Haber Analiz
Ankara  
10 / 31 °C
Antalya  
23 / 33 °C
İstanbul  
22 / 30 °C
Ezan Vakitleri
Anket
Referandumda oyunuzun rengi ne olacak?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
BOYKOT
Video Haber
Foto Galeri
Video Galeri
Çok Okunanlar
'Yargıda arka bahçe sistemi kalkacak'
Başbakan Erdoğan, "12 Eylül'de 'büyük Türkiye'ye evet' diyoruz" sözleriyle destek istedi.
Perşembe, 29 Temmuz 2010 04:29


Okan Haksever / Dünya Bülteni / Kütahya

 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "12 Eylülde gür bir sesle 'demokrasiye evet' diyoruz. 12 Eylül'de 'özgürlüğe evet' diyoruz. 12 Eylül'de 'büyük Türkiye'ye evet' diyoruz. 12 Eylül'de, gençlerimiz, çocuklarımız için 'aydınlık bir geleceğe evet' diyoruz" dedi.

Başbakan Erdoğan, Zafer Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmaya AK Parti hareketine gönül verdikleri, "ak kadrodan" hayır dualarını esirgemedikleri ve bu yola yüreğini koydukları için Kütahya halkına şükranlarını sunarak başladı.

"Elif dedim, be dedim, Kütahya ben sana ne dedim? Guş ganedi galem olsa yazılmaz benim derdim" diyerek bir Kütahya türküsünden dizeler okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizi dert yollara düşürdü. Bu ülkenin derdiyle, milletimin derdiyle yollara düştük. Kütahyalı Evliya Çelebi nasıl 'şefaat ya Resulallah' diyeceğine, 'seyahat ya Resulallah' deyip yollara revan olduysa biz de hizmet dedik, millet dedik, memleket dedik, yollara düştük. 1299 yılında, burada, Kütahya'da, Domaniç'te toprağa atılan tohum büyüdü, filizlendi, koca bir çınar oldu. Bir dalı Dicle'ye, Fırat'a uzandı. Diğer kolu Tuna boylarını sardı. Bir diğer kolu Nil Nehri'ne kadar boy attı. Buradan yolculuğa başlayanlar Bağdat'tan Fizan'a, Sana'dan Saraybosna'ya, Kırım'dan Üsküp'e kadar her yere heybelerinde barış götürdü, adalet götürdü, hak ve hukuk götürdü, Türk insanının sevgisini, merhametini götürdü."

"SEVDAMIZ MİLLET, KARARIMIZ EVET"

Türkiye'nin tüm dünyada itibarını yükselttiklerini ve Türkiye'yi tüm dünyada mağdurların sesi, mazlumların umudu haline getirdiklerini belirten Erdoğan, "İşte şimdi çok daha büyük bir adım atıyoruz. Demokrasi yolunda, özgürlük yolunda, evrensel hukuk sistemi yolunda şimdi çok daha büyük bir değişimi gerçekleştiriyoruz. 12 Eylülde gür bir sesle 'demokrasiye evet' diyoruz. 12 Eylülde 'özgürlüğe evet' diyoruz. 12 Eylülde 'büyük Türkiye'ye evet' diyoruz. 12 Eylülde gençlerimiz, çocuklarımız için 'aydınlık bir geleceğe evet' diyoruz. Sevdamız millet, kararımız evet" dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Doğu’dan başlattığı miting turunun 5’inci durağı Kütahya oldu.

Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, “Erdoğan, 2002’de dokunulmazlıkların kaldırılması için söz verdi” iddiasına yanıt verdi. Erdoğan’ın mesajları özetle şöyle :  

3 KURUŞA GÖZ DİKEN DOKTORLAR VARDI

Şu doktorların tam gün çalışmasını neden Anayasa Mahkemesi’ne taşıdınız; neden iptal ettirdiniz onu açıklayın. Hastaneye giden vatandaşıma ‘Önce muaynehaneme uğra’ diyor. Ben de gördüm. O özel muaynehanelerde başımıza gelenleri biliyorum. Ameliyat ise hastanede. Senin özel hastanen mi? Kamuda çalışıp hastaya kendi muaynehanesinin adresini gösteren doktorlar vardı. Fakir vatandaşımın 3 kuruşuna göz dikenler vardı.

DANIŞTAY’A TEPKİ

Bir yasa çıkardık 110 bin doktorumuz vardı Bunlardan sadece 4 bin 500’ünü muaynehanesi vardı. Milletin mağduriyetini giderdik. Bunu bile Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Hala gerekçesi açıklanmış değil. Halen Sağlık Bakanlığı’mızın yaptığı basın açıklamasını Danıştay idari işlem gibi gördü bir gün içinde rekor bir sürede karar verdi ve 30 Temmuz’da başlayacak uygulamayı durdurdu. Böyle bir şey olamaz. ‘Ben yaptım oldu’ mantık bu. Milletin mağduriyeti hiçbir zaman umurlarında olmadı. Çünkü bunların tuzu kuru.

BIÇAK PARASI İSTENİRSE SORUMLUSU CHP

Eğer sizden bıçak parası adı altında usulsüz para istenirse, eğer size muaynehane adres gösterilirse bunun müsebbibi CHP’dir. Milletin iyiliğini düşünmeyenler, millet menfaatine yapılan düzenlemeye karşı çıkıyorlar. Sizden böyle bir talepte bulunulursa Sağlık Bakanlığı’mıza ait 184 hattını arayacaksınız.

İDEOLOJİK YARGI KARARLARI

İzmir Alsancak Limanı’nın devrini 30 ay geciktirdi. Özelleştirme sıkıntıya girdi. Şeker fabrikaları 1 yıldır Danıştay kararı nedeniyle devredilemiyor. Milletim kaybetti. Verdikleri ideolojik kararlar sebebiyle milletim çok ağır bedeller ödüyor. İstanbul’da bedeli yaklaşık 1 milyar dolar olanbir arazi var. Malum odalar hemen bunu Danıştay’a götürdüler. Oyaladılar oyaladılar ve ihaleyi alanlar çekildi. Sonra kriz patlak verdi. Şimdi yarı fiyatına bile satamazsınız. Kim kaybetti? Türkiye böyle bir hukuk sistemiyle kalkınabilir mi büyüyebilir mi? Böyle bir hukuk sistemiyle 21. yy Türk yüzyılı olabilir mi? Bu anayasa değişikliğiyle evrensel hukuk sisteminin ilk adımını atıyoruz. Üstünlerin hukukundan hukukun...

YARGIDA KAST SİSTEMİ SONA ERİYOR

Yargıyı ele geçiriyor diyenlere sesleniyorum. Tam tersine yargıda kapalı devre sistemini biz kaldırıyoruz. Sıkıntılar oradan geliyor. Yargıda kast sistemi ortadan kalkıyor. Sıkıntı oradan geliyor. Yargıda arka bahçe dönemi bu anayasa değişikliğiyle sona eriyor. Bunların feryadı bu. Anadolu’da görev yapan kürsü hakimleri dediğimiz yargıçlarımızın oylarına bile saygı duymuyorlar. Hayır onlar oy kullanamaz. Biz kullanacağız. Niye… Onlar da yargının eliti. ‘Biz belirleyeceğiz.’ Biz de diyoruz ki katılımcı demokrasinin gereği bu. Türkiye’de bütün yargı mensuplarının katılımı olacak. Bunların endişesi imtiyazlarını kaybedecekler. Ondan feryad ediyorlar.

DOKUNULMAZLIK TEZGAHI

(Kılıçdaroğlu) Benim, dokunulmazlıklar kaldırılacak sözü verdiğini söylüyor. Dürüst ol düsürt. Benim programıma bakarsan bizim dokunulmazlıkla ilgili düşüncemiz orada yazıyor. Tüm 657’ye tabi olanlar, yargı TSK, tüm memurlar aynı şekilde hepsi dokunulmazlıktan arındırılması halinde ‘evet’ diyoruz. Ama kalkıp da siyasetçiye dokunulmazlığı kaldır. Ondan sonra siyasetçiyi küçük bir sebepten dolayı mahkum et. Bunun altında hangi tezgahın yattığını iyi biliriz.

