Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


19:02, 15 Aralık 2017 Cuma
15:17, 21 Kasım 2017 Salı

  • Paylaş
Uşak’ta içinden “iyilik” ve İyilikhâne” geçen bir sergi
Uşak’ta içinden “iyilik” ve İyilikhâne” geçen bir sergi

Anadolu’yu sanat ve estetik güzelliklerle donatma ve öz sanatlarımızı tanıtma çalışmaları bağlamında Uşak’ta da hat, tezhip ve ebru sergisi düzenlendi. 17 Kasım Cuma günü açılışı yapılan sergi yoğun ilgi gördü.

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni

İstanbul, Bursa, Eskişehir ve Kütahyalı sanatkârlar Uşak’ta hayır sergisi için bir araya geldi. Uşak Atatürk Kültür Merkezi’nde 17 Kasım günü açılışı yapılan Gelenekli Sanatlar sergisinden elde edilecek gelirin önemli bir kısmı yetim ve ihtiyaç sahibi çocukların insani, kültürel, sosyal ve entelektüel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla İstanbul merkezli olarak faaliyetlerini sürdürmekte olan İyilikhane Çocuk Derneği’nin www.iyilikhane.org.tr  Bangladeş’deki yetimhane projesine bağışlanacak.

Boğaziçi Üniversitesi mezunu mefkûre sahibi gençlerin öncülüğünde hizmetlerini sürdürmekte olan İyilikhane’nin Bangladeş’te inşa etmekte olduğu yetimhane, farklı yaş gruplarındaki çocuklar için medreseler, okul, cami ve bilim laboratuvarının olduğu bir eğitim kompleksinin içerisinde yer alıyor.

Bursa, Eskişehir ve Kütahya’da öz sanatlarımıza yeni isimler ve eserler kazandırmak için yola çıkan geleneksel sanatlar derneklerinin Anadolu’yu sanat ve estetik güzelliklerle donatma ve öz sanatlarımızı tanıtma çalışmaları devam ediyor. Bu bağlamda Uşak’ta da hat, tezhip ve ebru sergisi düzenlendi. 17 Kasım Cuma günü açılışı yapılan sergi yoğun ilgi gördü.

Geleneksel sanatlarımızın, Anadolu’da hak ettiği değeri yeniden kazanması ve halkımızın, ecdat yadigârı bu güzel sanatlara ilgisinin artması amacıyla Kütahya Vav Geleneksel sanatlar ve Kültür Derneği, Eskişehir Vel-Kalem Geleneksel Sanatlar Kültür Derneği ve Bursa Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar Kültür Derneği tarafından başlatılan ‘Kültür-Sanat Hareketi’nin bu seferki durağı Uşak oldu.
Hüsn-i hat, tezhip ve ebrudan oluşan 40 civarında eseri, başta Uşak’ılar olmak üzere bölge illerinden gelen çok sayıda sanatsever ziyaret etti. 17 Kasım Cuma günü açılışı yapılan ve sanatseverlerin beğenisine sunulan sergi 23 Kasım Perşembe günü mesai saati bitimine kadar sanatseverleri bekliyor olacak.

Farklı sanat dallarından oluşan sergiye, 6 ilden 18 sanatkâr 40 eserle iştirak etti. Açılışa katılan sanatseverler, eserleri çok beğendiklerini ifade ederken, Hattat Mahmut Şahin’in ‘Geçmişten Günümüze Hüsn-i Hat’ konu konferansını da ilgiyle dinlediler.

Hattat Mahmut Şahin’in öncülüğünde, Abdullah Furat, Arif Çelik, Ahmet Ercan, Ahmet Türk, Cahide Abanoz, Erkan Bakım, Eyüp Can Sarı, Halil Doğaner, Hasan Hüseyin Ertunç, Hidayet Şen, İsmail Tülüce, Metin Yılmaz, Ömer Kısa, Ömer Özgül, Ömer Ünlüer, Tülay Toğal ve Yasin Şahin’in eserleriyle âlâ keyfiyete bürünen sergi, Uşak’ta gerçekleştirilen son yıllardaki en büyük sanat organizasyonlarından biri olarak tarihe geçti.

Uşak’ta gerçekleştirilen son yıllardaki en büyük sanat organizasyonlarından biri olan etkinlik özelinde, serginin organizatörü Hattat Ömer Özgül ile sergi üzerine hasbıhal ettik.

İbrahim Ethem Gören: Ömer Bey sizi tanıyabilir miyiz?

