İsviçre'deki yasak Avrupa'yı endişelendirdi
İsviçre minare yasağı batı Avrupa'da yeni tartışmalara yol açtı.
Salı, 01 Aralık 2009 15:42
Mücahid Yıldız-Almanya / Dünya Bülteni
İsviçre'de yapılan halk oylamasıyla alınan minare yasağı kararı Almanya'da ve diğer batı Avrupa ülkelerindeki Kiliseleri ve Müslümanları endişelendirdi. Fakat birçok politikacı Alman halkında da olduğu gibi İslam'a karşı duyulan korku üzerinde durulması gerektiğini savunuyor.
Alman hristiyan demokratlardan (CDU'lu) iç politika uzmanı Wolfgang Bosbach Alman n-tv'de İsviçre'de alınan kararın çok ciddiye alınması gerektiğini, kararı görmezlikten gelmekle aşırı sağcılara fırsat verilmiş olacağını ifade etti. 'Berliner Zeitung'a da bir açıklama yapan Bosbach minare yasağı kararının halkın İslam'a karşı duyduğu korkuyu gösterdiğini iddia etti. Bosbach, Almanya'da benzer bir konu gündeme gelirse açık bir şekilde tartışılması gerektiğini söyledi.
Alman gazetelerinden 'Hessische Allgemeine'de köşe yazarlığı yapan gazeteci Henryk M. Broder de CDU'lu politikacı Bosbach'ı destekleyerek, İsviçre'lilerin kararını doğru bulduğunu, oylama sonucunun İslam'ın, ülkelerinde hakim olmasına karşı bir çıkış olduğunu belirtti.
Benzer görüşleri, kısa bir süre önce Berlin'de yaşayan Türklere ve Araplara hakaret eden Bundesbank (Federal Alman Bankası) yönetim kurulu üyesi Thilo Sarrazin de ifade ederek kararı politikacılarla toplumun birbirinden uzaklaşması olarak niteledi.
Diğer taraftan Alman Sosyal Demokrat Partili iç politikacı Sebastian Edathy ise İsviçre minare yasağı kararını çok problemli gördüklerini, din özgürlüğünün diğer dinlere de Allah'ın evlerini inşaa konusunda serbestlik tanıdığını söyledi. Almanya'da böyle bir kararın Anayasa'ya tamamen aykırı olduğunu belirten Edathy 'Avrupa'nın orta yerinde belirli bir dünya dinine mensup kişilere, siz burada sınırlı olarak dininizi yaşayabilirsiniz denilemez. Bu mümkün değil.' dedi. Edathy, Alman siyasetinin, Avrupa'da yaşayan Müslümanların önemli bir çoğunluğunun mutedil olduklarını ve dinlerini rahatça yaşama haklarının olduğunu açık bir şekilde ortaya koyması gerektiğini savundu.
Berlin Türk Cemaati derneği başkanı Kenan Kolat, İsviçre minare yasağını çok üzücü bulduklarını, minarenin caminin bir parçası olduğunu söyledi. İnsanların din özgürlüğünün halk oylamasıyla belirlenemeyeceğini ifade eden Kolat, İsviçre'nin Almanya'da olduğu gibi bir demokratik geleneğe ihtiyacı olduğunu belirtti.
Alman Başpiskoposlar Konferansı başkanı Erzbischof Robert Zollitsch, Almanya'da din özgürlüğünün Müslümanların şanına uygun camiler inşaa etmesine izin vermeyi de içerdiğini söyledi. Ancak yapılan mabedlerde sosyal kültüre ve şehrin mimari yapısına da dikkat edilmesi gerektiğini ilave etti. Alman Evangelist Kilise Birliği'nin sözcüsü bayan Katrin Göring-Eckardt da minare yasağı kararından dolayı şok olduklarını, din özgürlüğünün halk oylamasıyla kararlaştırılamayacağını ifade etti.
Almanya Müslümanlar Merkez Şurası başkanı Eyup Axel Köhler de Avrupa'da giderek büyümekte olan İslam düşmanlığına dikkat çekerek, 'Tabiiki bilmemiz gerekiyor ki, burada sözkonusu olan minareler değil. Bunun ardında gizli bir İslam düşmanlığı yatıyor.' dedi.
Kültürler Arası Konsey başkanı Jürgen Micksch, İsviçre halk kararını 'bir felaket' olarak niteledi ve Müslümanlara karşı yapılan bu hakareti ve onlara uygulanan kötü muameleyi 'anti Müslüman ırkçılık olarak ifade etti.