Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


21:46, 21 Şubat 2017 Salı
Güncelleme: 18:39, 21 Ocak 2017 Cumartesi

  • Paylaş
İngiliz kampüslerindeki İsrail lobisi
İngiliz kampüslerindeki İsrail lobisi

İsrail’in İngiltere’deki dış temsilcilikleriyle irtibatlı bazı kişiler, İşçi Partisi’ndeki Jeremy Corbyn yönetiminin altını oymaya çalışırken İngiltere’deki tüm üniversite öğrencilerini temsil eden etkili bir kurum olan Ulusal Öğrenci Birliği’nin ilk Müslüman başkanı ve üniversitelerde Filistin yanlısı hareketlere yakın tavrıyla bilinen Malia Bouattia'yı devirme planları ortaya çıktı

Deniz Baran

Geçtiğimiz haftalarda, Al Jazeera’nin ifşa ettiği bir mesele hem İngiltere kamuoyunu salladı hem de uluslararası medyada büyük ilgi topladı: İsrail’in İngiltere’deki dış temsilcilikleriyle irtibatlı bazı kişiler, İşçi Partisi’ndeki Jeremy Corbyn yönetiminin altını oymaya çalışıyor ve ayrıca İngiliz Hükümeti’nin dışişleri üst yetkililerinden bazıları hakkında ağır ithamlarda bulunuyorlardı. Bunun ortaya çıkmasını sağlayansa Al Jazeera’nin, Filistinlilerin haklarını korumak gayesiyle, İngiltere’de faaliyet gösteren İsrail yanlısı bazı gruplara sızan gizli bir muhabiriydi. 6 ay boyunca bu grupların içerisinde yer alan gizli muhabir, nihayetinde şahit olduklarını afişe etti ve bu afişe ettiği planlar İngiltere’de küçük çaplı bir krize sebep oldu. Ancak hem İngiltere hem de İsrail hükümetlerinin olayı büyütmekten kaçınır tavrı sayesinde daha büyük bir krize mahal verilmedi. 

İsrail yanlısı grupların bazı İngiliz dışişleri yetkilileri hakkındaki yorumları ve daha da ötesinde –Filistin meselesinde İsrail’in saldırganlığına ve mütecaviz tavrına karşı kararlı bir duruş sergileyen- Corbyn’nin altını oyma çabaları, kamuoyunun dikkatini toplayan hususlar olduysa da söz konusu ifşa sürecinde ortaya saçılan meseleler bunlarla sınırlı değildi.

Bunların gölgesinde kalan bir husus daha vardı ki dünyadaki gençlik oluşumlarını takip eden benim gibi biri için oldukça ilgi çekiciydi:

İsrail yanlısı gruplar, İsrail Devleti ve temsilcilikleri ile işbirliği hâlinde, İngiltere’deki üniversiteleri ve öğrenci hareketlerini domine etmek için organize bir çaba içindeydiler. İngiltere’deki tüm üniversite öğrencilerini temsil eden etkili bir kurum olan Ulusal Öğrenci Birliği’nin [National Union of Students (NUS)] mevcut başkanını devirmenin peşinde olmak da bu çabaya dâhildi. Zira NUS’in mevcut başkanı Malia Bouattia, NUS tarihinin ilk Müslüman başkanıydı ve üniversitelerde Filistin yanlısı hareketlere yakın tavrıyla bilinen bir isim olarak bu koltukta oturması, anlaşılan o ki, İsrail yanlısı gruplar açısından, gayrimeşru yollara tevessül etmeye değecek kadar büyük bir rahatsızlık yaratmıştı.

NUS Nedir?

NUS, İngiltere’deki tüm üniversite öğrencilerini (yaklaşık 4 milyon öğrenci) temsil eden, son derece organize, kozmopolit ve kurumsal yapısı oturmuş bir kurum. Akademi dünyasında ve ülkenin dört bir yanındaki kampüslerde, ülkemizdeki öğrenci birliği algısıyla baktığımızda anlamakta güçlük çekeceğimiz kadar etkili bir oluşum.

NUS’te aktif olarak yer alıp bugün en üst düzeyde politikacı olmuş birçok isim mevcut. Kısaca, NUS, ülke çapındaki tüm kampüslere erişim için kilit bir role sahip denebilir. Ben de İngiltere’de bulunduğum yıllarda, NUS’in ilk Müslüman Başkan Yardımcısı olan bir dostumla beraber kaldığım için NUS’in belli aktivitelerine katılma imkânı bulmuş ve ne kadar dinamik bir yapıya sahip olduklarını yakından gözlemleyebilmiştim (Bu dostumla Brexit sonrasında yaptığım bir röportajı buraya not edebilirim)

Öte yandan, son yıllarda İngiltere’deki kampüslerde İsrail yanlısı grupları tabir yerindeyse “çıldırtan” birçok gelişme oluyor. Bunların en başında ise BDS hareketinin büyük bir ivmeyle artan nüfuzu geliyor. İngiltere’deki birçok üniversitede oldukça etkin bir hâle gelen BDS’nin boykot eylemleri İsrail’in canını “hatırı sayılı ölçüde” sıkıyor. Tüm bunlar gerçekleşirken İsrail yanlısı öğrenci gruplarında NUS yönetiminin mevcut duruşunun BDS’e alan açtığına dair bir kanaat de mevcutmuş gibi duruyor. Bu yüzden Bouattia gibi bir başkan figüründen oldukça rahatsız oldukları söylenebilir.

