2009 yılı boyunca söz onlarındı. Herkes sustu, kriz kahinleri olarak adlandırılan isimler konuştı. Ekonomist ve iktisatçılardan oluşan bu grup yıl boyunca tahminleri ve öngörüleri ile gündemi her gün yeni baştan yazdılar. 2009'da yıldızı parlayan, dünya ekonomisinin can kulağı ile dinlediği " kriz kahinleri" ve yorumları.
2009 yılı kuşkusuz hafızalardan kolay kolay silinmeyecek bir yıl olacak.
Yüzyılın krizi olarak adlandırılan global ekonomik kriz bir kaç gün sonra tüm dünyada geri dönüşümü kolay olmayan izler bırakarak bitecek. Hafızalarda, daralma,küçülme, işsizlik, borçlanma, iflas, çöküş gibi kulağa pek hoş olmayan sözlerin hemen hemen hergün konuşulduğu bir yıl olarak hatırlanacak.
2009 ülkelerin belki de ilk kez siyasetten önce ekonominin en çok konuşulduğu ve tartışıldığı bir yıl olarakta anılacak. Bütün bunların yanında 2009'un en çok hatırlanacak isimleri ise şüphesiz kahinler olacak. Bu isimlerin bir kısmı " kriz kahini", kimi "para sihirbazı" kimi ise "felaket habercisi" olarak tanındı.
Her biri ekonomist, iktisatçı, yatırımcı kimlikleri ile kriz hakkında yaptıkları birbirinden ilginç "kehanetler" ve yorumlarla hafızalarımızda yer aldılar.
Bu isimler 2009'da yıldızları parlayanlar listesinin başında yer alacaklar. Çünkü krizle ilgili öngörüleri bazen piyasaları dalgalandırdı, bazen çöküşlere bazen de yükselişlere neden oldu. Tüm dünya bu uyarı ve değerlendirmelere kulak kesildi, günlük şoklar yaşandı. Ülkeler bu sözlerin ardından yeni önlemleri konuştu, yatırımcı yön değiştirdi, tüketici kemerini biraz daha sıktı.
İşte 2009'un parlayan yıldızları "kriz kahinleri" ve yıl boyunca çoğunlukla kabusa dönen açıklamalarından kısa notlar.
PROF. NOURİEL ROUBİNİ
Küresel krizi önceden tahmin ettiği için " kriz kahini" olarak tanınan New York Üniversitesi öğretim üyesi ünlü iktisatçı Prof.Nouriel Roubini renkli kişiliği ile de hafızalardan silinmeyecek isimlerin başında geliyor. .
Roubini, kriz öncesi ve kriz boyunca sık sık uyarılarını sürdürdü. "Yeni kriz", " çift dipli durgunluk" " dolar değer kaybedecek" , "henüz dibi görmedik", "tünelin ucunda ışık göründü" açıklamaları ile günlerce dünya gündeminde yer aldı.
İstanbul doğumlu Roubini 6-7 ekim tarihlerinde Türkiye'de yapılan IMF ve Dünya Bankası toplantısına da katılarak Türkiye-IMF ilişkilerine dair açıklamalarda yaptı. Nouriel Roubini, Türkiye'nin IMF kaynağına ihtiyacı olmayabileceğini, buna karşın IMF ile anlaşma sağlanmasının Türk hükümetinin mali politikalara odaklandığı anlamına geleceğinden güven sağlayıcı bir tarafı bulunduğunu söyledi.
ROUBİNİ'DEN İNCİLER
Köpük ne kadar büyükse, izleyecek varlık çöküşü o kadar büyük olacak. FED ve diğer politika yapıcıları, yarattıkları dev köpükten habersiz gibi görünüyor. Onların bu körlüğü ne kadar sürerse piyasalardaki düşüş o kadar büyük olacak"
"Euro Bölgesi'nde Almanya gibi reformlarını yapmış ülkeler de var, İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi geride kalanlar da. Bölgede rekabet sorunu gündeme gelebilir. Fed, Avrupa merkez bankalarına göre daha agresif davranacaktır. Ancak, ABD'de hem mali, hem cari açık var. Bence, dolar değer kaybedecektir"
"Krizde dip noktanın henüz gelinmedi. Krizin maliyetinin ise 3.6 trilyon doları bulacak"
"Tünelin ucunda ışığın göründü, en iyimser tahminin küresel düzeyde ekonomik büyümenin eski seviyesine gelmesinin biraz zaman alacağını, düzelmenin engebeli ve ülkelerin politika yapıcılarına bağlı "
"Düzelmenin "U" şeklinde olması halinde ekonomik anlamda düzelmenin daha uzun zaman olacak"
JOSEPH STİGLİTZ
Joseph Stiglitz ise krizi ve sistemi en sert eleştiren isimlerin başına geliyor. Yaşanan finansal krizi"İki yüzlülüğün simgesi" olarak nitelendiren Stiglitz'in ilk değerlendirmesi: "
"O kadar çok felaketle karşı karşıyayız ki, incelemek için hangisini seçerseniz seçin. 1929'daki Wall Street çatırtısı ile karşılaştırılan finansal krizdeki yeni alçalış, finansal kurumlardaki sahtekarlık ve politika yapıcılardaki kabiliyetsizlik düzeninin bir meyvesidir.Bizler iki yüzlülüğe alışkın hale geldik.
Columbia Üniversitesi Profesörü Joseph E. Stiglitz, dünyanın en önemli iktisatçıları arasında gösteriliyor. Stiglitz, 2001 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi. Dünya Bankası Eski Baş Ekonomisti. Bill Clinton döneminde ABD Ekonomi Danışmanları Konseyi Başkanlığı da yaptı.
Stiglitz, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla ABD`nin politikalarına yönelik eleştirileriyle ön plana çıkarken, küreselleşmenin, istikrarsızlığa yol açtığını savunuyor.
STİGLİTZ'DEN EKONOMİK KRİZ ÖNERİLERİ
Joseph Stiglitz'in başında bulunduğu BM Uzmanlar Komisyonu, küresel ekonomik krizle mücadelede sadece dolara dayalı olmayan yeni bir küresel rezerv sistemi, IMF'yi tamamlayıcı yeni kredi mekanizması ve G20'den daha çok ülkeyi içeren yeni bir küresel eşgüdüm konseyinin kurulmasının gerekli olduğunu belirtti.
Ünlü iktisatçı Joseph Stiglitz, dünyanın küresel mali krizden ancak 4 yılda çıkacağını söyleyerek krizden çıkışın kolay olmayacağı konusunda ilk sinyalleri vermişti.
GEORGE SOROS
George Soros ABD'li finans spekülatörü liberal girişimci ve "para sihirbazı" olarak tanınan Georges Soros krizi "60 yılın en kötü piyasa krizi " olarak nitelendirdi.
Krizin dolara dayalı kredilerde büyüme döneminin sonu anlamına geldiğini savunan , FED'nin artık bir resesyonu engelleyemiyebileceğini de öne süren Soros, küresel finans krizinden en karlı çıkacak ülkenin Çin olduğunu söyledi. Soros, krizde en fazla kaybeden ülkenin ise ABD olacağını kaydetti. Küresel ekonomik ve finansal arenada çok ciddi değişiklikler olacağını öngören Soros "En büyük değişiklik ABD ve Çin'in konumunda yaşanacak" dedi. Çin'in beklentilerden daha hızlı şekilde küresel etkinliğinin artıraıcağını söyleyen Soros, Çinli liderleri küresel finansal sistemin yeniden yapılandırılmasında daha aktif rol almaya davet etti.
KRİZİN BİTMESİ İÇİN BANKA KARLARI DÜŞMELİ
Soros Fon Yönetimi Başkanı George Soros, ''Küresel ekonomik krizin atlatılması için banka kârlarının düşürülmesinin şart'' olduğunu söyledi. Soros, bununla ilgili yasaların çıkarılması gerektiğini belirterek, büyük bankaların, küresel ekonomik kriz nedeniyle ne kadar zarar etse de devlet desteği ile iflastan kurtulabileceğini kaydetti.
"FELAKET HABERCİSİ" FABER
"Felaket habercisi" ya da " Dr. Kıyamet" olarak tanınan Marc Faber, yine krizin sivrilen isimlerinden. Faber'e göre gelecek yılın ilk yarısı dünya ekonomisi için oldukça kötü olacak ama bu yılki sert düşüşün ardından yüksek iskontolu hisseler yükselişe geçeceğinden yatırımcılar borsada getiri sağlayabilecek.
Yatırım uzmanı ve girişimci Marc Faber, krizin sebeplerinin hiçbir şekilde çözülmediğini savunarak, "Binada çatlaklar vardı, biz onların üzerini boyadık. Hükümetler zorluklarla karşılaşacak, para basacaklar, Batı dünyasında yaşanan standartlar düşecek, savaşa sürükleneceğiz ve bütün sistem çökecek" diyerek kriz alevlendiren isimler arasında yer aldı.
Faber, CNBC röportajında, `2009`un ilk yarısı bir felaket olacak. Dünya ekonomisini canlandıracak herhangi bir tetikleyici görmüyorum` demişti .Piyasalarda bir karamsarlık havasının yayıldığını ve insanların hala ayı eğilimli olduğunu, bunun da fırsat yarattığını düşünen Faber, `Biraz değerin ortaya çıktığını düşünüyorum. Piyasada değer taşıyan boşluklar var` dedi. Faber`e göre, madencilik şirketi hisseleri ve emtia fiyatları düşüyor, fakat şu anda çok az sondaj yapıldığından ve talep hızla arttığı zaman arz yeterli olmayacağından, ekonomik iyileşme başladığında hızla yükselecekler.
EKONOMİLERİ ANCAK PETROL KURTARIR
Dünyanın en önemli yatırım gurularından, kabul edilen ve `The Gloom, Doom and Boom` raporları ile piyasalara yön veren, tüm dünyada yatırımcıların yakından izlediği Marc Faber, 2009`un yatırımcılara tüm zamanların en iyi fırsatlarını sunacağını, bir daha yatırımcıların hayatları boyunca bu fırsatı yakalayamayacaklarını da iddia etmişti.
KAPİTALİZM KOMÜNİZM GİBİ YOK OLACAK
1987`deki `kara pazartesi`yi doğru tahmin ettiği için Doktor Kıyamet lakabıyla anılan yatırım danışmanı Marc Faber, açıklamaları ile ekonomi gündemini sarsmıştı.
Sürdürülebilir iyileşmenin piyasaların tamamen kayıplardan kurtulması ile sağlanabilir. Bu sürecin gerçekleşmemesi halinde kapitalizmin komünizm gibi yok olacak"
Konuşmalarında merkez bankalarının kriz sürecindeki tutumlarınıda sert bir dille eleştiren Faber, bankaların son sürat para basmalarının uzun dönem stratejilerinde yaşam koşullarını ve alımları olumsuz yönde etkileyeceğini savunmuştu.
Kaynak: Ajanslar