ÖNCE EN BÜYÜK DOKUNULMAZLIĞI KALDIRALIM

Gelin önce en büyük dokunulmazlığı kaldıralım. Önce 12 Eylül anayasasıyla dokunulmazlık zırhına bürünenlerin dokunulmazlığını kaldıralım. Milletvekili dokunulmazlığı ağızlarına sakız yapanlar, şimdi 12 Eylül’cülerin üzerindeki zırhın kalkmasına ‘hayır’ diyorlar. 
 
CHP’Lİ BELEDİYELER

CHP’de yaşanan tıkanıklığı, popülizm yaparak fakir fukara edebiyatı yaparak aşacaklarını sanıyorlar. Bize, ‘yolsuzluk usulsüzlük’ diye iftira atıyorlar. Aynaya baksınlar yolsuzluk, usulsüzlük görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar. Benden önce İstanbul’u kimlerim yönettiğini bilirsiniz. Maalesef İstanbul’u bitirmişlerdi. Yolsuzluk bataklığından Kocaeli’nde çıkamadılar. Kocaeli Barajı sebebiyle şu anda AK Partili belediye halen borç ödüyor. Onların o yatırımdaki yolsuzluklarının bedelini Kocaelili vatandaşlarım ödüyor.

MHP TARİH OLACAK

Dünya ekonomisi küçülürken, Türkiye’nin ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 11 büyüdü. Ama muhalefet hangi yüzle konuşuyor anlamakta zorlanıyorum. Bizden önce iktidarda MHP, DSP, ANAP vardı. Bunlar şimdi tarih oldu. Bir tanesi yaşıyor ama inanıyorum ki o da tarih olacak. Neden çünkü dürüst değil. MHP’ye oy veren kardeşlerimin şu anda çok farklı düşündüğünü biliyorum ve inanıyorum.

MHP HANGİ YÜZLE KONUŞUYOR

Bizi şimdi suçlarken onlar IMF’den borç aldılar. Bize 23.5 milyar dolar borç bıraktılar. Biz iktidara geldik bunların bıraktığı borcu ödedik. Bu MHP meydanlarda hangi yüzle konuşuyor. Milli bankamız Merkez Bankası’nı bitirdiler, tükettiler. Kasada 26 milyar dolar vardı. Şimdi diyorlar ki bunlar çalıyorlar, çırpıyorlar vesaire. Peki şimdi Merkez Bankası’nın kasasında 75 milyar dolar var. 
 
HACCA GİDERKEN YURTDIŞINA ÇIKARMIYOLAR

Benim Ahmet amcam, Ayşe teyzem yurtdışına çıkacak. Hacca gidecek, bilgisayardan bakıyorlar vergi borcu 50 kuruş eksik yatmış. ‘Sen yurtdışına çıkamazsın’ diyorlar. Biz diyoruz ki hakim kararı olmadan kimsenin yurtdışına çıkışı engellenemeyecek diyoruz. Benim Ahmet kardeşim memur oluyor. Onları gidip komşusuna manava soruyorlar.

FİŞLEMEYİ TARİHE HAVALE EDİYORUZ

Atama yaptığımız kişiyle ilgili gidip kapıcısına soruyorlar. Yav bu insan bu devlette yıllar yılı üst düzey yöneticilik yaptı. Ayıp kapıcısına sormak. Hakkında verilen yanlış bilgi nedeniyle bu insanlar memur olamıyor. Yani fişlemeyi tarihe havale ediyoruz.

TÜRK AİHM’İ KURUYORUZ

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı getiriyoruz. Anayasa Mahkemesi’ni bir çeşit Türkiye İnsan Hakları Mahkemesi’ne dönüştürüyor.

BAHÇELİ’Yİ, KILIÇDAROĞLU’NU MUHATAP ALMAYACAĞIM

Nedir bu makam sevgisi. Birileri versin veriştirsin hiç önemli değil. Ben ne Bahçelisine ne Kılıçdaroğlu’na ne şuna ne buna cevap vermeyeceğiz. Avukatlarım sadece hukuka gidecek. Bu konuda kendilerini muhatap almayacağım. Benim aldığım terbiye, eğitim onlara onların diliyle cevap vermeme müsaade etmez. Onlar istedikleri kadar hakaret etsinler. Onları milletime havale ediyorum. Milletim cevabı 12 Eylül’de de verecek.