Ömer Özgül: Uşak iline bağlı Karahallı ilçesinin Buğdaylı köyünde doğdum. Ben doğduktan kısa bir süre sonra köyden ayrılmışız. Çocukluğum ve gençliğim Denizli’de geçti. Hafızlık ve İmam-Hatip eğitiminin ardından üniversite için Ankara’ya gittim. Ankara Üniversitesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümünü bitirdikten sonra Kütahya’da öğretmenliğe başladım. Halen Kütahya’da mesleğimi icra ediyorum. Evliyim ve bir çocuk babasıyım.

Geleneksel sanatlarımızla ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Çocukluk yıllarımdan beri amcam naht sanatı ile uğraşır. Onun yapmış olduğu çalışmaları merakla izlerdim. Ortaokul yıllarında naht çalışmak istedim. Hatta kendimce gemi şeklinde bir besmele yazıp amcama götürdüğümü ve “Bunu da keselim” dediğimi hatırlıyorum.

Nahtta ne arıyordunuz?

Naht konusunda pek istikrar sağladığımı söyleyemem. Gelip geçici bir hevesti sanırım. İmam-Hatip Lisesindeyken tefsir derslerine giren hocamız, bizlere tahtaya harfleri güzel bir şekilde çizerek anlatırdı ve bu da bizim ilgimizi çekerdi. Ancak açıkça söylemek gerekirse uzun yıllar hat sanatına gereken ilgiyi bir türlü gösteremedim.

Hat sanatıyla teşrik-i mesainiz nasıl ve ne zaman başladı?

2010 yılından itibaren birlikte çalışmaya başladığımız Hattat Erkan Bakım’ın meşkleri üzerine hasbihal ederken hat sanatına ilgim yeniden arttı. Onların sergilerine katıldım ve 2012 yılında Mahmut Şahin hocam ile bir sergi esnasında tanıştım. Kişisel sebepler ile aktif olarak ders almaya başlamam daha sonraki yıllara sarktı. Naht, edebiyat ve musiki derken hep yarım bıraktığım girişimler, en sonunda Mahmut Şahin hocamın tedrisinde sabit kıldı beni. Şu an Kütahya Vav-Der bünyesinde devam eden derslerimizde, hocamızın ihtisas derslerine devam ediyorum.

ÖNÜMÜZDE UCU BUCAĞI OLMAYAN BİR YOL VAR

Bu bağlamda neler yapıyorsunuz?

Tabiri caiz ise aşk duyduğum bu sanata hizmet etmek için kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Önümüzde ucu bucağı olmayan bir yol var. Biz de bu yola revân olduk. Bu sanatın halkımız nezdinde eski itibarını tekrar kazanması nâmına her türlü çalışmayı yapmaya da talip olduk.

Kütahya’da; Vav-Der’de neler yapıyorsunuz?

Kütahya Vav-Der bünyesinde bulunan diğer hattat arkadaşlar ile birçok faaliyette yer aldık ve almaya devam edeceğiz inşallah.

Yeni projeleriniz neler?

Önümüzdeki dönemde başta Denizli olmak üzere birçok Anadolu ilinde sergiler açmayı ve bu güzellikleri halkımızın ilgisine sunmayı planlıyoruz.

Uşak’ta Hat, Tezhip ve Ebru Sergisi fikri nasıl ortaya çıktı?

Mahmut hocamız ile yaptığımız derslerin birinde, bazı şehirlerde hat sanatı ile ilgili hiçbir çalışma olmadığı veya bir üstadın önünde diz çöküp hiçbir eğitim almadan hat sanatını öğretiyorum diyen bazı ‘hat’ bilmezlerin, bu sanatı nasıl suistimal ettiği üzerine hasbihal ediyorduk. Arkadaşlarımız ile birlikte yaptığımız istişareler sonucu, bu sanatları Anadolu’nun diğer illerine de götürüp insanların ilgisini çekme kararı aldık. Bu bağlamda ben de kendi memleketim olan Uşak’ta bir sergi organize etme isteğimi hocamıza ilettim. Bu isteğimiz, hocamız ve diğer arkadaşlarımızdan olumlu yanıt alınca Uşak Belediyesi ile iletişime geçtik. Böyle güzel bir niyetimiz olduğunu kendileri ile paylaştığımızda, Belediye Başkanımız Nurullah Cahan Bey ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Yusuf Görgülü Bey çok memnun oldular. Bize bu çalışmamızda her türlü desteği sunacaklarını ifade ettiler ve sundular da... Kendilerine bu vesileyle bir kez de sizin aracılığınız ile teşekkür ediyorum.

ÖZ SANATLARIMIZIN TEKRAR ESKİ GÜNLERİNE KAVUŞMASI İÇİN GAYRET EDİYORUZ

Serginin amaçlarına dair neler söylemek istersiniz?

Bizler, yüzyıllar boyu ilmek ilmek örülerek ecdadımızdan bize yadigâr kalan bu sanatların tekrar eski günlerine kavuşmasını istiyoruz. Halkımıza bu dileğimizi iletmek ve onlara da bu sanatların sevgisini aşılamak istiyoruz. Bu bağlamda, özellikle gençlere ulaşmak lazım. Gençlerimiz bu sanatların hikâyesini bilsin, bunları bir miras kabul ederek sahip çıksın istiyoruz.

Uşaklıların sergiye rağbeti nasıl oldu?

Çok şükür sergiye ilgi büyüktü. Halkımızın böyle faaliyetlere açlığı var. Sergi öncesi görüştüğümüz ve kendilerinden sergi için destek istediğimiz STK’lar da desteğini esirgemedi sağ olsunlar. Bazıları ‘‘Siz nerelerdeydiniz? Biz böyle güzel faaliyetlere hasret kaldık’’ şeklinde memnuniyetlerini dile getirdiler. Bizler de sergi salonunda beklerken ziyarete gelen sanatseverlere geleneksel sanatlar hakkında bilgiler verdik. Umarız ilerleyen günlerde bu ilgi artarak devam eder.

Sizin sergi özelinde ilave etmek istediğiniz hususlar nelerdir?

Genel olarak son dönemlerde devlet desteğini de alan öz sanatlarımıza rağbet artarak devam ediyor. Türkiye'nin değişik yerlerinde açılan sergiler, yapılan sanat programları, gerçekleştirilen etkinlikler ve bu alanlarda basılı kaynakların sayısının artması bu rağbeti arttırmakta. İnsanların ecdadımızın vücuda getirdiği sanatları merak etmesi ve öğrenmek istemesi çok sevindirici. Mesela daha önce olduğu gibi bu sene de Hattat Ali Toy Hoca’ya "Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü" verilmesi bu sanatın kıymetini devlet bazında da göstermiştir. Ama bütün bunlara rağmen insanların bir kısmının geleneksel sanatları boş zamanların değerlendirilmesi veya reklam vesilesi olarak görmesi tabii ki hoş değil. Bu sanatları boş zamanları dolduracak bir hobi veya kazanç kapısı olarak görmek de sıkıntılı bir anlayıştır.

EBRU SANATININ BİRKAÇ DERSTE ÖĞRENİLEBİLECEĞİ ZEHABINA KAPILMAK ÇOK ÜZÜCÜ

Örneğin ebru sanatının hemen birkaç derste öğrenileceğinin zannedilmesi çok üzücü. Geleneksel sanatların hemen hemen hepsinde bir usta çırak ilişkisi ve edebi muhakkaktır. Önemli olan bu edebe riayet ederek dört başı mamur eserler vermek; Allah'ın rızasını ve hocanın duasını kazanmaktır.
Bu vesileyle okuyucularımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?
Şu ana kadar dersler için yer temini dışında ciddi destek söz konusu değil. Bu konuda Kütahya biraz daha kendini geliştirmeli diye düşünüyorum. Sanat bakış açısına sahip olmak hepimizin aradığı bir meziyet. Dernek üyelerimiz 2012 yılından bu yana kadar birçok sergiye imza attı. Bu çalışmaların hepsi karınca misali büyük çabaların birleşmesinden doğdu. Çok büyük emeklerin harcandığı ve ilgililerin beğenisine sunulduğu bu sergilerin, yetkili yerel yöneticilerin maddi ve manevi teveccühlerine ihtiyacı var.

SANATKÂR DEDELERİMİZİ HAYIR VE MİNNETLE YÂD EDİYORUZ

Son söz olarak, Gelenekli sanatların ilgi görmesine vesile olan sanat ve hüner sahibi ecdadımızı rahmetle yâd ediyoruz. Onların eserleri bizim başucu kaynaklarımız. Sizin vesilenizle, sergimize ve derneklerimize destek veren sanatseverlere minnettarız.

İlginiz için teşekkür ediyorum.

Ben de teşekkür ediyorum İbrahim Ethem Bey.

 

 

 

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş