Hattat Ali Toy’un “2017 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü”ne lâyık görülmesine çok sevindiğimi belirtmek istiyorum. Hak yerini ve geleneksel sanatlarda gerçek sahibini bulduğu kanaatindeyim. Hem sanatı hem de ahlâkıyla bu ödülü hak etmiştir.

MAKILÎ YAZI ONUN ELİNDE ÇOK FARKLI İSTİFLERE BÜRÜNMÜŞTÜR

Hattat Ali Toy, hem klâsik yazıda hem de modern diye tabir olunan yazıda yetkin bir isimdir. Merhum Hattat Prof. Dr. Ali Alparslan’dan klâsik usulle Talik, Divânî ve Rik’a yazılarını meşk etmiştir. Klâsik yazı yanında tıpkı Karahisârî, Râkım ve Şefik Bey gibi cesur istif ve tasarımlara imza atmıştır. Makılî yazı onun elinde çok farklı istiflere bürünmüştür. Makılî yanında Kûfî ve Divâni yazıyla da çok fazla sayıda özgün istifi bulunmaktadır. Makılî hat ile yazdığı “Fetih Hadisi” ilk bakışta, tertibi ile İstanbul surlarının siluetine benzese de mahzâ yazıdan başka bir şey değildir. Ali Toy’un Makılî hatla kadîm tarzda tertiplediği levhaları da çoktur.

YAZILARINDA GÜÇLÜ TASARIM YETENEĞİ VE ÇİZGİLERİN OLGUNLUĞU GÖZE ÇARPAR

Hattat Ali Toy’da iki önemli özellik görülmektedir. Güçlü tasarım yeteneği ve çizgilerin olgunluğu… İstiflerini devamlı zihninde gezdirmesi, her ortamda bunu ele alması ve başkalarıyla paylaşarak geliştirmesi onun en bariz farkını oluşturmaktadır. Kendi ifadesiyle yeni bir yazı için neredeyse 50- 60 arası eskiz yapması istiflerini güçlü kılan husustur. Şüphesiz, mimarlık eğitimi alması önemlidir ama kadîm üstadların yazıları üzerinde yaptığı mütâlaalar onda güçlü bir birikim oluşturmuştur.

Hattat Ali Toy, istifleri tek tek ele alınıp değerlendirilmesi gereken bir sanatkârdır. Bu takdirde yazılarındaki özellikler daha bariz bir şekilde anlaşılacaktır. Lâle formunda tertiplediği “Lafzatullah” bir tasarım hârikasıdır. Çizgisinin gücü de levhaya ayrı bir azamet vermektedir. Tek başına bu levha bile istif ve teknik olarak Hattat Ali Toy’un farkını ortaya koymaktadır.

Mahviyetkâr ahlâka sahip olan Ali Toy, -pek kimse bilmez- Bâyezid Camii merhum İmamı Hâfız İsmail Biçer’in “Tashîh-i hurûf” talebesi idi. Hocanın derse gelen talebe defterini de Ali Bey tutardı. Şiirle, özellikle Dîvan şiiriyle alâkası çok sıkıdır. Pek çok Dîvan şâirinin şiiri hâfızasındadır ve yeri geldiğinde bunları kullanmasını da bilir. Ayrıca iyi bir kitap okuyucusudur, yayın dünyasının sıkı bir takipçisidir. Neşesi geldiğinde ise anlattığı fıkralarla ortamı bir anda keyiflendirir.

Onda, herkes gibi ben de dostluk gördüm, ikram gördüm, cömertlik ve diğergâmlık gördüm. 1982 yılından beri dostluğundan şeref duyduğum Ali ağabeyime Cenâb-ı Hakk’dan sıhhatli, uzun ve verimli bir ömür niyaz ediyorum.

Ali Toy

ALİ HOCA NEV-İ ŞAHSINA MÜNHASIR BİR ZATTIR

Tahsin Kurt
Hattat

Muhterem Ali Toy hoca ile Merhum ve Mağfur hüsn-i hat hocam Ali Alparslan hocaya meşke gittiğim sıralarda tanışmıştım. İlk gördüğümde sakin, nazik ve iyilikperver tavrıyla gönlümü feth etmişti.

O zamandan beri Ali Toy hocaya karşı muhabbetim ziyadesiyle vardır. Ali hoca nev-i şahsına münhasır bir zattır. Hiç bir zaman kendinde olanları kıskanmamıştır, herkesle paylaşmıştır. Çok cömert biridir. Hocama meşklerini göstermeye geldiği zaman eli boş gelmezdi. Kendi atölyesine gittiğimizde de ikramda kusur etmezdi. Hem de her türlü ikram; nimette ikram, ilimde ikram, kendisinde bulunan, icra etmiş olduğu sanatıyla ilgili malzemelerden ikram… Velhasıl cömert biridir.

Sanata bakış açısı çok geniştir. Geleneksel sanatımız olan hüsn-i hattı bihakkın icra etmiştir. O sanatı mümkün mertebe eski klasik gelenek tarzıyla yazmıştır. Günümüz zamanına hitap eden modern sanatı da değişik ve yeni tarzlarla ortaya koymuştur. Kendisi dahi bu fikrini her fırsatta dile getirmiştir. Geleneksel Hüsn-i Hat sanatımızda hayli mesafe kat etmiştir. Kendi hocası olan Ali Alparslan hocanın nezaket, ikram, cömertlik gibi vasıflarıyla sıbğalanmış; yani boyanmıştır. Bu mübarek kadim sanatımızı icara yolunda bulunan ta evvel zamandan günümüze kadar olan hattatlar silsilesinde kendine kıymetli bir yer edinmiştir. Bu da Allah’ın bir ihsanıdır.

 

 

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş