Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


18:14, 19 Nisan 2018 Perşembe
Güncelleme: 18:03, 13 Nisan 2018 Cuma

  • Paylaş
Esed’in kimyasalına karşı İngiltere'den nükleer denizaltı
Esed’in kimyasalına karşı İngiltere'den nükleer denizaltı

Suriye'de vekalet savaşı tüm hızıyla devam ederken İngiltere'nin son çıkışlarıyla görünür halde bölgede boy göstermesi ile birlikte Doğu Akdeniz havzasındaki doğal gaz kaynakları da hem komşu ülkelerin hem de uzak ülkelerin dosyasında paylaşılmak üzere bekliyor

Osman Hulusi Boyraz- Londra

Suriye’de artık neredeyse kanıksanan bir hal almışçasına görmezden gelinen kimyasal saldırıların sonuncusu, birden dünyada olağanüstü bir hareketliliğe sebep oldu. İngiltere de bu hareketli günlerin önemli bir aktörü olmuş gibi görünüyor.

Suriye’deki Beşar Esed rejiminin Doğu Guta’nın Duma bölgesinde düzenlediği, çoğu çocuk onlarca kişinin feci şekilde can vermesiyle sonuçlanan ve bir savaş suçu olan kimyasal saldırının ardından, ABD Başkanı Trump’ın sert çıkışı ve bu saldırıya karşılık vereceğini söylemesiyle, iki Batılı aktör de bu adıma fiili destek vereceğini duyurdu. Bunlardan biri İngiltere diğeri Fransa…

İngiltere Başbakanı Theresa May, dün gece acil olarak savaş kabinesini toplama kararı aldı. Bugün toplanan kabine, Başbakan’a Suriye rejiminin bir daha kimyasal saldırı yapmamasını temin edecek caydırıcılıkta bir aksiyona girmesi konusunda desteğini dile getirdi. Diğer taraftan, zaten savaş kabinesi toplanmadan önce İngiltere’nin bazı deniz gücü unsurları dünden Akdeniz’e doğru yola çıkmıştı. İngiltere’nin buraya gönderdiği deniz gücü unsurları arasında bulunan denizaltılar uzun menzilli seyir füzeleri fırlatma özelliğine sahip. Bu füzelerin en büyük özelliği ise nükleer başlık taşıyor olabilmeleri.

MAY SAVAŞ İÇİN PARLAMENTODAN İZİN ALMAK ZORUNDA MI?

Trump’ın dozu oldukça yüksek açıklamalarının ardından, Theresa May’in de acele bir şekilde bu açıklamaları destekleyip Suriye’deki duruma fiili müdahale için gönüllü olması dikkat çekici bir nokta. Peki İngiltere Başbakanı’nın böyle bir müdahale için parlamentonun onayını alması şart mı?

İngiltere Başbakanı, durumun aciliyeti ve gerekliliğine göre, gerektiğinde böyle bir adım atmak için parlamentodan onay almak zorunda değil. 2003 yılına kadar da bu uygulama olduğu gibi sürdü. Ancak Irak işgali öncesinde dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair, elini güçlendirmek için işgal öncesinde parlamentonun onayına başvurmuştu. Bir ilk olma özelliği taşıyan bu durum sonrasında da kısmi teamül halini aldı. Ancak May’in yasal olarak böyle bir zorunluluğu bulunmuyor.

İNGİLTERE’NİN SURİYE İÇ SAVAŞI’NDA ŞU ANA KADARKİ TUTUMU

İngiltere, 7’nci yılını geride bırakan Suriye iç savaşını yakından takip eden ülkeler arasında. Ancak şimdiye kadar kısıtlı birkaç hava operasyonu dışında, Suriye’deki duruma fiili müdahalesi olmadı. İngiltere, Suriye’de iç karışıklığın başladığı ilk günlerde, sokaklarda hakları için eylem yapan ve reform talep eden protestocuları desteklemişti. Ardından Nisan 2012’de İstanbul’da gerçekleşen Suriye’nin Dostları Konferansı’na Dışişleri Bakanı’nı göndererek katılım sağlamıştı.

Esed rejiminin 2013 yılında Guta’da düzenlediği ilk kimyasal saldırının ardından, dönemin İngiltere Başbakanı David Cameron, kimyasal silah kullanmasını engellemek amacıyla rejime karşı askeri müdahalede bulunmak için parlamentonun onayına başvurmuştu. Yapılan oylamada Cameron, 272’ye karşı 258 oyla kaybetmişti. Askeri müdahaleye karşı oy verenler arasında 30 kadar da Muhafazakar Parti üyesi vardı. Yani Cameron, müdahale konusunda kendi partisinin bile bir kısmını ikna edememişti.

Ancak durum 2015’te değişti. İngiltere Parlamentosu’nun büyük kısmı Suriye’de yürütülecek askeri bir takım operasyonlara yeşil ışık yakmıştı ancak bu operasyonların hedefi rejim değilDEAŞ olacaktı. Bu kapsamda da 2015 yılında Suriye topraklarında DEAŞ’a karşı düzenlenen bazı hava saldırılarına İngiliz Kraliyeti Hava Güçleri ( RAF) de katıldı.

İNGİLTERE’NİN SURİYE ÇEVRESİNDEKİ ASKERİ VARLIĞI

İngiltere, Suriye’deki operasyonlara doğrudan müdahil olmadığı için Suriye topraklarında asker ya da üsse sahip değil. Ancak Suriye’nin doğusundaki Irak’ta ve batısındaki Kıbrıs adasında askeri üsleri mevcut. Diğer taraftan bugün Suriye’deki hedefleri menziline alacak kadar yakınlaşan savaş gemileri ve denizaltıları da Akdeniz’de bulunan İngiliz savaş gücü olarak göze çarpıyor.

İngiltere, Güney Kıbrıs’ta bulundurduğu askeri üste, kendi üretimi olan savaş jetlerindenbir filo bulunduruyor.

İNGİLTERE’NİN ORTADOĞU’DAKİ ASKERİ HAREKETLİLİĞİ

İngiltere’nin son 50 yılda, Ortadoğu ve Afganistan’daki askeri hareketliliğinin yoğunlaşması Körfez Savaşı’na dayanıyor. Körfez Savaşı’na asker gönderen İngiltere, Kuveyt’in geri alınmasında rol oynuyor.

Ardından Afganistan işgalinde önemli bir paya sahip olan İngiltere, ABD’den sonra Afganistan’a en çok asker gönderen ikinci ülke oluyor. 2003 yılına gelindiğinde ise, Irak işgali için ABD ile birlikte hareket edip binlerce askerini Irak’a gönderiyor.

Dönemin ABD Başkanı George W. Bush ile Blair arasında olan hatta sonrasında filmi de çekilen ‘’Special Relationship’’ (Özel İlişki/Özel Bağ) Irak ve Afganistan işgallerini sonuç vermişti.

Ancak ABD Başkanı Trump’la İngiltere Başbakanı May arasında, böyle bir ilişkiden söz etmek oldukça zor. Şimdilik birlikte hareket ediyor gibi görünüyorlar ancak bu uyumu ne kadar sürdürebileceklerini şimdiden kestirmek zor.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ DOĞALGAZ YATAKLARI BU HAREKETLİLİĞİN NERESİNDE?

Suriye, 7 yıldan bu yana iç savaşla uğraşan tükenmiş bir ülke. Mıknatıs gibi savaş ve çatışma çekmeye devam ediyor. Dünyadaki güçlü ülkeler de hesaplaşmalarını bu topraklar üzerinde yapmayı tercih ediyor! Ancak bakış açısını biraz genişlettiğimizde Suriye’nin yanıbaşında çok önemli bir şey daha göze çarpıyor. O da Doğu Akdeniz’deki Doğalgaz yatakları. Henüz ‘sahiplenilmemiş’ olan bu enerji kaynakları, civar ülkelerin üzerinde hak iddia etme tartışmalarına neden olmanın yanısıra, bölgeden uzakta olan bazı güçlerin de iştahını kabartıyor. Bu güçlerden biri de şüphesiz İngiltere.

Güney Kıbrıs’ta askeri üs bulunduran ve buraya yatırım yapmaya devam eden İngiltere’nin, Akdeniz’deki doğalgaz yataklarının geleceğiyle ilgili planlarının bulunması şaşırtıcı olmaz. Bu yüzden İngiltere’nin Suriye konusunda bu kadar hevesli olması, Suriye’nin geleceğiyle ilgili kurulacak masada yer kapma telaşından çok Doğu Akdeniz’deki kaynaklara yakın durmak ve burada güçlü olduğunu hissettirmek istemesiyle alakalı olabilir.



İlgili Konular Doğu Akdeniz İngiltere
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş