Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


07:06, 14 Aralık 2017 Perşembe
Güncelleme: 12:36, 11 Ağustos 2010 Çarşamba

  • Paylaş
Kudüs nasıl fethedildi?
Kudüs nasıl fethedildi?

Hz. Ömer zamanında Kudüs'ü fetheden İslam orduları büyük zorlukları aşarak zafere erişmişlerdi.

Zeynep Yücel-Dünya Bülteni / Tarih Servisi


Kudüs, M.S. 638 yılında II. İslam Halifesi Ömer b.el-Hattab tarafından fethedildiğinde Bizans hakimiyeti altında bulunuyordu. Suriye, Ürdün Vadisi, Horasan gibi birçok önemli merkezi ele geçiren İslam orduları, Kudüs’e yöneldi. Filistin bölgesi emiri Amr İbn’ul As idi. Amr İbn’ul As parlak siyasi ve askeri zekası sayesinde “Arap dahisi” olarak bilinirdi.

Bizans İmparatoru Heraklios’un Filistin bölgesindeki komutanı ise aynı özelliklere sahip Artabun’du. Büyük bir ordu kurmuş, Ecnadin bölgesine yakın bir yerde konuşlanarak İslam ordusunu engellemeye çalışıyordu. Amr, durumu anlatan bir mektup yollayarak Ömer'den yardım istedi.

Amr ibn’ul As’ın Artebun’a Oynadığı Oyun

Bu sırada Amr, bir türlü altedemediği Artabun’a keskin zekasının ürünü ilginç bir oyun oynamaya karar verdi. Elçi kılığında Rumların kalesine girdi. Artabun’la görüşürken bir yandan da kaleyi iyiden iyiye inceledi. Rum komutan, bu elçinin ya Amr’ın kendisi ya da önemli danışmanlarından biri olduğundan şüphelendi. Askerlerinden birine üzerine kaleden büyük bir kaya yuvarlayarak elçiyi öldürmesini emretti. Ancak Amr da durumu kısa sürede farkederek, Artabun’a “Senin söylediğin benim kafama tam yattı. Lakin ben danışma kurulundaki on kişiden biriyim. Ömer bizi Amr'a yardım etmemiz ve onun yaptıklarına bakmamız için yolladı. Ben varıp bu on kişiyi alıp geleyim. Onlar da senin bana yaptığın teklife benim gibi bakarsa baş komutan ve diğer komutanlar onların görüşüne katılır. Benim gibi görmezlerse onları yerlerine geri yollarsın!" dedi. O da: "Tamam!" dedi. (Zehebi Tarihi V.Cilt, IV. Bölüm, Kudüs’ün Fethi)

Artabun’un asıl niyeti bir kişi yerine müslümanların danışma kurulunu oluşturan değerli birçok kişiyi öldürerek, onlara büyük bir darbe vurmaktı. Ama Amr geri dönmeyince kandırıldığını anladı. Halife Ömer de Amr’ın bu hilesini “Allah için bu Amr çok yaman birini yendi” diyerek memnuniyetle karşıladı.

Amr, M.637 yılında Artabun üzerine yürüdü. Şiddetli bir çarpışma yaşandı. Bozguna uğrayan Bizans kuvvetleri Kudüs’e, o zamanki adıyla İliya’ya sığındı. Aslında bu da Amr’ın planının bir parçasıydı. Çünkü Kudüs’ü muhasara eden İslam askerlerinden muhasarayı bür süre kaldırmalarını istemiş ve Bizans askerlerinin şehre girmesini sağlamıştı. Kuşatmaya askerler şehre girdikten sonra devam edildi. Böylece Artabun ve askerleri hareket imkanlarını yitirdi ve tam anlamıyla kontrol altına alındı.

Amr İbn’ul As Gazze, Sebastiya, Nablus ve Yafa şehirlerini de fethederek, Kudüs’e yardım etmelerini engelledi.

Kuşatma altındaki Kudüs halkı Patrik Sophronius’un teklifi üzerine şehri Halife Ömer’e teslim etmeye karar verdiler. Amr’ın, kararı Medine’ye bildirmesi üzerine Hz. Ömer Kudüs’e hareket etti. Cabiye kasabasında birkaç gün kalarak Kudüs’ün önde gelenleriyle görüştü. Kudüslüler, müzakereler sonunda cizye vermeyi kabul ettiler.

Halife Ömer’in Kudüs Halkına Verdiği Vesika

Hz. Ömer’in Kudüs halkına yönelik vesikası tam olarak bir özgürlük teminatıdır:

“Bismillahirrahmanirrahim. İşte şu vesika, mü'minlerin emiri, Allah'ın kulu Ömer'in Kudüs halkına verdiği vesikadır. Canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, hastasına, sağlıklısına, diğer din mensuplarına, kiliselerinin eve çevrilmeyeceğine, yıkılmayacağına, Kudüs ve civarından bir şey eksiltilmeyeceğine, haçlarından ve mallarından bir şeye ilişilmeyeceğine, dinlerine baskı yapılmayacağına, hiç kimseye zarar verilmeyeceğine, onlarla İliya'da hiçbir Yahudi'nin iskan ettirilmeyeceğine dair güvence veriyorum. İliya halkı da buna karşılık diğer şehir halkı gibi cizye vergisi verecek, Bizanslıları oradan onlar, bizzat kendileri çıkaracak. Bizans Rumlarından kim oradan çıkarsa istedikleri güvenli bir yere gidene kadar can ve malları korunacak. Ama güvenle İliya'da oturmak isteyen kimse İliya halkı gibi vergi vererek oturabilecek. İliya halkından Rumlarla beraber malını alıp gitmek isteyen de güvenli yere varana kadar can ve malları emniyette olacak, bunların kalan haç ve kiliselerine dokunulmayacak.

Diğer yerlerden olup da bu Artabunla beraber savaşa gelenler de dilerse aynı vergi ile İliya'da kalabilecek, dileyen Bizans Rumlarıyla gidecek, ailesine dönmek isteyen de dönecek ve bunlardan bir şey alınmayacak. Bu anlaşma metninde bulunan maddelere Allah'ın taahhüdü, peygamberinin zimmeti, halifelerinin zimmeti ve mü'minlerin zimmeti, bu vergiyi vermek şartıyla- geçerli olacaktır.”
 



İlgili Konular Kudüs Hz. Ömer Mescid-i Aksa
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

Yorum
Kuranı-Celil(Kerim)
Taner Öğüt
Euzu Besmele ile... 2/BAKARA-216: Hoşlanmasanız da savaş size farz kılındı. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz. http://www.kuranmeali.org/2/bakara_suresi/216.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
06/03/2016, 22:27
kudüs
ummu turab
Müslüman ne düşmanı hafife alır ne de kendinden emin duruşunu yitirir.Hz.Ömer in verdiği eman, kendinden emin oluşun müthiş bir örneği olarak nasıl da kutsal bir emanet gibi duruyor elimizde.
Tarih, sahip çıkılmazsa kurda kuşa yem olacak bir emanet.Ona sahip çıkan her çaba takdire şayan.
İyi tarihçilere ihtiyacımız hep var. Kaleminize sağlık
16/08/2010, 15:07