Tam bu noktada, Yahudi Öğrenciler Birliği (Union of Jewish Students/UJS) isimli topluluğa temas etmekte fayda var. İsrail yanlısı yahut Yahudi öğrencilerden müteşekkil 64 öğrenci organizasyonunu bünyesinde barındıran bir tür üst yapı olan UJS hem BDS’ye karşı mücadele veren en büyük yapı sayılabilir hem de İngiltere’deki kampüslerde Filistin davasını savunan hareketlere karşı son derece tahammülsüz oldukları söylenebilir.

İlk Müslüman Başkanı Devirme Plânları

UJS’ye önemle değinmemizin sebebi ise Al Jazeera’nin araştırması neticesinde UJS’nin İsrail Büyükelçiliğince fonlandığının ve dahası, İsrail Büyükelçiliğindeki bazı odakların UJS aracılığıyla NUS başkanlık seçimlerine olmaya çalıştığının ortaya çıkması. Yani UJS, İsrail Büyükelçiliği ile NUS arasında bir köprü işlevi görmüş, ilk Müslüman Başkan Bouattia’ya karşı da bu yolla plân kurulmuş.

Peki, plan neydi?

Bu noktada Michael Rubin isimli genç bir parlamento çalışanı ve “İsrail yanlısı aktivist” gündeme geliyor. Al Jazeera muhabirinin ifşasından anlaşıldığı kadarıyla Rubin, İsrail Büyükelçiliği ile sık sık çalıştıklarını, Bouattia’nın “gerçekten berbat” olduğunu ve onun kazanmasını istemedikleri için kendisine karşı elbirliğiyle kampanya yürüttüklerini açıkça belirtiyor. Haberlerde not edildiği kadarıyla Rubin o dönemde İşçi Partisi’nin öğrenci kolunun da başkanı. Yani ortaya çıkan ilişki ağı ilginç bir hâl alıyor.

Bouattia’ya yönelik asıl “devirme planı” ise ifşa edilen bir gizli toplantıdan ortaya çıkıyor: İddia edildiği kadarıyla, NUS başkanlık seçimlerinin olacağı dönemde NUS Başkan Yardımcısı Richard Brooks, yukarıda ismini zikrettiğimiz Rubin ve UJS Kampanya Direktörü arasında “gizli bir toplantı” gerçekleşiyor. Bilebildiğimiz kadarıyla bu toplantının gündemi, “iyi politika yürütebilecek ılımı insanların başa gelmesini sağlamak”. Ayrıca, Al Jazeera’nin iddiası şu ki Rubin, Brooks’un Bouattia’yı devirme ihtimalini gördükten sonra UJS, Brooks’a yanaşmış ve Brooks’u bedava İsrail gezisine dahi yollamış. Nitekim daha sonraları Brooks’un Bouattia’ya yönelik eleştirel söylemlerini arttırdığı da gözlemleniyor.

UJS-NUS eksenindeki derin ilişkilere dair eldeki bulgular, Al Jazeera muhabirinin afişe ettiği sohbetlerle de sınırlı değil. Bu gizli muhabire olan bitenlerin kasti şekilde anlatıldığı da olmuş. Örneğin, UJS’nin eski başkan adaylarından olup girişimi başarısız kalan ve şimdilerde Pinsker Centre isimli bir üniversite bazlı düşünce kuruluşunu (Siyonizm hakkında eğitim veriyorlarmış) yürüten Adam Schapira… Adeta itirafçılık yapan Schapira’nın şunu açıkça söylüyor:

“İsrail’in İngiltere’deki büyükelçiliği, UJS’ye para veriyor.

Tüm bu hikâye, İsrail’in çok katmanlı lobi faaliyetleri düşünüldüğünde pek şaşırtıcı olmasa da İsrail Devleti’nin ve İsrail yanlısı grupların İngiltere’deki kampüslere sızmak için neler yapabildiğini görmek açısından ibret verici bir örnek. Ayrıca, BDS vb. hareketlerin/tepkilerin yükselişinden ne denli rahatsızlık duydukları ve dört bir koldan önlemler almaya çalıştıkları da böylece ortaya çıkıyor.



İlgili Konular İngiltere İsrail
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş